çünkü ile cümle

çünkü kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Biraz endişelenmeye başladım, çünkü Tom şimdiye kadar gelmiş olmalıydı.I'm starting to get a bit worried because Tom should have arrived by now.
Bence Tom zekidir, çünkü Almanca öğreniyor.I think Tom is smart because he's learning German.
Mary bir bankacıyla evlenmek istiyor çünkü parayı seviyor.Mary wants to marry a banker because she loves money.
Tom koşuyor çünkü trenini kaçırmak istemiyor.Tom runs because he does not want to miss his train.
Sessiz kaldım çünkü ne söyleneceğini bilmiyordum.I kept silent because I didn't know what to say.
Sessiz kaldım çünkü söyleyecek hiçbir bir şeyim yoktu.I kept silent because I didn't have anything to say.
Hiçbir şey söylemedim çünkü ne söyleyeceğimi bilmiyordum.I didn't say anything because I didn't know what to say.
Taksiye binmek zorunda kaldım çünkü otobüsü kaçırmıştım.I had to take a taxi because I missed the bus.
Sami, Leyla'yı öldürdü, çünkü Leyla velayet davasını kazanmak üzereydi.Sami killed Layla because she was about to win the custody case.
Tom o ceketi almayacağını söyledi çünkü fazla pahalı.Tom said he won't buy that jacket, because it's too expensive.
Yaptım, çünkü mecburdum.I did that because I had to.
Tom standa gitti çünkü yazarı görmek istiyor.Tom goes to the booth because he wants to see the author.
Tom güneye gidiyor çünkü güneşe ihtiyacı var.Tom goes south because he needs the sun.
Tom, Mary'ye kızmıştı çünkü onun park alanındaydı.Tom was angry with Mary because she was in his parking space.
Yürüyorum çünkü bisikletimin lastiği patladı.I'm walking because my bicycle has a flat tire.
Kızgınım çünkü açım.I'm angry because I'm hungry.
Tom toplantıya geç kaldı çünkü benzini bitti.Tom was late for the meeting because he ran out of gas.
Tom partiye geldiğinde şaşırmadım çünkü Mary bana onun geleceğini söyledi.I wasn't surprised when Tom showed up at the party because Mary told me he'd be coming.
Dün gece erken yatmaya gittim çünkü gerçekten çok yorgundum.I went to bed early last night because I was really tired.
Bunu yapmakta iyi değilim çünkü asla pratik yapmıyorum.I'm not good at doing that because I never practice.
Bu gece dışarı çıkamam çünkü annem ve babam izin vermezI can't go out tonight because my parents won't let me.
Piyano çalmakta iyi değilim çünkü asla pratik yapmıyorum.I'm not good at playing the piano because I never practice.
Tom, Mary'nin araba anahtarlarını aldı çünkü sarhoştu.Tom took Mary's car keys away because she was drunk.
O gelemedi çünkü hastaydı.She couldn't come because she was sick.
Tom keyifliydi çünkü iyi bir şey yaptı.Tom was pleased because he did a good thing.
Ben uyumaya gidiyorum, çünkü yarın erken kalkmak zorundayım.I'm going to bed, because tomorrow I must get up early.
İslam'ı öğretemiyoruz çünkü din eğitimi verecek öğretmenimiz yok.We can't teach Islam because we don't have a religious education teacher.
Leyla tesettür takıyor çünkü Müslüman.Layla wears the hijab because she is Muslim.
"Neden ağlıyorsun?" "Çünkü çok mutluyum.""Why are you crying?" "Because I'm so happy."
Alkol alamam, çünkü eve arabamla gitmek zorundayım.I can't drink because I have to drive home.
Kabanımı çıkardım, çünkü hava sıcaktı.I took my coat off because it was hot.
Adem karısına Havva adını verdi. Çünkü o bütün insanların anasıydı.And Adam called the name of his wife Eve: because she was the mother of all the living.
Tanrı yolunda yürüdü, sonra ortadan kayboldu, çünkü Tanrı onu yanına almıştı.And he walked with God, and was seen no more: because God took him.
Onun suyunu kestiler çünkü o faturayı ödemedi.They cut off his water because he didn't pay the bill.
Onu yemedim çünkü görmedim.I didn't eat it, because I didn't see it.
Cat Stevens'ı severim, çünkü müslüman oldu.I love Cat Stevens because he converted to Islam.
Onu engelledim çünkü davranışı uygunsuzdu.I blocked him because his behavior was not appropriate.
Tanrı'nın kuralları, kan yemeyi yasaklamıştır çünkü canlılara yaşam veren kandır.God's law forbids eating blood, because the life of all flesh is the blood.
Karnım zil çalıyor çünkü kahvaltı yapmadım.I am starving because I didn't have breakfast.
Açlıktan ölüyorum çünkü kahvaltı yapmadım.I am starving because I didn't have breakfast.
Mutluydu çünkü hayali gerçek olmuştu.She was happy because her dream had come true.
Onu severim çünkü dürüst.I like him because he's honest.
Paltosunu çıkardı çünkü artan sıcaklıkta kalın gelmeye başlamıştı.He took off his coat because it was getting too hot to wear it.
Yanına bir şemsiye almalı çünkü hava yağacak gibi.He should take an umbrella because it looks like rain.
Çünkü bu DNA'mızda var.Because it's in our DNA.
Cehennem boş, çünkü bütün şeytanlar burada.Hell is empty, and all the devils are here!
Çünkü onu hak ediyorum.Because I deserve it.
Yoktum, çünkü hastaydım.I didn't appear because I was sick.
Sıkılıyorsun çünkü bilim kurgu sevmiyorsun!You're bored because you don't like science fiction!
Teyzem bu aile fotoğrafında yok çünkü çekildiğinde orada değildi.My aunt is missing from this family photo because she wasn't there when it was taken.
Halam bu aile fotoğrafında yok çünkü çekildiğinde orada değildi.My aunt is missing from this family photo because she wasn't there when it was taken.
"Sıla'nın albümü tuttu çünkü...""Sıla'nın albümü tuttu çünkü..."
Ve zafer bizim olacak çünkü biz 10 kez onlardan fazlayız."And victory shall be ours because we are ten times more than them ."
Çünkü Allah, yaptıklarından sorumlu değildir.Nor is God unmindful of what they do.
"Gizlice Moskova'daydı çünkü Martha oraya gitmesini istemişti."Well, he was there secretly because Martha wanted him to go there.
“ Çünkü bilim için ülkedeki en iyi okul.”...'Because it is the best school for science in the country' ...
Yöneticiler ilk seçeneği seçtiler çünkü daha az masraflıydı.The managers chose the first option because it was less costly.
Çünkü sende yapılan mucizeler Sodomda yapılmış olsaydı, bugüne dek ayakta kalırdı.For if the miracles done among you had been done in Sodom, it would have continued to this day.
Şimdi harekete geçme zamanı, çünkü yarın çok geç olabilir...Now is the time to act, because tomorrow will be too late. ...
Çünkü kıyamet vaktinin depremi müthiş bir şeydir!The earthquake of the Hour is a mighty thing."

İlgili Sayfalar