Tuzlarının çözeltileri mavi floresans gösterir.Roztwory pirenu wykazują niebieską fluorescensję.
Doymuş alkali çözeltileri cilt yüzeyini aşındırır.Małżowiny uszne słoniowatych powiększają powierzchnię ciała.
Bu tür çözeltiler elektrik akımını iletmezler.Łączniki takie nie są zabezpieczeniami elektrycznymi.
Çözelti olarak veya bir filtre kağıdına emdirilerek kullanılır.Są oferowane w całości lub w postaci filetów.
Bu tuzların çözeltileri sarı-yeşil bir floresansa sahiptir.Zadnie Jatki mają bogatą florę.
Ayrı bir çözelti şeklindedir.Ma wygląd pojedynczej kreski o powyginanym kształcie.
Gerekliyse, seyreltik çözelti kullanılarak epinefrin damara (intravenöz enjeksiyon) enjekte edilebilir.Vid behov kan adrenalin även injiceras i en ven (intravenös injektion) i form av en utspädd lösning.
Sudaki çözeltisi zayıf asittir.I vattenlösning är den en svag bas.
Hafif ya da orta derecedeki vakalar için bu genellikle oral rehidratasyon çözeltisi ile gerçekleştirilebilir.I milda eller medelsvåra fall uppnår man detta vanligen genom vätskeersättning.
Liç sonucunda metal ile birlikte, cevherde varolan diğer metaller de çözeltiye alınmış olabilir.Vi vet fortfarande lite om hur metaller lyckas binda sig med andra metaller i vakuum.
Arrhenius'un açıklamasına göre tuzlar, çözelti oluşturduklarında, yüklü parçacıklara parçalanıyorlardı.Arrhenius teori innebär att salter sönderdelades i enklare beståndsdelar, joner, när de löses i vatten.
Vagus siniri, tuzlu çözeltiye bir şey ekliyordu.Sidfläsket rimmas genom att en saltlake injiceras.
Çeşitli anti yansıtma çözeltiler Bu problemi düzeltmek için kullanılmıştır.Nästan all modern antireflexbehandling görs på detta sätt.
Bir alkali çözeltisi, gösterge ilave edilerek tespit edilebilir.Resultatet är ett test på halten av en given alkalijon.
Bu malzemeleri içeren çözeltiler de derişimine göre ısınır.Dessutom är värmeslingor under marken ett krav.
Klor sanayide çoğunlukla doymuş tuz çözeltisinin elektrolizi yoluyla üretilir.Трапляється майже завжди в електролізі розтоплених солей.
Bunun sebebi birçok çözeltiyi çözebilmesidir.Вважається, що він може зцілити від багатьох недуг.
Savaştan sonra altını asitli çözelti içerisinden çıkardı.В останні дні війни золото вивезли в невідомому напрямку.
Bu tür çözeltiler elektrik akımını iletmezler.Такі телефони не функціонують без електрики.
Çözelti ne kadar bazsa mavi rengine yaklaşır."Наприклад, при зменшенні насиченості синій колір наближається до сірого.
1886'da, seyreltik çözeltilerle gazlar arasındaki benzerliği kanıtladı.V roce 1886 dokázal podobnost mezi chováním zředěných roztoků a plynů.
İkinci olarak, ayrışan madde miktarı çözeltiden geçen elektrik miktarına doğrudan bağımlıydı.Za druhé, korelační energie je velmi závislá na použité bázi.
Örneğin çözeltiyi ısıtmak bu yollardan biridir.Dálkové vytápění je jeden ze způsobů vytápění.
Çözelti huniye dökülür.Pozor, rozbitá lavička.
Glisin çözelti halinde zwitter iyon halinde bulunur.V Bad Ischlu jsou solné lázně.
Bunun üzerine her tarafının çözelti içinde kalmasına dikkat edilerek gümüş eşya yerleştirilir.Každé sedlo, na němž by seděl ten, kdož má tok semene, nečisté bude.
Bu çözeltiye formalin denir.Vzdělávání v tomto smyslu se nazývá formální.
Bu çözeltiye formalin denir.Ceea ce este denumit prin simbol se formalizează.
Sonuçta elde edilen çözeltinin asitliği %1 civarındadır.Printre efectele secundare care au fost intr-un procent de ca.
Hidroklorik asit, kütlece 38% oranında HCl içeren çözeltiler içinde elde edilir.Acidul clorhidric este obținut ca soluții de concentrație 38% HCl.
Karbon östenit içinde katı çözelti olarak kalmaya meyillidir.Acest lucru a făcut ca în container să rămână numai gheața carbonică solidă.
Bir alkali çözeltisi, gösterge ilave edilerek tespit edilebilir.Az egyik hengerre profilhüvely húzható fel.
