çıkış yolu ile cümle
çıkış yolu kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
Bunu tek çıkış yolu olarak görüyorum.I see that as the only means.
- Evet, çıkış yolumuz budur.- Yes, nothing less will do.
Çünkü ben içeri atlamak istemiyorum neden atlamak, hiçbir çıkış yolu yoktur.That's why I don't want to jump in. Because if I jump in, there is no way out.
En iyi çıkış yolu buydu.This was the best way out.
Kim Allah(ın yasakların)dan sakınırsa (Allah) ona bir çıkış (yolu) yaratır.God will furnish a way out for him who fears Him,
Allah kimi saptırırsa, artık onun için hiçbir (çıkış) yolu yoktur.He whom God allows to go astray has no way.
Kim Allah'tan korkup-sakınırsa, (Allah) ona bir çıkış yolu gösterir;God will furnish a way out for him who fears Him,
Kim Allah'tan sakınırsa, Allah ona bir çıkış yolu nasip eder.God will furnish a way out for him who fears Him,
Kim Allah'tan korkarsa, Allah ona bir çıkış yolu ihsan eder.God will furnish a way out for him who fears Him,
Allah kimi saptırırsa, sen onun için bir çıkış yolu bulamazsın.As for him whom God allows to go astray you will not find a way.
Kim Allah'tan korkarsa Allah ona bir çıkış yolu yaratır.God will furnish a way out for him who fears Him,
Rabbim benimle birliktedir; bana bir çıkış yolu gösterecektir," dedi.My Lord is with me. He will show me the way."
Buradan bir çıkış yolu var mı?"Is there still a way out for us?"
Kim ALLAH'ı sayıp dinlerse ona bir çıkış yolu yaratır.God will furnish a way out for him who fears Him,
"Asla. Rabbim benimle birliktedir; bana bir çıkış yolu gösterecektir," dedi.Said he, 'No indeed; surely my Lord is with me; He will guide me.'
Şimdi günahlarımızı itiraf ettik. Buradan bir çıkış yolu var mı?"We have confessed our sins, so is there any way out of this (hell)?"
Sadece zamanlamayla alakalı, benim de bir çıkış yolum olduğuna inanıyorum" dedi."It’s just about time that God has a solution for me.”
Miljeviç, KDV zammı en kolay çıkış yolu gibi görünmesine karşın en iyisi olmadığını söylüyor.Increasing VAT is seen as the easiest way out, but it is not the best, Miljevic said.
Yine de kimileri kendilerine bir çıkış yolu buluyor.Nevertheless, some have broken through.
Hükümet ile görüşmeler sürüyor; bu açıdan bir çıkış yolu bulunacağını umuyorum.Dialogue with the government is ongoing and I hope that we will reach some solution.
Boğazdan çıkış yolunda Osmanlı gemileriyle karşılaşan E14, hasar aldı ve dalışa geçti.She was not found, however, and E.14 turned back.
Çıkış Yolu İttifakının ideolojisi liberalizme dayanmaktadır.The Way Out Alliance's ideology is based on liberalism.
Asla umudunuzu kaybetmeyin çünkü her zaman bir çıkış yolu bulunur.Verliert niemals eure Hoffnung, denn es findet sich immer ein Weg.
Buradan çıkış yolu yok.Hier gibt es keinen Ausweg.
Onun için bir çıkış yolu vardır.In seinem Inneren befindet sich ein Fluchtgang.
Ve işte o an artık çıkış yolu yoktur.Es wird also keine Richtung der Geraden bevorzugt.
Çıkış yolu göremeyen Bonosus kendini astı.Am Ende erhängt Bonosus sich selbst.
Kenarlarında yan bölümlere geçmek için birer kapı bulunan küpler içinde çıkış yolunu ararlar.Ils se dirigent alors vers la porte, puis ouvrent afin de laisser entrer les Vardens.
Çıkış yolu kapanan mağara da herkes esrarengiz bir yaratık tarafından teker teker öldürülmektedir.Pire : les membres de l'équipage meurent les uns après les autres, tuées par de mystérieuses créatures...
Çıkış yolu göremeyen Bonosus kendini astı.Bonoso no encontró una vía de escape y se suicidó.
