çözme ile cümle

çözme kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
13
ORT. KELİME
Ben de bir şekilde bunu çözmeye karar verdim, gidip bir spor salonuna yazıldım.그래서 그것을 파악하고 정리하기로 했어. 그래서 헬스장에 등록했지."
Ben de bir şekilde bunu çözmeye karar verdim, gidip bir spor salonuna yazıldım.M-am hotărât să-mi vin în fire şi să rezolv problema. Aşa că mi-am făcut abonament la sală."
Ben de bir şekilde bunu çözmeye karar verdim, gidip bir spor salonuna yazıldım.Por eso decidí tomar el control y hacer algo. Me anoté en el gimnasio".
Ben de bir şekilde bunu çözmeye karar verdim, gidip bir spor salonuna yazıldım.Så jag har bestämt mig för att skärpa mig och reda ut det.
Ben de bir şekilde bunu çözmeye karar verdim, gidip bir spor salonuna yazıldım.Tak jsem se rozhodla převzít opratě a vyřešit to.
Ben de bir şekilde bunu çözmeye karar verdim, gidip bir spor salonuna yazıldım.Tako sem se odločila, da zagrabim in uredim stvari. Vpisala sem se na vadbo."
Ben de bir şekilde bunu çözmeye karar verdim, gidip bir spor salonuna yazıldım.Tak som sa rozhodla s tým niečo spraviť a vyriešiť to. Zapísala som sa v telocvični."
Ben de bir şekilde bunu çözmeye karar verdim, gidip bir spor salonuna yazıldım.Zdecydowałam się zrobić z tym porządek. Zapisałam się na siłownię".
Ben de bir şekilde bunu çözmeye karar verdim, gidip bir spor salonuna yazıldım.Έτσι αποφάσισα να το διορθώσω και να την ξεκαθαρίσω. Και γράφηκα στο γυμναστήριο."
Ben de bir şekilde bunu çözmeye karar verdim, gidip bir spor salonuna yazıldım.Така че аз реших да се овладея и да намеря разрешение.
Ben de bir şekilde bunu çözmeye karar verdim, gidip bir spor salonuna yazıldım.Так что я решила взяться за это всерьез и во всем разобраться. И записалась в тренажерный зал".
Ben de bir şekilde bunu çözmeye karar verdim, gidip bir spor salonuna yazıldım.Тож я вирішила серйозно взятись і розібратись з цим. І записалась в тренажерниу залу".
Ben de bir şekilde bunu çözmeye karar verdim, gidip bir spor salonuna yazıldım.אז החלטתי לקחת את עצמי בידים ולפתור את הבעיה. אז הצטרפתי לחדר כושר."
Ben de bir şekilde bunu çözmeye karar verdim, gidip bir spor salonuna yazıldım.لهذا قد قررت انا أقبض و أرتب هذا الامر. ولذلك التحقت بصالة الالعاب الرياضية
Ben de bir şekilde bunu çözmeye karar verdim, gidip bir spor salonuna yazıldım.ジムに通うことにしたわ (笑い)
Ben de endişeliyim.. ama oldu bir kere, şimdi bırak da kendisi çözmeye çalışsınAku juga khawatir, tapi sejak ini terjadi, Ibu harus biarkan dia untuk menyelesaikan masalahnya sendiri.
Ben de endişeliyim.. ama oldu bir kere, şimdi bırak da kendisi çözmeye çalışsınCon cũng lo lắng. Nhưng chuyện đã vậy rồi, mẹ nên để cô ấy tự giải quyết.
Ben de endişeliyim.. ama oldu bir kere, şimdi bırak da kendisi çözmeye çalışsınIch bin auch besorgt. da es jetzt passiert ist,sollten wir es dabeibelassen und es sie selber lösen lassen.
Ben de endişeliyim.. ama oldu bir kere, şimdi bırak da kendisi çözmeye çalışsınIk ben ook bezorgd, maar sinds het gebeurd is, U zou haar dit zelf moeten laten oplossen.
Ben de endişeliyim.. ama oldu bir kere, şimdi bırak da kendisi çözmeye çalışsınJAg är orolig också. Men i och med det har hänt, så borde du lämna henne för sig själv å lösa detta.
Ben de endişeliyim.. ama oldu bir kere, şimdi bırak da kendisi çözmeye çalışsınJe suis inquiet aussi, mais vu les évenements, tu devrais la laisser se débrouiller toute seule.
Ben de endişeliyim.. ama oldu bir kere, şimdi bırak da kendisi çözmeye çalışsın저 도 걱정되요. 하지만 일이 이렇게 된거, 혼자서 해결해 보게
Ben de endişeliyim.. ama oldu bir kere, şimdi bırak da kendisi çözmeye çalışsınSi eu imi fac griji, dar daca s-a intamplat asa, ar trebui sa o lasi sa isi dea singura seama.
Ben de endişeliyim.. ama oldu bir kere, şimdi bırak da kendisi çözmeye çalışsınSono preoccupato anch'io, ma visto che è successo, dovresti lasciarle risolvere il problema da sola.
Ben de endişeliyim.. ama oldu bir kere, şimdi bırak da kendisi çözmeye çalışsınTeź się martwię, ale skoro już tak się stało, powinnaś ją zostawić, by sama to przemyślała.
Ben de endişeliyim.. ama oldu bir kere, şimdi bırak da kendisi çözmeye çalışsınTudi mene skrbi, ker pa se je to zgodilo, ji dovoli, da to reši sama.
Ben de endişeliyim.. ama oldu bir kere, şimdi bırak da kendisi çözmeye çalışsınΚι εγώ ανησυχώ, αλλά αφού συνέβη, θα πρέπει να την αφήσεις να βρει τη λύση μόνη της.
Ben de endişeliyim.. ama oldu bir kere, şimdi bırak da kendisi çözmeye çalışsınЯ тоже беспокоюсь. Но, так как это произошло, тебе следует оставить ее в одиночестве.
Ben de endişeliyim.. ama oldu bir kere, şimdi bırak da kendisi çözmeye çalışsınانا قلق ايضا لكن نظرا لأنه حدث ، يجب تركها من أجل حل هذا بنفسها
Ben de endişeliyim.. ama oldu bir kere, şimdi bırak da kendisi çözmeye çalışsınでも 起こったことを 自分で解決させてみようと思うんだ それがハニにとって良いことだから
Benden sonra gelen Odur. Ben Onun çarığının bağını çözmeye bile layık değilim.››aquele que vem depois de mim, de quem eu não sou digno de desatar a correia da alparca.
Benden sonra gelen Odur. Ben Onun çarığının bağını çözmeye bile layık değilim.››Ấy là Ðấng đến sau ta, ta chẳng đáng mở dây giày Ngài.
Benden sonra gelen Odur. Ben Onun çarığının bağını çözmeye bile layık değilim.››Ấy_là Ðấng đến sau ta , ta chẳng đáng mở dây giày Ngài .
Benden sonra gelen Odur. Ben Onun çarığının bağını çözmeye bile layık değilim.››Él es el que viene después de mí, de quien yo no soy digno de desatar la correa del calzado
Benden sonra gelen Odur. Ben Onun çarığının bağını çözmeye bile layık değilim.››Hän on se, joka tulee minun jälkeeni ja jonka kengänpaulaa minä en ole arvollinen päästämään."
Benden sonra gelen Odur. Ben Onun çarığının bağını çözmeye bile layık değilim.››han som kommer efter mig, han hvis skorem jeg ikke er verdig til å løse.
Benden sonra gelen Odur. Ben Onun çarığının bağını çözmeye bile layık değilim.››han som kommer efter mig, hvis Skotvinge jeg ikke er værdig at løse."
Benden sonra gelen Odur. Ben Onun çarığının bağını çözmeye bile layık değilim.››han som kommer efter mig, vilkens skorem jag icke är värdig att upplösa.»
Benden sonra gelen Odur. Ben Onun çarığının bağını çözmeye bile layık değilim.››Hij zal na mij prediken; Hij is zo belangrijk dat ik het zelfs niet waard ben om Zijn schoenen vast te maken."
Benden sonra gelen Odur. Ben Onun çarığının bağını çözmeye bile layık değilim.››Ia datang lebih kemudian dari saya, tetapi untuk membuka tali sepatu-Nya pun saya tidak layak.
Benden sonra gelen Odur. Ben Onun çarığının bağını çözmeye bile layık değilim.››je ne suis pas digne de délier la courroie de ses souliers.
