çölde ile cümle

çölde kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
11
ORT. KELİME
Dünya önderlerinin aklını başından alır, Yolu izi belirsiz bir çölde dolaştırır onları.El ia mintea căpeteniilor poporului, El îi face să rătăcească în pustiuri fără drum,
Dünya önderlerinin aklını başından alır, Yolu izi belirsiz bir çölde dolaştırır onları.Elveszi eszöket a föld népe vezetõinek, és úttalan pusztában bujdostatja õket.
Dünya önderlerinin aklını başından alır, Yolu izi belirsiz bir çölde dolaştırır onları.Er nimmt weg den Mut der Obersten des Volkes im Lande und macht sie irre auf einem Umwege, da kein Weg ist,
Dünya önderlerinin aklını başından alır, Yolu izi belirsiz bir çölde dolaştırır onları.han tager Jordens Høvdingers Vid og lader dem rave i vejløst Øde;
Dünya önderlerinin aklını başından alır, Yolu izi belirsiz bir çölde dolaştırır onları.Høvdingene i landet fratar han forstanden og lar dem fare vill i et uveisomt øde;
Dünya önderlerinin aklını başından alır, Yolu izi belirsiz bir çölde dolaştırır onları.Il enlève l`intelligence aux chefs des peuples, Il les fait errer dans les déserts sans chemin;
Dünya önderlerinin aklını başından alır, Yolu izi belirsiz bir çölde dolaştırır onları.만민의 두목들의 총명을 빼앗으시고 그들을 길 없는 거친 들로 유리하게 하시며
Dünya önderlerinin aklını başından alır, Yolu izi belirsiz bir çölde dolaştırır onları.Maan kansan päämiehiltä hän ottaa ymmärryksen ja panee heidät harhailemaan tiettömissä autioissa.
Dünya önderlerinin aklını başından alır, Yolu izi belirsiz bir çölde dolaştırır onları.Odníma srdce hlavám ľudu zeme a činí to, aby blúdili po púšti, tam, kde niet cesty.
Dünya önderlerinin aklını başından alır, Yolu izi belirsiz bir çölde dolaştırır onları.On odejmuje serca przełożonym ludu ziemi, a czyni, że błądzą po pustyni bezdrożnej;
Dünya önderlerinin aklını başından alır, Yolu izi belirsiz bir çölde dolaştırır onları.On odjímá srdce předním z lidu země, a v blud je uvodí na poušti bezcestné,
Dünya önderlerinin aklını başından alır, Yolu izi belirsiz bir çölde dolaştırır onları.Priva de reflexión a los jefes del pueblo de la tierra, y les hace errar sin rumbo en el vacío
Dünya önderlerinin aklını başından alır, Yolu izi belirsiz bir çölde dolaştırır onları.Stamhövdingar i landet berövar han förståndet, han leder dem vilse i väglösa ödemarker.
Dünya önderlerinin aklını başından alır, Yolu izi belirsiz bir çölde dolaştırır onları.Tira o entendimento aos chefes do povo da terra, e os faz vaguear pelos desertos, sem caminho.
Dünya önderlerinin aklını başından alır, Yolu izi belirsiz bir çölde dolaştırır onları.Toglie il senno ai capi del paese e li fa vagare per solitudini senza strade
Dünya önderlerinin aklını başından alır, Yolu izi belirsiz bir çölde dolaştırır onları.Αφαιρει την καρδιαν απο των αρχηγων των λαων της γης, και καμνει αυτους να περιπλανωνται εν ερημω αβατω
Dünya önderlerinin aklını başından alır, Yolu izi belirsiz bir çölde dolaştırır onları.Отнема бодростта на началниците на земните жители, И прави ги да се скитат по непроходна пустиня;
Dünya önderlerinin aklını başından alır, Yolu izi belirsiz bir çölde dolaştırır onları.отнимает ум у глав народа земли и оставляет ихблуждать в пустыне, где нет пути:
Dünya önderlerinin aklını başından alır, Yolu izi belirsiz bir çölde dolaştırır onları.מסיר לב ראשי עם הארץ ויתעם בתהו לא דרך׃
Dünya önderlerinin aklını başından alır, Yolu izi belirsiz bir çölde dolaştırır onları.ينزع عقول رؤساء شعب الارض ويضلهم في تيه بلا طريق.
