çölde ile cümle
çölde kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
11
ORT. KELİME
Musanın çölde RAB için yaptığı çadırla yakmalık sunu sunağı o sırada Givondaki tapınma yerindeydi.摩西 在 曠野 所 造 之 耶和華 的 帳幕 和 燔祭壇 都 在 基遍 的 高處
Namibiya çöl böceği çölde temiz su üretmek için evrim geçirmiştirçEste é o escaravelho-do-deserto-da-Namíbia. Tem uma forma evoluída de colher água no deserto.
Namibiya çöl böceği çölde temiz su üretmek için evrim geçirmiştirçEz a namíbiai páragyűjtő bogár, és kifejlesztette a módszert, amellyel a saját vizét gyűjtheti a sivatagban.
Namibiya çöl böceği çölde temiz su üretmek için evrim geçirmiştirçIni adalah kumbang penangkap-embun Namibia, yang telah mengembangkan cara mendapatkan airnya sendiri di gurun.
Namibiya çöl böceği çölde temiz su üretmek için evrim geçirmiştirç이것은 나미비안 포그-배스킹 딱정벌레입니다. 그것은 사막에서 물을 구할 수 있는 방식으로 진화되었습니다.
Namibiya çöl böceği çölde temiz su üretmek için evrim geçirmiştirçOto namibijski żuk tzw. "łapacz rosy", który wykształcił możliwość własnego źródła wody na środku pustyni.
Namibiya çöl böceği çölde temiz su üretmek için evrim geçirmiştirçQuesto è la scarafaggio della Namibia che ha sviluppato un sistema per raccogliere acqua nel deserto.
Namibiya çöl böceği çölde temiz su üretmek için evrim geçirmiştirçVoici le Ténébrion du désert, et il a développé une façon de récolter sa propre eau potable dans le désert.
Namibiya çöl böceği çölde temiz su üretmek için evrim geçirmiştirçΑυτό είναι το σκαθάρι της ερήμου Ναμίμπια και ανέπτυξε έναν τρόπο λήψης φρέσκου νερού στην έρημο.
Namibiya çöl böceği çölde temiz su üretmek için evrim geçirmiştirçЭто намибийский жук, который в процессе эволюции научился собирать питьевую воду в пустыне.
Namibiya çöl böceği çölde temiz su üretmek için evrim geçirmiştirçזוהי חיפושית 'טבולת-ערפל' מנמיביה, אשר פיתחה דרך לאיסוף מים עצמי במדבר.
Namibiya çöl böceği çölde temiz su üretmek için evrim geçirmiştirçهذه خنفسة من ناميمبيا .. تعمل على اعتراض الضباب وقد طورت طريقة خاصة بها لكي تحصل على المياه النظيفة من الصحراء
Namibiya çöl böceği çölde temiz su üretmek için evrim geçirmiştirç砂漠で新鮮な水を自己採集できるように進化しました どうやるかと言うと 夜
Öbürleri ya çölde ya da ormanın tekinde bir yerde.A többiek a sivatagban vagy a dzsungelben vannak.
Öbürleri ya çölde ya da ormanın tekinde bir yerde.De anderen zijn in de woestijn of in de jungle.
Öbürleri ya çölde ya da ormanın tekinde bir yerde.De anderen... zijn in de woestijn of in de jungle.
Öbürleri ya çölde ya da ormanın tekinde bir yerde.De andre er i ørkenen eller junglen et sted.
Öbürleri ya çölde ya da ormanın tekinde bir yerde.Die anderen sind in der Wüste oder im Dschungel.
Öbürleri ya çölde ya da ormanın tekinde bir yerde.Gli altri sono nel deserto o nella giungla.
Öbürleri ya çölde ya da ormanın tekinde bir yerde.Les autres sont dans le désert ou dans la jungle.
Öbürleri ya çölde ya da ormanın tekinde bir yerde.Los otros están por el desierto o por la jungla.
Öbürleri ya çölde ya da ormanın tekinde bir yerde.Mấy tay kia thì đang ở rừng rú hay sa mạc rồi.
Öbürleri ya çölde ya da ormanın tekinde bir yerde.Muut ovat aavikolla tai viidakossa.
Öbürleri ya çölde ya da ormanın tekinde bir yerde.Những người khác trong sa mạc hoặc rừng.
