Çığrale, çağır hele, çağırır mısın.Vydejte nám trenky, žádají. iDNES.cz .
Söylenir ki, kuşun çığlığı çok güzel bir şarkı gibidir.Sygyt je charakteristický svým zvukem, podobným vysokému zpěvu ptáků.
Bu tür genellikle ses çıkarmaz ama çığlıkları tiz seslidir ve tekrarlardan oluşur.Na lásku Lásko, nikdy nebývají hlučni tvoji počátkové, mnoho křiku dělávají ale tvoji následkové.
Çiğ et alırlar.K chlapci dopomůže červené maso.
Ve korkunç çığlıklar.Potom se ozvaly výkřiky.
Bu uyuşturucu, yutularak, çiğnenerek veya sigara ile içilerek kullanılır.Rostlinné drogy se pijí, kouří nebo šňupou.
Patlıcan çığırtması, Azerbaycan'ın milli yemeklerinden biri.Nengmjon je jedním z národních jídel Koreje.
Kalp ve ciğerlerden sonra omuzlarını yer.Nejdříve sežere srdce a plíce, potom ramena.
Çığlık Geçidi'nde öldürüldüler.Během obléhání byl zabit.
Dünyanın en çok kazandıran atı olarak anılan Cigar 1999'da emekli olmuştu.Kolar-Merdanová titul nejlepší házenkářky světa získala v roce 1990.
Her iki alanda da çığır açmıştır.Na obou koncích se zužuje.
Tüten, siyah bir nokta hızla yaklaşıyordu… ve çığlık atıyordu.Takřka okamžitě se začal třást a hlasitě křičet.
Erişim tarihi: 25 Haziran 2015. ^ a b Eğilmez, Çiğdem (11 Ekim 2014).Jako by to bylo včera, In: MF DNES, 25. ledna 2012, str. 10 B.
Yönettiği her filmde en azından bir kez Wilhelm çığlığı ses efekti kullanılmıştır.V jedné ze svých oper zhudebnil téměř hodinovou árií celý jeden Gottwaldův projev.
Koala bazen yuttuğu besini tekrar ağzına getirerek ikinci kez çiğneyebilir.Koala regurgitează uneori mâncarea în gură pentru a fi mestecată a doua oară.
Bu olayı tasvir eden başka bir tablo İtalyan sanatçı Giambettino Cignaroli tarafından yapılmıştır.O altă pictură descriind același eveniment a fost realizată de artistul italian Giambettino Cignaroli.
Truman Everts gibi Kuzey Amerikalı araştırmacılar Puma çığlığını insanınkine benzer olarak tarif etmişlerdir.Cercetătorul nordamerican Truman Everts descrie urletul pumei asemănător cu cel al omului.
Neden çığlık atmaya başladıklarını bilmiyorum.Sau de ce trebuie să strig.
Bazıları gülüyordu, bazıları da başkaldırı çığlıkları atıyorlardı.Câțiva oameni au râs, câțiva au plâns.
Çığlık atarken dudaklar ve kulaklar geriye doğru çekilir.În timpul strigătelor, buzele se retrag și urechile sunt aduse înapoi.
Çığırışmak, bağrışmak.Surditate, țiuituri.
İnanılmaz büyük bir çığlık atar.Ea stârnește un scandal imens.
Gelin görün, ben de ciğere bayılırım.Iubesc pomii înfloriți, ascult foșnetul frunzelor.
Çiğnemeden parçalar halinde yutarlar.Din parapeți cădeau bucăți.
Balıkların çoğu dondurularak ya da kurutularak çiğ tüketilir.Majoritatea peștelui este uscat, sărat sau înghețat pentru a fi exportat.
Çiğnemekten çok hoşlanır.Ea urăște să fie contrazisă.
Çevirmen; Çiğdem Dürüşken.Tineretului, traducere Razvan Ancut .
1881 yılının Ocak ayında bir ciğer kanaması geçirerek yatağa düştü ve 28 Ocak 1881 tarihinde öldü.În 1872 a răcit într-o călătorie cu trenul și a murit la 9 iunie 1872.
Tokat kuralları çiğnediği için, sarılma da insanca davranıp bir mazlumu koruduğu içindir.Pentru om este inofensiv, dar când este capturat se apără mușcând.
Bunlar sıklıkla çiğ olarak da tüketilmektedir.Aceștia sunt de multe ori terorizați de Tipul Roșu.
Çiğneme tütünü en eski tütün tüketim yollarından biridir.Este mai fragil și reține aroma ultimului tutun fumat.