Ama Bilbo kazanırsa çıkış yoluna gidecektir.En el caso de que Gollum ganara, se comería a Bilbo, y si no, guiaría al hobbit hasta la salida.
Çıkış yolu kapanan mağara da herkes esrarengiz bir yaratık tarafından teker teker öldürülmektedir.Peor aún, los miembros de la tripulación mueren uno tras otro, asesinados por misteriosas criaturas.
Başka bir çıkış yolu var.C'è un'altra via d'uscita.
Ve işte o an artık çıkış yolu yoktur.Дорога Никкокайдо (яп.
Onun için bir çıkış yolu vardır.От неё отходит ряд подъездных путей.
Grósz bu durumun parti birliğini tehlikeye düşürdüğünü kabul etse de başka bir çıkış yolu olmadığını belirtti.Грос признал, что это ставит под угрозу единство партии, но другого выхода он не видит.
Ama Bilbo kazanırsa çıkış yoluna gidecektir.إذا فاز بيلبو، غولوم سيدلُّه على طريق الخروج وإذا خسر بيلبو، غولوم سيأكله كلَّه!".
Ve işte o an artık çıkış yolu yoktur.Sem (termos de) caminhar!
Ve işte o an artık çıkış yolu yoktur.Hij hoeft niet (meer) weg.
Çıkış yolu göremeyen Bonosus kendini astı.De strijd eindigde toen Bonosus uit wanhoop zichzelf verhing.
Her şeyden önce, bu durumdan bir çıkış yolu bulmalıyız.Allereerst moeten we een uitweg uit deze situatie vinden.
Ve işte o an artık çıkış yolu yoktur.Och ingenting pekade då på någon vändning uppåt.
Ve işte o an artık çıkış yolu yoktur.Poté však již uvedena nebyla.
Bu sorundan bir çıkış yolu bulmam gerek.Trebuie să găsesc o ieşire din acestă problemă.
Ağ çıkış yolu Salticidae familyası gibi kıskaçlarının arasındadır.Stregbredpanden hører som skråstregbredpanden under slægten Thymelicus.
Ve işte o an artık çıkış yolu yoktur.Padahal, saat itu KA Kertajaya belum diberi aba-aba untuk jalan.
Ama Bilbo kazanırsa çıkış yoluna gidecektir.Mereka setuju jika Bilbo menang, ia diizinkan kabur, tetapi jika Bilbo kalah, ia akan dimakan.
Ve işte o an artık çıkış yolu yoktur.この場合も予約のない場合には運行されない)。
Çıkış yolu göremeyen Bonosus kendini astı.ゴールズボロ自身は追撃に加わらなかった。
Onun için bir çıkış yolu vardır.來台之行,就此作罷。
Ve işte o an artık çıkış yolu yoktur.屬夔路。
Sultan İbrahim bir çıkış yolu olarak kabullenmiştir.Turski sultan je zbog tog prihvatio uvjete ultimatuma.
Ama tek çıkış yolu yukarı çıkmak.근데 올라가는 방법 밖에 없잖아
Ama tek çıkış yolu yukarı çıkmak.Ma l'unica via d'uscita è in alto.
Ama tek çıkış yolu yukarı çıkmak.Men den eneste vej ud er op.
Ama tek çıkış yolu yukarı çıkmak.Tapi satu-satunya jalan cuma di atas sini.
Ama tek çıkış yolu yukarı çıkmak.لكن الطريق الوحيد لاعلى هو هذه الفتحة .
Ama tek çıkış yolu yukarı çıkmak.でもどうやって上に昇るんだ?
Amir'in de dediği gibi Tunus'ta olanlar hepimize ilham oldu ve bir çıkış yolu olduğunu gösterdi.A tunéziai kísérlet, ahogyan Amir mondta, mindannyiunkra ösztönzőleg hatott, megmutatta, hogy van kiút.
Amir'in de dediği gibi Tunus'ta olanlar hepimize ilham oldu ve bir çıkış yolu olduğunu gösterdi.Det tunisiska experimentet, som Amir sa, inspirerade oss alla, visade oss att det är möjligt.