Öbürleri ya çölde ya da ormanın tekinde bir yerde.Tamci się gdzieś ukrywają.
Öbürleri ya çölde ya da ormanın tekinde bir yerde.Ti ostatní tři jsou buď v džungli nebo v poušti.
Öbürleri ya çölde ya da ormanın tekinde bir yerde.Οι άλλοι είναι στην έρημο ή στη ζούγκλα.
Öbürleri ya çölde ya da ormanın tekinde bir yerde.Другите са в някоя пустиня или джунгла.
O kuyu ki, onu önderlerle Halkın soyluları Asayla, değnekle kazdılar.›› Bundan sonra çölden Mattanaya,Giếng mà các vua chúa đã khai, Các tước vị của dân sự đã đào Với phủ việt cùng cây gậy mình!
O kuyu ki, onu önderlerle Halkın soyluları Asayla, değnekle kazdılar.›› Bundan sonra çölden Mattanaya,Giếng mà các vua_chúa đã khai , Các tước_vị của dân_sự đã đào Với phủ việt cùng cây gậy mình !
O kuyu ki, onu önderlerle Halkın soyluları Asayla, değnekle kazdılar.›› Bundan sonra çölden Mattanaya,이 우물은 족장들이 팠고 백성의 귀인들이 홀과 지팡이로 판 것이로다 하였더라 광야에서 맛다나에 이르렀고
O kuyu ki, onu önderlerle Halkın soyluları Asayla, değnekle kazdılar.›› Bundan sonra çölden Mattanaya,om brunnen som furstar grävde, som folkets ypperste borrade, med spiran, med sina stavar.
O kuyu ki, onu önderlerle Halkın soyluları Asayla, değnekle kazdılar.›› Bundan sonra çölden Mattanaya,Puits, que des princes ont creusé, Que les grands du peuple ont creusé, Avec le sceptre, avec leurs bâtons!
O kuyu ki, onu önderlerle Halkın soyluları Asayla, değnekle kazdılar.›› Bundan sonra çölden Mattanaya,באר חפרוה שרים כרוה נדיבי העם במחקק במשענתם וממדבר מתנה׃
O kuyu ki, onu önderlerle Halkın soyluları Asayla, değnekle kazdılar.›› Bundan sonra çölden Mattanaya,بئر حفرها رؤساء حفرها شرفاء الشعب بصولجان بعصيّهم. ومن البرية الى متّانة
O kuyu ki, onu önderlerle Halkın soyluları Asayla, değnekle kazdılar.›› Bundan sonra çölden Mattanaya,這 井 是 首 領 和 民 中 的 尊 貴 人 、 用 圭 、 用 杖 、 所 挖 所 掘 的 。 以 色 列 人 從 曠 野 往 瑪 他 拿 去
O kuyu ki, onu önderlerle Halkın soyluları Asayla, değnekle kazdılar.›› Bundan sonra çölden Mattanaya,這井 是 首領 和 民 中 的 尊貴 人 、 用圭 、 用杖 、 所 挖 所 掘 的 。 以色列人 從曠 野 往瑪 他 拿去
Onları ulusların arasına dağıtacağıma, başka ülkelere göndereceğime çölde ant içtim.Di padang pasir itu juga Aku bersumpah bahwa Aku akan menceraiberaikan mereka ke seluruh dunia
Onları ulusların arasına dağıtacağıma, başka ülkelere göndereceğime çölde ant içtim.또 내가 광야에서 그들에게 맹세하기를 내가 그들을 이방인 중에 흩으며 열방 중에 헤치리라 하였었나니
Onları ulusların arasına dağıtacağıma, başka ülkelere göndereceğime çölde ant içtim.Také i těm přisáhl jsem na poušti, že je rozptýlím mezi pohany, a že je rozženu po krajinách,
Onları ulusların arasına dağıtacağıma, başka ülkelere göndereceğime çölde ant içtim.Tudi sem povzdignil roko in jim prisegel v puščavi, da jih razkropim med narode in raztresem po deželah,
Onları ulusların arasına dağıtacağıma, başka ülkelere göndereceğime çölde ant içtim.При това, Аз им се заклех в пустинята, че ще ги разпръсна между народите, и ще ги разсея по разни страни,
Onları ulusların arasına dağıtacağıma, başka ülkelere göndereceğime çölde ant içtim.Также, подняв руку Мою в пустыне, Я поклялся рассеять их по народам и развеять их по землям
Onları ulusların arasına dağıtacağıma, başka ülkelere göndereceğime çölde ant içtim.גם אני נשאתי את ידי להם במדבר להפיץ אתם בגוים ולזרות אותם בארצות׃
Onları ulusların arasına dağıtacağıma, başka ülkelere göndereceğime çölde ant içtim.ورفعت ايضا يدي لهم في البرية لافرقهم في الامم واذريهم في الاراضي
Onları ulusların arasına dağıtacağıma, başka ülkelere göndereceğime çölde ant içtim.並 且 我 在 曠 野 向 他 們 起 誓 、 必 將 他 們 分 散 在 列 國 、 四 散 在 列 邦
Onları ulusların arasına dağıtacağıma, başka ülkelere göndereceğime çölde ant içtim.並且 我 在 曠野 向 他 們 起誓 、 必將 他 們 分散 在 列國 、 四 散 在 列邦
‹‹Onu kurak bir ülkede, Issız, uluyan bir çölde buldu, Onu kuşattı, kayırdı, Gözbebeği gibi korudu.Hij beschermde Israël in de wildernis, in een streek die huilt van eenzaamheid, als Zijn eigen oogappel.
