Bunun ne kadar önemli bir çığır açtığını herkesin anlayabileceği şekilde açıklar mısınız lütfen?صحفي: هل لك أن تشرح للرجل العامي قدر أهمية التقدم العلمي لهكذا عمل؟
Bunun ne kadar önemli bir çığır açtığını herkesin anlayabileceği şekilde açıklar mısınız lütfen?素人にも分かるように説明していただけるでしょうか クレイグ:重要性についての質問ですね
Bunun üzerine kulaklarını tıkayıp çığlıklar atarak hep birlikte İstefanosa saldırdılar.Anggota-anggota mahkamah itu menutup telinga mereka sambil berteriak-teriak, lalu serentak menyerang Stefanus
Bunun üzerine kulaklarını tıkayıp çığlıklar atarak hep birlikte İstefanosa saldırdılar.A oni krzyknąwszy głosem wielkim, zatulili uszy swoje i rzucili się na niego jednomyślnie.
Bunun üzerine kulaklarını tıkayıp çığlıklar atarak hep birlikte İstefanosa saldırdılar.A oni skríkli velikým hlasom, zapchali si uši a jednomyseľne sa vrhli na neho
Bunun üzerine kulaklarını tıkayıp çığlıklar atarak hep birlikte İstefanosa saldırdılar.A oni zkřikše hlasem velikým, zacpali uši své, a obořili se jednomyslně na něj.
Bunun üzerine kulaklarını tıkayıp çığlıklar atarak hep birlikte İstefanosa saldırdılar.Bấy giờ, chúng kêu lớn tiếng lên, bịt lỗ tai lại, cùng nhau chạy a lại,
Bunun üzerine kulaklarını tıkayıp çığlıklar atarak hep birlikte İstefanosa saldırdılar.Bấy_giờ , chúng kêu lớn_tiếng lên , bịt lỗ tai lại , cùng nhau chạy a lại ,
Bunun üzerine kulaklarını tıkayıp çığlıklar atarak hep birlikte İstefanosa saldırdılar.Da skrek de med høi røst og holdt for sine ører, og stormet alle som en inn på ham
Bunun üzerine kulaklarını tıkayıp çığlıklar atarak hep birlikte İstefanosa saldırdılar.Då skriade de med hög röst och höllo för sina öron och stormade alla på en gång emot honom
Bunun üzerine kulaklarını tıkayıp çığlıklar atarak hep birlikte İstefanosa saldırdılar.Ei au început atunci să răcnească, şi-au astupat urechile, şi s'au năpustit toţi într'un gînd asupra lui.
Bunun üzerine kulaklarını tıkayıp çığlıklar atarak hep birlikte İstefanosa saldırdılar.Então eles gritaram com grande voz, taparam os ouvidos, e arremeteram unânimes contra ele
Bunun üzerine kulaklarını tıkayıp çığlıklar atarak hep birlikte İstefanosa saldırdılar.Entonces gritaron a gran voz, se taparon los oídos y a una se precipitaron sobre él
Bunun üzerine kulaklarını tıkayıp çığlıklar atarak hep birlikte İstefanosa saldırdılar.Felkiáltván pedig nagy fenszóval, füleiket bédugák, és egyakarattal reá rohanának;
Bunun üzerine kulaklarını tıkayıp çığlıklar atarak hep birlikte İstefanosa saldırdılar.In zakriče z močnim glasom in si zamaše ušesa pa planejo ene misli nanj,
Bunun üzerine kulaklarını tıkayıp çığlıklar atarak hep birlikte İstefanosa saldırdılar.저희가 큰 소리를 지르며 귀를 막고 일심으로 그에게 달려들어
Bunun üzerine kulaklarını tıkayıp çığlıklar atarak hep birlikte İstefanosa saldırdılar.Men de råbte med høj Røst og holdt for deres Øren og stormede endrægtigt ind på ham.
Bunun üzerine kulaklarını tıkayıp çığlıklar atarak hep birlikte İstefanosa saldırdılar.Niin he huusivat suurella äänellä ja tukkivat korvansa ja karkasivat kaikki yhdessä hänen päällensä
Bunun üzerine kulaklarını tıkayıp çığlıklar atarak hep birlikte İstefanosa saldırdılar.Proruppero allora in grida altissime turandosi gli orecchi; poi si scagliarono tutti insieme contro di lui
Bunun üzerine kulaklarını tıkayıp çığlıklar atarak hep birlikte İstefanosa saldırdılar.Τοτε φωναξαντες μετα φωνης μεγαλης, εφραξαν τα ωτα αυτων και ωρμησαν ομοθυμαδον επ' αυτον,
Bunun üzerine kulaklarını tıkayıp çığlıklar atarak hep birlikte İstefanosa saldırdılar.Вони ж закричали голосом великим, позатуляли уші свої, та й кинулись однодушне на него,
Bunun üzerine kulaklarını tıkayıp çığlıklar atarak hep birlikte İstefanosa saldırdılar.Но они, закричав громким голосом, затыкали уши свои,и единодушно устремились на него,
Bunun üzerine kulaklarını tıkayıp çığlıklar atarak hep birlikte İstefanosa saldırdılar.ויצעקו בקול גדול ויאטמו את אזניהם ויתנפלו עליו כלם יחד׃
Bunun üzerine kulaklarını tıkayıp çığlıklar atarak hep birlikte İstefanosa saldırdılar.فصاحوا بصوت عظيم وسدوا آذانهم وهجموا عليه بنفس واحدة.
Bunun üzerine kulaklarını tıkayıp çığlıklar atarak hep birlikte İstefanosa saldırdılar.眾 人 大 聲 喊 叫 、 摀 著 耳 朵 、 齊 心 擁 上 前 去
Bunun üzerine kulaklarını tıkayıp çığlıklar atarak hep birlikte İstefanosa saldırdılar.眾 人大 聲 喊叫 、 摀著 耳朵 、 齊心擁 上 前去
Bu pop yıldızı Britney Spears tarafından çiğnenmiş bir sakızdı ve yüzlerce dolara satıldı.A pastilha elástica foi mastigada pela pop star Britney Spears e vendida por várias centenas de dólares.
Bu pop yıldızı Britney Spears tarafından çiğnenmiş bir sakızdı ve yüzlerce dolara satıldı.A rágót Britney Spears popsztár rágta, több száz dollárért vették meg.
Bu pop yıldızı Britney Spears tarafından çiğnenmiş bir sakızdı ve yüzlerce dolara satıldı.De kauwgum werd gekauwd door popster Britney Spears en verkocht voor een paar honderd dollar.
Bu pop yıldızı Britney Spears tarafından çiğnenmiş bir sakızdı ve yüzlerce dolara satıldı.Der Kaugummi wurde von Popstar Britney Spears gekaut und für mehrere Hundert Dollar verkauft.
Bu pop yıldızı Britney Spears tarafından çiğnenmiş bir sakızdı ve yüzlerce dolara satıldı.El chicle fue masticado por la estrella pop Britney Spears y se vendió en varios cientos de dólares.
Bu pop yıldızı Britney Spears tarafından çiğnenmiş bir sakızdı ve yüzlerce dolara satıldı.Guma a fost mestecată de pop starul Britney Spears. și vândută la câteva sute de dolari.
Bu pop yıldızı Britney Spears tarafından çiğnenmiş bir sakızdı ve yüzlerce dolara satıldı.Guma była żuta przez gwiazdę muzyki pop Britney Spears i sprzedana za kilka tysięcy dolarów.
Bu pop yıldızı Britney Spears tarafından çiğnenmiş bir sakızdı ve yüzlerce dolara satıldı.풍선껌은 팝 스타인 브리트니 스피어스가 씹었던 것입니다 그리고 수백달러에 팔렸습니다
Bu pop yıldızı Britney Spears tarafından çiğnenmiş bir sakızdı ve yüzlerce dolara satıldı.La gomma, masticata dalla pop star Britney Spears, fu venduta per parecchie centinaia di dollari.
Bu pop yıldızı Britney Spears tarafından çiğnenmiş bir sakızdı ve yüzlerce dolara satıldı.Le chewing-gum a été mâché par la pop star Britney Spears et vendu pour plusieurs centaines de dollars.
Bu pop yıldızı Britney Spears tarafından çiğnenmiş bir sakızdı ve yüzlerce dolara satıldı.Permen karet yang dikunyah oleh Britney Spears dijual beberapa ratus dolar.
Bu pop yıldızı Britney Spears tarafından çiğnenmiş bir sakızdı ve yüzlerce dolara satıldı.Purkka on Britney Spearsin jauhama ja sen hinta oli useita satoja dollareita.
Bu pop yıldızı Britney Spears tarafından çiğnenmiş bir sakızdı ve yüzlerce dolara satıldı.Tuggummit hade tuggats av popstjärnan Britney Spears och såldes för flera hundra dollar.
