Ana içeriğe geç
Sözlük

çığ ile cümle

çığ kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
8
ORT. KELİME
Çığırışmak, bağrışmak.②大喊大叫,大哭大吵。
Efsaneye göre bu köprüde tüyler ürperten bebek çığlıkları da duyulur.根据传说,在桥上还可见到魔鬼攻击的痕迹。
Bu yasakları çiğneyenlere cezai yaptırımlar uygulanır.任何違反這些權利的行為應當受到懲罰。
"Çığlık", Kanıt dizisinin 1. sezon 3. bölümü.魔法禁書目錄第一季第三集
Scream 4 (stilize olarak SCRE4M), 2011 yapımı Amerikan slasher filmi ve Çığlık serisinin dördüncü filmidir.《奪命狂呼4》(英语:Scream 4)是於2011年上映的美國驚悚片電影,为《奪命狂呼》系列的第四部作品。
Onların çığlıkları uzun mesafeden duyuldu.尖哨声可以在很远的距离被听见。
Çiğ sebzeler tüm bebekler ve küçük çocuklar için nadirdir.금발은 백인 아기들과 어린이에게는 흔하다.
1999 - Avusturya'da Galtür köyüne çığ düştü: 31 kişi öldü.1999년 - 눈사태로 오스트리아 갈투르 마을이 파괴되고 31명이 죽다.
Yavru filin ağladığı ve çığlık gibi sesler çıkardığı gözlemlenir.어떻게 그룹 하나가 소리치게 하고, 비명지르게 하는지 이해할 수 없었다.
Beş dakika sonra yardım çığlıkları atan insanlar koşmaya, kaçmaya başladılar.거리시위를 시작한 지 5분 후 달려온 전경과 백골단이 시위대를 에워싸고 끌어내기 시작했다.
Uyarıcı olarak Koka yaprağı çiğniyorlardı.이에 남인들은 송시열의 고묘를 주창하였다.
Scream 4 (stilize olarak SCRE4M), 2011 yapımı Amerikan slasher filmi ve Çığlık serisinin dördüncü filmidir.스크림 4(Scream 4, 또는 SCRE4M)는 2011년 개봉한 미국의 슬래셔 영화로 《스크림》 시리즈의 네 번째이자 마지막 작품이다.
Çığrale, çağır hele, çağırır mısın.부르고 외치고 떠들썩하다 한계까지 당겨라!
Çığlık 2 (Özgün adı: Scream 2), 1997 yılı ABD yapımı Slasher film.스크림 2(영어: Scream 2)는 1997년 개봉한 미국의 슬래셔 영화이다.
Bulgurdan pilav ve kıyma (çiğ köfte)yaparlar.웃음과 풍자 넘치는 홈멜러物”.
Saruman dokuz yoldaşı büyüleyerek dağa şimşek çaktırır, üstlerine çığ düşer.야마나카 이노(山中 (やまなか) いの)는 나루토의 등장인물로, 가공의 닌자이다.
AKP Çiğli ilçe binası ise kundaklanmıştır.아코솜보 댐이 건설되면서 생겼다.
Değmemesi durumunda çiğneme etkisiz hale gelir.실패하는 경우에도 만족감을 느낄 수 있다.
Scream 3 (Çığlık 3), 2000 yılı ABD yapımı film.스크림 3(Scream 3)는 2000년 개봉한 미국의 슬래셔 영화이다.
Çok sinirlendiği zaman çığlık atar.화가 나면 엄청나게 분노한다.
Kağıtçıbaşı, Çiğdem.감독은 혼다 이시로 .
Günümüzde de Çin'de yüzlerce çigong klinik ve hastaneleri devletin onayıyla hizmet vermektedir.홍콩의 11개 민간 병원은 국제 보건 승인으로 영국과 제휴하고 있다.
Clear çığlık atar ve ambulansı arar.카메라는 철수하고, 응급실엔 고요가 찾아왔다.
Bu isim, iri ve parlak gözleri ile tuhaf çığlıkları nedeniyle verilmiştir.입이 크고 흉측한 얼굴 때문에 아귀라고 이름이 붙였다.
Bu sahne içinde bir oyuncu çığlık atar, nefes alıp verir.이 씬에선 배우들이 번갈아 짝 호흡을 했다.
Söylenir ki, kuşun çığlığı çok güzel bir şarkı gibidir.가락의 가림새가 분명하며 노래굿이 있는 것도 특이하다.
Sindirimin ikinci fazında (çiğnemeyi takiben) görev yapar.원봉(元鳳)은 전한(前漢) 소제(昭帝)의 두 번째 연호이다.
Hiçbir şekilde basit göz (ocelli) yoktur ve ağzının bölümleri çiğnemek için uyarlanmıştır.남부주머니두더지 또한 눈이 완전히 퇴화하여 볼 수 없으며, 이 때문에 필요한 것을 조금밖에 얻지 못한다.
