çünkü ile cümle
çünkü kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
O zaten otuz kadar sayılır, çünkü O, çok umursamadı.She did not mind much, because she had already counted up to thirty.
Mary Lennox o Hindistan'da çok sayıda gül görmüştü çünkü onlar gül biliyordu.Mary Lennox knew they were roses because she had seen a great many roses in India.
Çünkü... politik durum müsait değil.Just because of... the political situation is not stable.
Aslında bir bakıma iyi, çünkü ödülleri kendim için değil başkaları için koydum.No, it does, because I give away the prizes for the poor people, not for me.
Çünkü adet gören kadını... ...kendi evinde tutmak kirlilik sayılıyor.Because we just say it is impure to keep the menstruating woman inside the house.
Ama, ben y'yi kestiği nokta diyeceğim çünkü bu ifadeye alışığız. .But I'll write y-intercept because that's what we're familiar with.
Çünkü elimdeki programda noktalı çizgi çizmek düz çizgi çizmekten daha kolay.I'll draw them as a dotted line. It's easier for me to draw a dotted curve than a straight curve.
Çünkü elde edebileceğimiz bütün kombinasyonları gösterir.Because it shows all of the different possibilties we can do, we can get.
Çünkü artık yüzleşmemiz gerek Hanımlar!Because, let's face it ladies,
Çünkü erkeklerin gözleri var .Because men have eyes.
Bu da mantıklı, çünkü bizim 99'dan biraz daha büyük bir sayımız var.And it should make sense because we have a little over 99.
Çünkü biliyorsun ki ne zaman eğlenmek istesem seni ararım, pislik!Because you know that when I want to have some real fun, I call you... asshole!
Eğer durum bu ise çok zor çünkü insanları ikna etmek gerçekten de zor.So if that's the case, that's difficult, because persuasion is really difficult.
Ve ümitlerim kırıldı, çünkü tekrar başa döndük diye düşündüm.And my heart sank, because I thought, here we are again.
Çünkü bu en azında bize uğraşabileceğimiz bir şey veriyor.Because at least this give us something to work with
Bu oldukça güzel bir problem çünkü elinizde iki şey var .And this is a pretty cool problem, because what it shows you is you have two things
Ve sonra ben, heyecanlanmalı mıyım, bilirsiniz, çünkü belki öylesi daha iyi olur.So then I'm like, should I be nervous, you know, because maybe it's better.
Çünkü, aslında üniversitede ikinci sınıfa gidiyorum.Because, actually, I'm a sophomore at college right now.
Ama bana, "Anne, erkekler hakkında endişelenmene gerek yok çünkü onları sevmiyorum." dedi.But she told me, "Mom, you don't have to worry about boys because I don't like them."
Burada 11 ve 12'ye odaklanıcağım çünkü 11 ve 12 bu iki sayımızın bulunduğu aralıktır.And I am going to focus between 11 and 12 because that's where our two numbers are sitting.
Ama gerçekte dolaylı olarak ödüyorsunuz... ...çünkü başka bir taraf var.But in reality, you're paying implicitly, because there is another side.
Sayfamızı beyazla çizelim, çünkü kağıtlar genel de beyaz renkli olur.Let me draw that in white, since paper tends to be white.
Çünkü sonunda 5x eksi 2x olacak.Because then you'd have 5 x's minus the 2 x's.
Çünkü aslında onlara hizmet vermiyor.Because basically, he doesn't service them.
Bu resmi çektim çünkü, burası İngitere'de açılan ilk kahvehane, 1850 yılında açıldı.I took this picture because this turns out to be the first coffeehouse to open in England in 1650.
Sağlıklı seçenek buydu, çünkü su içilecek kadar güvenli değildi.That was the healthy choice -- right -- because the water wasn't safe to drink.
Çünkü, yaptığımız işten birazcık bile olsa sıkıldığımızda, acı çektiğimizi düşünüyoruz.Because we think that because we are kind of tired of what we do, a little bit tired, we do suffer.
İnsan dediğin merhamettir çünkü beynimiz başka ne içindir ki?The human being is compassion because what is our brain for?
Ve dahası, ben çok şanslıyım çünkü dünya çapında milyonlarca insanla bunu paylaşabiliyorum.And what's more, I'm really lucky, because I get to share that with millions of people worldwide.