Bu pop yıldızı Britney Spears tarafından çiğnenmiş bir sakızdı ve yüzlerce dolara satıldı.Tyggegummiet blev gennemtygget af popstjernen Britney Spears og solgt for adskillige hundrede dollars.
Bu pop yıldızı Britney Spears tarafından çiğnenmiş bir sakızdı ve yüzlerce dolara satıldı.Žuvačka, ktorú žula popová hviezda Britney Spears, sa predala za niekoľko stoviek dolárov.
Bu pop yıldızı Britney Spears tarafından çiğnenmiş bir sakızdı ve yüzlerce dolara satıldı.Žvečilni gumi je prežvečila pop zvezda Britney Spears, prodan pa je bil za več sto dolarjev.
Bu pop yıldızı Britney Spears tarafından çiğnenmiş bir sakızdı ve yüzlerce dolara satıldı.Žvýkačku žvýkala popová hvězda Britney Spears a byla prodána za několik stovek dolarů.
Bu pop yıldızı Britney Spears tarafından çiğnenmiş bir sakızdı ve yüzlerce dolara satıldı.Η τσίχλα μασήθηκε από την ποπ τραγουδίστρια Μπρίτνεϊ Σπίαρς και πουλήθηκε για εκατοντάδες δολάρια.
Bu pop yıldızı Britney Spears tarafından çiğnenmiş bir sakızdı ve yüzlerce dolara satıldı.Дъвката била дъвчена от поп звездата Бритни Спиърс и била продадена за няколко стотин долара.
Bu pop yıldızı Britney Spears tarafından çiğnenmiş bir sakızdı ve yüzlerce dolara satıldı.Жевательная резинка была пожевана поп-звездой Бритни Спирс и была продана за несколько сотен долларов.
Bu pop yıldızı Britney Spears tarafından çiğnenmiş bir sakızdı ve yüzlerce dolara satıldı.Жувальну гумку жувала попзірка Брітні Спірс і цю жуйку продали за кілька сотень доларів.
Bu pop yıldızı Britney Spears tarafından çiğnenmiş bir sakızdı ve yüzlerce dolara satıldı.המסטיק נלעס על-ידיי כוכבת הפופ בריטני ספירס ונמכר עבור כמה מאות דולרים.
Bu pop yıldızı Britney Spears tarafından çiğnenmiş bir sakızdı ve yüzlerce dolara satıldı.والعلكة تلك كانت قد استخدمت من قبل المغنية " بريتني سبيرز " وقد بيعت بعدة مئات من الدولارات
Bu pop yıldızı Britney Spears tarafından çiğnenmiş bir sakızdı ve yüzlerce dolara satıldı.何百ドルの値で売れました 実際 好きな人物の食べ残しには
Buradakinin kusurlu bir ciğeri vardı ve 10 dakika içerisinde öldü.이것은 기형 폐를 갖고 있었고 10분 만에 죽었습니다.
Buradakinin kusurlu bir ciğeri vardı ve 10 dakika içerisinde öldü.Celui-ci avait une malformation du poumon, et est mort après 10 minutes, mais Alberto savait que
Buradakinin kusurlu bir ciğeri vardı ve 10 dakika içerisinde öldü.Deze had een misvormde long en stierf na 10 minuten.
Buradakinin kusurlu bir ciğeri vardı ve 10 dakika içerisinde öldü.Este tenía una malformación en un pulmón y murió a los 10 minutos, pero Alberto tenía la seguridad de que
Buradakinin kusurlu bir ciğeri vardı ve 10 dakika içerisinde öldü.Ten miał niewykształcone płuca i zmarł po 10 minutach.
Buradakinin kusurlu bir ciğeri vardı ve 10 dakika içerisinde öldü.Тот детёныш родился с недоразвитым лёгким, и он умер 10 минут спустя.
Buradakinin kusurlu bir ciğeri vardı ve 10 dakika içerisinde öldü.לפרט זה היו עיוותים בריאות והיא מתה לאחר 10 דקות,
Buradakinin kusurlu bir ciğeri vardı ve 10 dakika içerisinde öldü.فقد ولد بعيب في شكل الرئةمات على إثره بعد 10 دقائق من ولادته،
Buradakinin kusurlu bir ciğeri vardı ve 10 dakika içerisinde öldü.しかしアルベルトはクローン技術の
Buraya! İki tane deniz ürünlü erişteyle bakır kapta çokca taze çiğ kayabalığı.Doua portii de taietei cu fructe de mare si carne de peste.