Mart-Nisan aylarında çiçeklenen İstanbul çiğdeminin sarı renkli 6 taç yaprağı vardır.Mediafax. ^ „COD ROȘU de inundații în șase județe.
Meleklerin başında bulunam "Şebnem Perisi" çocuklarını gözlerine çığ taneleri koymaya başlar.Doar „un înger de fată” îl înfruntă cu privirea.
Karanlıkta Bir Çığlık 1964 yapımı komedi filmi.Ciucurencu (film) la CineMagia 1964 în film
Kölesi olan kız, Liu, ona yardım etmeleri için çığlıklarla bağırmaya başlar.O sclavă, Liu, cere ajutor fiindcă bătrânul ei stăpân a căzut.
Sık sık başı derde girer, ama bir sonraki gün kuralları yine çiğner.VI. Tulburarea îi mai trece în ziua următoare și lucrurile revin la normal.
Luca Cigarini (d.Anca Sigartău (n.
Genç bir adam kızın çığlıklarını duymuştur.Un geamăt de băiat tânăr s-a auzit mai mult decât toate.
Çıkardığı sesler gıdaklamaya benzer ve uçarken tiz çığlık atar.Sunetele, la propriu, arată cum sună avionul.
Cesedimi çiğnemen lazım.Întâi trebuie să treci peste cadavrul meu!
Cesedimi çiğnemen lazım.Doar peste cadavrul meu!
Sınıfta sakız çiğnemek yasaktır.Mestecatul de gumă în sala de clasă este interzis.
Çığlığın özgürlüğünü Alacakaranlığın ilk ışıklarında söyleyin; Beninli çocuklar ayağa kalkın!Visszhangzik a szabadság szava Amint a hajnalpír dereng Benin fiai, fel!
Onların çığlıkları uzun mesafeden duyuldu.Üvöltésük messzire elhangzik.
Suşi çiğ balık demek değildir ve suşi'nin tamamı çiğ balıktan oluşmaz.Nem minden szusi tartalmaz nyers halat.
Çığırışmak, bağrışmak.Ébredj fel, és ordíts!
Sarsıntılar vatandaşları uyandırdı ve binalar sallanıyordu, "çığlıklar ve sesler duyuluyordu".A már alvó lakosok felébredtek, a mozogni kezdő épületekből „sikoltást és jajgatást lehetett hallani”.
Çığlık Geçidi'nde kayboldu.Súlylökésben a selejtezőben kiesett.
Have A Cigar şarkısına Roy Harper vokal yapmıştır.Roy Harper – ének a Have a Cigar című dalban.
Eğer bu barış aylarında savaş olursa, yasak çiğnendiği için "Ficâr savaşları" denirdi.Ha háborúban teszi ugyanezt dicsőítik, de békében ezért a "hőstettért" halálraítélték.
2004'te, Çığlık ve Madonna'nın her ikisi de Munch Müzesi'nden çalındı ve iki yıl sonra bulundu.2004-ben a Sikoly és a Madonna című kép két példányát is ellopták, melyek két évvel később kerültek csak elő.
İlker İnanoğlu,Türk Sinemasında önemli bir çığır açmıştır.Az első török filmekre erőteljes hatást gyakorolt a színház.
Çığlık 4, özgün adı Scream 4 olan ABD yapımı korku filmi.A dal a Fűrész IV. című amerikai horrorfilm betétdala.
Ancak, elverişsiz hava şartları ve çığ tehlikesi onları engeller.Viszont a szellőzés hiánya és a nedves tartási körülmények kerülendők.
Ve korkunç çığlıklar.Baljós kopogtatás hallatszik.
Sonunda Miles, 'Peter Quint, seni şeytan!' diye çığlık atıp suçunu itiraf eder.A fiú Quint hangjának kérésére hallgat egy darabig, majd kitör belőle egy kiáltás: „Peter Quint, te, ördög!”.
Teyzesi çığlık attı ve birkaç kişi tuvalete girdi.Ketten a fürdőkádba ugrottak, egy a tartályra mászott föl.
Çığlık serisinin dördüncü filmi.A Sikoly-sorozat negyedik része.
Bu yasakları çiğneyenlere cezai yaptırımlar uygulanır.Üldöznie és büntetnie kell mindazokat, akik megsértik ezen törvényeket.
1959 Kadınlardan oluşan uluslararası bir ekip başarısız olur ve bu ekibin dört üyesi çığ yüzünden ölürler.1959-ben az első nemzetközi női expedíció során négyen halnak meg egy lavina által.