çöktü ile cümle

çöktü kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
11
ORT. KELİME
Gümüş kazanmaktansa onu kazanmak daha iyidir. Onun yararı altından daha çoktur.이는 지혜를 얻는 것이 은을 얻는 것보다 낫고 그 이익이 정금보다 나음이니라
Gümüş kazanmaktansa onu kazanmak daha iyidir. Onun yararı altından daha çoktur.Lebo jej zisk je lepší ako zisk striebra a jej dôchodok lepší ako výborné zlato.
Gümüş kazanmaktansa onu kazanmak daha iyidir. Onun yararı altından daha çoktur.Lépeť jest zajisté těžeti jí, nežli těžeti stříbrem, anobrž nad výborné zlato užitek její.
Gümüş kazanmaktansa onu kazanmak daha iyidir. Onun yararı altından daha çoktur.Mert jobb ennek megszerzése az ezüstnek megszerzésénél, és a kiásott aranynál ennek jövedelme.
Gümüş kazanmaktansa onu kazanmak daha iyidir. Onun yararı altından daha çoktur.perché il suo possesso è preferibile a quello dell'argento e il suo provento a quello dell'oro
Gümüş kazanmaktansa onu kazanmak daha iyidir. Onun yararı altından daha çoktur.pois melhor é o lucro que ela dá do que o lucro da prata, e a sua renda do que o ouro.
Gümüş kazanmaktansa onu kazanmak daha iyidir. Onun yararı altından daha çoktur.porque su provecho es mayor que el de la plata, y su resultado es mejor que el oro fino
Gümüş kazanmaktansa onu kazanmak daha iyidir. Onun yararı altından daha çoktur.Sillä parempi on hankkia sitä kuin hopeata, ja siitä saatu voitto on kultaa jalompi.
Gümüş kazanmaktansa onu kazanmak daha iyidir. Onun yararı altından daha çoktur.thi den er bedre at købe end Sølv, bedre at vinde end Guld;
Gümüş kazanmaktansa onu kazanmak daha iyidir. Onun yararı altından daha çoktur.Ty bättre är att förvärva henne än att förvärva silver, och den vinning hon giver är bättre än guld.
Gümüş kazanmaktansa onu kazanmak daha iyidir. Onun yararı altından daha çoktur.Vì thà được nó hơn là được tiền bạc, Hoa lợi nó sanh ra tốt hơn vàng ròng.
Gümüş kazanmaktansa onu kazanmak daha iyidir. Onun yararı altından daha çoktur.Vì thà được nó hơn là được tiền_bạc , Hoa_lợi nó sanh ra tốt hơn vàng_ròng .
Gümüş kazanmaktansa onu kazanmak daha iyidir. Onun yararı altından daha çoktur.Want wijsheid brengt meer op dan handel in zilver, meer dan het delven van goud.
Gümüş kazanmaktansa onu kazanmak daha iyidir. Onun yararı altından daha çoktur.Защото търговията с нея е по-износна от търговията със сребро, И печалбата от нея по-скъпа от чисто злато..
Gümüş kazanmaktansa onu kazanmak daha iyidir. Onun yararı altından daha çoktur.потому что приобретение ее лучше приобретения серебра, и прибыли от нее больше, нежели от золота:
Gümüş kazanmaktansa onu kazanmak daha iyidir. Onun yararı altından daha çoktur.כי טוב סחרה מסחר כסף ומחרוץ תבואתה׃
Gümüş kazanmaktansa onu kazanmak daha iyidir. Onun yararı altından daha çoktur.لان تجارتها خير من تجارة الفضة وربحها خير من الذهب الخالص.
Gümüş kazanmaktansa onu kazanmak daha iyidir. Onun yararı altından daha çoktur.因 為 得 智 慧 勝 過 得 銀 子 、 其 利 益 強 如 精 金
Gümüş kazanmaktansa onu kazanmak daha iyidir. Onun yararı altından daha çoktur.因為 得 智慧 勝過 得 銀子 、 其 利益 強 如 精金
Güneş batarken Avram derin bir uykuya daldı. Üzerine dehşet verici zifiri bir karanlık çöktü.Bij het ondergaan van de zon viel Abram in een diepe slaap en kreeg een angstige droom.
