çölde ile cümle

çölde kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
12
ORT. KELİME
RAB rezalet saçtı soylular üzerine, Yolu izi belirsiz bir çölde dolaştırdı onları.Gdy wylewa wzgardę na książąt, dopuszczając, aby błądzili po puszczy bezdrożnej.
RAB rezalet saçtı soylular üzerine, Yolu izi belirsiz bir çölde dolaştırdı onları.Gyalázatot zúdított a fejedelmekre, és bujdostatta õket út nélkül való kietlenben.
RAB rezalet saçtı soylular üzerine, Yolu izi belirsiz bir çölde dolaştırdı onları.Han som utøser forakt over fyrster og lar dem fare vill i et uveisomt øde,
RAB rezalet saçtı soylular üzerine, Yolu izi belirsiz bir çölde dolaştırdı onları.han udøser Hån over Fyrster og lader dem rave i vejløst Øde.
RAB rezalet saçtı soylular üzerine, Yolu izi belirsiz bir çölde dolaştırdı onları.Když vylévá pohrdání na knížata, dopouštěje, aby bloudili po poušti bezcestné.
RAB rezalet saçtı soylular üzerine, Yolu izi belirsiz bir çölde dolaştırdı onları.여호와께서는 방백들에게 능욕을 부으시고 길 없는 황야에서 유리케 하시나
RAB rezalet saçtı soylular üzerine, Yolu izi belirsiz bir çölde dolaştırdı onları.men han som utgjuter förakt över furstar och låter dem irra omkring i väglösa ödemarker,
RAB rezalet saçtı soylular üzerine, Yolu izi belirsiz bir çölde dolaştırdı onları.Ngài đổ sự nhuốc nhơ trên vua chúa, Khiến họ phải lưu lạc trong nơi vắng vẻ không đường.
RAB rezalet saçtı soylular üzerine, Yolu izi belirsiz bir çölde dolaştırdı onları.Ngài đổ sự nhuốc_nhơ trên vua_chúa , Khiến họ phải lưu_lạc trong nơi vắng_vẻ không đường .
RAB rezalet saçtı soylular üzerine, Yolu izi belirsiz bir çölde dolaştırdı onları.niin hän, joka vuodattaa ylenkatsetta ruhtinasten päälle ja panee heidät harhailemaan tiettömissä autiomaissa,
RAB rezalet saçtı soylular üzerine, Yolu izi belirsiz bir çölde dolaştırdı onları.On, ki izliva zaničevanje nad kneze in dela, da tavajo po praznoti, ki je brez potov,
RAB rezalet saçtı soylular üzerine, Yolu izi belirsiz bir çölde dolaştırdı onları.Verse-t-il le mépris sur les grands, Les fait-il errer dans des déserts sans chemin,
RAB rezalet saçtı soylular üzerine, Yolu izi belirsiz bir çölde dolaştırdı onları.Vylieva opovrženie na kniežatá a dáva, aby blúdili po pustine, kde nieto cesty.
RAB rezalet saçtı soylular üzerine, Yolu izi belirsiz bir çölde dolaştırdı onları.Επιχεει καταφρονησιν επι τους αρχοντας και καμνει αυτους να περιπλανωνται εν ερημω αβατω.
RAB rezalet saçtı soylular üzerine, Yolu izi belirsiz bir çölde dolaştırdı onları.Той излива презрение върху князете, И ги правят да се скитат в пустиня, гдето няма път;
RAB rezalet saçtı soylular üzerine, Yolu izi belirsiz bir çölde dolaştırdı onları.שפך בוז על נדיבים ויתעם בתהו לא דרך׃
RAB rezalet saçtı soylular üzerine, Yolu izi belirsiz bir çölde dolaştırdı onları.‎يسكب هوانا على رؤساء ويضلهم في تيه بلا طريق‎.
RAB rezalet saçtı soylular üzerine, Yolu izi belirsiz bir çölde dolaştırdı onları.他 使 君 王 蒙 羞 被 辱 、 使 他 們 在 荒 廢 無 路 之 地 漂 流
RAB rezalet saçtı soylular üzerine, Yolu izi belirsiz bir çölde dolaştırdı onları.他 使 君王 蒙羞 被 辱 、 使 他 們在 荒廢 無路 之 地 漂流
RAB, ‹Sizi kırk yıl çölde dolaştırdım; ne üzerinizdeki giysi eskidi, ne ayağınızdaki çarık.A gdy je wam Pan poda, tedy im uczynicie według każdego przykazania, jakom wam przykazał.
RAB, ‹Sizi kırk yıl çölde dolaştırdım; ne üzerinizdeki giysi eskidi, ne ayağınızdaki çarık.Jeg lot eder vandre firti år i ørkenen; eders klær blev ikke utslitt, og skoen blev ikke utslitt på din fot.
RAB, ‹Sizi kırk yıl çölde dolaştırdım; ne üzerinizdeki giysi eskidi, ne ayağınızdaki çarık.주께서 사십년 동안 너희를 인도하여 광야를 통행케 하셨거니와 너희 몸의 옷이 낡지 아니하였고 너희 발의 신이 해어지지 아니 하였으며
RAB, ‹Sizi kırk yıl çölde dolaştırdım; ne üzerinizdeki giysi eskidi, ne ayağınızdaki çarık.Quarenta anos vos fiz andar pelo deserto; não se envelheceu sobre vós a vossa roupa, nem o sapato no vosso pé.
RAB, ‹Sizi kırk yıl çölde dolaştırdım; ne üzerinizdeki giysi eskidi, ne ayağınızdaki çarık.Сорок лет водил вас по пустыне, и одежды ваши на вас не обветшали,и обувь твоя не обветшала на ноге твоей;
RAB, ‹Sizi kırk yıl çölde dolaştırdım; ne üzerinizdeki giysi eskidi, ne ayağınızdaki çarık.ואולך אתכם ארבעים שנה במדבר לא בלו שלמתיכם מעליכם ונעלך לא בלתה מעל רגלך׃
RAB, ‹Sizi kırk yıl çölde dolaştırdım; ne üzerinizdeki giysi eskidi, ne ayağınızdaki çarık.فقد سرت بكم اربعين سنة في البرية لم تبل ثيابكم عليكم ونعلك لم تبل على رجلك.
RAB, ‹Sizi kırk yıl çölde dolaştırdım; ne üzerinizdeki giysi eskidi, ne ayağınızdaki çarık.我 領 你 們 在 曠 野 四 十 年 、 你 們 身 上 的 衣 服 並 沒 有 穿 破 、 腳 上 的 鞋 也 沒 有 穿 壞
RAB, ‹Sizi kırk yıl çölde dolaştırdım; ne üzerinizdeki giysi eskidi, ne ayağınızdaki çarık.我 領 你 們 在 曠野 四十 年 、 你 們 身上 的 衣服 並沒 有 穿破 、 腳上 的 鞋 也 沒有 穿壞
Sanatçı Michael Heizer ile Las Vegas civarlarında çölde dolaşıyorduk.Có lần tôi tới thăm một nghệ sĩ, Michael Heizer, tại một nơi nào đó trong sa mạc, gần Las Vegas.
Sanatçı Michael Heizer ile Las Vegas civarlarında çölde dolaşıyorduk.En una visita con un artista, Michael Heizer, en algún lugar en el desierto cerca de Las Vegas.
Sanatçı Michael Heizer ile Las Vegas civarlarında çölde dolaşıyorduk.Eram in vizită la un artist, Michael Heizer, în deşert, undeva lângă Las Vegas.
Sanatçı Michael Heizer ile Las Vegas civarlarında çölde dolaşıyorduk.Ho parlato con l'artista Michael Heizer, in un luogo nel deserto vicino a Las Vegas.
Sanatçı Michael Heizer ile Las Vegas civarlarında çölde dolaşıyorduk.Ich habe einen Künstler besucht, Michael Heizer, irgendwo draußen in der Wüste bei Las Vegas.
Sanatçı Michael Heizer ile Las Vegas civarlarında çölde dolaşıyorduk.Ik was op bezoek bij een kunstenaar, Michael Heizer, ergens in de woestijn bij Las Vegas.
Sanatçı Michael Heizer ile Las Vegas civarlarında çölde dolaşıyorduk.J'ai été rendre visite à un artiste, Michael Heizer, dans le désert, quelque part près de Las Vegas.
Sanatçı Michael Heizer ile Las Vegas civarlarında çölde dolaşıyorduk.Odwiedziłem pewnego artystę, Michael'a Heizer, na pustyni przy Las Vegas.
Sanatçı Michael Heizer ile Las Vegas civarlarında çölde dolaşıyorduk.Saya berkunjung dengan seorang seniman, Michael Heizer, di padang pasir dekat Las Vegas.
Sanatçı Michael Heizer ile Las Vegas civarlarında çölde dolaşıyorduk.Visitei um artista, Michael Heizer, num lugar no deserto, algures perto de Las Vegas.
Sanatçı Michael Heizer ile Las Vegas civarlarında çölde dolaşıyorduk.Посещавах един артист, Майкъл Хайзер, някъде в пустинята близо до Лас Вегас.
Sanatçı Michael Heizer ile Las Vegas civarlarında çölde dolaşıyorduk.Я был в гостях у художника, Майкла Хейзера, в пустыне рядом с Лас-Вегасом.
Sivonun oğulları: Aya ve Âna. Babası Sivonun eşeklerini güderken çölde sıcak su kaynakları bulan Ânadır bu.시브온의 자녀는 아야와 아나며 이 아나는 그 아비 시브온의 나귀를 칠 때에 광야에서 온천을 발견하였고
Sivonun oğulları: Aya ve Âna. Babası Sivonun eşeklerini güderken çölde sıcak su kaynakları bulan Ânadır bu.ואלה בני צבעון ואיה וענה הוא ענה אשר מצא את הימם במדבר ברעתו את החמרים לצבעון אביו׃
Sivonun oğulları: Aya ve Âna. Babası Sivonun eşeklerini güderken çölde sıcak su kaynakları bulan Ânadır bu.وهذان ابنا صبعون أيّة وعنى. هذا هو عنى الذي وجد الحمائم في البرية اذ كان يرعى حمير صبعون ابيه.
