çölde ile cümle
çölde kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
11
ORT. KELİME
Kendi halkını çölde yürütene, _iSevgisi sonsuzdur;Pe Cel ce a călăuzit pe poporul Său în pustie, căci în veac ţine îndurarea Lui!
Kendi halkını çölde yürütene, _iSevgisi sonsuzdur;Som førte sit Folk i Ørkenen; thi hans Miskundhed varer evindelig!
Kendi halkını çölde yürütene, _iSevgisi sonsuzdur;Τον οδηγησαντα τον λαον αυτου εν τη ερημω διοτι εις τον αιωνα το ελεος αυτου.
Kendi halkını çölde yürütene, _iSevgisi sonsuzdur;Който преведе людете Си през пустинята, Защото милостта Му трае до века;
Kendi halkını çölde yürütene, _iSevgisi sonsuzdur;למוליך עמו במדבר כי לעולם חסדו׃
Kendi halkını çölde yürütene, _iSevgisi sonsuzdur;الذي سار بشعبه في البرية لان الى الابد رحمته.
Kendi halkını çölde yürütene, _iSevgisi sonsuzdur;�quele que guiou o seu povo pelo deserto, porque a sua benignidade dura para sempre;
Kendi halkını çölde yürütene, _iSevgisi sonsuzdur;稱 謝 那 引 導 自 己 的 民 行 走 曠 野 的 、 因 他 的 慈 愛 永 遠 長 存
Kendi halkını çölde yürütene, _iSevgisi sonsuzdur;稱謝 那 引導 自己 的 民行 走曠 野 的 、 因 他 的 慈愛 永 遠長存
Kendi halkını davar gibi götürdü, Çölde onları bir sürü gibi güttü.(77:52) и повел народ Свой, как овец, и вел их, как стадо, пустынею;
Kendi halkını davar gibi götürdü, Çölde onları bir sürü gibi güttü.A dal to, aby sa rušal jeho ľud ako stádo oviec, a viedol ich ako stádo po púšti.
Kendi halkını davar gibi götürdü, Çölde onları bir sürü gibi güttü.Ale jako owce wyprowadził lud swój, a wodził ich jako stada po puszczy.
Kendi halkını davar gibi götürdü, Çölde onları bir sürü gibi güttü.Ale lid svůj vyvedl jako ovce, a vodil se s nimi jako s stádem po poušti.
Kendi halkını davar gibi götürdü, Çölde onları bir sürü gibi güttü.Cum a pornit pe poporul Său ca pe nişte oi, şi i -a povăţuit ca pe o turmă în pustie.
Kendi halkını davar gibi götürdü, Çölde onları bir sürü gibi güttü.Ðoạn Ngài đem dân sự Ngài ra như con chiên. Dẫn dắt họ trong đồng vắng như một bầy chiên.
Kendi halkını davar gibi götürdü, Çölde onları bir sürü gibi güttü.Ðoạn_Ngài đem dân_sự Ngài ra như con_chiên . Dẫn_dắt họ trong đồng vắng như một bầy chiên .
Kendi halkını davar gibi götürdü, Çölde onları bir sürü gibi güttü.Elindítá mint juhokat, az õ népét, s vezeté õket, mint nyájat a pusztában.
Kendi halkını davar gibi götürdü, Çölde onları bir sürü gibi güttü.Fece partire come gregge il suo popolo e li guidò come branchi nel deserto
Kendi halkını davar gibi götürdü, Çölde onları bir sürü gibi güttü.Il fit partir son peuple comme des brebis, Il les conduisit comme un troupeau dans le désert.
Kendi halkını davar gibi götürdü, Çölde onları bir sürü gibi güttü.자기 백성을 양 같이 인도하여 내시고 광야에서 양떼같이 지도하셨도다
Kendi halkını davar gibi götürdü, Çölde onları bir sürü gibi güttü.Lalu Ia memimpin umat-Nya seperti kawanan domba, dan menuntun mereka melalui padang gurun
Kendi halkını davar gibi götürdü, Çölde onları bir sürü gibi güttü.lod sit Folk bryde op som en Hjord, ledede dem som Kvæg i Ørkenen,
Kendi halkını davar gibi götürdü, Çölde onları bir sürü gibi güttü.Mas fez sair o seu povo como ovelhas, e os guiou pelo deserto como a um rebanho.