Güneş batarken Avram derin bir uykuya daldı. Üzerine dehşet verici zifiri bir karanlık çöktü.Da Solen så var ved at gå ned, faldt der Dvale over Abram, og se, Rædsel faldt over ham, et stort Mørke.
Güneş batarken Avram derin bir uykuya daldı. Üzerine dehşet verici zifiri bir karanlık çöktü.És lõn naplementekor, mély álom lepé meg Ábrámot, és ímé rémülés és nagy setétség szálla õ reá.
Güneş batarken Avram derin bir uykuya daldı. Üzerine dehşet verici zifiri bir karanlık çöktü.In ko se je solnce nagibalo, se loti Abrama trdno spanje, in glej, strah in tema velika ga obideta.
Güneş batarken Avram derin bir uykuya daldı. Üzerine dehşet verici zifiri bir karanlık çöktü.Ketika matahari mulai terbenam, Abram tertidur nyenyak. Tiba-tiba ia diliputi rasa takut yang amat sangat
Güneş batarken Avram derin bir uykuya daldı. Üzerine dehşet verici zifiri bir karanlık çöktü.해질 때에 아브람이 깊이 잠든 중에 캄캄함이 임하므로 심히 두려워하더니
Güneş batarken Avram derin bir uykuya daldı. Üzerine dehşet verici zifiri bir karanlık çöktü.Kun aurinko oli laskemaisillaan, valtasi raskas uni Abramin, ja katso, kauhu ja suuri pimeys valtasi hänet.
Güneş batarken Avram derin bir uykuya daldı. Üzerine dehşet verici zifiri bir karanlık çöktü.La apusul soarelui, un somn adînc a căzut peste Avram; şi iată că l -a apucat o groază şi un mare întunerec.
Güneş batarken Avram derin bir uykuya daldı. Üzerine dehşet verici zifiri bir karanlık çöktü.Mentre il sole stava per tramontare, un torpore cadde su Abram, ed ecco un oscuro terrore lo assalì
Güneş batarken Avram derin bir uykuya daldı. Üzerine dehşet verici zifiri bir karanlık çöktü.Ora, ao pôr do sol, caiu um profundo sono sobre Abrão; e eis que lhe sobrevieram grande pavor e densas trevas.
Güneş batarken Avram derin bir uykuya daldı. Üzerine dehşet verici zifiri bir karanlık çöktü.Vả , khi mặt_trời vừa lặn , thì Áp - ram ngủ_mê ; nầy một cơn kinh_hãi , tối_tăm nhập vào mình người .
Güneş batarken Avram derin bir uykuya daldı. Üzerine dehşet verici zifiri bir karanlık çöktü.Vả, khi mặt trời vừa lặn, thì Áp-ram ngủ mê; nầy một cơn kinh hãi, tối tăm nhập vào mình người.
Güneş batarken Avram derin bir uykuya daldı. Üzerine dehşet verici zifiri bir karanlık çöktü.А около захождането на слънцето, дълбок сън нападна Аврама; и, ето, ужас, като страшен мрак, го обзе.
Güneş batarken Avram derin bir uykuya daldı. Üzerine dehşet verici zifiri bir karanlık çöktü.При захождении солнца крепкий сон напал на Аврама, и вот, напал на него ужас и мрак великий.
Güneş batarken Avram derin bir uykuya daldı. Üzerine dehşet verici zifiri bir karanlık çöktü.ויהי השמש לבוא ותרדמה נפלה על אברם והנה אימה חשכה גדלה נפלת עליו׃
Güneş batarken Avram derin bir uykuya daldı. Üzerine dehşet verici zifiri bir karanlık çöktü.ولما صارت الشمس الى المغيب وقع على ابرام سبات. واذا رعبة مظلمة عظيمة واقعة عليه.
Güneş batarken Avram derin bir uykuya daldı. Üzerine dehşet verici zifiri bir karanlık çöktü.日 頭 正 落 的 時 候 、 亞 伯 蘭 沉 沉 的 睡 了 . 忽 然 有 驚 人 的 大 黑 暗 落 在 他 身 上
Güneş batarken Avram derin bir uykuya daldı. Üzerine dehşet verici zifiri bir karanlık çöktü.日頭正落 的 時候 、 亞伯蘭 沉沉 的 睡了 . 忽然 有 驚人 的 大 黑暗 落在 他 身上
Hepsi 80'ler ve 90'lar da çöktü. 35.000 kişi işini kaybetti.Tất cả sụp đổ vào những năm 80, 90 35,000 người thất nghiệp
Hepsi 80'ler ve 90'lar da çöktü.35,000人が失業しました
Hepsi 80'ler ve 90'lar da çöktü.그것은 80년대와 90년대에 모두 붕괴되엇죠.
Hepsi 80'ler ve 90'lar da çöktü.Die ging teloor in de tachtiger en negentiger jaren.
Hepsi 80'ler ve 90'lar da çöktü.E' tutto crollato negli anni '80 e '90.
Hepsi 80'ler ve 90'lar da çöktü.In den achtziger und neunziger Jahren brach das alles zusammen.
Hepsi 80'ler ve 90'lar da çöktü.Kaikki romahti 80- ja 90-luvulla.
Hepsi 80'ler ve 90'lar da çöktü.Połowy skończyły się w latach 80 i 90.
Hepsi 80'ler ve 90'lar da çöktü.Semua itu hancur di tahun 80-an dan 90-an.
Hepsi 80'ler ve 90'lar da çöktü.Todo colapsó en los años 80 y 90.
Hepsi 80'ler ve 90'lar da çöktü.Totul s-a prăbușit în anii '80 și '90.
Hepsi 80'ler ve 90'lar da çöktü.Tout s'est effondré dans les années 80 et les années 90.
Hepsi 80'ler ve 90'lar da çöktü.Всё рухнуло в 80х и 90х.
Hepsi 80'ler ve 90'lar da çöktü.Всичко това се срива през 80-те и 90-те години.
Hepsi 80'ler ve 90'lar da çöktü.כל זה קרס בשנות ה-80 וה-90,
Hepsi 80'ler ve 90'lar da çöktü.دمر كليا في الثمانينات والتسعينيات
Her yönden çoktur. İlk olarak, Tanrının sözleri Yahudilere emanet edilmiştir.Fürwahr sehr viel. Zum ersten: ihnen ist vertraut, was Gott geredet hat.
Her yönden çoktur. İlk olarak, Tanrının sözleri Yahudilere emanet edilmiştir.Grande, sotto ogni aspetto. Anzitutto perché a loro sono state affidate le rivelazioni di Dio.
Her yönden çoktur. İlk olarak, Tanrının sözleri Yahudilere emanet edilmiştir.Ích lớn đủ mọi đàng . Trước_hết là điều nầy : ấy_là lời phán của Ðức_Chúa_Trời đã phó cho dân Giu-đa .
Her yönden çoktur. İlk olarak, Tanrının sözleri Yahudilere emanet edilmiştir.Ích lớn đủ mọi đàng. Trước hết là điều nầy: ấy là lời phán của Ðức Chúa Trời đã phó cho dân Giu-đa.
Her yönden çoktur. İlk olarak, Tanrının sözleri Yahudilere emanet edilmiştir.Il est grand de toute manière, et tout d`abord en ce que les oracles de Dieu leur ont été confiés.
Her yönden çoktur. İlk olarak, Tanrının sözleri Yahudilere emanet edilmiştir.Jo, ett stort företräde, på allt sätt; först och främst det, att de hava blivit betrodda med Guds löftesord.
Her yönden çoktur. İlk olarak, Tanrının sözleri Yahudilere emanet edilmiştir.범사에 많으니 첫째는 저희가 하나님의 말씀을 맡았음이니라

İlgili Sayfalar