Dünya önderlerinin aklını başından alır, Yolu izi belirsiz bir çölde dolaştırır onları.他 將 地 上 民 中 首 領 的 聰 明 奪 去 、 使 他 們 在 荒 廢 無 路 之 地 漂 流
Dünya önderlerinin aklını başından alır, Yolu izi belirsiz bir çölde dolaştırır onları.他 將 地上 民中 首領 的 聰明 奪去 、 使 他 們在 荒廢 無路 之 地 漂流
Eğer çölde yaşasaydım gün boyunca stomalarımı kapalı tutmak isterdim. Belli nedenlerden dolayı.Si estoy en el desierto quiero estomas cerrados durante el día. por razones obvias.
Eğer çölde yaşasaydım gün boyunca stomalarımı kapalı tutmak isterdim.Jeżeli rosnę na pustyni, to chciałbym mieć zamknięte aparaty szparkowe w ciągu dnia. Z oczywistych powodów.
Eğer çölde yaşasaydım gün boyunca stomalarımı kapalı tutmak isterdim.Jika saya di gurun aku ingin menutup stomata pada siang hari.
Eğer çölde yaşasaydım gün boyunca stomalarımı kapalı tutmak isterdim.만약 제가 사막에 사는 식물이라면 여러 가지 이유로
Eğer çölde yaşasaydım gün boyunca stomalarımı kapalı tutmak isterdim.Pokud jsem na poušti, chci mít průduchy během dne zavřené.
Eğer çölde yaşasaydım gün boyunca stomalarımı kapalı tutmak isterdim.Ако съм в пустинята искам порите ми да бъдат затворени през деня.
Evet. Çöldeyiz. Sevgi bulabileceğiniz yer.그래, 여긴 황무지잖아. 사랑을 찾을 수 있는 곳.
‹‹Ey İsrail halkı, çölde kırk yıl boyunca Bana mı kurbanlar, sunular sundunuz?Ali ste mi darovali v puščavi klalne in jedilne daritve štirideset let, o hiša Izraelova?
‹‹Ey İsrail halkı, çölde kırk yıl boyunca Bana mı kurbanlar, sunular sundunuz?Bar I frem for mig slaktoffer og matoffer i ørkenen i de firti år, Israels hus?
‹‹Ey İsrail halkı, çölde kırk yıl boyunca Bana mı kurbanlar, sunular sundunuz?Bragte I mig Slagtoffer og Afgrødeoffer de fyrretyve Ørkenår, Israels Hus?
‹‹Ey İsrail halkı, çölde kırk yıl boyunca Bana mı kurbanlar, sunular sundunuz?Či ste mi doniesli bitné obeti alebo obilný dar obetný na púšti za štyridsať rokov, dome Izraelov?
‹‹Ey İsrail halkı, çölde kırk yıl boyunca Bana mı kurbanlar, sunular sundunuz?Framburen I väl åt mig slaktoffer och spisoffer under de fyrtio åren i öknen, I av Israels hus?
‹‹Ey İsrail halkı, çölde kırk yıl boyunca Bana mı kurbanlar, sunular sundunuz?Habt ihr vom Hause Israel mir in der Wüste die vierzig Jahre lang Schlachtopfer und Speisopfer geopfert?
‹‹Ey İsrail halkı, çölde kırk yıl boyunca Bana mı kurbanlar, sunular sundunuz?Izaliście mi ofiary i dar ofiarowali na puszczy przez czterdzieści lat, domie Izraelski?
‹‹Ey İsrail halkı, çölde kırk yıl boyunca Bana mı kurbanlar, sunular sundunuz?Járultatok-é hozzám véres áldozatokkal s ételáldozatokkal a pusztában negyven éven át, oh Izráel háza?!
‹‹Ey İsrail halkı, çölde kırk yıl boyunca Bana mı kurbanlar, sunular sundunuz?이스라엘 족속아 너희가 사십년 동안 광야에서 희생과 소제물을 내게 드렸느냐
‹‹Ey İsrail halkı, çölde kırk yıl boyunca Bana mı kurbanlar, sunular sundunuz?M`avez-vous fait des sacrifices et des offrandes Pendant les quarante années du désert, maison d`Israël?...
‹‹Ey İsrail halkı, çölde kırk yıl boyunca Bana mı kurbanlar, sunular sundunuz?Mi-aţi adus voi jertfe şi daruri de mîncare, în timpul celor patruzeci de ani din pustie, casa lui Israel?...
‹‹Ey İsrail halkı, çölde kırk yıl boyunca Bana mı kurbanlar, sunular sundunuz?Mi avete forse offerto vittime e oblazioni nel deserto per quarant'anni, o Israeliti
‹‹Ey İsrail halkı, çölde kırk yıl boyunca Bana mı kurbanlar, sunular sundunuz?Oferecestes-me vós sacrifícios e oblações no deserto por quarenta anos, ó casa de Israel?
‹‹Ey İsrail halkı, çölde kırk yıl boyunca Bana mı kurbanlar, sunular sundunuz?Toitteko te teurasuhreja ja ruokauhreja minulle erämaassa neljänäkymmenenä vuotena, te Israelin heimo?
‹‹Ey İsrail halkı, çölde kırk yıl boyunca Bana mı kurbanlar, sunular sundunuz?Zdali jste mně oběti a dary obětovali na poušti za čtyřidceti let, dome Izraelský?
‹‹Ey İsrail halkı, çölde kırk yıl boyunca Bana mı kurbanlar, sunular sundunuz?Μηποτε θυσιας και προσφορας προσεφερετε εις εμε, οικος Ισραηλ, τεσσαρακοντα ετη εν τη ερημω;
‹‹Ey İsrail halkı, çölde kırk yıl boyunca Bana mı kurbanlar, sunular sundunuz?Доме Израилев, на мене ли принасяхте жертви и приноси Четиридесет години в пустинята?
‹‹Ey İsrail halkı, çölde kırk yıl boyunca Bana mı kurbanlar, sunular sundunuz?Приносили ли вы Мне жертвы и хлебные дары в пустыне в течение сорока лет, дом Израилев?
‹‹Ey İsrail halkı, çölde kırk yıl boyunca Bana mı kurbanlar, sunular sundunuz?הזבחים ומנחה הגשתם לי במדבר ארבעים שנה בית ישראל׃
‹‹Ey İsrail halkı, çölde kırk yıl boyunca Bana mı kurbanlar, sunular sundunuz?هل قدمتم لي ذبائح وتقدمات في البرية اربعين سنة يا بيت اسرائيل.
‹‹Ey İsrail halkı, çölde kırk yıl boyunca Bana mı kurbanlar, sunular sundunuz?以 色 列 家 阿 、 你 們 在 曠 野 四 十 年 、 豈 是 將 祭 物 和 供 物 獻 給 我 呢
‹‹Ey İsrail halkı, çölde kırk yıl boyunca Bana mı kurbanlar, sunular sundunuz?以色列 家阿 、 你 們 在 曠野 四十 年 、 豈是 將 祭物 和 供物 獻給 我 呢
Ey Tanrı, sen halkına öncülük ettiğinde, Çölde yürüdüğünde, _iSela(67:8) Боже! когда Ты выходил пред народом Твоим, когда Ты шествовалпустынею,
Ey Tanrı, sen halkına öncülük ettiğinde, Çölde yürüdüğünde, _iSela(68:8) O Dieu! quand tu sortis à la tête de ton peuple, Quand tu marchais dans le désert, -Pause.
Ey Tanrı, sen halkına öncülük ettiğinde, Çölde yürüdüğünde, _iSelaBôh uvádza osamotnelých bývať v dome; vyvádza väzňov do blahobytu, ale spurní budú bývať vo vypráhlej zemi.
Ey Tanrı, sen halkına öncülük ettiğinde, Çölde yürüdüğünde, _iSelaBůh samotné rozmnožuje v domy, vyvodí vězně z okovů, zpurní pak bydliti musejí v zemi vyprahlé.
Ey Tanrı, sen halkına öncülük ettiğinde, Çölde yürüdüğünde, _iSelaDa du drog ud, o Gud, i Spidsen for dit Folk, skred frem gennem Ørkenen - Sela - da rystede Jorden,
Ey Tanrı, sen halkına öncülük ettiğinde, Çölde yürüdüğünde, _iSelaDumnezeule, cînd ai ieşit Tu în fruntea poporului, şi cînd mergeai în pustie, -
Ey Tanrı, sen halkına öncülük ettiğinde, Çölde yürüdüğünde, _iSelaGott, da du vor deinem Volk her zogst, da du einhergingst in der Wüste (Sela),
Ey Tanrı, sen halkına öncülük ettiğinde, Çölde yürüdüğünde, _iSelaGud gir de enslige hus, fører fanger ut til lykke; bare de gjenstridige bor i et tørt land.
Ey Tanrı, sen halkına öncülük ettiğinde, Çölde yürüdüğünde, _iSelaHỡi Ðức Chúa Trời, khi Chúa đi ra trước dân Chúa, Và đi tới trong đồng vắng,

İlgili Sayfalar