çölde ile cümle
çölde kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
11
ORT. KELİME
Merivada, o gün çölde, Massadafö olduğu gibi, Yüreklerinizi nasırlaştırmayın.אל תקשו לבבכם כמריבה כיום מסה במדבר׃
Merivada, o gün çölde, Massadafö olduğu gibi, Yüreklerinizi nasırlaştırmayın.فلا تقسّوا قلوبكم كما في مريبة مثل يوم مسة في البرية
Merivada, o gün çölde, Massadafö olduğu gibi, Yüreklerinizi nasırlaştırmayın.你 們 不 可 硬 著 心 、 像 當 日 在 米 利 巴 、 就 是 在 曠 野 的 瑪 撒
Merivada, o gün çölde, Massadafö olduğu gibi, Yüreklerinizi nasırlaştırmayın.你 們 不 可 硬 著 心 、 像當 日 在 米利巴 、 就是 在 曠野 的 瑪撒
Mısırdan çıktıkları zaman Kızıldenize kadar çölde yürüyerek Kadeşe ulaştılar.Ale gdy z Egiptu szedł Izrael przez puszczą aż ku morzu czerwonemu, a przyszedł do Kades.
Mısırdan çıktıkları zaman Kızıldenize kadar çölde yürüyerek Kadeşe ulaştılar.Ale když vyšli z Egypta, šel Izrael přes poušť až k moři Rudému, a přišel do Kádes.
Mısırdan çıktıkları zaman Kızıldenize kadar çölde yürüyerek Kadeşe ulaştılar.Ale keď išli hore z Egypta, išiel Izrael púšťou až k Rudému moru a prišiel do Kádeša.
Mısırdan çıktıkları zaman Kızıldenize kadar çölde yürüyerek Kadeşe ulaştılar.Căci, cînd s'a suit Israel din Egipt, a mers în pustie pînă la marea Roşie şi a ajuns la Cades.
Mısırdan çıktıkları zaman Kızıldenize kadar çölde yürüyerek Kadeşe ulaştılar.Denn da sie aus Ägypten zogen, wandelte Israel durch die Wüste bis ans Schilfmeer und kam gen Kades
Mısırdan çıktıkları zaman Kızıldenize kadar çölde yürüyerek Kadeşe ulaştılar.For da de drog op fra Egypten, vandret Israel i ørkenen til det Røde Hav og kom til Kades.
Mısırdan çıktıkları zaman Kızıldenize kadar çölde yürüyerek Kadeşe ulaştılar.Ketika orang Israel meninggalkan Mesir, mereka menuju ke Teluk Akaba melalui padang pasir lalu sampai di Kades
Mısırdan çıktıkları zaman Kızıldenize kadar çölde yürüyerek Kadeşe ulaştılar.이스라엘이 애굽에서 올라올 때에 광야로 행하여 홍해에 이르고 가데스에 이르러서는
Mısırdan çıktıkları zaman Kızıldenize kadar çölde yürüyerek Kadeşe ulaştılar.ma, quando Israele uscì dall'Egitto e attraversò il deserto fino al Mare Rosso e giunse a Kades
Mısırdan çıktıkları zaman Kızıldenize kadar çölde yürüyerek Kadeşe ulaştılar.mas quando Israel subiu do Egito, andou pelo deserto até o Mar Vermelho, e depois chegou a Cades;
Mısırdan çıktıkları zaman Kızıldenize kadar çölde yürüyerek Kadeşe ulaştılar.Men da de drog op fra Ægypten, vandrede Israel igennem Ørkenen til det røde Hav og kom derpå til Kadesj.
Mısırdan çıktıkları zaman Kızıldenize kadar çölde yürüyerek Kadeşe ulaştılar.Mert mikor kijött Égyiptomból, a pusztában bolyongott Izráel egész a Veres tengerig, és mikor Kádesbe ért,
Mısırdan çıktıkları zaman Kızıldenize kadar çölde yürüyerek Kadeşe ulaştılar.Porque cuando subieron de Egipto, Israel fue por el desierto hasta el mar Rojo y llegó a Cades
Mısırdan çıktıkları zaman Kızıldenize kadar çölde yürüyerek Kadeşe ulaştılar.Sillä tullessaan Egyptistä Israel kulki erämaan kautta Kaislamerelle saakka ja tuli Kaadekseen.
Mısırdan çıktıkları zaman Kızıldenize kadar çölde yürüyerek Kadeşe ulaştılar.Song khi Y-sơ-ra-ên ra xứ Ê - díp-tô , thì đi ngang qua đồng vắng cho_đến Biển đỏ , rồi tới Ca-đe .
Mısırdan çıktıkları zaman Kızıldenize kadar çölde yürüyerek Kadeşe ulaştılar.Song khi Y-sơ-ra-ên ra xứ Ê-díp-tô, thì đi ngang qua đồng vắng cho đến Biển đỏ, rồi tới Ca-đe.
