çöplük ile cümle
çöplük kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Çöplük, katı atık depolama alanı.Prügila, kuhu ladestatakse püsijäätmed.
15 sene önce İsviçre'de nükleer çöplük yeri bulmaya gayret ediyorlardı.15년전 스위스에서 있었던 일입니다. 핵폐기물 매립지를 어디에 지을지 결정하고 있었습니다.
15 sene önce İsviçre'de nükleer çöplük yeri bulmaya gayret ediyorlardı.15 років тому в Швейцарії йшло обговорення питання, де поховати ядерні відходи.
15 sene önce İsviçre'de nükleer çöplük yeri bulmaya gayret ediyorlardı.Circa 15 anni fa in Svizzera stavano cercando di decidere dove localizzare le discariche di scorie nucleari.
15 sene önce İsviçre'de nükleer çöplük yeri bulmaya gayret ediyorlardı.Di Swiss, sekitar 15 tahun lalu mereka mencoba memutuskan di mana tempat membuang limbah nuklir.
15 sene önce İsviçre'de nükleer çöplük yeri bulmaya gayret ediyorlardı.En Suisse il y a environ 15 ans ils essayaient de décider où stocker des déchets nucléaires.
15 sene önce İsviçre'de nükleer çöplük yeri bulmaya gayret ediyorlardı.En Suiza hace cerca de 15 años estaban intentando decidir dónde depositar los desechos nucleares.
15 sene önce İsviçre'de nükleer çöplük yeri bulmaya gayret ediyorlardı.In der Schweiz vor circa 15 Jahren sollte entschieden werden wo ein Atommüll-Endlager gemacht werden soll.
15 sene önce İsviçre'de nükleer çöplük yeri bulmaya gayret ediyorlardı.În Elveţia acum aproximativ 15 ani se încerca stabilirea unui loc pentru depozitarea deşeurilor nucleare.
15 sene önce İsviçre'de nükleer çöplük yeri bulmaya gayret ediyorlardı.I Schweiz, för ungefär 15 år sen, försökte man bestämma var man skulle förvara kärnkraftsavfall.
15 sene önce İsviçre'de nükleer çöplük yeri bulmaya gayret ediyorlardı.I Schweiz tilbage for omkring 15 år siden forsøgte de at beslutte, hvor de skulle placere en atom-losseplads.
15 sene önce İsviçre'de nükleer çöplük yeri bulmaya gayret ediyorlardı.Na Suíça, há cerca de 15 anos, estavam a tentar decidir onde localizar depósitos para lixo nuclear.
15 sene önce İsviçre'de nükleer çöplük yeri bulmaya gayret ediyorlardı.Ở Thụy Sỹ khoảng 15 năm trước họ đã cố gắng quyết định xem nên đặt bãi rác thải nguyên tử ở đâu.
15 sene önce İsviçre'de nükleer çöplük yeri bulmaya gayret ediyorlardı.Pred 15 rokmi sa vo Švajčiarsku rozhodovali, kam umiestniť skládku jadrového odpadu.
15 sene önce İsviçre'de nükleer çöplük yeri bulmaya gayret ediyorlardı.Svájcban 15 évvel ezelőtt azt próbálták eldönteni, hogy hova is telepítsenek egy nukleáris hulladéktárolót.
15 sene önce İsviçre'de nükleer çöplük yeri bulmaya gayret ediyorlardı.Ve Švýcarsku před asi 15 lety se snažili rozhodnout, kam umístit úložiště jaderného odpadu.
15 sene önce İsviçre'de nükleer çöplük yeri bulmaya gayret ediyorlardı.W Szwajcarii jakieś 15 lat temu próbowano zdecydować, gdzie umieścić wysypisko odpadów atomowych.
15 sene önce İsviçre'de nükleer çöplük yeri bulmaya gayret ediyorlardı.Στη Ελβετία, περίπου 15 χρόνια πριν ήθελαν να αποφασίσουν που να αποθέσουν πυρηνικά απόβλητα.
15 sene önce İsviçre'de nükleer çöplük yeri bulmaya gayret ediyorlardı.В Швейцария преди около 15 години се опитвали да решат къде да разположат хранилищата за ядрени отпадъци.
15 sene önce İsviçre'de nükleer çöplük yeri bulmaya gayret ediyorlardı.Около 15 лет назад в Швейцарии обсуждался вопрос, где лучше захоронить ядерные отходы.
15 sene önce İsviçre'de nükleer çöplük yeri bulmaya gayret ediyorlardı.בשווייץ, לפני כ-15 שנה, ניסו להחליט היכן למקם אתרי פסולת גרעינית.
15 sene önce İsviçre'de nükleer çöplük yeri bulmaya gayret ediyorlardı.في سويسرا، منذ حوالي 15 عامًا، كانوا يحاولون أن يقرروا أين يقيمون مستودعًا للنفايات النووية.
15 sene önce İsviçre'de nükleer çöplük yeri bulmaya gayret ediyorlardı.核廃棄物をどこで処理するか議論していました 国民投票が実施される際、心理学者は街頭で世論調査をし
Ama sonra kendi doğruma sahip oldum ve tüm bu kitaplar çöplük gibi gözüktü. yavaş yavaş anlamsızlaştılar.لكن عندها انا حصلت على حقيقتي الخاصة وكل هذه الكتب بدأت تظهر قمامة. رويدا، رويدا
Artık çöplük sadece kulakta olmaz.Ale śmieci nie dostają się tylko z uszu.
