Ana içeriğe geç
Sözlük

çığ ile cümle

çığ kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
9
ORT. KELİME
‹Babil düştü› sesiyle yeryüzü titreyecek, Çığlığı uluslar arasında duyulacak.››Ved det rop: Babel er inntatt, bever jorden, og det høres skrik blandt folkene.
‹Babil düştü› sesiyle yeryüzü titreyecek, Çığlığı uluslar arasında duyulacak.››Ved Råbet: "Babel er indtaget!" skal Jorden skælve, og deres Skrig skal høres blandt Folkene.
‹Babil düştü› sesiyle yeryüzü titreyecek, Çığlığı uluslar arasında duyulacak.››Απο του ηχου της αλωσεως της Βαβυλωνος εσεισθη η γη, και η κραυγη ηκουσθη εν τοις εθνεσι.
‹Babil düştü› sesiyle yeryüzü titreyecek, Çığlığı uluslar arasında duyulacak.››От слуха за превземането на Вавилон Земята се потресе, И вопълът се разчу между народите.
‹Babil düştü› sesiyle yeryüzü titreyecek, Çığlığı uluslar arasında duyulacak.››От шума взятия Вавилона потрясется земля, и вопль будет слышен между народами.
‹Babil düştü› sesiyle yeryüzü titreyecek, Çığlığı uluslar arasında duyulacak.››מקול נתפשה בבל נרעשה הארץ וזעקה בגוים נשמע׃
‹Babil düştü› sesiyle yeryüzü titreyecek, Çığlığı uluslar arasında duyulacak.››من القول أخذت بابل رجفت الارض وسمع صراخ في الشعوب
‹Babil düştü› sesiyle yeryüzü titreyecek, Çığlığı uluslar arasında duyulacak.››因 巴 比 倫 被 取 的 聲 音 、 地 就 震 動 、 人 在 列 邦 都 聽 見 呼 喊 的 聲 音
‹Babil düştü› sesiyle yeryüzü titreyecek, Çığlığı uluslar arasında duyulacak.››因 巴比倫 被 取的 聲音 、 地 就 震動 、 人 在 列邦 都 聽見 呼喊 的 聲音
Bakır kapta çokca taze çiğ kayabalığı.Avec beaucoup de sébaste aux yeux jaunes fraîche.
Bakır kapta çokca taze çiğ kayabalığı.Cho nhiều cá tươi một chút nhé
Bakır kapta çokca taze çiğ kayabalığı.Con molti pesci ramati freschi allo scoglio.
Bakır kapta çokca taze çiğ kayabalığı.Cu multa carne de peste.
Bakır kapta çokca taze çiğ kayabalığı.Dengan banyak ikan karang mentah segar.
Bakır kapta çokca taze çiğ kayabalığı.Med en hel del färska koppar rockfisk.
Bakır kapta çokca taze çiğ kayabalığı.Met veel verse, rauwe roodbaars.
Bakır kapta çokca taze çiğ kayabalığı.Mit viel frischem rohem Kupfer rockfish.
Bakır kapta çokca taze çiğ kayabalığı.S množstvom čerstvých ustríc.
Bakır kapta çokca taze çiğ kayabalığı.With a lot of fresh raw copper rockfish.
Bakır kapta çokca taze çiğ kayabalığı.Με μπόλικο φρέσκο ωμό χάλκινο πετρόψαρο.
Bakır kapta çokca taze çiğ kayabalığı.С много пресни сурови стриди.
Bakır kapta çokca taze çiğ kayabalığı.С сырым медным морским окуньком, да побольше.
Bakır kapta çokca taze çiğ kayabalığı.עם כמות גדולה של דגים טרים
Bakır kapta çokca taze çiğ kayabalığı.مع الكثير من سمكة الصخر النحاسية النية الطازجة
Bakır kapta çokca taze çiğ kayabalığı.分かった 分かった
Bay Shekhar Kapur, affet beni-- keçiler Bollywood stüdyolarının attığı film şeridi kutusunu çiğniyorlar,셰카 카푸르 씨(인도의 유명한 영화 제작자), 용서해주십시오 -- 이들은 발리우드 스튜디오에서 버려진 셀룰로이드 캔을 씹고 있었습니다.
Bay Shekhar Kapur, affet beni-- keçiler Bollywood stüdyolarının attığı film şeridi kutusunu çiğniyorlar,Mijnheer Shekar Kapur, vergeef me. Ze kauwen op celluloid dozen die door Bollywood zijn weggegooid.
Bay Shekhar Kapur, affet beni-- keçiler Bollywood stüdyolarının attığı film şeridi kutusunu çiğniyorlar,Mr. Shekhar Kapur, bocsásson meg -- egy bollywoodi stúdió kidobott celluloid halmazán rágódnak.
Bay Shekhar Kapur, affet beni-- keçiler Bollywood stüdyolarının attığı film şeridi kutusunu çiğniyorlar,Mr. Shekhar Kapur, thứ lỗi cho tôi -- chúng nhai những can nhựa bỏ đi từ những xưởng phim Bollywood.
Bay Shekhar Kapur, affet beni-- keçiler Bollywood stüdyolarının attığı film şeridi kutusunu çiğniyorlar,Mr. Shekhar Kapur, wybacz mi Kozy żywią się puszkamy cellulozy porzuconymi przez studia Bollywood.
Bay Shekhar Kapur, affet beni-- keçiler Bollywood stüdyolarının attığı film şeridi kutusunu çiğniyorlar,M. Shekhar Kapur, excusez moi -- et elles mâchonnent des rebuts de pellicule jetés par un studio de Bollywood.
