Ana içeriğe geç
Sözlük

çığ ile cümle

çığ kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
7
ORT. KELİME
Çiğ olarak salatalara konur.Zöld levelei salátaként ehetők.
Onu duş kabinine itiyor ve çığlık atıyor.Kiment a fürdőszobába és vért köpött.
Descartes matematik alanında da çığır açmış bir filozoftur.Descartes hatása a matematikára szintén kiemelkedő.
İştar, doğum yapan bir kadın gibi çığlık attı.Miért nem szültem neked gyermeket, ahogy egy jó feleség teszi?
Tehlike anında timsahları çığlıklarıyla uyarırlar.A hímek rekedt kiáltásokkal hívják fel a tojók figyelmét.
Bu isim, iri ve parlak gözleri ile tuhaf çığlıkları nedeniyle verilmiştir.Nevüket fényes, irizáló színükről kapták.
Cameo: Çığlık sesi Adam Sandler'in.László: Hear the Sound of Tárogató!
Boğazında beyazımsı çigiler bulunur.Nyakán fehér csíkok húzódnak.
Vokal olarak genellikle tiz çığlıklar kullanılır.Általában trombitáló kiáltásokat hallatnak.
O sırada çığlık atmaya başlarlar ve vücutlarından duman tüter.Időközben a kiáltások elhalkulnak, majd a füst hangja is elhal.
Efsaneye göre, insan formunu alabilmesi için 100 insanın ciğerini yemesi gerekir.Egy immunis ember agyából tíz számára lehet gyógyszert készíteni.
Claire iki gece çığlıklar atarak uyanır, birisinin kendisini tuttuğunu ve karnına bir şey sapladığını söyler.Claire herää kahtena yönä kirkuen ja väittäen jonkun pistäneen häntä mahaan.
Özcan, Çiğdem (Ed.).Үөһээ Бүлүү) eli Verhneviljuisk (ven.
Luca Cigarini (d.Luca Cigarini (s.
Ve Buddhalar ilkeleri çiğnemezler.Toivottavasti buddhalaiset ovat väärässä.
Çığırışmak, bağrışmak.Väännä ja huuda.
Bu yasakları çiğneyenlere cezai yaptırımlar uygulanır.Sääntöjä rikkovat voivat joutua väkivallan kohteeksi.
Ciğer otları nemli yerlerde yaşarlar.Harmaahaikarat elävät kosteilla paikoilla.
Scream 4 (stilize olarak SCRE4M), 2011 yapımı Amerikan slasher filmi ve Çığlık serisinin dördüncü filmidir.Scream 4 (tyyliteltynä SCRE4M) on vuonna 2011 valmistunut Scream-elokuvasarjan neljäs osa.
Suşi çiğ balık demek değildir ve suşi'nin tamamı çiğ balıktan oluşmaz.Kala on sushin tärkeä ainesosa, mutta kaikissa sushilajeissa ei ole kalaa.
Bu kategoride yer alan ürünlere olan ilgi çığ gibi büyüdü.Ryhmässä huomiota saaneiden tuotteiden kysyntä on kasvanut.
Kanunlar, uygun hareket edenleri ödüllendirip kurallari çiğnemeye cürret edenleri gereğince cezalandırmalıdır.Lakien tulee palkita niitä noudattavia ja rangaista niitä rikkovia.
Her bir konsol çığır açan yeni bir teknolojiyi kullanıcıya sunmuştur.Jokainen konsoli käytti uutta läpimurtoteknologiaa.
Pişirdiğiniz etin lokmaları çiğnenmiş ve lezzetsizdi.Heille tarjottu maissi oli mautonta.
Çığlık, tiz sesle bağırmaktır.Äänet ovat korkeaa kirkumista.
Ve o andan itibaren muhabirler peşine düştü ve her şey çığ gibi büyüdü."Tämän aikana hahmon "ylimmät kerrokset kuoriutuivat ja hahmo kehittyi syvemmälle tasolle."
Schrei (Alm: Çığlık at), Alman rock Tokio Hotel 'in ilk albümüdür.Schrei (suom. kilju, huuda) on Tokio Hotel -yhtyeen ensimmäinen albumi.
Bu yöntem çiğ köfteye de uygulanmaktadır.Tämä ominaisuus halutaan myös säilyttää rodussa.
Çiğalaoğlu adı daha sonra halkın ağzında "Cağaloğlu"na dönüşmüştür.Myöhemmin nimi lyheni kansan suussa pelkäksi Raaheksi.
1880) 1863 - Edvard Munch, Norveçli ekspresyonist ressam (Çığlık isimli tablosuyla tanınan) (ö.1880) 1863 – Edvard Munch, norjalainen taidemaalari (Huuto) (k.