Artık çöplük sadece kulakta olmaz. Beyinde de olur.Ahora, la basura no ocurre sólo en el oído. también puede ocurrir en el cerebro.
Artık çöplük sadece kulakta olmaz.Các điều tào lao đó không chỉ xảy ra trong tai.
Artık çöplük sadece kulakta olmaz.Ces idioties n'arrivent pas uniquement aux oreilles.
Artık çöplük sadece kulakta olmaz.Der Mist passiert aber nicht nur im Ohr.
Artık çöplük sadece kulakta olmaz.Die onzin beperkt zich niet tot het oor.
Artık çöplük sadece kulakta olmaz.이제는 쓰레기가 단지 귀에서만 있는 것이 아니라
Artık çöplük sadece kulakta olmaz.Mas a porcaria não acontece apenas no ouvido.
Artık çöplük sadece kulakta olmaz.Nonsensul nu se întâmplă doar în ureche.
Artık çöplük sadece kulakta olmaz.Ora la schifezza non c'è solo nell'orecchio.
Artık çöplük sadece kulakta olmaz.Боклукът не се случва само в ухото.
Artık çöplük sadece kulakta olmaz.Далее, эта чушь образовывается не только в ухе.
Artık çöplük sadece kulakta olmaz.Тепер тарабарщина звучить не лише у вусі.
Artık çöplük sadece kulakta olmaz.עכשיו, הזבל לא מתרחש רק בתוך האוזן.
Artık çöplük sadece kulakta olmaz.الآن التشويش لا يحدث فقط في الأذن.
Artık çöplük sadece kulakta olmaz.脳でもゴミが生じるようになります
Belediyenin mevcut düzenli depolama alanı ve köy çöplükleri kapatılacaktır.Activităţile din turism vor fi un instrument suplimentar pentru dezvoltarea afacerilor.
Belediyenin mevcut düzenli depolama alanı ve köy çöplükleri kapatılacaktır.Die bestehende städtische Deponie und die Müllhalden in der Umgebung sollen geschlossen werden.
Belediyenin mevcut düzenli depolama alanı ve köy çöplükleri kapatılacaktır.Dzięki temu dla każdej grupy można określić szczegółowe działania.
Belediyenin mevcut düzenli depolama alanı ve köy çöplükleri kapatılacaktır.Kohtalainen kilpailukykyä.
Belediyenin mevcut düzenli depolama alanı ve köy çöplükleri kapatılacaktır.La décharge municipale existante et les décharges publiques des villages seront fermées.
Belediyenin mevcut düzenli depolama alanı ve köy çöplükleri kapatılacaktır.Os projectos relativos ao turismo constituem um meio suplementar de estimulação das empresas.
Belediyenin mevcut düzenli depolama alanı ve köy çöplükleri kapatılacaktır.Stávající městská skládka a divoké vesnické skládky budou uzavřeny.
Belediyenin mevcut düzenli depolama alanı ve köy çöplükleri kapatılacaktır.Turismeprojekter vil være et yderligere redskab til at få gang i erhvervslivet.
Belediyenin mevcut düzenli depolama alanı ve köy çöplükleri kapatılacaktır.Turismprojekt blir ytterligare ett verktyg för att stimulera företag.
Belediyenin mevcut düzenli depolama alanı ve köy çöplükleri kapatılacaktır.Turistické projekty budú ďalším nástrojom na podporu firiem.
Bir çöplük, bir döküntü yığını yaparlar-- çoğunlukla yedikleri tohumların kabuklarından.De laver en mødding, en stak skrald -- det består for det meste af skallerne af de frø de spiser.
Bir çöplük, bir döküntü yığını yaparlar-- çoğunlukla yedikleri tohumların kabuklarından.Elles font du fumier, une pile de déchets --surtout des cosses des graines qu'elles mangent.
Bir çöplük, bir döküntü yığını yaparlar-- çoğunlukla yedikleri tohumların kabuklarından.Fac deşeuri, o movilă cu gunoi -- majoritar din cojile seminţelor pe care le mănâncă.
Bir çöplük, bir döküntü yığını yaparlar-- çoğunlukla yedikleri tohumların kabuklarından.Fanno una pattumiera, una pila di rifiuti, perlopiù bucce dei semi che mangiano.
Bir çöplük, bir döküntü yığını yaparlar-- çoğunlukla yedikleri tohumların kabuklarından.이 개미들은 쓰레기 더미가 쌓아 놓는데요, 주식인 씨앗의 껍질들이 대부분입니다.
Bir çöplük, bir döküntü yığını yaparlar-- çoğunlukla yedikleri tohumların kabuklarından.Mrówki tworzą stertę śmieci z łupin zjedzonych nasion.
Bir çöplük, bir döküntü yığını yaparlar-- çoğunlukla yedikleri tohumların kabuklarından.Sie machen eine Art Abfallhaufen -- dabei handelt es sich vor allem um Hüllen der Samen, die sie essen.
Bir çöplük, bir döküntü yığını yaparlar-- çoğunlukla yedikleri tohumların kabuklarından.Ze maken een afvalhoop, een hoop afval -- meestal de doppen van de zaden die ze eten.
Bir çöplük, bir döküntü yığını yaparlar-- çoğunlukla yedikleri tohumların kabuklarından.Они делают кучу из мусора, обычно из шелухи семян, которые они едят.
Bir çöplük, bir döküntü yığını yaparlar-- çoğunlukla yedikleri tohumların kabuklarından.Правят купчина, куп отпадъци... най-вече люспите от семената, които ядат.