çünkü ile cümle

çünkü kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Çünkü kiwi sözcüğü Yeni Zelanda ile bağlantılı bir sözcüktür.Kiwi is a colloquial term for the people of New Zealand.
Çünkü Danimarkalılar, Almanlar'a karşı direnmemişti.Amazingly, the Greeks refused to kill the Hungarians.
Pek çok çocuk sokaklarda çalışmaktadır çünkü ailelerinin kazançlarına ihtiyaçları vardır.Many children are not able to attend if their families need to have them work.
Çünkü yetkililer onun iltica talebinde bulunmasından korktular.Besides, I had reason to be grateful for his fearsome reputation.
Ağrısızdır, çünkü bütün sinirler zarar görmüştür.The operation was botched, causing nerve damage.
Çünkü bütün Ankara civarı köyleri Oğuz boylarıyla doludur.And all the boys around the block Go crazy over me.
Çünkü daha gariban, komik giyinişli velilerle konuşmayı fazla istemez.张钧甯为闺蜜2“全裸”陈意涵说的这句话太搞笑了.
Çünkü yazılımın sağlamlılığı, güvenirliliği ve programcıların üretkenliliği önemlidir.Software robustness, durability, and programmer productivity are important.
Takibinde "Dünya" ve "Çünkü" parçalarına klip çekildi.That’s the “for’ and “about” parts of the equation.
Çünkü Batum jeopolitik öneminden dolayı İngiltere tarafından işgal edilmişti.Bates was capped by England at youth level.
Bu yöntem çok sık kullanılmaz çünkü siyahın bu hamleye ciddi karşı çıkışları vardır.It is not considered wholly sound, since Black has several viable options.
Çünkü bütün dünya demokrasiye doğru gidiyor” diyordu.Because the world is moving towards that direction."
Çünkü tembellik bir günahtır.Masala dosa is stuffed dosa.
Tavuk eti ve koyun eti, dana etinden daha sık kullanılmaktadır, çünkü dana eti pahalıdır.Chicken, goat, and lamb are eaten more often than beef, which is expensive.
Çünkü bu krizin yakın zamanda azalacağını umuyordu.He was hopeful that this would end fairly soon.
Çünkü o olaya polis karışmıştır.This confuses the police.
Çünkü haramdır dediğimde bazı sahabeleri fasıklıkla suçlamış olurum.Even as I speak to you I may be guilty of what some men call treason.
Çünkü yaşadığı ortam genellikle bulanıktır ve görüş alanları bu sebeple gelişmemiştir.Because their aquatic environment is often turbid, their vision is not as well developed.
Daha fazlasını beklemem çünkü beklediğimle kalırım.I don't expect any more because then I'll be left unsatisfied with my expectations.
Çünkü bu değer 5'ten küçük değildir (| nin solu sıfır değerini verir).1 bonus point for losing by 5 points (or fewer).
Çünkü bu söz Tanrı'ya karşı verilmiştir.I mean, this is a defiance of God.
Çünkü, Kuran'ın namaz şartı örtünmek değildir, abdest ve kıbleye yönelmektir.The psalm itself is not a prayer of repentance, but a confession of sin is consummated.
Çünkü, kendi ağabeyinin bile kendisine güveni kalmamıştır.The names of his siblings, if he had any, are unknown.
Marenka mutsuzdur, çünkü ailesi onu hiç tanımadığı bir erkele evlendirmek istemektedir.Mařenka is unhappy because her parents want her to marry someone she has never met.
Çünkü demokratik taleplerle ortaya çıkmıştı.It was established on public demand.
Çünkü her ikisi de tamamen suda erimektedirler.Both are supposed to be extra powerful in water.
Çünkü yat sabote edilmiştir.The air compressor has been sabotaged.
Burası yalan çünkü her şey devlet imkânıyla yapıldı.All I can say is that everything was done with government approval.
Çünkü bu önceki şarkılar kadar güçlü değildi.These songs just weren’t as good as the other songs.