Çığlık serisinin ilk filmi.밴드의 첫번째 연주 음반이었다.
Almanya 22 Haziran 1941'de Sovyetler Birliği'ne saldırarak bu paktı çiğnemiştir.독일은 1941년 6월 22일 소련을 공격했다.
Hız treninde insanların çığlıkları duyulmaktadır, ancak trenin içinde kimse yoktur.수행원들이 인공호흡을 시도하며 기차 안에서 의사를 찾았지만 의사는 한 사람도 없었다.
Çığlık, tiz sesle bağırmaktır.ㅙ의 발음은 로 소리난다.
Doğulu yetkililer çığ gibi artan göç talebi karşısında ne yapacaklarını bilmez haldeydiler.우물 안 개구리처럼 바깥세상이 어떻게 발전하고 있다는 것을 통 모르고 있었단 말이야.
Ayrıca ciğerlerinden de sorunu vardır.심지어 자신의 신체와도 불편했습니다.
Bayram sabahı namazdan sonra kurbanlar kesilir, önce ciğeri kavrulur, kahvaltı yapılır.사제는 성찬예배를 전날 저녁부터 준비하는데 우선 마음의 준비와 금식이다.
O gece, karanlıkta Josh'ın acı çığlıklarını duyarlar ancak onu bulamazlar.באותו לילה, הם שומעים את ג'וש צורח בחושך, אך אינם מסוגלים למצוא אותו.
Onların çığlıkları uzun mesafeden duyuldu.צרחותיהם נשמעו למרחקים.
Yasağı çiğnemenin cezası ise ölümdü.העונש על הפרת פקודות אלה היה מוות.
Kalp ve ciğerlerden sonra omuzlarını yer.הוא אוכל את הלב והריאות, ואחר-כך את הכתפיים.
Çığırışmak, bağrışmak.מרבה להתחצף ולצעוק.
Ardından Çiğli ipek fabrikası işçileri, fabrika kapılarını kapatarak barikatlar kurdu.לאחר מכן מרסקים פועלי המפעל את דלת חדרה.
Günlerden bir gün kızının çığlığını duyar.לאחר מכן נשמעת זעקת האישה.
Olivia çığlık atar ve kurtulmaya çalışır.ג'וני בורח ומנסה לחשוב על נקמה.
Violet Beauregarde: Durmadan sakız çiğneyen kız.ויולט בורגארד (אנה סופיה רוב): ילדה שלועסת מסטיק באופן קבוע.
Çığlık, tiz sesle bağırmaktır.בעודם מדברים בוקע את הדממה קול זעקה.
Patlıcan çığırtması (Azerbaycan)קול בוכים (קראטשין?
Suriye'de 7000 hayranı tarafından, arabasının Suriye sınırından geçmesi ile çığlıklarla karşılandı.בדרכה לסוריה נתקלה פיירוז בקהל של 7000 איש, שצעקו את שמה בגבול כשמכוניתה עברה לאדמת סוריה.
Harry çığlıklar duyar ve bayılır.שרה שומעת וצוחקת.
Bazıları gülüyordu, bazıları da başkaldırı çığlıkları atıyorlardı.חלקן צחקו, בעוד שאחרות צעקו ססמאות מרי.
Çiğ rejim çeşitleri konusunda farklı önermeler bulunmaktadır.קווים אדומים לסוגי אלימות שונים.
Çiğ ışık bunları silip süpürüyordu.חומו של הזרם קטל אותם.
Çiğdemci ve Uluyol mahalelerinden oluşur.השפעה ממדינות זרות וקהילות אתניות.
Alarm için ise tsit çığlığı kullanılır.בעת הסכנה הסרו משמיע קריאת אזעקה צורמנית.
Çığlık atarken, bir figür, annesinin elbiselerini giymiş bir bıçak Norman Bates ile odaya fırladı.כשהיא צורחת, נורמן בייטס נכנס לחדר עם סכין.
Bunlar sıklıkla çiğ olarak da tüketilmektedir.כמו האדומים, הם מקושרים לעיתים גם עם בריאות.
Bu tür genellikle ses çıkarmaz ama çığlıkları tiz seslidir ve tekrarlardan oluşur.השירה היא בדרך כלל נקייה, אם כי מדי פעם יש שאגה או צרחות.
1959 Kadınlardan oluşan uluslararası bir ekip başarısız olur ve bu ekibin dört üyesi çığ yüzünden ölürler.1959 Неуспешна международна женска експедиция, четири участнички загиват.
Neden çığlık atmaya başladıklarını bilmiyorum.Какъв е поводът за извикването ми?
Violet Beauregarde: Durmadan sakız çiğneyen kız.Вайълет Борегард (АнаСофия Роб) – момиче, което постоянно дъвче дъвка.
Bachelin'İn İsviçre göllerinde tarihöncesi yerleşimleri anlatan romantik tablolar bir çığır açtı.В изолираните райони на снежна Вирджиния се случва нещо ужасяващо.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod