İşler kontrolden çıkıyor.Things are getting out of control.
Mary ve ben üç yıldır çıkıyoruz.Mary and I have been going out for three years.
Dışarı çıkıp bizimle oynayıp oynayamayacağını annene sor.Ask your mom if you can come out and play with us.
Tom'la tanıştığımda Mary adlı bir kızla çıkıyordu.When I met Tom, he was dating a girl named Mary.
Bir anda çıkıverdi.That came out of nowhere.
Bir saat içinde Boston'a yola çıkıyoruz.We're leaving for Boston in an hour.
Yiyecek bir şey almak için dışarı çıkıyorum.I'm going out to get something to eat.
Tom ve ben bir şeyler içmek için dışarı çıkıyoruz.Tom and I are going out for a drink.
Mary Tom'la çıkmıyor, Konrad'la çıkıyor.Mary isn't going out with Tom, she's going out with Konrad.
Dışarı çıkıp daha fazla sosyalleşmen gerekir.You need to get out and socialize more.
Tom çocuklarla nasıl başa çıkılacağını bilmiyor.Tom doesn't know how to handle children.
Yolculuğa çıkıyorum.I'm going on a trip.
Seyahate çıkıyorum.I'm going on a trip.
Tom ve Mary'nin ilişkilerinde inişeri ve çıkışları var.Tom and Mary have their ups and downs in their relationship.
Yukarı çıkıp sağa dönün, odanızı bulacaksınız.If you go upstairs and turn right you will find your room.
Ben gazete satın almak için dışarı çıkıyorum.I am going out to buy the newspaper.
İş çıkış saatinden kaçınmak istiyorum.I want to avoid rush hour.
Biz o zaman çıkıyorduk.We were dating at the time.
Üç yıldır çıkıyoruz.We've been dating three years.
Biz sadece üç haftadır çıkıyoruz.We've only been dating three weeks.
Biz üç aydır çıkıyoruz.We've been going out three months.
Buradan bir çıkış yolu bulmak zorundayız.We've got to find a way out of here.
Bu gece çıkıyoruz.We're going out tonight.
Biz şimdi dışarı çıkıyoruz.We're going out now.
Yürüyüşe çıkıyoruz.We're going on a hike.
Biz kutlama yapmak için dışarı çıkıyoruz.We're going out to celebrate.
Biz işten çıkıyoruz.We're going out of business.
Buradan bir çıkış yolu bulacağız.We'll find a way out of here.
Biz üç saat içinde yola çıkıyoruz.We leave in three hours.
Hayaller her zaman farklı olarak ortaya çıkıyor.Dreams always come out differently.
Onlar, Darwin'in evrim teorisine karşı çıkıyorlar.They are opposed to Darwin's theory of evolution.
Pistten çıkıyorsun.You're getting off track.
Konu dışına çıkıyorsun.You're getting off track.
Mary, Tom'un iniş ve çıkışlarını anlar.Mary understands Tom's ups and downs.
O bütün bu yıllardan sonra nihayet çıkıp geldi.He finally comes out after all these years.
Onunla nasıl başa çıkıyorsun?How are you dealing with it?
Mülkiyetimden çıkın.Get off my property.
Tom'la çıkıyorsun, değil mi?You're dating Tom, aren't you?
Gerçekten Tom'la çıkıyor musun?Are you really going on the date with Tom?
Siz ikiniz birlikte mi çıkıyorsunuz?Are you two going out together?
Birlikte çıkıyor muyuz?Are we going out together?
Siz hâlâ çıkıyor musunuz?Are you guys still dating?
Tom yürüyüşe çıkıyor.Tom is taking a walk.
Benimle bir yürüyüşe çıkın.Take a walk with me.
Tom hâlâ Mary ile çıkıyor, değil mi?Tom is still dating Mary, isn't he?
Mary can kurtaranlardan biriyle çıkıyor.Mary is dating one of the lifeguards.
Oğlunuz kızımla çıkıyor.Your son is dating my daughter.
Çıkış yok.There's no exit.
Tom hızlı bir çıkış yaptı.Tom made a quick exit.
Buradan bir çıkış yolu arıyorum.I'm looking for a way out of here.
Tom hastanede biriyle çıkıyor.Tom is dating someone at the hospital.
Bir zamanlar tam Mary gibi bir kızla çıkıyordum.I once dated a girl just like Mary.
Tom er yada geç çıkıp gelecek.Tom will turn up sooner or later.
Tom, Mary'ye bir doğum günü hediyesi için alışverişe çıkıyor.Tom is out shopping for a birthday gift for Mary.
Tom onunla çok iyi başa çıkıyor.Tom is handling it very well.
On dakika içinde yola çıkıyorum.I'm leaving in ten minutes.
Tom yangın çıkışını işaret etti.Tom pointed to the fire escape.
Balık kavağa çıkınca!When pigs fly!
Tom'la hâlâ çıkıyor musun?Are you still going out with Tom?
Tom'la nasıl başa çıkılacağını biliyorum.I know how to handle Tom.