çöle ile cümle

çöle kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
12
ORT. KELİME
O an Ruh, İsayı çöle gönderdi.聖 靈 就 把 耶 穌 催 到 曠 野 裡 去
O an Ruh, İsayı çöle gönderdi.聖靈 就 把 耶穌催 到 曠野裡去
O zaman adalet çöle dek yayılacak, Doğruluk meyve bahçesinde yurt bulacak.Alors la droiture habitera dans le désert, Et la justice aura sa demeure dans le verger.
O zaman adalet çöle dek yayılacak, Doğruluk meyve bahçesinde yurt bulacak.A tak bude prebývať súd na púšti, a spravedlivosť bude bývať na úrodnom poli.
O zaman adalet çöle dek yayılacak, Doğruluk meyve bahçesinde yurt bulacak.Atunci nepărtinirea va locui în pustie, şi neprihănirea îşi va avea locuinţa în pomăt.
O zaman adalet çöle dek yayılacak, Doğruluk meyve bahçesinde yurt bulacak.Bấy giờ sự xét đoán sẽ ở nơi đồng vắng, sự công bình sẽ trú nơi ruộng tốt.
O zaman adalet çöle dek yayılacak, Doğruluk meyve bahçesinde yurt bulacak.Bấy_giờ sự xét_đoán sẽ ở nơi đồng vắng , sự công_bình sẽ trú nơi ruộng tốt .
O zaman adalet çöle dek yayılacak, Doğruluk meyve bahçesinde yurt bulacak.då skall rätten taga sin boning i öknen och rättfärdigheten bo på det bördiga fältet.
O zaman adalet çöle dek yayılacak, Doğruluk meyve bahçesinde yurt bulacak.Di seluruh negeri akan ada kejujuran dan keadilan
O zaman adalet çöle dek yayılacak, Doğruluk meyve bahçesinde yurt bulacak.Então o juízo habitará no deserto, e a justiça morará no campo fértil.
O zaman adalet çöle dek yayılacak, Doğruluk meyve bahçesinde yurt bulacak.entonces habitará el derecho en el desierto, y la justicia se establecerá en el campo fértil
O zaman adalet çöle dek yayılacak, Doğruluk meyve bahçesinde yurt bulacak.És lakozik a pusztában jogosság, és igazság fog ülni a termõföldön;
O zaman adalet çöle dek yayılacak, Doğruluk meyve bahçesinde yurt bulacak.I będzie sąd przemieszkiwał na puszczy, a sprawiedliwość pole urodzajne osiądzie.
O zaman adalet çöle dek yayılacak, Doğruluk meyve bahçesinde yurt bulacak.I bude na poušti soud bydliti, a spravedlnost na poli úrodném přebývati.
O zaman adalet çöle dek yayılacak, Doğruluk meyve bahçesinde yurt bulacak.In v puščavi se nastani pravica, in pravičnost bo prebivala na rodovitni njivi;
O zaman adalet çöle dek yayılacak, Doğruluk meyve bahçesinde yurt bulacak.ja puutarha on metsän veroinen. Ja erämaassa asuu oikeus, ja puutarhassa majailee vanhurskaus.
O zaman adalet çöle dek yayılacak, Doğruluk meyve bahçesinde yurt bulacak.그 때에 공평이 광야에 거하며 의가 아름다운 밭에 있으리니
O zaman adalet çöle dek yayılacak, Doğruluk meyve bahçesinde yurt bulacak.Nel deserto prenderà dimora il diritto e la giustizia regnerà nel giardino
O zaman adalet çöle dek yayılacak, Doğruluk meyve bahçesinde yurt bulacak.Og rett skal bo i ørkenen, og rettferdighet skal ha sitt hjem på den fruktbare mark.
O zaman adalet çöle dek yayılacak, Doğruluk meyve bahçesinde yurt bulacak.Ret fæster Bo i Ørkenen, i Frugthaven dvæler Retfærd;
O zaman adalet çöle dek yayılacak, Doğruluk meyve bahçesinde yurt bulacak.Und das Recht wird in der Wüste wohnen und Gerechtigkeit auf dem Acker hausen,
O zaman adalet çöle dek yayılacak, Doğruluk meyve bahçesinde yurt bulacak.Τοτε κρισις θελει κατασκηνωσει εν τη ερημω και δικαιοσυνη θελει κατοικησει εν τη καρποφορω πεδιαδι.
O zaman adalet çöle dek yayılacak, Doğruluk meyve bahçesinde yurt bulacak.Тогава правосъдие ще се засели в пустинята, И правда ще обитава в плодородното поле.
O zaman adalet çöle dek yayılacak, Doğruluk meyve bahçesinde yurt bulacak.Тогда суд водворится в этой пустыне, и правосудие будет пребывать на плодоносном поле.
O zaman adalet çöle dek yayılacak, Doğruluk meyve bahçesinde yurt bulacak.ושכן במדבר משפט וצדקה בכרמל תשב׃
O zaman adalet çöle dek yayılacak, Doğruluk meyve bahçesinde yurt bulacak.فيسكن في البرية الحق والعدل في البستان يقيم.
O zaman adalet çöle dek yayılacak, Doğruluk meyve bahçesinde yurt bulacak.那 時 、 公 平 要 居 在 曠 野 、 公 義 要 居 在 肥 田
O zaman adalet çöle dek yayılacak, Doğruluk meyve bahçesinde yurt bulacak.那時 、 公平 要 居 在 曠野 、 公義 要 居 在 肥田
Pek çok çoban bağımı bozdu, Tarlamı çiğnedi, Güzelim tarlamı ıssız çöle döndürdü.Hyrder i Mængde ødelægger min Vingård, nedtramper min Arvelod, min yndige Arvelod gør de til øde Ørk;
Pek çok çoban bağımı bozdu, Tarlamı çiğnedi, Güzelim tarlamı ıssız çöle döndürdü.많은 목자가 내 포도원을 훼파하며 내 분깃을 유린하여 나의 낙토로 황무지를 만들었도다
Pek çok çoban bağımı bozdu, Tarlamı çiğnedi, Güzelim tarlamı ıssız çöle döndürdü.Mnohí pastieri zkazili moju vinicu, pošliapali môj podiel, obrátili môj vzácny podiel na hroznú púšť.
Pek çok çoban bağımı bozdu, Tarlamı çiğnedi, Güzelim tarlamı ıssız çöle döndürdü.Mnozí pastýři zkazí vinici mou, pošlapají podíl můj, podíl mně velmi milý obrátí v poušť nejhroznější,
Pek çok çoban bağımı bozdu, Tarlamı çiğnedi, Güzelim tarlamı ıssız çöle döndürdü.Wiele pasterzy popsuje winnicę moję, podepczą dział mój; dział mój bardzo miły obrócą w pustynię srogą.
Pek çok çoban bağımı bozdu, Tarlamı çiğnedi, Güzelim tarlamı ıssız çöle döndürdü.Много овчари развалиха лозето Ми, Потъпкаха Моя дял, Обърнаха любимия Ми дял в непроходима пустиня.
Pek çok çoban bağımı bozdu, Tarlamı çiğnedi, Güzelim tarlamı ıssız çöle döndürdü.רעים רבים שחתו כרמי בססו את חלקתי נתנו את חלקת חמדתי למדבר שממה׃
Pek çok çoban bağımı bozdu, Tarlamı çiğnedi, Güzelim tarlamı ıssız çöle döndürdü.رعاة كثيرون افسدوا كرمي داسوا نصيبي جعلوا نصيبي المشتهى برية خربة.
Pek çok çoban bağımı bozdu, Tarlamı çiğnedi, Güzelim tarlamı ıssız çöle döndürdü.許 多 牧 人 毀 壞 我 的 葡 萄 園 、 踐 踏 我 的 分 、 使 我 美 好 的 分 變 為 荒 涼 的 曠 野
Pek çok çoban bağımı bozdu, Tarlamı çiğnedi, Güzelim tarlamı ıssız çöle döndürdü.許多 牧人 毀壞 我 的 葡萄園 、 踐踏 我 的 分 、 使我 美好 的 分變為 荒涼 的 曠野
Pi-Hahirottan ayrılıp denizden çöle geçtiler. Etam Çölünde üç gün yürüdükten sonra Marada konakladılar.하히롯 앞에서 발행하여 바다 가운데로 지나 광야에 이르고 에담 광야로 삼 일 길쯤 들어가서 마라에 진쳤고
Pi-Hahirottan ayrılıp denizden çöle geçtiler. Etam Çölünde üç gün yürüdükten sonra Marada konakladılar.Potem od góry Hor wymierzycie granice, aż gdzie wchodzą do Hemat; a będą się kończyć granice aż do Sedada.