Benden sonra gelen Odur. Ben Onun çarığının bağını çözmeye bile layık değilim.››곧 내 뒤에 오시는 그이라 나는 그의 신들메 풀기도 감당치 못하겠노라 하더라
Benden sonra gelen Odur. Ben Onun çarığının bağını çözmeye bile layık değilim.››Õ az, a ki utánam jõ, a ki elõttem lett, a kinek én nem vagyok méltó, hogy saruja szíjját megoldjam.
Benden sonra gelen Odur. Ben Onun çarığının bağını çözmeye bile layık değilim.››on, ki gre za menoj, ki mu jaz nisem vreden odvezati jermena na obuvalu njegovem.
Benden sonra gelen Odur. Ben Onun çarığının bağını çözmeye bile layık değilim.››Ten ačkoli po mně přišel, však předšel mne, u jehožto obuvi já nejsem hoden rozvázati řeménka.
Benden sonra gelen Odur. Ben Onun çarığının bağını çözmeye bile layık değilim.››to je ten, ktorý prichádza po mne a predišiel ma, ktorému som ja nie hoden rozviazať remienok na jeho obuvi.
Benden sonra gelen Odur. Ben Onun çarığının bağını çözmeye bile layık değilim.››uno che viene dopo di me, al quale io non son degno di sciogliere il legaccio del sandalo»
Benden sonra gelen Odur. Ben Onun çarığının bağını çözmeye bile layık değilim.››Он-то Идущий за мною, но Который стал впереди меня. Я недостоин развязать ремень у обуви Его.
Benden sonra gelen Odur. Ben Onun çarığının bağını çözmeye bile layık değilim.››се за мною Грядущий, що поперед мене був; котрому я недостоєя розвязати ременя обувя Його.
Benden sonra gelen Odur. Ben Onun çarığının bağını çözmeye bile layık değilim.››Това стана във Витавара, отвъд Йордан, дето Иоан кръщаваше.
Benden sonra gelen Odur. Ben Onun çarığının bağını çözmeye bile layık değilim.››הוא הבא אחרי אשר היה לפני ואני נקלתי מהתיר שרוך נעליו׃
Benden sonra gelen Odur. Ben Onun çarığının bağını çözmeye bile layık değilim.››هو الذي يأتي بعدي الذي صار قدامي الذي لست بمستحق ان احل سيور حذائه.
Benden sonra gelen Odur. Ben Onun çarığının bağını çözmeye bile layık değilim.››就 是 那 在 我 以 後 來 的 、 我 給 他 解 鞋 帶 、 也 不 配
Benden sonra gelen Odur. Ben Onun çarığının bağını çözmeye bile layık değilim.››就是 那 在 我 以 後來 的 、 我給 他 解 鞋帶 、 也 不配
Ben de son 45 yılın araştırmalarına bakarak aşkın ne olduğunu çözmeye çalıştım - sadece psikolojik çalışmalar.저는 로맨틱한 사랑을 이해하기 위한 연구를 시작했습니다. 지난 45년간의 연구들을 훑어보았습니다-심리학적인 연구들만이요.
Ben de son 45 yılın araştırmalarına bakarak aşkın ne olduğunu çözmeye çalıştım - sadece psikolojik çalışmalar.Próbowałam zrozumieć romantyczną miłość analizując ostatnie 45 lat badań psychologicznych.
Ben de son 45 yılın araştırmalarına bakarak aşkın ne olduğunu çözmeye çalıştım - sadece psikolojik çalışmalar.התחלתי בניסיון להבין מהי אהבה רומנטית על ידי התבוננות ב 45 השנים האחרונות במחקר - רק בפסיכולוגיה,
Ben de son 45 yılın araştırmalarına bakarak aşkın ne olduğunu çözmeye çalıştım - sadece psikolojik çalışmalar.恋愛とは何かを理解する試みからこの研究に着手しました 人が恋に落ちると非常に特殊な事が起こるということがわかりました
Ben de son 45 yılın araştırmalarına bakarak aşkın ne olduğunu çözmeye çalıştım - sadece psikolojik çalışmalar.我開始嘗試了解浪漫愛情係乜嘢 睇翻過去45年以來嘅研究 - 淨係關於心理學嘅研究
Beni direğe bağla. Sana yalvarıp yakaracağım. ama ne söylersem söyleyeyim beni çözmeyeceksin.I binder mig til masten og jeg vil tigge og bede.

İlgili Sayfalar