çölde ile cümle

çölde kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
Arnon Vadisinden Yabbuk Irmağına, çölden Şeria Irmağına kadar uzanan bütün Amor topraklarını ele geçirdiler.從亞 嫩河 到 雅博河 、 從曠 野 直 到 約但河
‹‹Atalarımız çölde man yediler. Yazılmış olduğu gibi, ‹Yemeleri için onlara gökten ekmek verdi.› ››A mi atyáink a mannát ették a pusztában; a mint meg van írva: Mennyei kenyeret adott vala enniök.
‹‹Atalarımız çölde man yediler. Yazılmış olduğu gibi, ‹Yemeleri için onlara gökten ekmek verdi.› ››기록된 바 하늘에서 저희에게 떡을 주어 먹게 하였다 함과 같이 우리 조상들은 광야에서 만나를 먹었나이다
‹‹Atalarımız çölde man yediler. Yazılmış olduğu gibi, ‹Yemeleri için onlara gökten ekmek verdi.› ››Naši otcovia jedli mannu na púšti, jako je napísané: Dal im jesť chlieb z neba.
‹‹Atalarımız çölde man yediler. Yazılmış olduğu gibi, ‹Yemeleri için onlara gökten ekmek verdi.› ››Nos pères ont mangé la manne dans le désert, selon ce qui est écrit: Il leur donna le pain du ciel à manger.
‹‹Atalarımız çölde man yediler. Yazılmış olduğu gibi, ‹Yemeleri için onlara gökten ekmek verdi.› ››Nossos pais comeram o maná no deserto, como está escrito: Do céu deu-lhes pão a comer.
‹‹Atalarımız çölde man yediler. Yazılmış olduğu gibi, ‹Yemeleri için onlara gökten ekmek verdi.› ››Nuestros padres comieron el maná en el desierto, como está escrito: Pan del cielo les dio a comer
‹‹Atalarımız çölde man yediler. Yazılmış olduğu gibi, ‹Yemeleri için onlara gökten ekmek verdi.› ››Očetje naši so jedli mano v puščavi, kakor je pisano: „Kruh iz nebes jim je dal jesti“.
‹‹Atalarımız çölde man yediler. Yazılmış olduğu gibi, ‹Yemeleri için onlara gökten ekmek verdi.› ››Ojcowie nasi jedli mannę na puszczy, jako jest napisano: Chleb z nieba dał im ku jedzeniu.
‹‹Atalarımız çölde man yediler. Yazılmış olduğu gibi, ‹Yemeleri için onlara gökten ekmek verdi.› ››Otcové naši jedli mannu na poušti, jakož psáno jest: Chléb s nebe dal jim jísti.
‹‹Atalarımız çölde man yediler. Yazılmış olduğu gibi, ‹Yemeleri için onlara gökten ekmek verdi.› ››Părinţii noştri au mîncat mană în pustie, după cum este scris: ,Le -a dat să mănînce pîne din cer.``
‹‹Atalarımız çölde man yediler. Yazılmış olduğu gibi, ‹Yemeleri için onlara gökten ekmek verdi.› ››Våra fäder fingo äta manna i öknen, såsom det är skrivet: 'Han gav dem bröd från himmelen att äta.'»
‹‹Atalarımız çölde man yediler. Yazılmış olduğu gibi, ‹Yemeleri için onlara gökten ekmek verdi.› ››Våre fedre åt manna i ørkenen, som skrevet står: Han gav dem brød fra himmelen å ete.
‹‹Atalarımız çölde man yediler. Yazılmış olduğu gibi, ‹Yemeleri için onlara gökten ekmek verdi.› ››Vore Fædre åde Manna i Ørkenen, som der er skrevet: Han gav dem Brød fra Himmelen at æde."
‹‹Atalarımız çölde man yediler. Yazılmış olduğu gibi, ‹Yemeleri için onlara gökten ekmek verdi.› ››Батьки наші манну їли в пустинї, як писано: Хлїб з неба дав їм їсти.
‹‹Atalarımız çölde man yediler. Yazılmış olduğu gibi, ‹Yemeleri için onlara gökten ekmek verdi.› ››Отцы наши ели манну в пустыне, как написано: хлеб с неба дал им есть.
