çölde ile cümle
çölde kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Toreno, CJ'e San Fierro'da, çölde ve Las Venturas'da birçok kirli işini yaptırdı.Acá se escondía Smoke cuando CJ estaba en San Fierro o en Las Venturas.
Bedeviler çölde yaşar.I beduini vivono nel deserto.
Coğrafi olarak bu bölge neredeyse tamamen çölden oluşmaktadır.Quasi la totalità del territorio è occupata dal deserto.
Elli develi bir kervan, çölde yavaş yavaş ilerliyordu.Караван из пятидесяти верблюдов неторопливо двигался по пустыне.
Bedeviler çölde yaşar.Бедуины живут в пустыне.
Fata Morgana karada veya denizde, kutup bölgesinde veya çölde görülebilir.Фата-моргану можно увидеть на суше или на море, в полярных регионах или в пустынях.
Çölde 1.750 ile 2.000 tür bitki çeşidi olduğuna inanılmaktadır.В пустыне можно найти от 1750 до 2000 различных видов растений.
28 Mayıs 1998 tarihinde Pakistan Haran Çölünde ikinci nükleer denemesi olan Chagai-II'yi bu çölde yapmıştır.В пустыне Харан 28 мая 1998 года произошло второе ядерное испытание Пакистана.
Daha sonra onu çırılçıplak bir çölde görürüz.Оно же потом появляется на съёмочной площадке.
Manon çölde sevgilisinin kucağında ölür.Адриана умирает на руках возлюбленного.
Doktor, portaldan dışarı çıkar ve kendisini Gallifrey Kalesi'ne bakan bir çölde bulur.Доктор проходит через портал, оказавшись в пустынной местности, и видит перед собой Цитадель Галлифрея.
Çölde Küçük Prens ile karşılaşır.На юге граничит с Малыми княжествами.
Bundan sonra Yahudiler, çölde kırk yıl dolaşırlar.Египтяне вернулись обратно в Египет, а евреи начали скитаться по пустыне в течение сорока лет.
Öyle ki çölde kamp yapanlar deve dışkısını ateş yakmak için kullanırlar.Оставшиеся на берегу пытаются развести огонь.
Çölde Doktor ile karşılaşırlar.Они встречаются в пустыне.
Huacachina, çölde küçük doğal bir göl etrafında kurulmuştur.بنيت حول بحيرة طبيعية صغيرة في الصحراء.
Bedeviler çölde yaşar.يعيش البدو في الصحراء.
Bedeviler çölde yaşar.البدو يعيشون في الصحراء.
Huacachina, çölde küçük doğal bir göl etrafında kurulmuştur.Huacachina foi construída em torno de um pequeno lago natural no deserto.
Çölde 1.750 ile 2.000 tür bitki çeşidi olduğuna inanılmaktadır.A região abriga de 1.750 a 2.000 espécies de plantas.
Mısır tapınakları ise, bazıları kiliseye dönüştürüldü, bazıları ise çölde terk edildi.Os templos eram, às vezes convertidos em igrejas ou abandonados no deserto.
Kaddafi 25 Ekim 2011 tarihinde çölde bilinmeyen bir yerde gömülmüştür.Seu corpo foi enterrado em 25 de outubro, em algum lugar secreto do deserto Líbio.
Coğrafi olarak bu bölge neredeyse tamamen çölden oluşmaktadır.Neste ponto, o resort está quase deserto.
Bedeviler çölde yaşar.Os beduínos vivem no deserto.
Tanrı daha sonra onları Mısır'dan ayrılan nesil yok olana kadar çölde kalmaya mahkûm etti.Deus então condenou-os a permanecer no deserto até que a geração que abandonou o Egito tivesse perecido.
Ziggy onu çölde bulmuştur birlikte Corinh şehrine gitmişlerdir.Hij vond Ziggy, en nam hem mee naar Corinth.
Bedeviler çölde yaşar.Bedoeïenen wonen in de woestijn.
Bundan sonra Yahudiler, çölde kırk yıl dolaşırlar.Żydzi po ucieczce z Egiptu czterdzieści lat wędrowali przez pustynię.
Ardından dans sahnelerine geçiliyor ve burada Rihanna ve erkek dansçılarla bir çölde dans ediyor.Podczas refrenu ukazana jest scena, w której Rihanna wraz ze swoim chłopakiem i tancerzami tańczą na polu.
Çölde yaşamazlar.Mieszkają na pustyni.
Sahra bölgesi coğrafi açıdan çoğunlukla çölden oluşmaktadır.Region Adrar w przeważającej części zajmuje pustynia Sahara.
Bir grup insan da çöldeki kamplara sürgün edildi.Wiele ludzi wywieziono do Pustkowa i innych obozów.
Coğrafi olarak bu bölge neredeyse tamamen çölden oluşmaktadır.Området utgörs nästan helt av öken.
Bundan sonra Yahudiler, çölde kırk yıl dolaşırlar.Vägen dit sades gå genom en öken i fyrtio dagar.
Glory de Dawn'ı çölde yakalıyor.Men Helvetesgudinnan Glory är ute efter Dawn.
Çölde yaşamazlar.Живе у пустелі.
Coğrafi olarak bu bölge neredeyse tamamen çölden oluşmaktadır.Майже вся територія країни є пустелею.
Bedeviler çölde yaşar.Бедуїни живуть в пустелі.
Çölde yaşamazlar.Nežije v pouštních oblastech.
O Arab çölde bir sihirbaz bilinir.Právě tehdy se ve Středozemi objevili čarodějové.
Çölde o sessizlikte çok ilginç tonlar duydum.Ve mlýně panuje napjatý klid.
İki karısı ve bir oğlu için çölde bir sunak yapılmıştı.V Poděbradech se usadil a s manželkou měli dvě dcery a syna.
Davud yıllarca çölde yaşar.Mitscher sloužil řadu let ve Středomoří.
Çölde bitki olarak sazak, patlak, gyrtyç ve mevsimlik step bitkileri yer alıyor.Na lokalitě se vyskytuje spíše teplomilné, stepní a lesostepní fauny.
Bedeviler çölde yaşar.Beduíni žijí v poušti.
Çölde yaşamazlar.(3) Să nu iei în deșert...
Bir grup insan da çöldeki kamplara sürgün edildi.Locuitorii au fost, în schimb, trimiși în lagărele de exterminare.
Page Six haberine göre klip Los Angeles yakınlarındaki bir çölde iki gün süren çekimler boyunca çekildi.A Page Six szerint a klipet egy sivatagban forgatták Los Angelestől nem messze két napon át.
Davud yıllarca çölde yaşar.A vadonban 2 évig él.
21 Kırk yıl onları çölde besledin.A vadonban 24 évig él.
Manon çölde sevgilisinin kucağında ölür.Manon kuolee rakkautensa takia yksin erämaassa.
Bundan sonra Yahudiler, çölde kırk yıl dolaşırlar.Israelilaiset vaelsivat autiomaassa 40 vuotta.
Daha sonra onu çırılçıplak bir çölde görürüz.Myöhemmin kanjonissa he näkevät vauhkoontuneen gnuulauman.
Çölde 1.750 ile 2.000 tür bitki çeşidi olduğuna inanılmaktadır.Alueella kasvaa 1 750–2 000 kasvilajia.
Çölden 216 numaralı ulusal karayolu geçmektedir.Kylän eteläpuolelta kulkee seututie 162.
Çölde 1.750 ile 2.000 tür bitki çeşidi olduğuna inanılmaktadır.Στην έρημο Μοχάβε πιστεύεται ότι ευδοκιμούν μεταξύ 1.750 και 2.000 είδη φυτών.
Daha sonra onu çırılçıplak bir çölde görürüz.Μετά γίνεται ή έκδυση σε πλαγγόνα.
Betpak-Dala'nın batı bölgesi bir killi gibi sagebrush çölden oluşur.Η δυτική περιοχή του Μπετπάκ-Νταλά είναι μια έρημη πετρώδης έρημος.
21 Kırk yıl onları çölde besledin.Για τα επόμενα σαράντα χρόνια, ζούσαν στην εξορία.
Bundan sonra Yahudiler, çölde kırk yıl dolaşırlar.Moses og israelitterne vandrer rundt i ørkenen i fyrre år.