Hızlı bir çıkış yaptım.I made a quick exit.
Çift, kiliseden çıkıyor.The couple are going out of the church.
Yurt dışına çıkıyorum.I am going abroad.
Tom üç ay boyunca Mary ile çıkıyor.Tom has been dating Mary for three months.
Tom başarısızlıkla iyi başa çıkıyor mu?Does Tom cope well with failure?
Yalnızca tek bir çıkış yolu var.There is only one way out.
Leyla'nın yalnızca tek çıkış yolu vardı.Layla had only one way out.
Leyla hiçbir çıkış yolu olmadığını fark etti.Layla realized there was no way out.
Siz ikiniz birbirinizle çıkıyor musunuz?Aren't you two dating each other?
Arada bir dışarı çıkın ve biraz egzersiz yapın.Once in a while, go outside and get some exercise.
Kolay bir çıkış yolu yok.There’s no easy way out.
Bu tek çıkış yolu.This is the only way out.
Tek çıkış yolu bu.This is the only way out.
Bu kapı tek çıkış.This door is the only exit.
Bu kapı, tek çıkış.This door is the only exit.
Tom sadece bir çıkış olduğunu anladı.Tom realized there was only one exit.
Tom dışarı çıkıp oynamayı diledi.Tom wished he could go outside and play.
Tom dışarıya çıkıp oynamak istedi.Tom wanted to go outside and play.
Tom patronuna erken çıkıp çıkamayacağını sordu.Tom asked his boss if he could leave early.
Bir çıkış yolu arıyorum.I'm looking for a way out.
Sami 19 yaşındaki Leyla'yla çıkıyordu.Sami was dating 19-year-old Layla.
Tüm bunlar Tom'un başının altından çıkıyor.Tom is the one that started all this.
Tom her pazartesi hâlâ Mary ile mi çıkıyor?Does Tom still go out with Mary every Monday?
Tom ve Mary hâlâ birbirleriyle çıkıyorlar.Tom and Mary are still dating each other.
Tom sonunda çıkıp gelecek.Tom will eventually turn up.
Saçım tekrar çıkıyor.My hair is growing back.
Tom ve ben çıkıyoruz.Tom and I are dating.
Bu gece Tom'un ortaya çıkıp çıkmayacağını merak ediyorum.I wonder if Tom will show up tonight.
Umarım Ekim ayından önce hastaneden çıkıyorum.I hope I'm out of the hospital before October.
Bazen parkta yürüyüşe çıkıyorum.I sometimes take a walk in the park.
Bugün işten 2.30'da çıkıyorum.Today I get off work at 2:30.
Tom Mary'nin onunla çıkıp çıkmayacağını merak etti.Tom wondered if Mary would go out with him.
Bir çıkış yolu düşünmeliyim.I must think of a way out.
Dışarı çıkın.Go outside.
Sami bir okul gezisine çıkıyor.Sami is going on a field trip.
Sami yarın yola çıkıyor.Sami is leaving tomorrow.
Tom ve Mary her akşam yemekten sonra beraber yürüyüşe çıkıyorlar.Tom and Mary take a walk together after dinner every evening.
Tom olayların ortaya çıkışı ile mutlu değildir.Tom isn't happy with the way things turned out.
Tom mağaradan çıkış yolunu bulamadı.Tom couldn't find his way out of the cave.
Tom bir çıkış yolu arıyor.Tom is searching for a way out.
Tom hâlâ Mary ile çıkıyor.Tom is still dating Mary.
Tom'un henüz ortaya çıkıp çıkmadığını merak ediyorum.I wonder whether Tom has shown up yet or not.
Sınıfımız önümüzdeki pazartesi günü bir geziye çıkıyor.Our class is going on a field trip next Monday.
Tom ve John ikisi de Mary adında kadınlarla çıkıyor.Tom and John are both dating women named Mary.
Tom ve John ikisi de Mary adında kızlarla çıkıyor.Tom and John are both dating girls named Mary.
Tom ve Mary yarın tekrar dışarı çıkıyorlar.Tom and Mary are going out again tomorrow.
Bu gece bazı arkadaşlarımla çıkıyorum.I'm going out with some friends tonight.
Tom Mary adında bir kadınla çıkıyor.Tom is dating a woman named Mary.
Tom Mary adında bir kızla çıkıyor.Tom is dating a girl named Mary.
Tom kutlamaya çıkıyor.Tom is going out to celebrate.
Tom yine dışarı çıkıyor.Tom is going out again.
Tom sık sık dışarı çıkıyor mu?Does Tom go out often?
Aylardır Mary ile çıkıyorum.I've been going out with Mary for months.
Başkasıyla çıkıyorum.I'm dating someone else.
Tom'un arkadaşları Tom'un dışarı çıkıp oynaması için bağırdılar.Tom's friends shouted for Tom to come out and play.
Tom bu akşam Mary ile çıkıyor olacak.Tom will be going out with Mary this evening.
Tom başka bir kadınla çıkıyor.Tom has been going out with another woman.
Tom'a bu gece dışarı çıkıp çıkmayacağını sor.Ask Tom if he's going out tonight.
Lütfen Tom'a bu gece dışarı çıkıp çıkmayacağını sor.Please ask Tom if he's going out tonight.
Dışarı çıkıp oynayalım.Let's go out and play.