‹‹Atalarımız çölde man yediler. Yazılmış olduğu gibi, ‹Yemeleri için onlara gökten ekmek verdi.› ››אבותינו אכלו את המן במדבר כאשר כתוב לחם מן השמים נתן למו לאכל׃
‹‹Atalarımız çölde man yediler. Yazılmış olduğu gibi, ‹Yemeleri için onlara gökten ekmek verdi.› ››آباؤنا اكلوا المّن في البرية كما هو مكتوب انه اعطاهم خبزا من السماء ليأكلوا
‹‹Atalarımız çölde man yediler. Yazılmış olduğu gibi, ‹Yemeleri için onlara gökten ekmek verdi.› ››我 們 的 祖 宗 在 曠 野 喫 過 嗎 哪 、 如 經 上 寫 著 說 、 『 他 從 天 上 賜 下 糧 來 給 他 們 喫 。
‹‹Atalarımız çölde man yediler. Yazılmış olduğu gibi, ‹Yemeleri için onlara gökten ekmek verdi.› ››我 們 的 祖宗 在 曠野喫過 嗎哪 、 如經 上 寫著說 、 『 他 從 天上賜下糧來給 他 們喫 。
Atalarınız çölde man yediler, yine de öldüler.A ti atyáitok a mannát ették a pusztában, és meghaltak.
Atalarınız çölde man yediler, yine de öldüler.Eders Fædre åde Manna i Ørkenen og døde.
Atalarınız çölde man yediler, yine de öldüler.Eders fedre åt manna i ørkenen og døde;
Atalarınız çölde man yediler, yine de öldüler.Edra fäder åto manna i öknen, och de dogo.
Atalarınız çölde man yediler, yine de öldüler.Eure Väter haben Manna gegessen in der Wüste und sind gestorben.
Atalarınız çölde man yediler, yine de öldüler.I vostri padri hanno mangiato la manna nel deserto e sono morti
Atalarınız çölde man yediler, yine de öldüler.너희 조상들은 광야에서 만나를 먹었어도 죽었거니와
Atalarınız çölde man yediler, yine de öldüler.Nenek moyangmu makan manna di padang gurun dan mereka mati juga
Atalarınız çölde man yediler, yine de öldüler.Očetje vaši so jedli mano v puščavi in so pomrli.
Atalarınız çölde man yediler, yine de öldüler.Ojcowie wasi jedli mannę na puszczy, a pomarli.
Atalarınız çölde man yediler, yine de öldüler.Otcové vaši jedli mannu na poušti, a zemřeli.
Atalarınız çölde man yediler, yine de öldüler.Părinţii voştri au mîncat mană în pustie, şi au murit.
Atalarınız çölde man yediler, yine de öldüler.Teidän isänne söivät mannaa erämaassa, ja he kuolivat.
Atalarınız çölde man yediler, yine de öldüler.Tổ phụ các ngươi đã ăn ma-na trong đồng vắng, rồi cũng chết.
Atalarınız çölde man yediler, yine de öldüler.Tổ_phụ các ngươi đã ăn ma - na trong đồng vắng , rồi cũng chết .
Atalarınız çölde man yediler, yine de öldüler.Uw voorouders hebben in de woestijn brood uit de hemel gegeten en zijn toch gestorven.
Atalarınız çölde man yediler, yine de öldüler.Vaši otcovia jedli mannu na púšti a pomreli;
Atalarınız çölde man yediler, yine de öldüler.Vos pères ont mangé la manne dans le désert, et ils sont morts.
Atalarınız çölde man yediler, yine de öldüler.Vossos pais comeram o maná no deserto e morreram.
Atalarınız çölde man yediler, yine de öldüler.Vuestros padres comieron el maná en el desierto y murieron
Atalarınız çölde man yediler, yine de öldüler.Οι πατερες σας εφαγον το μαννα εν τη ερημω και απεθανον
Atalarınız çölde man yediler, yine de öldüler.А наближаваше юдейският празник пасхата.
Atalarınız çölde man yediler, yine de öldüler.Батьки ваші їли манну в пустинї, та й повмирали.
Atalarınız çölde man yediler, yine de öldüler.Отцы ваши ели манну в пустыне и умерли;
Atalarınız çölde man yediler, yine de öldüler.אבותיכם אכלו את המן במדבר וימתו׃
Atalarınız çölde man yediler, yine de öldüler.آباؤكم اكلوا المنّ في البرية وماتوا.
Atalarınız çölde man yediler, yine de öldüler.你 們 的 祖 宗 在 曠 野 喫 過 嗎 哪 、 還 是 死 了
Atalarınız çölde man yediler, yine de öldüler.你 們 的 祖宗 在 曠野喫過 嗎哪 、 還是 死了
Ayak basacağınız her yer sizin olacak. Sınırlarınız çölden Lübnana, Fırat Irmağından Akdenize kadar uzanacak.너희의 발바닥으로 밟는 곳은 다 너희 소유가 되리니 너희의 경계는 곧 광야에서부터 레바논까지와 유브라데 하수라 하는 하수에서 서해까지라
Ayak basacağınız her yer sizin olacak. Sınırlarınız çölden Lübnana, Fırat Irmağından Akdenize kadar uzanacak.כל המקום אשר תדרך כף רגלכם בו לכם יהיה מן המדבר והלבנון מן הנהר נהר פרת ועד הים האחרון יהיה גבלכם׃
Ayak basacağınız her yer sizin olacak. Sınırlarınız çölden Lübnana, Fırat Irmağından Akdenize kadar uzanacak.كل مكان تدوسه بطون اقدامكم يكون لكم. من البرية ولبنان. من النهر نهر الفرات الى البحر الغربي يكون تخمكم.
Ayak basacağınız her yer sizin olacak. Sınırlarınız çölden Lübnana, Fırat Irmağından Akdenize kadar uzanacak.凡 你 們 腳 掌 所 踏 之 地 、 都 必 歸 你 們 、 從 曠 野 和 利 巴 嫩 、 並 伯 拉 大 河 、 直 到 西 海 、 都 要 作 你 們 的 境 界
Ayak basacağınız her yer sizin olacak. Sınırlarınız çölden Lübnana, Fırat Irmağından Akdenize kadar uzanacak.凡 你 們腳 掌 所 踏 之 地 、 都 必歸 你 們 、 從曠 野 和 利巴嫩 、 並伯 拉 大河 、 直 到 西海 、 都 要 作 你 們 的 境界
Bacillus pasteurii'nin çölden bu yaşanabilir çevrelere yontulup kullanabilimesini görürüz.Bacillus pasteurii yang dimanfaatkan untuk mengukir gurun pasir menjadi lingkungan yang layak huni.
Bacillus pasteurii'nin çölden bu yaşanabilir çevrelere yontulup kullanabilimesini görürüz.Bacillus pasteurii zaprzęgniętych do rzeźbienia struktur mieszkalnych w pustyni.
Bacillus pasteurii'nin çölden bu yaşanabilir çevrelere yontulup kullanabilimesini görürüz.바실루스 파스테우리 균을 이용해서 사막을 이와 같은 거주가능한 환경으로 조각해 낸 결과물입니다.
Bacillus pasteurii'nin çölden bu yaşanabilir çevrelere yontulup kullanabilimesini görürüz.של הבצילוס פסטורי כשהוא נרתם לפיסול המדבר לסביבות מחייה.
Bacillus pasteurii'nin çölden bu yaşanabilir çevrelere yontulup kullanabilimesini görürüz.لبكتيريا البستوري العصوية قد تم تسخيرها لتنحت تلك البيئات التي يمكن السكن فيها داخل الصحراء
Bacillus pasteurii'nin çölden bu yaşanabilir çevrelere yontulup kullanabilimesini görürüz.作り変えた跡、あるいは過程が見えるでしょう これが制御不能に広がり
Ben sana çölde, Kurak topraklarda göz kulak oldum.Det var jag som lät mig vårda om dig i öknen, i den brännande torkans land.

İlgili Sayfalar