çömlek ile cümle

çömlek kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
Eyüp çıbanlarını kaşımak için bir çömlek parçası aldı. Kül içinde oturuyordu.Und er nahm eine Scherbe und schabte sich und saß in der Asche.
Eyüp çıbanlarını kaşımak için bir çömlek parçası aldı. Kül içinde oturuyordu.Και ελαβεν εις εαυτον οστρακον, δια να ξυηται με αυτο και εκαθητο εν μεσω της σποδου.
Eyüp çıbanlarını kaşımak için bir çömlek parçası aldı. Kül içinde oturuyordu.И взял он себе черепицу, чтобы скоблить себя ею, и сел в пепел.
Eyüp çıbanlarını kaşımak için bir çömlek parçası aldı. Kül içinde oturuyordu.И той си взе черепка, за да се чеше с нея, и седеше в пепел.
Eyüp çıbanlarını kaşımak için bir çömlek parçası aldı. Kül içinde oturuyordu.ויקח לו חרש להתגרד בו והוא ישב בתוך האפר׃
Eyüp çıbanlarını kaşımak için bir çömlek parçası aldı. Kül içinde oturuyordu.فاخذ لنفسه شقفة ليحتك بها وهو جالس في وسط الرماد.
Eyüp çıbanlarını kaşımak için bir çömlek parçası aldı. Kül içinde oturuyordu.約 伯 就 坐 在 爐 灰 中 、 拿 瓦 片 刮 身 體
Eyüp çıbanlarını kaşımak için bir çömlek parçası aldı. Kül içinde oturuyordu.約伯 就 坐在 爐 灰 中 、 拿 瓦片 刮 身體
Gücüm çömlek parçası gibi kurudu, Dilim damağıma yapışıyor; Beni ölüm toprağına yatırdın.(21:16) Сила моя иссохла, как черепок; язык мой прильпнул к гортани моей, и Ты свел меня к персти смертной.
Gücüm çömlek parçası gibi kurudu, Dilim damağıma yapışıyor; Beni ölüm toprağına yatırdın.A minha força secou-se como um caco e a língua se me pega ao paladar; tu me puseste no pó da morte.
Gücüm çömlek parçası gibi kurudu, Dilim damağıma yapışıyor; Beni ölüm toprağına yatırdın.Jeg er utøst som vann, og alle mine ben skiller sig at; mitt hjerte er som voks, smeltet midt i mitt liv.
Gücüm çömlek parçası gibi kurudu, Dilim damağıma yapışıyor; Beni ölüm toprağına yatırdın.내 힘이 말라 질그릇 조각 같고 내 혀가 잇틀에 붙었나이다 주께서 또 나를 사망의 진토에 두셨나이다
Gücüm çömlek parçası gibi kurudu, Dilim damağıma yapışıyor; Beni ölüm toprağına yatırdın.min Gane er tør som et Potteskår til Gummerne klæber min Tunge, du lægger mig ned i Dødens Støv.
Gücüm çömlek parçası gibi kurudu, Dilim damağıma yapışıyor; Beni ölüm toprağına yatırdın.Mi se usucă puterea ca lutul, şi mi se lipeşte limba de cerul gurii: m'ai adus în ţărîna morţii.
Gücüm çömlek parçası gibi kurudu, Dilim damağıma yapışıyor; Beni ölüm toprağına yatırdın.Som rozliaty jako voda; rozstúpily sa všetky moje kosti. Moje srdce je ako vosk; taje v mojich vnútornostiach.
Gücüm çömlek parçası gibi kurudu, Dilim damağıma yapışıyor; Beni ölüm toprağına yatırdın.Sức lực tôi khô như miếng gốm, Và lưỡi tôi dính nơi ổ gà; Chúa đã để tôi nằm trong bụi tro sự chết.
Gücüm çömlek parçası gibi kurudu, Dilim damağıma yapışıyor; Beni ölüm toprağına yatırdın.Sức_lực tôi khô như miếng gốm , Và lưỡi tôi dính nơi ổ_gà ; Chúa đã để tôi nằm trong bụi tro sự chết .
Gücüm çömlek parçası gibi kurudu, Dilim damağıma yapışıyor; Beni ölüm toprağına yatırdın.Силата ми изсъхна като черепка, И езикът ми прилепна за челюстите ми; И Ти си ме свел в пръстта на смъртта.
Gücüm çömlek parçası gibi kurudu, Dilim damağıma yapışıyor; Beni ölüm toprağına yatırdın.יבש כחרש כחי ולשוני מדבק מלקוחי ולעפר מות תשפתני׃
Gücüm çömlek parçası gibi kurudu, Dilim damağıma yapışıyor; Beni ölüm toprağına yatırdın.‎يبست مثل شقفة قوتي ولصق لساني بحنكي والى تراب الموت تضعني‎.