Sivonun oğulları: Aya ve Âna. Babası Sivonun eşeklerini güderken çölde sıcak su kaynakları bulan Ânadır bu.祭 便 的 兒 子 是 亞 雅 、 亞 拿 、 當 時 在 曠 野 、 放 他 父 親 祭 便 的 驢 、 遇 著 溫 泉 的 、 就 是 這 亞 拿
Sivonun oğulları: Aya ve Âna. Babası Sivonun eşeklerini güderken çölde sıcak su kaynakları bulan Ânadır bu.祭 便 的 兒子 是 亞雅 、 亞拿 、 當時 在 曠野 、 放 他 父親祭 便 的 驢 、 遇著溫 泉 的 、 就是 這亞拿
Sizi Mısırdan ben çıkardım, Amor topraklarını sahiplenesiniz diye Çölde kırk yıl size yol gösterdim.내가 너희를 애굽 땅에서 이끌어 내어 사십년 동안 광야에서 인도하고 아모리 사람의 땅을 너희로 차지하게 하였고
Sizi Mısırdan ben çıkardım, Amor topraklarını sahiplenesiniz diye Çölde kırk yıl size yol gösterdim.Вас же Я вывел из земли Египетской и водил вас в пустыне сорок лет, чтобы вам наследовать землю Аморрейскую.
Sizi Mısırdan ben çıkardım, Amor topraklarını sahiplenesiniz diye Çölde kırk yıl size yol gösterdim.ואנכי העליתי אתכם מארץ מצרים ואולך אתכם במדבר ארבעים שנה לרשת את ארץ האמרי׃
Sizi Mısırdan ben çıkardım, Amor topraklarını sahiplenesiniz diye Çölde kırk yıl size yol gösterdim.وانا اصعدتكم من ارض مصر وسرت بكم في البرية اربعين سنة لترثوا ارض الاموري.
Sizi Mısırdan ben çıkardım, Amor topraklarını sahiplenesiniz diye Çölde kırk yıl size yol gösterdim.我 也 將 你 們 從 埃 及 地 領 上 來 、 在 曠 野 引 導 你 們 四 十 年 、 使 你 們 得 亞 摩 利 人 之 地 為 業
Sizi Mısırdan ben çıkardım, Amor topraklarını sahiplenesiniz diye Çölde kırk yıl size yol gösterdim.我 也 將 你 們從 埃及 地領 上來 、 在 曠野 引導 你 們 四十 年 、 使 你 們得 亞摩利人 之地 為業
Sonra Ovottan ayrılıp doğuda Moava bakan çölde, İye- Haavarimde konakladı.Au plecat din Obot, şi au tăbărît la Iie-Abarim, în pustia din faţa Moabului, spre răsăritul soarelui.
Sonra Ovottan ayrılıp doğuda Moava bakan çölde, İye- Haavarimde konakladı.Ðoạn , đi từ Ô - bốt và đóng trại tại Y-giê-a-ba-rim , tại đồng vắng , đối ngang Mô-áp về hướng mặt_trời mọc .
Sonra Ovottan ayrılıp doğuda Moava bakan çölde, İye- Haavarimde konakladı.Ðoạn, đi từ Ô-bốt và đóng trại tại Y-giê-a-ba-rim, tại đồng vắng, đối ngang Mô-áp về hướng mặt trời mọc.
Sonra Ovottan ayrılıp doğuda Moava bakan çölde, İye- Haavarimde konakladı.in iz Obota odrinejo in se utabore v Ije-abarimu, v puščavi, ki je pred Moabom, proti solnčnemu vzhodu.
Sonra Ovottan ayrılıp doğuda Moava bakan çölde, İye- Haavarimde konakladı.오봇에서 진행하여 모압 앞 해 돋는 편 광야 이예아바림에 진쳤고
Sonra Ovottan ayrılıp doğuda Moava bakan çölde, İye- Haavarimde konakladı.och från Obot bröto de upp och lägrade sig vid Ije-Haabarim i öknen som ligger framför Moab, österut.
Sonra Ovottan ayrılıp doğuda Moava bakan çölde, İye- Haavarimde konakladı.og de brød op fra Obot og slog Lejr i tjje Håbarim i Ørkenen østen for Moab.
Sonra Ovottan ayrılıp doğuda Moava bakan çölde, İye- Haavarimde konakladı.Partieron de Obot y acamparon en Iye-abarim, en el desierto que está frente a Moab, al oriente
Sonra Ovottan ayrılıp doğuda Moava bakan çölde, İye- Haavarimde konakladı.partiti da Obot si accamparono a Iie-Abarim nel deserto che sta di fronte a Moab dal lato dove sorge il sole

İlgili Sayfalar