Pi-Hahirottan ayrılıp denizden çöle geçtiler. Etam Çölünde üç gün yürüdükten sonra Marada konakladılar.ויסעו מפני החירת ויעברו בתוך הים המדברה וילכו דרך שלשת ימים במדבר אתם ויחנו במרה׃
Pi-Hahirottan ayrılıp denizden çöle geçtiler. Etam Çölünde üç gün yürüdükten sonra Marada konakladılar.從 比 哈 希 錄 對 面 起 行 、 經 過 海 中 到 了 書 珥 曠 野 . 又 在 伊 坦 的 曠 野 走 了 三 天 的 路 程 、 就 安 營 在 瑪 拉
Pi-Hahirottan ayrılıp denizden çöle geçtiler. Etam Çölünde üç gün yürüdükten sonra Marada konakladılar.從比哈希錄對 面 起行 、 經過 海中 到 了 書珥曠野 . 又 在 伊坦 的 曠野 走 了 三 天 的 路程 、 就 安營 在 瑪拉
‹‹RABbin topluluğunu neden bu çöle getirdiniz? Biz de hayvanlarımız da ölelim diye mi?És miért hoztátok az Úrnak gyülekezetét e pusztába, hogy meghaljunk itt mi, és a mi barmaink?
‹‹RABbin topluluğunu neden bu çöle getirdiniz? Biz de hayvanlarımız da ölelim diye mi?Hvorfor førte I HERRENs Forsamling ind i denne Ørken, når vi skal dø her, både vi og vort Kvæg?
‹‹RABbin topluluğunu neden bu çöle getirdiniz? Biz de hayvanlarımız da ölelim diye mi?Hvorfor har I ført Herrens menighet inn i denne ørken, så vi må dø her, både vi og vår buskap?
‹‹RABbin topluluğunu neden bu çöle getirdiniz? Biz de hayvanlarımız da ölelim diye mi?I przeczżeście zawiedli to zgromadzenie Pańskie na tę puszczę, abyśmy tu pomarli, my i dobytki nasze?
‹‹RABbin topluluğunu neden bu çöle getirdiniz? Biz de hayvanlarımız da ölelim diye mi?너희가 어찌하여 여호와의 총회를 이 광야로 인도하여 올려서 우리와 우리 짐승으로 다 여기서 죽게 하느냐
‹‹RABbin topluluğunu neden bu çöle getirdiniz? Biz de hayvanlarımız da ölelim diye mi?Mengapa kamu membawa kami ke padang gurun ini? Apakah supaya kami mati di sini bersama-sama dengan ternak kami
‹‹RABbin topluluğunu neden bu çöle getirdiniz? Biz de hayvanlarımız da ölelim diye mi?Minkätähden toitte Herran seurakunnan tähän erämaahan, kuollaksemme karjoinemme tänne?
‹‹RABbin topluluğunu neden bu çöle getirdiniz? Biz de hayvanlarımız da ölelim diye mi?Pentruce aţi adus adunarea Domnului în pustia aceasta, ca să murim în ea, noi şi vitele noastre?
‹‹RABbin topluluğunu neden bu çöle getirdiniz? Biz de hayvanlarımız da ölelim diye mi?Perché avete condotto la comunità del Signore in questo deserto per far morire noi e il nostro bestiame
‹‹RABbin topluluğunu neden bu çöle getirdiniz? Biz de hayvanlarımız da ölelim diye mi?Por que trouxestes a congregação do Senhor a este deserto, para que morramos aqui, nós e os nossos animais?
‹‹RABbin topluluğunu neden bu çöle getirdiniz? Biz de hayvanlarımız da ölelim diye mi?Prečo ste doviedli shromaždenie Hospodinovo na túto púšť? Aby sme tu pomreli i my i náš dobytok?
‹‹RABbin topluluğunu neden bu çöle getirdiniz? Biz de hayvanlarımız da ölelim diye mi?Proč jste jen uvedli shromáždění Hospodinovo na poušť tuto, abychom zde pomřeli i my i dobytek náš?
‹‹RABbin topluluğunu neden bu çöle getirdiniz? Biz de hayvanlarımız da ölelim diye mi?U hebt ons met opzet hier in de woestijn gebracht om van ons af te komen, samen met onze kudden.
‹‹RABbin topluluğunu neden bu çöle getirdiniz? Biz de hayvanlarımız da ölelim diye mi?Varför haven I fört HERRENS församling in i denna öken, så att vi och vår boskap måste dö här?
‹‹RABbin topluluğunu neden bu çöle getirdiniz? Biz de hayvanlarımız da ölelim diye mi?Warum habt ihr die Gemeinde des HERRN in diese Wüste gebracht, daß wir hier sterben mit unserm Vieh?
‹‹RABbin topluluğunu neden bu çöle getirdiniz? Biz de hayvanlarımız da ölelim diye mi?Zakaj sta privedla zbor GOSPODOV v to puščavo, da tu umrjemo, mi in živina naša?
‹‹RABbin topluluğunu neden bu çöle getirdiniz? Biz de hayvanlarımız da ölelim diye mi?зачем вы привели общество Господне в эту пустыню, чтобы умереть здесь нам и скоту нашему?

İlgili Sayfalar