2004'te, Çığlık ve Madonna'nın her ikisi de Munch Müzesi'nden çalındı ve iki yıl sonra bulundu.Oslossa sijaitsevan Munch-museon Madonna sekä toinen Munchin maalaus, Huuto, varastettiin 22. elokuuta 2004.
Sızı bir ur gibi yapıştı ciğerlerimize.Se sijaitsee vatsaontelossa takimmaisena.
Yine de bazı eleştirmenlere göre Yaşayan Ölülerin Gecesi çığır açan bir filmdi.Elokuvakriitikot kirjoittivat elokuvasta ensi-illan aikaan risteäviä arvosteluja.
Jon, yabaniler tarafından çiğnenir ancak ayağa kalkar.Jon säilyy hengissä, mutta on loukannut jalkansa.
Çığrale, çağır hele, çağırır mısın.Olen ryömijä, nappaa minut jos voit!).
Dik yamaçlı bu tepe kış aylarında çığ riski oluşturmaktadır.Täyttömaasta koottu Paloheinän huippu tuo mäenlaskumahdollisuuksia talvella.
Çığlığın özgürlüğünü Alacakaranlığın ilk ışıklarında söyleyin; Beninli çocuklar ayağa kalkın!Η κραυγή της ελευθερίας που αντηχεί Ακούγεται με το πρώτο φως της αυγής, Παιδιά του Μπενίν, ξυπνήστε!
Ropotamo'nun aşağı çığırı, 1940'lardan beri doğal rezerv ve koruma altında bölgedir.Το κάτω τμήμα του Ροπόταμου είναι ένα φυσικό καταφύγιο από το 1940 και μια προστατευόμενη περιοχή.
Çiğnemekten çok hoşlanır.Μ' αρέσει να ουρλιάζω!
Ve korkunç çığlıklar.Από τους επιθετικούς ήχους.
Çığlık Geçidi'nde kayboldu.Απεβίωσε στο Ναύπλιο.
Çığlık serisinin dördüncü filmi.Είναι η τέταρτη ταινία της σειράς.
Çiğdem mevkinde çok güzel bahçeler bulunmaktadir.Και στους κοριούς υπάρχουν πολύ καλοί κολυμβητές.
Kağıtçıbaşı, Çiğdem.Παλαιολόγος, Ἀνδρόνικος.
Onların çığlıkları uzun mesafeden duyuldu.Το κροτάλισμά του ακούγεται σε μεγάλη απόσταση.
Benim bu mezarlıkta yatan can ciğer arkadaşlarım vardı.Στο νεκροταφείο αυτό έχουν ταφεί γνωστοί Σέρβοι.
Çiğ sebzeler tüm bebekler ve küçük çocuklar için nadirdir.Η αργινίνη είναι απαραίτητη για τα βρέφη και τα παιδιά.
Çiğiltepe'nin oyundaki rejisi de, çeşitli övgüler aldı.Έλαβε επίσης το Τάγμα του Λένιν, καθώς και πολλά άλλους επαίνους.
"Scream" (Türkçe: Çığlık), Sergey Lazarev tarafından seslendirilen şarkı.Το Scream είναι ένα τραγούδι ερμηνευμένο από τον Ρώσο τραγουδιστή Σεργκέι Λάζαρεφ.
Bazı ülkelerde genç yaprakları çiğ olarak tüketilmektedir.Σε ορισμένες χώρες οι γλυκείς βλαστοί μασιούνται.
1904) 28 Mayıs - Çiğdem Talu (d.2 Ιουλίου 1960) και Τάρμο Λεϊνάταμε (γ.
Grup canavar kaçmadan önce onun tüyler ürperten çığlığını kaydeder.Για να προκαλέσει την επίβαση του αρσενικού βγάζει μια σειρά από κλαυθμιρίζουσες κραυγές.
Çigong uygulamalarında üç ana esas bulunmaktadır.Τα μειονεκτήματα του συστήματος αυτού είναι κυρίως τρία.
Sakızı çiğniyorum.Μασάω την τσίχλα.
Birden bir çığlık sesi duydum.Μεμιάς άκουσα μια φωνή τρόμου.
Bunun ardından Cebrail bir çığlıkla inkârcıları helak etti.Så fik man dem også som allierede mod andre vantro.
Kölesi olan kız, Liu, ona yardım etmeleri için çığlıklarla bağırmaya başlar.Hans slavepige, Liù, råber om hjælp.
Aniden Katie, iblis gibi çığlık atarak kameraya doğru koşar.Katie vender tilbage til værelset som dæmon og løber ind i kameraet.
Genç bir adam kızın çığlıklarını duymuştur.Dog hørte en af betjentene barnegråd.
İşler iyice çığrından çıkar.Verden er ved at gå under i lort.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod