çölde ile cümle
çölde kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Çölde o sessizlikte çok ilginç tonlar duydum.Der blev ved dykningerne taget nogle meget interessante ting op fra vraget.
Daha sonra onu çırılçıplak bir çölde görürüz.Senere kom det inn under Rustad gård.
Mısır tapınakları ise, bazıları kiliseye dönüştürüldü, bazıları ise çölde terk edildi.Templene ble tidvis konvertert til kirker, ødelagt eller forlatt i ørkenen.
Bundan sonra Yahudiler, çölde kırk yıl dolaşırlar.Bangsa Israel menderita dalam perjalanan di padang gurun selama 40 tahun.
Daha sonra onu çırılçıplak bir çölde görürüz.Dia pun kemudian tumbuh terbimbing di lingkungan ulama.
Çölde o sessizlikte çok ilginç tonlar duydum.Ia memiliki ketenangan yang sangat amat besar di lapangan.
Çölde 1.750 ile 2.000 tür bitki çeşidi olduğuna inanılmaktadır.Người ta tin rằng Hoang mạc này có chứa từ 1.750 đến 2.000 loài thực vật.
Daha sonra onu çırılçıplak bir çölde görürüz.Sau đó đem di cốt rải xuống biển.
Bir grup insan da çöldeki kamplara sürgün edildi.Một số tướng lĩnh nhà Lê cũng quay sang hàng Mạc.
O Arab çölde bir sihirbaz bilinir.Cô được biết đến như là thiên tài Ảo thuật của làng Lá.
Ben, annem, babam, büyükannem ve büyükbabam gün batarken çölde ilerliyorduk.「僕が発見した最初の死だった...僕と母と父、そして祖母に祖父は夜明けに砂漠を通っていた。
O Arab çölde bir sihirbaz bilinir.メディアからは中東の魔術師と呼ばれることがある。
Çölde yaşamazlar.砂漠に生息する。
Oraya ulaşmak için çölden geçmek gerekir.町へ行くためにはこの森を抜ける必要がある。
Ayrıca asasıyla çölde İsrailoğulları için kayadan on iki pınar fışkırtmıştır.末爾羅(まにら) 十二神将の一人で、クモの昆虫人間。
Çölden 216 numaralı ulusal karayolu geçmektedir.東西に国道162号が通る。
21 Kırk yıl onları çölde besledin.その後47年間、荒野で修行生活をしていた。
Coğrafi olarak bu bölge neredeyse tamamen çölden oluşmaktadır.在此區域外,幾乎都是荒野。
Mısır tapınakları ise, bazıları kiliseye dönüştürüldü, bazıları ise çölde terk edildi.而神庙有时也会改建为教堂或遗弃于沙漠。
Çölden 216 numaralı ulusal karayolu geçmektedir.216国道经过。
Bu listede Mısır'dan çıkan İsrailoğullarının çölden geçerken konakladığı yerler bulunur.蓋戴爾的後代,也就是蓋戴爾人(蓋爾人),在以色列人出埃及記的同時,也離開埃及而遷移到斯基提亞。
Daha sonra onu çırılçıplak bir çölde görürüz.在后来还式森灰的时候也能看出来。
Mecnun'a "Sende Mecnun'luk istidadı yok delikanlı." demiştir ve ona çöldeki gerçek Mecnun'u göstermiştir.」聖人聽後說:「阿卜杜啊!孩子歸你,因為孩子歸於(生他的)床主,石刑歸於通姦者。
Ayrıca asasıyla çölde İsrailoğulları için kayadan on iki pınar fışkırtmıştır.偽齊以登州之兩水鎮為福山縣,楊疃鎮為棲霞縣。
Çölden gelen bu kavim kendilerine eskiden “Azteca” diyen kavimdir.에바라 지구(荏原地区) : 이전의 에바라 정(荏原町)에 해당한다.
Davud yıllarca çölde yaşar.톰은 오랜 시간 동안 세상을 떠돌아다닌다.
Daha sonra onu çırılçıplak bir çölde görürüz.לאחר מכן הוא כוסה בגג רעפים.
Bir grup insan da çöldeki kamplara sürgün edildi.יחד עמם הועסקו במחנה גם כמה נשים מן הכפר.
Doktor, portaldan dışarı çıkar ve kendisini Gallifrey Kalesi'ne bakan bir çölde bulur.הם נכנסים דרך השער, ומוצאים את עצמם על צוק ליד הטירה של דרקולה.
Çölde Hüzeyl kabilesinin yaşayışını ve dilini öğrendim.אחר כך עבר ללימוד את מנהגי ושפות השבטים הערבים של מרכז אסיה.
Çölde yaşamazlar.Не живеят обаче в пустини.
Davud yıllarca çölde yaşar.Така Параскева прекарала в пустинята много години.
Bundan sonra Yahudiler, çölde kırk yıl dolaşırlar.Еврейският народ обаче обикаля 40 години из пустинята, докато намери Обетованата земя.
Gelir kaynağı olarak çölde eşya ve insan taşımacılığı yapanlar da olmuştur.Dohodke so pridobivali tudi s transportom stvari in ljudi preko puščave.
Mısır tapınakları ise, bazıları kiliseye dönüştürüldü, bazıları ise çölde terk edildi.Templji so se pretvorili v cerkve ali pa so jih prepustili puščavi.
İsmine rağmen nadiren tam anlamıyla çölde yaşar.Kljub svojemu imenu bolj redko zaide na močvirja.
Çölde yaşamazlar.Gyvena dykumose.
İsmine rağmen nadiren tam anlamıyla çölde yaşar.Yra šalies šiaurės vakaruose, retai gyvenamos dykumose.
Çölde 1.750 ile 2.000 tür bitki çeşidi olduğuna inanılmaktadır.Kõrbes kasvab 1750–2000 liiki taimi.
Çölden 216 numaralı ulusal karayolu geçmektedir.Piirkonda läbib Hiina riiklik maantee nr 219.
İsmine rağmen nadiren tam anlamıyla çölde yaşar.Füüsilist lähedust esineb kõrbesebrade juures väga harva.
Sting'in çölde çamur kaplı fotoğrafı.Tuule erodeeritud vorm Moabi kõrbes.
Ama onlar çölde Yüceler Yücesine başkaldırarak Günah işlemeye devam ettiler.(77:17) Но они продолжали грешить пред Ним и раздражать Всевышнего впустыне:
Ama onlar çölde Yüceler Yücesine başkaldırarak Günah işlemeye devam ettiler.A pesar de esto, volvieron a pecar contra él; se rebelaron contra el Altísimo en el desierto
Ama onlar çölde Yüceler Yücesine başkaldırarak Günah işlemeye devam ettiler.A však vždy přičíněli hříchů proti němu, a popouzeli Nejvyššího na poušti.
Ama onlar çölde Yüceler Yücesine başkaldırarak Günah işlemeye devam ettiler.A wszakże oni przyczynili grzechów przeciwko niemu, a wzruszyli Najwyższego na puszczy do gniewu;
Ama onlar çölde Yüceler Yücesine başkaldırarak Günah işlemeye devam ettiler.A zase len hrešili proti nemu, aby popudzovali Najvyššieho na vypráhlej púšti.
Ama onlar çölde Yüceler Yücesine başkaldırarak Günah işlemeye devam ettiler.Dầu vậy , họ cứ phạm_tội của Ngài , Phản_nghịch cùng Ðấng_Chí cao trong đồng vắng .
Ama onlar çölde Yüceler Yücesine başkaldırarak Günah işlemeye devam ettiler.Dầu vậy, họ cứ phạm tội của Ngài, Phản nghịch cùng Ðấng Chí cao trong đồng vắng.
Ama onlar çölde Yüceler Yücesine başkaldırarak Günah işlemeye devam ettiler.Dennoch sündigten sie weiter gegen ihn und erzürnten den Höchsten in der Wüste
Ama onlar çölde Yüceler Yücesine başkaldırarak Günah işlemeye devam ettiler.Eppure continuarono a peccare contro di lui, a ribellarsi all'Altissimo nel deserto
Ama onlar çölde Yüceler Yücesine başkaldırarak Günah işlemeye devam ettiler.저희는 계속하여 하나님께 범죄하여 황야에서 지존자를 배반하였도다
Ama onlar çölde Yüceler Yücesine başkaldırarak Günah işlemeye devam ettiler.Likväl syndade de allt framgent mot honom och voro gensträviga mot den Högste, i öknen.
Ama onlar çölde Yüceler Yücesine başkaldırarak Günah işlemeye devam ettiler.Mais ils continuèrent à pécher contre lui, A se révolter contre le Très Haut dans le désert.
Ama onlar çölde Yüceler Yücesine başkaldırarak Günah işlemeye devam ettiler.Mégis folyvást vétkeztek ellene, és haragították a Felségest a pusztában;
Ama onlar çölde Yüceler Yücesine başkaldırarak Günah işlemeye devam ettiler.Men de blev ennu ved å synde mot ham, å være gjenstridige mot den Høieste i ørkenen.
Ama onlar çölde Yüceler Yücesine başkaldırarak Günah işlemeye devam ettiler.Men de blev ved at synde imod ham og vække den Højestes Vrede i Ørkenen;
Ama onlar çölde Yüceler Yücesine başkaldırarak Günah işlemeye devam ettiler.Tetapi mereka terus berdosa terhadap Allah, di gurun mereka berontak terhadap Yang Mahatinggi
Ama onlar çölde Yüceler Yücesine başkaldırarak Günah işlemeye devam ettiler.Toch bleven zij tegen Hem zondigen; daar in die woestijn bleven zij opstandig tegen God.
Ama onlar çölde Yüceler Yücesine başkaldırarak Günah işlemeye devam ettiler.Todavia ainda prosseguiram em pecar contra ele, rebelando-se contra o Altíssimo no deserto.