31 Çünkü yaş ağaca böyle yaparlarsa, kuruya neler olacaktır?”For if they do these things when the wood is green, what will happen when it is dry?"
Çünkü araç bazı kazalarda yoldan çıkarak devrilmişti.Unfortunately, the road was plagued with accidents.
Çünkü kendilerini güçlü oldukları için özel saymaktadırlar.The actions are noted for being extremely strong.
Çünkü o profesyonel bir eski hırsız.He is a former professional golfer.
"Bilimi seçtim çünkü heyecan orada gibi görünüyordu.""I always wanted to because it seemed like a lot of fun.
Çünkü onun rahminde oluşan, Kutsal Ruhtandır" dedi.Because she saw through the Holy Spirit".
Bunları anlatmıyorum çünkü hangisinin doğru olduğu henüz belli değil.That's all I can say at this point because we don't know exactly what happened.
Çünkü Avrupa çapında yeni bir savaş istemiyorlardı.They didn't want to fight another Korean War in Vietnam.
Çünkü; enerji nesneler üzerinde iş yapabilme yeteneği olarak tanımlanır.Energy is often defined as the ability to do work.
Ben bir hain ya da soytarı olamam, çünkü Marksistim”.You don't catch hell 'cause you're a Methodist or Baptist.
Çünkü öyle olmuş olsaydı bu hadislerin içeriğinin yanlış olması gerekirdi.Had they been, this event would have had catastrophic consequences.
Çünkü biz sadece sizin öğretilerinizden yazılarınıza kar eden öğrencileriniziz.Because we are all your pupils though profiting only by your teachings through your writings.
Çünkü dans etmeyi arzulamaktadır.Finally, he wants to dance.
Fakat orada hiç hoş bir manzarayla karşılaşır çünkü çocukları evliliklerinde mutsuzdur.But their happiness will face various obstacles, since they are both stuck in failed marriages.
Kafile savaşamaz çünkü silahları yoktur.They cannot leave the shop, as they have no souls.
28 Çünkü RAB doğruyu sever, Sadık kullarını terk etmez.Psalms 37:28: For the LORD loves justice; he will not forsake his saints.
Çünkü her anın ayrı bir hissi var.Each provides a different feel.
Çünkü durakları aklında tutamıyordu.He could not understand the longings of her heart.
Büyük bir şoktu, çünkü onu 6 yıldır hiç görmemiştim.His appearance is a shock to them, since neither has ever seen anyone over the age of thirty.
Robin bunun farkındadır çünkü yaralanmıştır.She renounced because is injured.
Çünkü Thomas yönetmek için doğmuştur.Peter was born to fly.
Çünkü kimse beni izlemiyor.No one follows him.
Çünkü sandıktan çıkan sonuçla Gürsel'in seçilmesi zor görünüyordu.But it was easy to see how the wreck had occurred.
Zülfikar Ağa'da, Kaplan Paşa'ya düşmandır çünkü kardeşini öldürmüştür.Tie Mole sees her as a hated enemy because she killed his godfather.
Çünkü Kuzu, rablerin Rabbi, kralların Kralı'dır.God Almighty, King of nations.
Çünkü yaptığımız müzik rock’n roll.”"Historia de la Musica Rock".
Çünkü tabii arka bahçesini kaybetmişti.It was in our back yard.
Pharmakon sözcüğü ise bir açmazdır, çünkü sözcük hem ilaç hem de zehir anlamına gelmektedir.The Greek word pharmakon poses a quandary for translators: it is both a remedy and a poison.
Çünkü Fransız savunma hattı güçlüydü.The French military position was difficult.
Çünkü Osmanlıların birçok birliği henüz Raab nehrinin karşı yakasına geçmemişti.Many of the railroad's employees were not ready to give up on South Carver.
Çünkü 1194'te Itza'ların Chichén Itzá’yı terk ettikleri görülür.In 1194, the Itza for the second time abandoned Chichén Itzá to settle in the Petén.

İlgili Sayfalar