Ana içeriğe geç
Sözlük

çığ ile cümle

çığ kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
8
ORT. KELİME
Kuşburnu, çilek gibi çiğ olarak yenebilir.Rose hips can be eaten raw, like berries, if care is taken to avoid the hairs inside the fruit.
Bu, imparatorluk çığını durdurmak için bir Arap girişimi olarak görülüyordu." dedi.It was viewed as an Arab attempt to stop the imperial avalanche."
En çok V/H/S, Southbound, Saklambaç ve Çığlık gibi filmleriyle tanınır.He is best known for his films, including V/H/S, Southbound, Ready or Not and Scream.
Tüm çığlıkları ve tüm karanlığı için o sadece sevimliydi.[1]For all of his screaming and all of his darkness, he was just lovable.[31]
Diğer benzer çiğ, doğranmış etler 20. yüzyılda ortaya çıktı.Other similar raw, chopped meats appeared in the 20th century.
Bir süre onun yardım çığlıkları duyuldu.For some time her cries for help were heard.
Dedić'in14 Ağustos 2015'te ciğerleri iflas etti ve solunum cihazına bağlandı.On 8 August, it was reported that his inflammation had calmed down and responded well to drugs.
Benzer fakat hiyerarşik bu yasalar, bazı Gestalt yasalarının diğerlerini çiğnediğini gösterir.[1]These similar but hierarchical rules suggest that some Gestalt rules can override other rules.[1]
Halkın ' 2001'in Çığır Açan Yıldızları"ndan biri seçildi.She was named one of People's "Breakthrough Stars of 2001".
Çığ Chalus yoluna indi ve Anzali limanında elektrik kesildi.Avalanches landed on the Chalus road, and power was cut off at Anzali port.
18. yüzyıl sonrası modernite dönemi Avrupa'dan daha fazla çığır açan araştırmacı getirdi.The post-18th century modernity period brought more groundbreaking researchers from Europe.
Sonuç olarak, bölgede çok sayıda küçük kar çığları ve kaya düşmeleri meydana geldi.Minor avalanches of snow and rockfalls were plenty in the area as a result.
Bölge, İzmir'in kuzeybatısında, Çiğli ilçesinde yer almaktadır.The Zone is located to the northwest of İzmir, in Cigli district.
Yaşlı kadın neredeyse çiğneniyordu.Die alte Frau wurde beinahe überfahren.
Haplar yutulur, çiğnenmez.Pillen muss man schlucken, nicht kauen.
Çiğneme - yut şunu!Kaue es nicht — schlucke es herunter!
Tom'un çığlık attığını duydum.Ich habe Tom schreien hören.
Tom her sabah çiğ soğan yer ve sonra Puma gibi pis kokar.Tom isst jeden Morgen eine rohe Zwiebel – und stinkt danach wie ein Puma.
Çiğdem çitlemeyi çok severim.Ich esse gerne Sonnenblumenkerne.
Truman Everts gibi Kuzey Amerikalı araştırmacılar Puma çığlığını insanınkine benzer olarak tarif etmişlerdir.Nordamerikanische Forscher wie Truman Everts beschreiben den Schrei des Pumas als menschenähnlich.
Özcan, Çiğdem (Ed.).Siehe, ich stehe vor der Thür und klopfe an (Offenb.
Çığlığın özgürlüğünü Alacakaranlığın ilk ışıklarında söyleyin; Beninli çocuklar ayağa kalkın!Die Freiheit eines sonoren Schreis Singt an den ersten Feuern der Dämmerung; Kinder aus Benin, steht auf!
Bazıları gülüyordu, bazıları da başkaldırı çığlıkları atıyorlardı.Einige lachten, andere stießen spitze Schreie aus.
Bunun ardından Cebrail bir çığlıkla inkârcıları helak etti.Vielmehr mußten sie an der Seite von Ungläubigen gegen andere Ungläubige kämpfen.
Bu hakkı çiğneyerek onları sömüremezler.Sie werden von der Bedornung nicht verdeckt.
Bunu gören kraliçe çığlıklar atarak İsis’i engeller.Die draußen vorbeifahrende Königin hört die Schreie.
2004'te, Çığlık ve Madonna'nın her ikisi de Munch Müzesi'nden çalındı ve iki yıl sonra bulundu.Im Sommer 2004 wurden die Gemälde Der Schrei und Madonna aus dem Munch-Museum in Oslo gestohlen.
Çiğiltepe'nin oyundaki rejisi de, çeşitli övgüler aldı.Außerdem fand die Grafik des Spiels großes Lob.
Günlerden bir gün kızının çığlığını duyar.Nachts hören sie den Schrei eines Babys.
Çok sinirlendiği zaman çığlık atar.Als sie es herausbekommt, wird sie zornig.
Çiğdem mevkinde çok güzel bahçeler bulunmaktadir.Sie sind nur noch Schmuckstücke in Gärten.
Bazı besinleri çiğ yeme düşüncesinden hoşlanmayız.Wir mögen keine fremde Rasse!
Alarm çığlıkları tiz bir zit sesidir.Alarmrufe sind relativ leise Schreie.
Böylece Allah onları yenilip çiğnenmiş ekine çevirdi.Dieser hatte sie besiegt und hält sie nun gefangen.
Genç bir adam kızın çığlıklarını duymuştur.Der alte General hörte ein junges Mädchen schreien und sah nach.
Scream 4 (stilize olarak SCRE4M), 2011 yapımı Amerikan slasher filmi ve Çığlık serisinin dördüncü filmidir.Scream 4 (Eigenschreibweise: SCRE4M) ist ein US-amerikanischer Horrorfilm und vierter Teil der Scream-Reihe.
Portekiz’deki lakabı ‘Ciganito’ yani ‘Küçük Çingene’dir."Gitanes" heißt auf Französisch "Zigeuner".
Bir ciğeri vardır.Ein Atemloch ist vorhanden.
Çığırışmak, bağrışmak.Sie wimmern und schreien.
Bu dükkânda sadece ekmek arası ciğer kavurması satılır.Hier dürfen nur einzelne Biolebensmittel verkauft werden.
Çocuklar tarafından çiğnenebilecek veya emilebilecek yüzeyler üzerinde kullanılmamalıdır.Nicht für den Anstrich von Gegenständen verwenden, die von Kindern gekaut oder gelutscht werden könnten.
Ve korkunç çığlıklar.Der stumme Schrei.
Birlikte reklamcılık dilinde yeni bir çığır açtılar.Auch in Sachen Werbung schlug Rauser Advertainment einen neuen Weg ein.
İnanılmaz büyük bir çığlık atar.Sie stößt einen verzweifelten Schrei aus.
Özellikle son 2 bölümde büyük savaş büyük bir çığır açmıştır.)Um den 2. Platz hingegen entbrannte ein heftiger Kampf.
Kuralları hiç çiğnemez.Du sollst dein Wort niemals brechen.
Çiğneme tütünü en eski tütün tüketim yollarından biridir.Das Anbohren einer Zigarre gehört zu einer der ältesten Methoden, Zigarren zu öffnen.
Bu isim, iri ve parlak gözleri ile tuhaf çığlıkları nedeniyle verilmiştir.Ihren Namen erhielten sie wegen ihrer seltsamen, röhrenförmigen Augen.
Kağıtçıbaşı, Çiğdem.Streiflichter zum Zusammenbruch.
Kentte bulunan bu iki nehir üzerinde, en büyüğü Ada Ciganlija olmak üzere 16 ada vardır.In dem See, der zu den größten Georgiens gehört, befinden sich zwölf Inseln.
Çığlık (Özgün adı: Scream), Wes Craven'ın yönettiği 1996 ABD yapımı korku filmi.Scream – Schrei! ist ein US-amerikanischer Horrorfilm von Regisseur Wes Craven aus dem Jahr 1996.
İşler iyice çığrından çıkar.Alles läuft glatt.
(Çığlıklar) RABARBA: Baba...Lutz Greisiger: Šarbel, Babai.
Have A Cigar şarkısına Roy Harper vokal yapmıştır.Have a Cigar wurde von Gastmusiker Roy Harper gesungen.
Orta çığırında (Doğankent-Torul arası) zaman zaman derin ve dar vadiler oluşturur.Deshalb werden (möglichst schmale) Intervalle von Wellenlängen gebildet und vermessen.
Boğazında beyazımsı çigiler bulunur.Im Nacken finden sich weißliche Flecken.
Çamur çığı (lahar), bir dizi ev, tarımsal alan ve köprüleri harap eder.Die Schlammlawine zerstörte eine Reihe Häuser, landwirtschaftliche Flächen und Brücken.
Hem çiğ hem pişmiş olarak tüketilebilir.Sie können roh und gekocht genutzt werden.
Uyarıcı olarak Koka yaprağı çiğniyorlardı.Als Speicher dienten Kernspeicher.
İstanbul’da düzenlenen Mercedes-Benz Fashion Week defilesinde tasarımcı Çiğdem Akın’ın kampanya yüzü olmuştur.Auch bei der Mercedes-Benz Fashion Week in Berlin war Mir bei fünf Shows vertreten.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod