çölde ile cümle

çölde kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
Yahya, ‹‹Peygamber Yeşayanın dediği gibi, ‹Rabbin yolunu düzleyin› diye çölde haykıranın sesiyim ben›› dedi.Řekl: Já jsem hlas volajícího na poušti: Spravte cestu Páně, jakož pověděl Izaiáš prorok.
Yahya, ‹‹Peygamber Yeşayanın dediği gibi, ‹Rabbin yolunu düzleyin› diye çölde haykıranın sesiyim ben›› dedi.Riekol: Ja som hlas volajúceho na púšti: Urovnajte cestu Pánovu! jako povedal prorok Izaiáš.
Yahya, ‹‹Peygamber Yeşayanın dediği gibi, ‹Rabbin yolunu düzleyin› diye çölde haykıranın sesiyim ben›› dedi.Rispose: Preparate la via del Signore, come disse il profeta Isaia»
Yahya, ‹‹Peygamber Yeşayanın dediği gibi, ‹Rabbin yolunu düzleyin› diye çölde haykıranın sesiyim ben›› dedi.Rzekł: Jam jest głos wołającego na puszczy: Prostujcie drogę Pańską, jako powiedział Izajasz prorok.
Yahya, ‹‹Peygamber Yeşayanın dediği gibi, ‹Rabbin yolunu düzleyin› diye çölde haykıranın sesiyim ben›› dedi.Απεκριθη Εγω ειμαι φωνη βοωντος εν τη ερημω, ευθυνατε την οδον του Κυριου, καθως ειπεν Ησαιας ο προφητης.
Yahya, ‹‹Peygamber Yeşayanın dediği gibi, ‹Rabbin yolunu düzleyin› diye çölde haykıranın sesiyim ben›› dedi.А изпратените бяха от фарисеите.
Yahya, ‹‹Peygamber Yeşayanın dediği gibi, ‹Rabbin yolunu düzleyin› diye çölde haykıranın sesiyim ben›› dedi.Он сказал: я глас вопиющего в пустыне: исправьте путь Господу, как сказал пророк Исаия.
Yahya, ‹‹Peygamber Yeşayanın dediği gibi, ‹Rabbin yolunu düzleyin› diye çölde haykıranın sesiyim ben›› dedi.Рече: Я голос покликуючого в пустинї: Випростайте дорогу Господню, як глаголав Ісаїя пророк.
Yahya, ‹‹Peygamber Yeşayanın dediği gibi, ‹Rabbin yolunu düzleyin› diye çölde haykıranın sesiyim ben›› dedi.ויאמר אני קול קורא במדבר פנו דרך יהוה כאשר דבר ישעיהו הנביא׃
Yahya, ‹‹Peygamber Yeşayanın dediği gibi, ‹Rabbin yolunu düzleyin› diye çölde haykıranın sesiyim ben›› dedi.قال انا صوت صارخ في البرية قوّموا طريق الرب كما قال اشعياء النبي.
Yahya, ‹‹Peygamber Yeşayanın dediği gibi, ‹Rabbin yolunu düzleyin› diye çölde haykıranın sesiyim ben›› dedi.他 說 、 我 就 是 那 在 曠 野 有 人 聲 喊 著 說 、 修 直 主 的 道 路 、 正 如 先 知 以 賽 亞 所 說 的
Yahya, ‹‹Peygamber Yeşayanın dediği gibi, ‹Rabbin yolunu düzleyin› diye çölde haykıranın sesiyim ben›› dedi.他 說 、 我 就是 那 在 曠野 有 人 聲喊 著說 、 修直 主 的 道路 、 正如 先知 以 賽亞 所 說的
Yani eğer çölde olsaydım, bunu biraz açayım.Chci, pokud jsem na poušti - abych to ujasnil.
Yani eğer çölde olsaydım, bunu biraz açayım.Jadi saya ingin - jika saya di padang pasir, biarkan saya membuat ini jelas.
Yani eğer çölde olsaydım, bunu biraz açayım.Jeżeli rosnę na pustyni -- chciałbym to wyjaśnić.
Yani eğer çölde olsaydım, bunu biraz açayım.한 식물이 사막에 있다 가정할 때, 확실히 해 볼게요
Yani eğer çölde olsaydım, bunu biraz açayım.Por lo que yo quiero--si estoy en el desierto, deje que me dejar esto claro.
Yani eğer çölde olsaydım, bunu biraz açayım.Така че искам - ако съм в пустинята, нека изясним това.
Yanmış ormanlarda ve dümdüz çölde.Amigos como Lual, que morreu ao meu lado, de fome.
Yanmış ormanlarda ve dümdüz çölde.Amigos como Lual quién murió a mi lado, de hambre. En la jungla ardiente, y en la llanura desierta.
Yanmış ormanlarda ve dümdüz çölde.Dans la jungle brûlante, et dans la plaine déserte,
Yanmış ormanlarda ve dümdüz çölde.De még mindig azon gondolkodom, nem fogok elmerülni. Fegyverek mennydörögnek.
Yanmış ormanlarda ve dümdüz çölde.In de brandende jungle en de woestijnvlakte.
Yanmış ormanlarda ve dümdüz çölde.În jungla arzătoare, în deşertul gol.
Yanmış ormanlarda ve dümdüz çölde.불타는 정글과 황량한 사막에서
Yanmış ormanlarda ve dümdüz çölde.Nella bruciante giungla, e nella deserta pianura.
Yanmış ormanlarda ve dümdüz çölde. Sonra İsa ağlayışımı duydu.Будь то джунгли или пустыня, я должен был быть следующим, но Иисус услышал меня.
Yanmış ormanlarda ve dümdüz çölde.Trong khu rừng cháy ngùn ngụt, trong đồng bằng điêu tàn, xơ xác.
Yanmış ormanlarda ve dümdüz çölde.W płonącej dżungli i na równinie pustyni.
Yanmış ormanlarda ve dümdüz çölde.В горящата джунгла и пустинната равнина.
Yanmış ormanlarda ve dümdüz çölde.בג'ונגל הבוער, במישורי המדבר.
Yanmış ormanlarda ve dümdüz çölde.في الغابة المحترقة، والصحراء المسطحة.
Yanmış ormanlarda ve dümdüz çölde.死なずにいるのは 神様のおかげ
Yine de onlara acıdım, onları yok etmedim, çölde işlerine son vermedim.Aber mein Auge verschonte sie, daß ich sie nicht verderbte noch ganz umbrächte in der Wüste.
Yine de onlara acıdım, onları yok etmedim, çölde işlerine son vermedim.Ale im przecie przepuściło oko moje, tak, żem ich nie wytracił, i nie wygładził do szczętu na puszczy.
Yine de onlara acıdım, onları yok etmedim, çölde işlerine son vermedim.Ale moje oko sa zľutovalo nad nimi, takže som ich nezkazil a neučinil som im konca na púšti.
Yine de onlara acıdım, onları yok etmedim, çölde işlerine son vermedim.Ali prizaneslo jim je oko moje, da jih nisem pogubil ter jih nisem dočista pokončal v puščavi.
Yine de onlara acıdım, onları yok etmedim, çölde işlerine son vermedim.A pesar de ello, mi ojo les tuvo lástima, para no destruirlos, y no acabé con ellos en el desierto
Yine de onlara acıdım, onları yok etmedim, çölde işlerine son vermedim.Dar m'am uitat cu milă la ei, nu i-am nimicit, şi nu i-am stîrpit în pustie.
Yine de onlara acıdım, onları yok etmedim, çölde işlerine son vermedim.Desondanks spaarde Ik hen. Ik maakte geen eind aan hun bestaan daar in de woestijn.
Yine de onlara acıdım, onları yok etmedim, çölde işlerine son vermedim.Jeg havde Medlidenhed med dem, så jeg ikke tilintetgjorde dem; jeg gjorde ikke Ende på dem i Ørkenen.
Yine de onlara acıdım, onları yok etmedim, çölde işlerine son vermedim.그러나 내가 그들을 아껴 보아 광야에서 멸하여 아주 없이 하지 아니하였었노라
Yine de onlara acıdım, onları yok etmedim, çölde işlerine son vermedim.Mais j`eus pour eux un regard de pitié et je ne les détruisis pas, je ne les exterminai pas dans le désert.
Yine de onlara acıdım, onları yok etmedim, çölde işlerine son vermedim.Men jag visade dem skonsamhet och fördärvade dem icke; jag gjorde icke alldeles ände på dem i öknen.
Yine de onlara acıdım, onları yok etmedim, çölde işlerine son vermedim.Men jeg viste dem skånsel og ødela dem ikke; jeg gjorde ikke aldeles ende på dem i ørkenen.
Yine de onlara acıdım, onları yok etmedim, çölde işlerine son vermedim.Mindazáltal kedvezett szemem nékik, hogy el ne veszessem õket, és nem vetettem nékik véget a pusztában.
Yine de onlara acıdım, onları yok etmedim, çölde işlerine son vermedim.Mutta minä säälin heitä, niin etten heitä hävittänyt enkä tehnyt heistä loppua erämaassa.
Yine de onlara acıdım, onları yok etmedim, çölde işlerine son vermedim.Não obstante os meus olhos os pouparam e não os destruí nem os consumi de todo no deserto.
Yine de onlara acıdım, onları yok etmedim, çölde işlerine son vermedim.Tetapi kemudian Aku kasihan kepada mereka, sehingga mereka tidak jadi Kubunuh di padang pasir itu
Yine de onlara acıdım, onları yok etmedim, çölde işlerine son vermedim.Tuttavia il mio occhio ebbe pietà di loro e non li distrussi, non li sterminai tutti nel deserto
Yine de onlara acıdım, onları yok etmedim, çölde işlerine son vermedim.Však odpustilo jim oko mé, tak že jsem jich nezahladil, a neučinil jim konce na poušti.
Yine de onlara acıdım, onları yok etmedim, çölde işlerine son vermedim.Και εφεισθη ο οφθαλμος μου επ' αυτους, ωστε να μη εξαλειψω αυτους, και δεν συνετελεσα αυτους εν τη ερημω.
Yine de onlara acıdım, onları yok etmedim, çölde işlerine son vermedim.Но око Мое пожалело погубить их; и Я не истребил их в пустыне.
Yine de onlara acıdım, onları yok etmedim, çölde işlerine son vermedim.Обаче, окото Ми ги пощади, та не ги изтребих, нито ги довърших в пустинята.
Yine de onlara acıdım, onları yok etmedim, çölde işlerine son vermedim.ותחס עיני עליהם משחתם ולא עשיתי אותם כלה במדבר׃
Yine de onlara acıdım, onları yok etmedim, çölde işlerine son vermedim.لكن عيني اشفقت عليهم عن اهلاكهم فلم افنهم في البرية.
Yine de onlara acıdım, onları yok etmedim, çölde işlerine son vermedim.雖 然 如 此 、 我 眼 仍 顧 惜 他 們 、 不 毀 滅 他 們 、 不 在 曠 野 將 他 們 滅 絕 淨 盡
Yine de onlara acıdım, onları yok etmedim, çölde işlerine son vermedim.雖然 如此 、 我眼 仍 顧惜 他 們 、 不 毀滅 他 們 、 不 在 曠野將 他 們滅絕淨盡
Yıldızlı bir gecede, çölde Mukhtiar Ali adlı bir Sufi şarkıcıyla birlikteydim.A sivatagban voltam, a csillagos ég alatt a Szúfi énekessel Mukhtiar Alival.
Yıldızlı bir gecede, çölde Mukhtiar Ali adlı bir Sufi şarkıcıyla birlikteydim.Bola som na púšti, nado mnou hviezdna obloha, so spevákom Sufi menom Mukhtiar Ali.

İlgili Sayfalar