Gücüm çömlek parçası gibi kurudu, Dilim damağıma yapışıyor; Beni ölüm toprağına yatırdın.我 的 精 力 枯 乾 、 如 同 瓦 片 . 我 的 舌 頭 貼 在 我 牙 床 上 . 你 將 我 安 置 在 死 地 的 塵 土 中
Gücüm çömlek parçası gibi kurudu, Dilim damağıma yapışıyor; Beni ölüm toprağına yatırdın.我的 精力 枯乾 、 如同 瓦片 . 我的舌頭貼 在 我 牙床 上 . 你 將 我 安置 在 死地 的 塵土中
İçinde etin haşlandığı çömlek kırılmalı. Ancak tunç bir kapta haşlanmışsa, kap iyice ovulup suyla durulanmalı.그 고기를 토기에 삶았으면 그 그릇을 깨뜨릴 것이요 유기에 삶았으면 그 그릇을 닦고 물에 씻을 것이며
İçinde etin haşlandığı çömlek kırılmalı. Ancak tunç bir kapta haşlanmışsa, kap iyice ovulup suyla durulanmalı.Nồi đất dùng nấu thịt đó sẽ đập bể đi , nếu nồi nấu bằng đồng thì sẽ cạo và rửa nước cho sạch .
İçinde etin haşlandığı çömlek kırılmalı. Ancak tunç bir kapta haşlanmışsa, kap iyice ovulup suyla durulanmalı.Nồi đất dùng nấu thịt đó sẽ đập bể đi, nếu nồi nấu bằng đồng thì sẽ cạo và rửa nước cho sạch.
İçinde etin haşlandığı çömlek kırılmalı. Ancak tunç bir kapta haşlanmışsa, kap iyice ovulup suyla durulanmalı.Rzekł jeszcze Pan do Mojżesza, mówiąc:
İçinde etin haşlandığı çömlek kırılmalı. Ancak tunç bir kapta haşlanmışsa, kap iyice ovulup suyla durulanmalı.וכלי חרש אשר תבשל בו ישבר ואם בכלי נחשת בשלה ומרק ושטף במים׃
İçinde etin haşlandığı çömlek kırılmalı. Ancak tunç bir kapta haşlanmışsa, kap iyice ovulup suyla durulanmalı.واما اناء الخزف الذي تطبخ فيه فيكسر. وان طبخت في اناء نحاس يجلى ويشطف بماء.
İçinde etin haşlandığı çömlek kırılmalı. Ancak tunç bir kapta haşlanmışsa, kap iyice ovulup suyla durulanmalı.惟 有 煮 祭 物 的 瓦 器 要 打 碎 、 若 是 煮 在 銅 器 裡 、 這 銅 器 要 擦 磨 、 在 水 中 涮 淨
İçinde etin haşlandığı çömlek kırılmalı. Ancak tunç bir kapta haşlanmışsa, kap iyice ovulup suyla durulanmalı.惟有 煮 祭物 的 瓦器 要 打碎 、 若是 煮 在 銅器裡 、 這銅器 要 擦磨 、 在 水中 涮淨
İsrailin Tanrısı RAB diyor ki, ‹Toprağa yağmur düşünceye dek küpten un, çömlekten yağ eksilmeyecek.› ››이스라엘 하나님 여호와의 말씀이 나 여호와가 비를 지면에 내리는 날까지 그 통의 가루는 다하지 아니하고 그 병의 기름은 없어지지 아니하리라 하셨느니라
İsrailin Tanrısı RAB diyor ki, ‹Toprağa yağmur düşünceye dek küpten un, çömlekten yağ eksilmeyecek.› ››כי כה אמר יהוה אלהי ישראל כד הקמח לא תכלה וצפחת השמן לא תחסר עד יום תתן יהוה גשם על פני האדמה׃
İsrailin Tanrısı RAB diyor ki, ‹Toprağa yağmur düşünceye dek küpten un, çömlekten yağ eksilmeyecek.› ››因 為 耶 和 華 以 色 列 的 神 如 此 說 、 罈 內 的 麵 必 不 減 少 、 瓶 裡 的 油 必 不 缺 短 、 直 到 耶 和 華 使 雨 降 在 地 上 的 日 子
İsrailin Tanrısı RAB diyor ki, ‹Toprağa yağmur düşünceye dek küpten un, çömlekten yağ eksilmeyecek.› ››因為 耶和華 以色列 的 神 如此 說 、 罈內 的 麵必 不 減少 、 瓶裡 的 油必 不 缺 短 、 直 到 耶和華 使 雨 降 在 地上 的 日子
‹‹Kalk, çömlekçinin işliğine git; orada sana sesleneceğim.››"Ga naar de werkplaats waar aarden potten en kruiken worden gemaakt, daar zal Ik verder met u spreken."
‹‹Kalk, çömlekçinin işliğine git; orada sana sesleneceğim.››"Gå ned til pottemagerens Hus! Der skal du få mine Ord at høre."
‹‹Kalk, çömlekçinin işliğine git; orada sana sesleneceğim.››Kelj fel és menj le a fazekasnak házába, és ott közlöm veled az én beszédeimet!
‹‹Kalk, çömlekçinin işliğine git; orada sana sesleneceğim.››너는 일어나 토기장이의 집으로 내려가라 내가 거기서 내 말을 네게 들리리라 하시기로
‹‹Kalk, çömlekçinin işliğine git; orada sana sesleneceğim.››Levanta-te, e desce � casa do oleiro, e lá te farei ouvir as minhas palavras.
‹‹Kalk, çömlekçinin işliğine git; orada sana sesleneceğim.››"Levántate y desciende a la casa del alfarero. Allí te haré oír mis palabras.
‹‹Kalk, çömlekçinin işliğine git; orada sana sesleneceğim.››Lève-toi, et descends dans la maison du potier; Là, je te ferai entendre mes paroles.
‹‹Kalk, çömlekçinin işliğine git; orada sana sesleneceğim.››Mache dich auf und gehe hinab in des Töpfers Haus; daselbst will ich dich meine Worte hören lassen.
‹‹Kalk, çömlekçinin işliğine git; orada sana sesleneceğim.››Ngươi khá chờ dậy , xuống trong nhà thợ gốm kia , tại đó ta sẽ cho ngươi nghe lời ta .
‹‹Kalk, çömlekçinin işliğine git; orada sana sesleneceğim.››Ngươi khá chờ dậy, xuống trong nhà thợ gốm kia, tại đó ta sẽ cho ngươi nghe lời ta.
‹‹Kalk, çömlekçinin işliğine git; orada sana sesleneceğim.››"Nouse ja mene alas savenvalajan huoneeseen; siellä minä annan sinun kuulla sanani".
‹‹Kalk, çömlekçinin işliğine git; orada sana sesleneceğim.››"Pergilah ke rumah tukang periuk; di sana akan Kusampaikan kepadamu pesan-Ku.
‹‹Kalk, çömlekçinin işliğine git; orada sana sesleneceğim.››«Prendi e scendi nella bottega del vasaio; là ti farò udire la mia parola»
‹‹Kalk, çömlekçinin işliğine git; orada sana sesleneceğim.››,,Scoală-te şi pogoară-te în casa olarului; acolo te voi face să auzi cuvintele Mele!``
‹‹Kalk, çömlekçinin işliğine git; orada sana sesleneceğim.››Stå op og gå ned til pottemakerens hus, og der vil jeg la dig høre mine ord.
‹‹Kalk, çömlekçinin işliğine git; orada sana sesleneceğim.››»Stå upp och gå ned till krukmakarens hus; där vill jag låta dig höra mina ord.»
‹‹Kalk, çömlekçinin işliğine git; orada sana sesleneceğim.››Vstaň a sejdi do domu hrnčířova, a tam způsobím to, abys slyšel slova má.
‹‹Kalk, çömlekçinin işliğine git; orada sana sesleneceğim.››Vstaň a sídeš do domu hrnčiarovho, a tam ti dám počuť svoje slová.
‹‹Kalk, çömlekçinin işliğine git; orada sana sesleneceğim.››Vstani in pojdi doli v hišo lončarjevo, in tam storim, da boš slišal besede moje.
‹‹Kalk, çömlekçinin işliğine git; orada sana sesleneceğim.››Wstań, a wstąp do domu garncarzowego, a tam sprawię, że usłyszysz słowa moje.
‹‹Kalk, çömlekçinin işliğine git; orada sana sesleneceğim.››Σηκωθητι και καταβηθι εις τον οικον του κεραμεως, και εκει θελω σε καμει να ακουσης τους λογους μου.
‹‹Kalk, çömlekçinin işliğine git; orada sana sesleneceğim.››встань и сойди в дом горшечника, и там Я возвещу тебе слова Мои.
‹‹Kalk, çömlekçinin işliğine git; orada sana sesleneceğim.››Стани та слез в къщата на грънчаря и там ще те направя да чуеш думите Ми.
‹‹Kalk, çömlekçinin işliğine git; orada sana sesleneceğim.››קום וירדת בית היוצר ושמה אשמיעך את דברי׃
‹‹Kalk, çömlekçinin işliğine git; orada sana sesleneceğim.››قم انزل الى بيت الفخاري وهناك اسمعك كلامي.
‹‹Kalk, çömlekçinin işliğine git; orada sana sesleneceğim.››你 起 來 、 下 到 狺 匠 的 家 裡 去 、 我 在 那 裡 要 使 你 聽 我 的 話

İlgili Sayfalar