‹‹Onu kurak bir ülkede, Issız, uluyan bir çölde buldu, Onu kuşattı, kayırdı, Gözbebeği gibi korudu.I nie powstał prorok więcej w Izraelu podobny Mojżeszowi, którego by tak znał Pan, twarzą w twarz.
‹‹Onu kurak bir ülkede, Issız, uluyan bir çölde buldu, Onu kuşattı, kayırdı, Gözbebeği gibi korudu."여호와께서 그를 황무지에서, 짐승의 부르짖는 광야에서 만나시고 호위하시며 보호하시며 자기 눈동자같이 지키셨도다"
‹‹Onu kurak bir ülkede, Issız, uluyan bir çölde buldu, Onu kuşattı, kayırdı, Gözbebeği gibi korudu.Намери го в пуста земя, Да! в пуста, дива и виеща; Огради го, настави го, Опази го като зеницата на окото Си.
‹‹Onu kurak bir ülkede, Issız, uluyan bir çölde buldu, Onu kuşattı, kayırdı, Gözbebeği gibi korudu.ימצאהו בארץ מדבר ובתהו ילל ישמן יסבבנהו יבוננהו יצרנהו כאישון עינו׃
‹‹Onu kurak bir ülkede, Issız, uluyan bir çölde buldu, Onu kuşattı, kayırdı, Gözbebeği gibi korudu.وجده في ارض قفر وفي خلاء مستوحش خرب. احاط به ولاحظه وصانه كحدقة عينه.
‹‹Onu kurak bir ülkede, Issız, uluyan bir çölde buldu, Onu kuşattı, kayırdı, Gözbebeği gibi korudu.耶 和 華 遇 見 他 在 曠 野 荒 涼 野 獸 吼 叫 之 地 、 就 環 繞 他 、 看 顧 他 、 保 護 他 、 如 同 保 護 眼 中 的 瞳 人
‹‹Onu kurak bir ülkede, Issız, uluyan bir çölde buldu, Onu kuşattı, kayırdı, Gözbebeği gibi korudu.耶和華 遇 見他 在 曠野 荒涼 野 獸 吼叫 之地 、 就 環繞 他 、 看顧 他 、 保護 他 、 如同 保 護眼 中 的 瞳人
Özlemle kıvrandılar çölde, Tanrıyı denediler ıssız yerlerde.(105:14) увлеклись похотением в пустыне, и искусили Бога в необитаемой.
Özlemle kıvrandılar çölde, Tanrıyı denediler ıssız yerlerde.Ale jati jsouce žádostí na poušti, pokoušeli Boha silného na pustinách.
Özlemle kıvrandılar çölde, Tanrıyı denediler ıssız yerlerde.Ale zdjęci będąc chciwością na puszczy, kusili Boga na pustyniach.
Özlemle kıvrandılar çölde, Tanrıyı denediler ıssız yerlerde.ampak vdali so se poželjivosti v puščavi, izkušali Boga mogočnega v samoti.
Özlemle kıvrandılar çölde, Tanrıyı denediler ıssız yerlerde.Ardieron de apetito en el desierto y probaron a Dios en la soledad