Karbon östenit içinde katı çözelti olarak kalmaya meyillidir.A leválasztott szén-dioxodot biztonságos módon tárolni kell.
Formaldehitin %40’lık sulu çözeltisine formalin adı verilir.A formalin 10%-os formáját használják tartósításra.
Suda az çözünüp sarı bir çözelti oluşturur.Jodi liukenee hieman veteen muodostaen keltaisen liuoksen.
Çözelti ne kadar bazsa mavi rengine yaklaşır."Väritykseltään se on lähes kauttaaltaan harmahtavan sininen.
Sudaki çözeltisi zayıf asittir.Toisaalta tunkeutuminen veteen on heikkoa.
Hidroklorik asit, kütlece 38% oranında HCl içeren çözeltiler içinde elde edilir.Το υδροχλωρικό οξύ παράγεται σε διαλύματα μέχρι και 38 % σε HCl.
1886'da, seyreltik çözeltilerle gazlar arasındaki benzerliği kanıtladı.Το 1886 έδειξε ότι υπάρχει μία ομοιότητα ανάμεσα στη συμπεριφορά των αραιών διαλυμάτων και των αερίων.
Amonyum klorür çözeltileri hafif asidiktir.Τα (υδατικά) διαλύματα χλωριούχου αμμωνίου είναι ελαφρώς όξινα.
Örneğin çözeltiyi ısıtmak bu yollardan biridir.Η έκλυση θερμότητας κατά τη διάρκεια τέτοιων φαινομένων έχει ως αποτέλεσμα την επέκτασή της.
Bu çözeltiye formalin denir.En vandig opløsning kaldes formalin.
Çözelti karışımı damıtmayı sürdürerek, %96'dan daha saf etanol elde edilmesi mümkün değildir.Ved almindelig destillation kan maksimalt opnås en ethanolprocent på 96%.
11.4 pH seviyesinde mavi, 13.0 pH seviyesinde ise çözeltiye sarı renk verir.Den er blå ved pH 11,4 og gult ved 13,0.
Çözelti ne kadar bazsa mavi rengine yaklaşır."Ved vingeroten utbrer et lite blå-grønt farge felt seg.
Bu da çözeltideki hidrojen derişimini artırır.Det øker likevel hardheten i stålet.
Hidrojen iyonları çözeltiyi asidik yapar.Hydrogen kan bidra til å gjøre stålet sprøtt.
Seyreltik asetik asit zararsızdır, ama daha kuvvetli çözeltileri insan ve hayvanlar için zararlıdır.Bittet er nemlig mildt giftig, men ufarlig for mennesker og andre større dyr.
Hidroklorik asit, kütlece 38% oranında HCl içeren çözeltiler içinde elde edilir.Asam klorida diproduksi dalam bentuk larutan 38% HCl (pekat).
Hafif ya da orta derecedeki vakalar için bu genellikle oral rehidratasyon çözeltisi ile gerçekleştirilebilir.Untuk kasus ringan atau sedang, ini bisa dilakukan melalui pemberian larutan rehidrasi oral.
Amonyum klorür çözeltileri hafif asidiktir.Larutan amonium klorida bersifat asam lemah.
Bu tür çözeltiler elektrik akımını iletmezler.Kebanyakan insinerator jenis ini juga tidak menghasilkan energi listrik.
Sudaki çözeltisi zayıf asittir.Tampak bahwa air terionisasi lemah.
Bu şekerler bakır(II) tuzlarının bazik çözeltilerini, kıpkırmızı bir Cu2O çökeltisini vererek, indirger.Gula ini mereduksi garam tembaga(II) dalam larutan basa, menghasilkan endapan Cu2O yang berwarna merah terang.
Molarite, bir litre çözeltide çözünmüş halde bulunan maddenin mol sayısı.Molaritas suatu larutan menyatakan jumlah mol suatu zat per liter larutan.
Amonyum klorür çözeltileri hafif asidiktir.Dung dịch amoni clorua có tính axit nhẹ.
Bu işlem bitki çiçeğine GA çözeltisi püskürtülerek sağlanır.Điều này giúp chúng hút mật từ hoa.
Örneğin çözeltiyi ısıtmak bu yollardan biridir.Người ta gọi đường này là đường đẳng nhiệt.
Magnezyum sitrat çözeltileri genellikle bir ile üç buçuk saat içinde bağırsak hareketi sağlar.Đặc biệt, khi hết nhiên liệu động cơ vẫn có thể hoạt động tốt trong khoảng nửa giờ.
Fiyatı yaklaşık %2'lik çözeltisinin litresi 1.50 ile 7.40 USD arasında değişmektedir.Chi phí bán buôn ở các nước đang phát triển là khoảng 1,50 đến 7,40 USD/lít dung dịch 2%.