Mısırdan çıktıkları zaman Kızıldenize kadar çölde yürüyerek Kadeşe ulaştılar.temuč ko so Izraelci prišli iz Egipta in potovali po puščavi do Rdečega morja in dospeli v Kades,
Mısırdan çıktıkları zaman Kızıldenize kadar çölde yürüyerek Kadeşe ulaştılar.αλλ' αφου ανεβη ο Ισραηλ εξ Αιγυπτου και επορευθη δια της ερημου εις την Ερυθραν θαλασσαν και ηλθεν εις Καδης,
Mısırdan çıktıkları zaman Kızıldenize kadar çölde yürüyerek Kadeşe ulaştılar.ибо когда шли из Египта, Израиль пошел в пустыню к Чермному морю и пришел в Кадес;
Mısırdan çıktıkları zaman Kızıldenize kadar çölde yürüyerek Kadeşe ulaştılar.но когато Израил идеше от Египет и отиваше през пустинята към Червеното море, и беше дощъл в Кадис,
Mısırdan çıktıkları zaman Kızıldenize kadar çölde yürüyerek Kadeşe ulaştılar.כי בעלותם ממצרים וילך ישראל במדבר עד ים סוף ויבא קדשה׃
Mısırdan çıktıkları zaman Kızıldenize kadar çölde yürüyerek Kadeşe ulaştılar.لانه عند صعود اسرائيل من مصر سار في القفر الى بحر سوف واتى الى قادش
Mısırdan çıktıkları zaman Kızıldenize kadar çölde yürüyerek Kadeşe ulaştılar.以 色 列 人 從 埃 及 上 來 、 乃 是 經 過 曠 野 到 紅 海 、 來 到 加 低 斯
Mısırdan çıktıkları zaman Kızıldenize kadar çölde yürüyerek Kadeşe ulaştılar.以色列人 從 埃及 上來 、 乃是 經過曠 野 到 紅海 、 來到 加低斯
Musa çölde yılanı nasıl yukarı kaldırdıysa, İnsanoğlunun da öylece yukarı kaldırılması gerekir.A jako Mojżesz węża na puszczy wywyższył, tak musi być wywyższony Syn człowieczy.
Musa çölde yılanı nasıl yukarı kaldırdıysa, İnsanoğlunun da öylece yukarı kaldırılması gerekir.A jako Mojžiš povýšil hada na púšti, tak musí byť povýšený Syn človeka,
Musa çölde yılanı nasıl yukarı kaldırdıysa, İnsanoğlunun da öylece yukarı kaldırılması gerekir.A jakož jest Mojžíš povýšil hada na poušti, takť musí povýšen býti Syn člověka,
Musa çölde yılanı nasıl yukarı kaldırdıysa, İnsanoğlunun da öylece yukarı kaldırılması gerekir.E come Mosè innalzò il serpente nel deserto, così bisogna che sia innalzato il Figlio dell'uomo
Musa çölde yılanı nasıl yukarı kaldırdıysa, İnsanoğlunun da öylece yukarı kaldırılması gerekir.E como Moisés levantou a serpente no deserto, assim importa que o Filho do homem seja levantado;
Musa çölde yılanı nasıl yukarı kaldırdıysa, İnsanoğlunun da öylece yukarı kaldırılması gerekir.És a miképen felemelte Mózes a kígyót a pusztában, akképen kell az ember Fiának felemeltetnie.
Musa çölde yılanı nasıl yukarı kaldırdıysa, İnsanoğlunun da öylece yukarı kaldırılması gerekir.Et comme Moïse éleva le serpent dans le désert, il faut de même que le Fils de l`homme soit élevé,
Musa çölde yılanı nasıl yukarı kaldırdıysa, İnsanoğlunun da öylece yukarı kaldırılması gerekir.In kakor je Mojzes povišal kačo v puščavi, tako mora biti povišan Sin človekov,
Musa çölde yılanı nasıl yukarı kaldırdıysa, İnsanoğlunun da öylece yukarı kaldırılması gerekir.Ja niinkuin Mooses ylensi käärmeen erämaassa, niin pitää Ihmisen Poika ylennettämän,
Musa çölde yılanı nasıl yukarı kaldırdıysa, İnsanoğlunun da öylece yukarı kaldırılması gerekir.모세가 광야에서 뱀을 든것 같이 인자도 들려야 하리니
Musa çölde yılanı nasıl yukarı kaldırdıysa, İnsanoğlunun da öylece yukarı kaldırılması gerekir.Och såsom Moses upphöjde ormen i öknen, så måste Människosonen bliva upphöjd,
Musa çölde yılanı nasıl yukarı kaldırdıysa, İnsanoğlunun da öylece yukarı kaldırılması gerekir.Og ligesom Moses ophøjede Slangen i Ørkenen, således bør Menneskesønnen ophøjes,
Musa çölde yılanı nasıl yukarı kaldırdıysa, İnsanoğlunun da öylece yukarı kaldırılması gerekir.Og likesom Moses ophøiet slangen i ørkenen, således skal Menneskesønnen ophøies,
Musa çölde yılanı nasıl yukarı kaldırdıysa, İnsanoğlunun da öylece yukarı kaldırılması gerekir.Şi, după cum a înălţat Moise şarpele în pustie, tot aşa trebuie să fie înălţat şi Fiul omului,
Musa çölde yılanı nasıl yukarı kaldırdıysa, İnsanoğlunun da öylece yukarı kaldırılması gerekir.Und wie Mose in der Wüste eine Schlange erhöht hat, also muß des Menschen Sohn erhöht werden,
Musa çölde yılanı nasıl yukarı kaldırdıysa, İnsanoğlunun da öylece yukarı kaldırılması gerekir.Xưa Môi-se treo con rắn lên nơi đồng vắng thể nào, thì Con người cũng phải bị treo lên dường ấy,
Musa çölde yılanı nasıl yukarı kaldırdıysa, İnsanoğlunun da öylece yukarı kaldırılması gerekir.Xưa_Môi - se treo con rắn lên nơi đồng vắng thể_nào , thì Con_người cũng phải bị treo lên dường ấy ,
Musa çölde yılanı nasıl yukarı kaldırdıysa, İnsanoğlunun da öylece yukarı kaldırılması gerekir.Y como Moisés levantó la serpiente en el desierto, así es necesario que el Hijo del Hombre sea levantado
Musa çölde yılanı nasıl yukarı kaldırdıysa, İnsanoğlunun da öylece yukarı kaldırılması gerekir.Zoals Mozes in de woestijn een koperen slang omhoog hield, zo moet ook Ik, de Mensenzoon, opgeheven worden.
Musa çölde yılanı nasıl yukarı kaldırdıysa, İnsanoğlunun da öylece yukarı kaldırılması gerekir.Και καθως ο Μωυσης υψωσε τον οφιν εν τη ερημω, ουτω πρεπει να υψωθη ο Υιος του ανθρωπου,
Musa çölde yılanı nasıl yukarı kaldırdıysa, İnsanoğlunun da öylece yukarı kaldırılması gerekir.всеки, който вярва в Него [да не погине, но] да има вечен живот.
Musa çölde yılanı nasıl yukarı kaldırdıysa, İnsanoğlunun da öylece yukarı kaldırılması gerekir.И как Моисей вознес змию в пустыне, так должно вознесену быть Сыну Человеческому,
Musa çölde yılanı nasıl yukarı kaldırdıysa, İnsanoğlunun da öylece yukarı kaldırılması gerekir.І, як Мойсей підняв угору гадюку в пустині, так мусить бути піднятий і Син чоловічий,
Musa çölde yılanı nasıl yukarı kaldırdıysa, İnsanoğlunun da öylece yukarı kaldırılması gerekir.וכאשר הגביה משה את הנחש במדבר כן צריך בן האדם להנשא׃
Musa çölde yılanı nasıl yukarı kaldırdıysa, İnsanoğlunun da öylece yukarı kaldırılması gerekir.وكما رفع موسى الحية في البرية هكذا ينبغي ان يرفع ابن الانسان
Musa çölde yılanı nasıl yukarı kaldırdıysa, İnsanoğlunun da öylece yukarı kaldırılması gerekir.摩 西 在 曠 野 怎 樣 舉 蛇 、 人 子 也 必 照 樣 被 舉 起 來
Musa çölde yılanı nasıl yukarı kaldırdıysa, İnsanoğlunun da öylece yukarı kaldırılması gerekir.摩西 在 曠野 怎 樣舉 蛇 、 人子 也 必 照樣 被 舉起來
Musanın çölde RAB için yaptığı çadırla yakmalık sunu sunağı o sırada Givondaki tapınma yerindeydi.De tabernakel en het altaar, die Mozes in de woestijn had gemaakt, stonden op de heuvel van Gibeon,
Musanın çölde RAB için yaptığı çadırla yakmalık sunu sunağı o sırada Givondaki tapınma yerindeydi.옛적에 모세가 광야에서 지은 여호와의 장막과 번제단이 그 때에 기브온 산당에 있으나
Musanın çölde RAB için yaptığı çadırla yakmalık sunu sunağı o sırada Givondaki tapınma yerindeydi.ומשכן יהוה אשר עשה משה במדבר ומזבח העולה בעת ההיא בבמה בגבעון׃
Musanın çölde RAB için yaptığı çadırla yakmalık sunu sunağı o sırada Givondaki tapınma yerindeydi.ومسكن الرب الذي عمله موسى في البرية ومذبح المحرقة كانا في ذلك الوقت في المرتفعة في جبعون.
Musanın çölde RAB için yaptığı çadırla yakmalık sunu sunağı o sırada Givondaki tapınma yerindeydi.摩 西 在 曠 野 所 造 之 耶 和 華 的 帳 幕 和 燔 祭 壇 都 在 基 遍 的 高 處