çözme ile cümle
çözme kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Meseleyi diplomasi yoluyla çözmek için Tangut kralına elçi gönderildi.他们要求英皇采取外交措施来达到这个目的。
Yalnızca konuşmayı çözmek bile saniyede yaklaşık 60 bit bilgiye karşılık gelmektedir.人们用英语谈话时的交流訊息大约是60比特/秒。
Fark denklemleri genellikle diferansiyel denklemleri çözmede kullanılan yöntemlerden beslenmektedir.通常,我们需要使用一些方法来评价拟合的好坏。
Eski Yunanlardan beri matematikçiler tüm bu problemleri çözmek için boşuna uğraştı.고대 그리스 시대 이래, 많은 수학자들이 이 문제들을 풀기 위해 헛되이 시도했었다.
Ana anahtarın şifresini çözmek için gereken anahtara "kullanıcı anahtarı" denir.마스터 키를 해독하기(풀기) 위해 필요한 키는 "사용자 키"(user key)라고 불린다.
Bu sorunu çözmek için 1825 yılında bir kongre toplandı.이 문제를 해결하기 위해 1836년 회담이 소집되었다.
Bu durumda IA-32 buyruklarını çözmek oldukça zahmetli bir iş haline dönüşmektedir.이것은 IA-32 명령어들을 아이테니엄 명령어 집합으로 동적으로 변환을 해주게 된다.
İlk önce mayetik alanı çözmemiz gerekiyor.대수적 곡면을 최초로 분류하였다.
Bu yerine koyma, tersine çevrilebilirliği (dolayısıyla şifre çözme) sağlamak için bire bir olmalıdır.부디 선문(禪門)을 수호하고 종지(宗旨)를 무너뜨리지 말아 불조(佛祖)의 은혜를 갚도록 하라.”고 당부한 뒤 앉은 채로 입적하였다.
Ayakkabının ayaktan çıkarılacağı zaman önce kilidi çözmek gerekir.코트 밖으로 양 발이 나가게 되면 장외반칙이 주어진다.
Bu sorunu çözmek için de çeşitli adaptasyonlar geliştirilmiştir.그 점을 해결하기 위해 나온 별매 어댑터.
İlk olarak 150 gün içerisinde sığınağınızın su sorunu çözmek için görevler üstleniyorsunuz.처음에 플레이어에게는 볼트의 물 공급이 바닥날 때까지 150일의 기한이 주어진다.
1942 yılında bu sorunu çözmek için kısmen daha hafif ve daha hızlı KV-1S tankları geliştirildi.1942년 이문제는 가벼워지고 기동성이 향상된 KV-1S의 등장으로 부분적으로 해결되었다.
İkincisi, açı β bizim araçların çözme gücünü güçleştirecektir.박차는 다리부조를 보강하는 역할을 한다.
Hodgkin, 35 yıllık bir çalışmanın ardından 1969'da insülinin yapısını çözmeyi başarmıştır.35년간의 연구 결과, 1969년에 호지킨은 인슐린의 구조를 해독할 수 있었다.
Fizik ve mühendislikte epey faydalı olan formül takımlarından ve problem çözme tekniklerini kapsamaktadır.공학과 물리 분야에서 유용하게 사용할 수 있는 다양한 공식과 문제 풀이 방법으로 구성되어 있다.
Bu sınavda ilk kez problem çözme de test edilmiştir.이번 사건을 통해 처음으로 법정의 검사석에 서게 되었다.
Apple bu sorunu çözmek için bilgi tabanlı makale yayınladı.애플은 이 문제를 해결하는 기술 지원 문서를 등록했다.
Tamamlama sorununu çözmek için kapalı metin çalma yöntemi önerilmiştir.작업 산출물 시정 조치 계획 하위 실행 식별된 이슈를 해결하기 위한 적절한 방법을 결정하고 문서화 한다.
Yalnızca konuşmayı çözmek bile saniyede yaklaşık 60 bit bilgiye karşılık gelmektedir.정해진 것은 아니지만 대략 매달 60개 판례 정도를 공보한다.
Bir W3C üyesi olan Manu Sporny, EME’nin çözmesi gerektiği problemi çözmeyeceğini söylemiştir.מנו ספורני, חבר ב-W3C, אמר שה-EME לא יפתור את הבעיות אותן הוא מתכוון לפתור.
Granülosit transfüzyonu problemi çözmekte yardımcı olabilir.עירוי של גרנולוציטים יכול להיות פתרון לבעיה.
Hataları tespit etmek ve çözmek.להבין ולמצוא פתרונות.
Lefty ise sorunu tek başına çözmek istiyodur.אטצל מחליט לחקור את הפרשה בעצמו.
Şifrelimetini çözmek için özel anahtarlar gerekir.במקרים אלה יש צורך במכונות מיוחדות על מנת לפרוץ את הצופן.
Ancak konsil kararı kargaşalığı çözmek bir yana daha da büyütür.אף על פי כן, ההתערבות הצבאית רק מחריפה את המצב.
Uluslar bu ilanı yaparak dünyanın sorunlarını çözme yolunda başarılı olduklarını iddia etmiş olacaklar.הם חשבו כי באמצעות האמנות ניתן יהיה לפתור את הבעיות של העולם.
Matematiksel problemleri bilgisayarda sayısal olarak çözmek bilimsel hesaplamadır.בתורת הסיבוכיות ממדלים בצורה מתמטית פתרון של בעיות מתחום מדעי המחשב.
Genelde bu eşitlik, lineer problemleri çözmek için kullanılır.Това уравнение се използва основно за решаване на линейни задачи.
Çoğu zaman Mordecai ve Rigby'e yardım eder ve bir sorunları olduğu zaman çözmeye çalışır.Също така е много мъдър и с голям опит и често помага на Мордекай и Ригби, когато забъркат някоя каша.
1849 yılında Macaristan mültecileri olayını çözmek için görevlendirildi.През 1849 г. участва в потушаването на Унгарската революция.
Bu araştırmacıların uzun zamandır çözmeye çalıştıkları bir problemdi.Продължителността на този полет поставя много проблеми за решаване от изследователите.
Ülkenin su sorununu çözmek için çeşitli çalışmalar yapılmıştır.Разработени са много различни планове за спасяване на езерото.
İkinci uçak sorunları çözmek için muazzam bir modifikasyon sürecindeydi.Силно модифицираният втори самолет е забавен, за да се направи опит да се решат проблемите от предходния.
Bu eylemler, durumu devlet lehine çözmek için askerî bir plan olarak tasarlanmıştır.To djelovanje je vojni plan kako razriješiti nastalu situaciju u korist države.
Bu çevirmenin çözmesi gereken bir ikilem olmaktadır.Stroj potpomaže osobi koja prevodi.
Kendileri çok iyi bir araştırmacılardır ve her gizemi çözmektedirler.To su komplicirane kontrole i nespretno riješen inventorij.
Problem Çözme Teknikleri.Technici problém vyriešili.
Hataları tespit etmek ve çözmek.Je ťažké nájsť a odstrániť chybu.
Kasaba halkı bu sorunu Çanak Anten alarak çözme yoluna gitmektedir.Mesto sa toto hanebné renomé snaží prekonať.
İki kral mektup alış verişi yaptı fakat bu hiçbir şeyi çözmedi.Medzi oboma kráľmi sa začala vojna, avšak jednoznačné rozhodnutie nepriniesla.
Kaçırmanın amacı ağır bir fidye alarak örgütün maddi sıkıntısını çözmekti.Stresová odpoveď má slúžiť k riešeniu situácie mobilizovaním všetkých síl organizmu.
Bu durumda IA-32 buyruklarını çözmek oldukça zahmetli bir iş haline dönüşmektedir.Ma-ru sa zmení na úplne iného človeka.
Ölçü birimlerini doğru seçme problem çözme araştırmalarına yardımcı olabilir.Správny výber jednotiek môže vedcom pomôcť pri riešení konkrétnych problémov.
Rechenberg, karmaşık mühendislik problemlerini çözmek için evrim stratejileri kullanmıştır.Rechenberg je uporabljal evolucijske strategije za reševanje kompleksnih problemov v inženirstvu.
Karar verme, tatmin edici bir çözümle sonuçlanan bir problem çözme işlemi olarak görülebilir.Odločanje lahko razumemo kot aktivnost reševanja problemov, ki se konča z rešitvijo, ki prinaša zadovoljstvo.
Kavila gittikce küçülen kaygan bir şekilde değilse çözmesi sorun olabilir.Kajti če volka nič ne ustavi ga bo morda to.
Kelso artık olayı çözmeye çalışacaktır.V tem času bi Mussolini skušal preučiti, kaj se da narediti za rešitev problema.
1849 yılında Macaristan mültecileri olayını çözmek için görevlendirildi.Leta 1849 je sodeloval v zatrtju madžarskega upora proti Avstrijcem.
Ölçü birimlerini doğru seçme problem çözme araştırmalarına yardımcı olabilir.Patikrinkite, galbūt jūsų uždavinys išsispręs standartų pagalba!
Eğer işlem kodunun uzunluğu sabit ise, çözme işlemi çok daha kolay olur.Kuo paprastesnis kodas, tuo didesnė tikimybė, kad jis gerai veiks.
Ülkeler, olası tüm ihtilafları Lahey'deki Uluslararası Adalet Divanı'na çözme konusunda anlaştılar.Polibijui buvo patikėta spręsti iškylančius prieštaravimus Achajos teisme.
Bogomolny denklemlerini çözmenin iki yolu vardır.Bogomolny võrrandite lahendamiseks on 2 võimalust.
Ayakkabının ayaktan çıkarılacağı zaman önce kilidi çözmek gerekir.Saapad tuleb enne jalgapanekut tühjaks raputada.
Ancak bu konuyu anlaşma yoluyla çözmek çok güç olacaktır.”Sellel kujul ei ole seda vastuolu väga raske lahendada..."
Aksi halde, verimli bir çözme işlemi gerçekleşemez.Vastasel juhul ei ole efektiivne juhtimine võimalik.
Kiremit çözme ve Mod 5 gibi her karo ayrı ayrı kaydırılır olabilir.Kivide dekoodimine on nagu Töörežiim 5, ja iga kivi saab individuaalselt liigutada.
Problem çözme, hedefe yönelik (goal-directed) davranıştır.Seonduvaks juhtimiskontseptsiooniks on tulemusjuhtimine (Management by Objectives).
Matematiksel problemleri bilgisayarda sayısal olarak çözmek bilimsel hesaplamadır.Töötõenduse aluseks on raskete matemaatiliste probleemide lahendamine kasutades selleks arvutiriistvara.
Hataları tespit etmek ve çözmek.Eksimustest õpitakse ja neid ei varjata.