Çünkü artık diğerinin horlamasını duyamıyorlardır.You know, because they can't hear the snoring anymore.
Bununla ilgili size daha fazla bir şey söyleyemem çünkü manşeti okuduğum an bıraktım.I can't tell you anymore about that one because I stopped reading it at the headline.
Oradaydım çünkü Avrupa'da büyümüştüm ve sonra Afrika'da çalışmak istiyordum.I was there because I grew up in Europe and I wanted later to work in Africa.
Bu fotoğraflar olağanüstü çünkü geçişler çok hızlı.And these pictures are extraordinary because this transition is very rapid.
Çünkü doğal olarak çok bulunan bir hayvanın soyu tükenmeden önce, sayısı azalır.Because, obviously, an animal that is very abundant, before it gets extinct, it becomes rare.
Bunların sayıları azalır, çünkü onları avlarız.They become rarer because we fish them.
Çünkü daha önce bunun farklı olduğunu bilmiyoruz.Well because they don't know that it was different.
Çünkü korunma alanlarıyla geçmişi yeniden yaratıyoruz.Because with marine protected areas, we actually recreate the past.
Çünkü onlara kaybolan şeyleri anımsattı.Because it evokes something that in a sense has been lost.
Ve bu tip kişilere "geçmiş merkezli" diyeceğiz. Çünkü olmuş şeylere odaklılar.And we're going to call those people "past-oriented," because they focus on what was.
Bu hayvanda onlar yok, çünkü çok yer kaplıyorlar.This animal gets rid of them because they take up too much space.
Çünkü sen benim dostumsun.That's cause you're my friend.
Canlanma hala güzeldir, çünkü burada fazladan size karşı meydan okuma vardır.Arousal is still good because you are over-challenged there.
Kontrol de güzel bir yerdir çünkü orada kendinizi rahat hissedersiniz, ancak çok heyecanlı değil.Control is also a good place to be, because there you feel comfortable, but not very excited.
Çünkü oralarda biyerde hergün karnaval'Cause over there it's carnival everyday
Çünkü her cinayette bayrağı tutacak birini bulacaksın.Because for each murder you'll find someone who will hold the flag.
Çünkü bugün, hepimiz Filistinli'yiz.Because today, we are all Palestinians.
Bu intihal olarak kabul edilir, çünkü çalışmada özgün düşünce yoktur.This is considered plagiarism since there are no original thoughts in the work.
Çünkü fonksiyon, iks 2'ye eşit olduğunda tanımlı değil.We draw a hole because it's not defined at x equals 2.
Çünkü, iks, 2'ye yaklaşırkenki limit, "fe 2"ye eşit olmadı.limit as x approaches 2 of f of x does not equal f of 2.
Çünkü videolarımızı izlemeden ve duymadan programı öğrenemezsiniz.Because you can't learn the program if you're not hear watching our videos.
Çünkü çıkar çatışmalarının kişinin kendisini nasıl etkilediğini görmesi zordur.Because we don't see how conflicts of interest work on us.
Böyle olur çünkü kanınızdaki oksijen konsantrasyonu çok yüksektir.It happens because there's too much concentration of oxygen in your body.
Bir balık delisi olarak gülmem lâzım çünkü ,biliyorsunuz, bize boşuna "balık delisi" demiyorlar.[... 'discovery' can mean finding a guppy with an extra spine in its dorsal fin."]
Çünkü eğer ölmüşseniz, sonrasında gerçekten hiçbir şeyin tadını çıkaramazsınız.Because once you're dead, you really can't enjoy anything after that.
Çünkü eğer bunu bulursanız, bunlar öğrenmeyi sağlayan sinyallerden bazıları olabilir.Because if you could find those, those would be some of the signals that could drive learning.
Bunlarin altini yesille cizecegim, çünkü bence bunlar ne yaptıklarını gerçekten biliyorlar.I'll underlined them in green, because I think they know what they're doing.
Benim için hala güzelsin, çünkü annemsinYou're still beautiful to me, 'cause you're my mom
Çünkü torununun büyüdüđüne bile tanýk olamadýn'Cause you ain't even get to witness your grand babies grow
Çünkü ţimdi bu senin suçun deđil biliyorum, ţaka yapmýyorum'cause now I know it's not your fault, and I'm not making jokes
Çünkü istemediđim tek ţey'cause one thing I never asked was