Bay Shekhar Kapur, affet beni-- keçiler Bollywood stüdyolarının attığı film şeridi kutusunu çiğniyorlar,Shekhar Kapur -- og de tygger i et væk på ruller af celluloid der er kasseret af et Bollywood studie.
Bay Shekhar Kapur, affet beni-- keçiler Bollywood stüdyolarının attığı film şeridi kutusunu çiğniyorlar,Y la primera cabra, masticando, dice:
Bay Shekhar Kapur, affet beni-- keçiler Bollywood stüdyolarının attığı film şeridi kutusunu çiğniyorlar,Шекар Капур это знает, простите ... они жуют выброшенную болливудской студией плёнку.
Bay Shekhar Kapur, affet beni-- keçiler Bollywood stüdyolarının attığı film şeridi kutusunu çiğniyorlar,מר שיחר קאפור, סלח לי -- העזים לועסים להם קופסאות צלולואיד שהושלכו מאולפן בוליווד.
Bay Shekhar Kapur, affet beni-- keçiler Bollywood stüdyolarının attığı film şeridi kutusunu çiğniyorlar,سيد شيخار كابور، أستميحك عذرا -- وكانتا تمضغان علب الأشرطة السينمائية التي ألقاها استوديو في بوليوود.
Bay Shekhar Kapur, affet beni-- keçiler Bollywood stüdyolarının attığı film şeridi kutusunu çiğniyorlar,ヤギたちはボリウッドのスタジオが捨てた フイルムを食べていて 1匹が噛みながら 「この映画悪くないよ」と言うと
Bazıları yunus ciğeriydi. Bazıları da yunus yağıydı.Ada yang merupakan hati atau lemak lumba-lumba.
Bazıları yunus ciğeriydi. Bazıları da yunus yağıydı.일부는 돌고래 간이였고, 일부는 돌고래 지방이었습니다.
Bazıları yunus ciğeriydi. Bazıları da yunus yağıydı.Manche waren Delphinleber, einige Delphintran.
Bazıları yunus ciğeriydi. Bazıları da yunus yağıydı.Parte era fegato di delfino, parte grasso di delfino.
Bazıları yunus ciğeriydi. Bazıları da yunus yağıydı.Wątrobę lub tłuszcz z delfina.
Bazıları yunus ciğeriydi. Bazıları da yunus yağıydı.חלקן היה כבד של דולפין. חלקן היה שומן דולפין.
Bazıları yunus ciğeriydi. Bazıları da yunus yağıydı.بعض العينات كانت كبدة الدلفين. و الآخرى منها كانت شحم الدلفين.
Bazıları yunus ciğeriydi. Bazıları da yunus yağıydı.そしてそれらの各部位には
Bazıları yunus ciğeriydi.Certains morceaux étaient du foie de dauphin.
Bazıları yunus ciğeriydi.Một số là gan cá heo.
Bazıları yunus ciğeriydi.O parte erau ficat de delfin.
Bazıları yunus ciğeriydi.Sommige waren dolfijnlever.
Bazıları yunus ciğeriydi.В каких-то случаях, печень дельфина.
Bazıları yunus ciğeriydi.Някои от тях бяха делфински черен дроб.
Bazooka'yı Ukrayna'da yılda bir kere alabilirdik ve bir parça sakızı tüm hafta çiğnememiz gerekirdi.Bazooka din care primim o dată pe an în Ucraina și trebuie să mestecăm o bucată timp de o săptămână întreagă.
Bazooka'yı Ukrayna'da yılda bir kere alabilirdik ve bir parça sakızı tüm hafta çiğnememiz gerekirdi.Bazooka, kterou by jsme dostali na Ukrajině jednou za rok a museli by jsme žvýkat jeden kousek po celý týden.
Bazooka'yı Ukrayna'da yılda bir kere alabilirdik ve bir parça sakızı tüm hafta çiğnememiz gerekirdi.Bazooka, som vi ville få en gang om året i Ukraine, og som vi ville tygge på en hel uge ad gangen.
Bazooka'yı Ukrayna'da yılda bir kere alabilirdik ve bir parça sakızı tüm hafta çiğnememiz gerekirdi.Bazooka yang kami dapatkan setahun sekali di Ukraina dan satu butir itu kami kunyah selama seminggu penuh.
Bazooka'yı Ukrayna'da yılda bir kere alabilirdik ve bir parça sakızı tüm hafta çiğnememiz gerekirdi.우크라이나에서는 일년에 딱 한번 먹을 수 있었어요. 그 껌 하나를 일주일간 씹곤 했죠.
Bazooka'yı Ukrayna'da yılda bir kere alabilirdik ve bir parça sakızı tüm hafta çiğnememiz gerekirdi.le Bazooka che in Ucraina ricevevamo una volta all'anno e dovevamo masticarne una per un'intera settimana.
Bazooka'yı Ukrayna'da yılda bir kere alabilirdik ve bir parça sakızı tüm hafta çiğnememiz gerekirdi.Thứ kẹo Bazooka mà chúng tôi có được một lần trong năm Ukraina và chúng tôi đã có thể nhai một miếng cả tuần.
Bazooka'yı Ukrayna'da yılda bir kere alabilirdik ve bir parça sakızı tüm hafta çiğnememiz gerekirdi.Ukrainassa saamme sitä kerran vuodessa ja pureskelemme yhtä palaa viikon ajan.
Bazooka'yı Ukrayna'da yılda bir kere alabilirdik ve bir parça sakızı tüm hafta çiğnememiz gerekirdi.Ukrajnában évente egyszer kaptunk Bazooka rágógumit, és egy egész hétig kellett rágnunk egy darabot.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod