çöktü ile cümle
çöktü kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
Her yönden çoktur. İlk olarak, Tanrının sözleri Yahudilere emanet edilmiştir.Meget alle Måder; først nemlig dette, at Guds Ord ere blevne dem betroede.
Her yönden çoktur. İlk olarak, Tanrının sözleri Yahudilere emanet edilmiştir.Meget i alle måter; først og fremst det at Guds ord blev dem betrodd.
Her yönden çoktur. İlk olarak, Tanrının sözleri Yahudilere emanet edilmiştir.Minden tekintetben sok. Mindenek elõtt, hogy az Isten reájok bízta az õ beszédeit.
Her yönden çoktur. İlk olarak, Tanrının sözleri Yahudilere emanet edilmiştir.Mnogo vsekakor. Najprvo, da so se jim zaupali izreki Božji.
Her yönden çoktur. İlk olarak, Tanrının sözleri Yahudilere emanet edilmiştir.Mnohý všelikterak. Přední zajisté ten, že jest jim svěřen Zákon Boží.
Her yönden çoktur. İlk olarak, Tanrının sözleri Yahudilere emanet edilmiştir.Mucho, en todo sentido. Primeramente, que las palabras de Dios les han sido confiadas
Her yönden çoktur. İlk olarak, Tanrının sözleri Yahudilere emanet edilmiştir.Muita, em todo sentido; primeiramente, porque lhe foram confiados os oráculos de Deus.
Her yönden çoktur. İlk olarak, Tanrının sözleri Yahudilere emanet edilmiştir.Oricum, sînt mari. Şi mai întîi de toate, prin faptul că lor le-au fost încredinţate cuvintele lui Dumnezeu.
Her yönden çoktur. İlk olarak, Tanrının sözleri Yahudilere emanet edilmiştir.Paljonkin, kaikin tavoin; ennen kaikkea se, että heille on uskottu, mitä Jumala on puhunut.
Her yönden çoktur. İlk olarak, Tanrının sözleri Yahudilere emanet edilmiştir.Wielki z każdej miary. Albowiem to najpierwsza, iż im zwierzone były wyroki Boże.
Her yönden çoktur. İlk olarak, Tanrının sözleri Yahudilere emanet edilmiştir.Πολλη κατα παντα τροπον. Πρωτον μεν διοτι εις τους Ιουδαιους ενεπιστευθησαν τα λογια του Θεου.
Her yönden çoktur. İlk olarak, Tanrının sözleri Yahudilere emanet edilmiştir.Велика на всякий спосіб: найперше бо, що їм були звірені словеса Божі.
Her yönden çoktur. İlk olarak, Tanrının sözleri Yahudilere emanet edilmiştir.Великое преимущество во всех отношениях, а наипаче в том , что имвверено слово Божие.
Her yönden çoktur. İlk olarak, Tanrının sözleri Yahudilere emanet edilmiştir.הרבה מכל פנים בראשון כי הפקדו בידם דברי אלהים׃
Her yönden çoktur. İlk olarak, Tanrının sözleri Yahudilere emanet edilmiştir.كثير على كل وجه. اما اولا فلانهم استؤمنوا على أقوال الله.
Her yönden çoktur. İlk olarak, Tanrının sözleri Yahudilere emanet edilmiştir.凡 事 大 有 好 處 . 第 一 是 神 的 聖 言 交 託 他 們
Her yönden çoktur. İlk olarak, Tanrının sözleri Yahudilere emanet edilmiştir.凡事 大有 好處 . 第一 是 神 的 聖言 交託 他們
Hükümdarın gözüne girmek isteyen çoktur, Ama RABdir insana adalet sağlayan.Banyak orang suka mencari muka pada penguasa, tetapi yang memberi keadilan, hanya TUHAN saja
Hükümdarın gözüne girmek isteyen çoktur, Ama RABdir insana adalet sağlayan.Beaucoup de gens recherchent la faveur de celui qui domine, Mais c`est l`Éternel qui fait droit à chacun.
Hükümdarın gözüne girmek isteyen çoktur, Ama RABdir insana adalet sağlayan.Hallitsijan suosiota etsivät monet, mutta Herralta tulee miehelle oikeus.
Hükümdarın gözüne girmek isteyen çoktur, Ama RABdir insana adalet sağlayan.kan keresik a fejedelemnek orczáját; de az Úrtól [van] kinek-kinek ítélete.
Hükümdarın gözüne girmek isteyen çoktur, Ama RABdir insana adalet sağlayan.주권자에게 은혜를 구하는 자가 많으나 사람의 일의 작정은 여호와께로 말미암느니라
Hükümdarın gözüne girmek isteyen çoktur, Ama RABdir insana adalet sağlayan.Många söka en furstes ynnest, men av HERREN får var och en sin rätt.
Hükümdarın gözüne girmek isteyen çoktur, Ama RABdir insana adalet sağlayan.Mange søger en Fyrstes Gunst; Mands Ret er dog fra HERREN.
Hükümdarın gözüne girmek isteyen çoktur, Ama RABdir insana adalet sağlayan.Mange søker en herskers yndest, men fra Herren kommer en manns rett.
Hükümdarın gözüne girmek isteyen çoktur, Ama RABdir insana adalet sağlayan.Mnohí hľadajú tvár panovníka, a od Hospodina je súd každého človeka.
Hükümdarın gözüne girmek isteyen çoktur, Ama RABdir insana adalet sağlayan.Mnozí hledají tváři pánů, ješto od Hospodina jest soud jednoho každého.
Hükümdarın gözüne girmek isteyen çoktur, Ama RABdir insana adalet sağlayan.Molti ricercano il favore del principe, ma è il Signore che giudica ognuno
Hükümdarın gözüne girmek isteyen çoktur, Ama RABdir insana adalet sağlayan.Muchos buscan el favor del gobernante, pero de Jehovah proviene el derecho de cada uno
Hükümdarın gözüne girmek isteyen çoktur, Ama RABdir insana adalet sağlayan.Muitos buscam o favor do príncipe; mas é do Senhor que o homem recebe a justiça.
Hükümdarın gözüne girmek isteyen çoktur, Ama RABdir insana adalet sağlayan.Mulţi umblă după bunăvoinţa celui ce stăpîneşte, dar Domnul este acela care face dreptate fiecăruia.
Hükümdarın gözüne girmek isteyen çoktur, Ama RABdir insana adalet sağlayan.Nhiều kẻ cầu ơn vua ; Song sự lý đoán của người nào do nơi Ðức_Giê - hô-va mà đến .
Hükümdarın gözüne girmek isteyen çoktur, Ama RABdir insana adalet sağlayan.Nhiều kẻ cầu ơn vua; Song sự lý đoán của người nào do nơi Ðức Giê-hô-va mà đến.
Hükümdarın gözüne girmek isteyen çoktur, Ama RABdir insana adalet sağlayan.Veel mensen verwachten hun heil van hooggeplaatsten, maar de HERE heeft het laatste woord.
Hükümdarın gözüne girmek isteyen çoktur, Ama RABdir insana adalet sağlayan.Viele suchen das Angesicht eines Fürsten; aber eines jeglichen Gericht kommt vom HERRN.
Hükümdarın gözüne girmek isteyen çoktur, Ama RABdir insana adalet sağlayan.Wiele tych, co szukają twarzy panów; aleć od Pana jest sąd każdego.
Hükümdarın gözüne girmek isteyen çoktur, Ama RABdir insana adalet sağlayan.Πολλοι ζητουσι το προσωπον του ηγεμονος αλλ' η του ανθρωπου κρισις ειναι παρα Κυριου.
Hükümdarın gözüne girmek isteyen çoktur, Ama RABdir insana adalet sağlayan.Многие ищут благосклонного лица правителя, но судьба человека – от Господа.
Hükümdarın gözüne girmek isteyen çoktur, Ama RABdir insana adalet sağlayan.Мнозина търсят благословението на управителя, Но съдбата на човека е от Господа.
Hükümdarın gözüne girmek isteyen çoktur, Ama RABdir insana adalet sağlayan.רבים מבקשים פני מושל ומיהוה משפט איש׃
Hükümdarın gözüne girmek isteyen çoktur, Ama RABdir insana adalet sağlayan.كثيرون يطلبون وجه المتسلط. اما حق الانسان فمن الرب.
Hükümdarın gözüne girmek isteyen çoktur, Ama RABdir insana adalet sağlayan.求 王 恩 的 人 多 . 定 人 事 乃 在 耶 和 華
Hükümdarın gözüne girmek isteyen çoktur, Ama RABdir insana adalet sağlayan.求 王恩的 人多 . 定 人事 乃 在 耶和華
İfade hesaplanırken Sage süreci çöktüDer Sage-Prozess ist beim Auswerten dieses Ausdrucks abgestürzt
İfade hesaplanırken Sage süreci çöktüEl proceso Sage ha fallado mientras evaluaba esta expresión
İfade hesaplanırken Sage süreci çöktüHet Sage-proces liep vast tijdens het berekenen van deze expressie
İfade hesaplanırken Sage süreci çöktüIl processo Sage è andato in crash durante la valutazione di questa espressione
İfade hesaplanırken Sage süreci çöktüLe processus Sage s'est arrêté de façon anormale lors de l'évaluation de l' expression
İfade hesaplanırken Sage süreci çöktüO processo Sage estoirou ao avaliar esta expressão
İfade hesaplanırken Sage süreci çöktüProces Sage uległ awarii podczas obliczania wyrażenia
İfade hesaplanırken Sage süreci çöktüProcessen Sage kraschade medan det här uttrycket utvärderades
İfade hesaplanırken Sage süreci çöktüSage- processen brød sammen under udregning af udtrykket
İfade hesaplanırken Sage süreci çöktüПід час спроби обчислення за виразом процес Sage аварійно завершився
İfade hesaplanırken Sage süreci çöktüПроцесс Sage аварийно завершился при вычислении этого выражения
Iki sonra, tekme, diz çöktü üzerine düşmüş ve oldukça çok sayıda aşırı lanetlenmiş aceleci insanlar.A két aztán rúgott, letérdelt az, hullott, és megátkozta elég sok túl elhamarkodott emberek.
Iki sonra, tekme, diz çöktü üzerine düşmüş ve oldukça çok sayıda aşırı lanetlenmiş aceleci insanlar.Hai người sau đó đá, quỳ trên, giảm hơn, và bị nguyền rủa bởi một số lượng khá hơn vội vàng người.
Iki sonra, tekme, diz çöktü üzerine düşmüş ve oldukça çok sayıda aşırı lanetlenmiş aceleci insanlar.Kedua kemudian ditendang, berlutut di, jatuh di atas, dan dikutuk oleh cukup banyak over- orang tergesa-gesa.
Iki sonra, tekme, diz çöktü üzerine düşmüş ve oldukça çok sayıda aşırı lanetlenmiş aceleci insanlar.두 그런 다음, 차고에 무릎, 이상 쓰러진, 그리고 이상의 - 상당히 많은로 저주했다 성급 명.
Iki sonra, tekme, diz çöktü üzerine düşmüş ve oldukça çok sayıda aşırı lanetlenmiş aceleci insanlar.Nämä kaksi olivat sitten potkaisi, polvistui, laskenut ja kironnut melkoinen määrä yli- hätäisiä ihmisiä.
Iki sonra, tekme, diz çöktü üzerine düşmüş ve oldukça çok sayıda aşırı lanetlenmiş aceleci insanlar.Oba so nato brcnil, pokleknil na, padel, in prekleti s kar nekaj preveč nepremišljene ljudi.