Kendi halkını davar gibi götürdü, Çölde onları bir sürü gibi güttü.Mutta kansansa hän pani liikkeelle kuin lampaat ja johdatti heitä erämaassa kuin laumaa.
Kendi halkını davar gibi götürdü, Çölde onları bir sürü gibi güttü.Och han lät sitt folk bryta upp såsom en fårhjord och förde dem såsom en boskapshjord genom öknen.
Kendi halkını davar gibi götürdü, Çölde onları bir sürü gibi güttü.Og han lot sitt folk bryte op som en fåreflokk og førte dem som en hjord i ørkenen.
Kendi halkını davar gibi götürdü, Çölde onları bir sürü gibi güttü.Pero hizo que su pueblo partiera cual manada y los llevó por el desierto cual rebaño
Kendi halkını davar gibi götürdü, Çölde onları bir sürü gibi güttü.Svoje ljudstvo pa je odpeljal kakor ovce, in vodil jih je kakor čredo po puščavi.
Kendi halkını davar gibi götürdü, Çölde onları bir sürü gibi güttü.und ließ sein Volk ausziehen wie die Schafe und führte sie wie eine Herde in der Wüste.
Kendi halkını davar gibi götürdü, Çölde onları bir sürü gibi güttü.και εσηκωσεν εκειθεν ως προβατα τον λαον αυτου και ωδηγησεν αυτους ως ποιμνιον εν τη ερημω
Kendi halkını davar gibi götürdü, Çölde onları bir sürü gibi güttü.А людете Си изведе като овци и заведе ги като стадо в пустинята,
Kendi halkını davar gibi götürdü, Çölde onları bir sürü gibi güttü.ויסע כצאן עמו וינהגם כעדר במדבר׃
Kendi halkını davar gibi götürdü, Çölde onları bir sürü gibi güttü.وساق مثل الغنم شعبه وقادهم مثل قطيع في البرية.
Kendi halkını davar gibi götürdü, Çölde onları bir sürü gibi güttü.他 卻 領 出 自 己 的 民 如 羊 、 在 曠 野 引 他 們 如 羊 群
Kendi halkını davar gibi götürdü, Çölde onları bir sürü gibi güttü.他 卻領 出 自己 的 民如羊 、 在 曠野 引 他 們如 羊群
Kırk yıl onları çölde besledin. Hiç eksikleri olmadı. Ne giysileri eskidi, ne de ayakları şişti.사십년 동안을 들에서 기르시되 결핍함이 없게 하시므로 그 옷이 해어지지 아니하였고 발이 부릍지 아니하였사오며
Kırk yıl onları çölde besledin. Hiç eksikleri olmadı. Ne giysileri eskidi, ne de ayakları şişti.Štyridsať rokov si ich zaopatroval na púšti; nemali nedostatku; ich rúcha nezvetšely, a ich nohy neopuchly.
Kırk yıl onları çölde besledin. Hiç eksikleri olmadı. Ne giysileri eskidi, ne de ayakları şişti.Сорок лет Ты питал их в пустыне; они ни в чем не терпели недостатка; одежды их не ветшали, и ноги их не пухли.
Kırk yıl onları çölde besledin. Hiç eksikleri olmadı. Ne giysileri eskidi, ne de ayakları şişti.וארבעים שנה כלכלתם במדבר לא חסרו שלמתיהם לא בלו ורגליהם לא בצקו׃
Kırk yıl onları çölde besledin. Hiç eksikleri olmadı. Ne giysileri eskidi, ne de ayakları şişti.وعلتهم اربعين سنة في البرية فلم يحتاجوا. لم تبل ثيابهم ولم تتورّم ارجلهم.
Kırk yıl onları çölde besledin. Hiç eksikleri olmadı. Ne giysileri eskidi, ne de ayakları şişti.在 曠 野 四 十 年 、 你 養 育 他 們 、 他 們 就 一 無 所 缺 . 衣 服 沒 有 穿 破 、 腳 也 沒 有 腫
Kırk yıl onları çölde besledin. Hiç eksikleri olmadı. Ne giysileri eskidi, ne de ayakları şişti.在 曠野 四十 年 、 你 養育 他們 、 他 們就一無所缺 . 衣服 沒 有 穿破 、 腳 也 沒有腫
Kızıldenizi azarladı, kurudu deniz, Yürüdüler enginde Onun öncülüğünde, Çölde yürür gibi.(105:9) Грозно рек морю Чермному, и оно иссохло; и провел их по безднам, как по суше;
Kızıldenizi azarladı, kurudu deniz, Yürüdüler enginde Onun öncülüğünde, Çölde yürür gibi.A mustrat marea Roşie, şi ea s'a uscat; şi i -a trecut prin adîncuri ca printr'un pustiu.
Kızıldenizi azarladı, kurudu deniz, Yürüdüler enginde Onun öncülüğünde, Çölde yürür gibi.Bo zgromił morze Czerwone, i wyschło, a przewiódł ich przez przepaści, jako przez puszczę.
Kızıldenizi azarladı, kurudu deniz, Yürüdüler enginde Onun öncülüğünde, Çölde yürür gibi.Han näpste Röda havet, så att det blev torrt, och förde dem genom djupen såsom genom en öken.
Kızıldenizi azarladı, kurudu deniz, Yürüdüler enginde Onun öncülüğünde, Çölde yürür gibi.Hän nuhteli Kaislamerta, ja se kuivui. Hän kuljetti heitä syvyyksissä niinkuin erämaassa.
Kızıldenizi azarladı, kurudu deniz, Yürüdüler enginde Onun öncülüğünde, Çölde yürür gibi.han trued det røde Hav, og det tørrede ud, han førte dem gennem Dybet som gennem en Ørk;
Kızıldenizi azarladı, kurudu deniz, Yürüdüler enginde Onun öncülüğünde, Çölde yürür gibi.Il menaça la mer Rouge, et elle se dessécha; Et il les fit marcher à travers les abîmes comme dans un désert.
Kızıldenizi azarladı, kurudu deniz, Yürüdüler enginde Onun öncülüğünde, Çölde yürür gibi.이에 홍해를 꾸짖으시니 곧 마르매 저희를 인도하여 바다 지나기를 광야를 지남 같게 하사
Kızıldenizi azarladı, kurudu deniz, Yürüdüler enginde Onun öncülüğünde, Çölde yürür gibi.Minacciò il mar Rosso e fu disseccato, li condusse tra i flutti come per un deserto
Kızıldenizi azarladı, kurudu deniz, Yürüdüler enginde Onun öncülüğünde, Çölde yürür gibi.Nebo přimluvil moři Rudému, a vyschlo; i provedl je skrze hlubiny, jako po poušti.
Kızıldenizi azarladı, kurudu deniz, Yürüdüler enginde Onun öncülüğünde, Çölde yürür gibi.Ngài quở Biển đỏ , nó bèn khô ; Ngài dần Y-sơ-ra-ên đi ngang qua vực sâu như ngang đồng vắng .
Kızıldenizi azarladı, kurudu deniz, Yürüdüler enginde Onun öncülüğünde, Çölde yürür gibi.Ngài quở Biển đỏ, nó bèn khô; Ngài dần Y-sơ-ra-ên đi ngang qua vực sâu như ngang đồng vắng.
Kızıldenizi azarladı, kurudu deniz, Yürüdüler enginde Onun öncülüğünde, Çölde yürür gibi.og han truet det Røde Hav, og det blev tørt, og han lot dem gå gjennem dypene som i en ørken,
Kızıldenizi azarladı, kurudu deniz, Yürüdüler enginde Onun öncülüğünde, Çölde yürür gibi.Okríkol Červené more, a vyschlo, a previedol ich morskými hlbinami jako púšťou.
Kızıldenizi azarladı, kurudu deniz, Yürüdüler enginde Onun öncülüğünde, Çölde yürür gibi.Pois repreendeu o Mar Vermelho e este se secou; e os fez caminhar pelos abismos como pelo deserto.
Kızıldenizi azarladı, kurudu deniz, Yürüdüler enginde Onun öncülüğünde, Çölde yürür gibi.Rákiálta a veres tengerre és kiszáradt, s úgy vivé õket a mélységeken, mint egy síkon.
Kızıldenizi azarladı, kurudu deniz, Yürüdüler enginde Onun öncülüğünde, Çölde yürür gibi.Reprendió al mar Rojo y lo secó; los hizo ir por los abismos, como por un desierto
Kızıldenizi azarladı, kurudu deniz, Yürüdüler enginde Onun öncülüğünde, Çölde yürür gibi.Und er schalt das Schilfmeer: da ward's trocken, und führte sie durch die Tiefen wie in einer Wüste