çöktü ile cümle

çöktü kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Dolayısıyla, daha fazla insanı iyileştiren ilaçlar üretmeye yönelik teşvikler daha çoktur.إذاً الحوافز هي أكبر بكثير لإنتاج الأدوية التي تعالج المزيد من الناس.
Dolayısıyla, daha fazla insanı iyileştiren ilaçlar üretmeye yönelik teşvikler daha çoktur.新薬が開発される訳です 別の言い方をすると、より大きな市場により 生命が救われるということです
Elektron dağılımının bir neon atomunun diğer neon atomuna göre daha farklı olduğu durumlar çoktur.Há muitos mais cenários onde o elétron distribuição é um pouco irregular em uma átomo de néon ou de outra.
Eski duvarların bir bölümü çöktü, ama ölüm döşeğinde bile aşılmaları zordu.Część starych murów padła, ale nawet w agonii dowiodły swojej wspaniałości.
Eski duvarların bir bölümü çöktü, ama ölüm döşeğinde bile aşılmaları zordu.Ein Teil der alten Mauern stürzte ein, doch sie waren noch immer beachtlich.
Eski duvarların bir bölümü çöktü, ama ölüm döşeğinde bile aşılmaları zordu.비록 벽의 오래된 부분이 무너졌지만, 성벽의 위대함을 입증했습니다.
Eski duvarların bir bölümü çöktü, ama ölüm döşeğinde bile aşılmaları zordu.Một phần thành cổ sụp đổ, nhưng tường thành vẫn luôn bất khuất ngay cả lúc hi sinh.
Eski duvarların bir bölümü çöktü, ama ölüm döşeğinde bile aşılmaları zordu.O parte din zidurile vechi s-au prăbuşit, dar şi în chinurile morţii s-au dovedit de temut.
Eski duvarların bir bölümü çöktü, ama ölüm döşeğinde bile aşılmaları zordu.Uma secção da muralha cedeu mas, mesmo na sua agonia de morte, provou ser formidável.
Eski duvarların bir bölümü çöktü, ama ölüm döşeğinde bile aşılmaları zordu.Una parte de la antigua muralla se derrumbó, pero incluso en su agonía resultó ser formidable.
Eski duvarların bir bölümü çöktü, ama ölüm döşeğinde bile aşılmaları zordu.Una sezione delle vecchie mura crollò, ma anche negli spasimi dell'agonia si dimostrarono formidabili.
Eski duvarların bir bölümü çöktü, ama ölüm döşeğinde bile aşılmaları zordu.Une section des vieux murs s'est effondrée, mais même à leur agonie, ils se sont avérés formidables.
Eski duvarların bir bölümü çöktü, ama ölüm döşeğinde bile aşılmaları zordu.Ένα τμήμα των παλαιών τειχών έπεσε, αλλά ακόμη και σε αυτήν την κατάσταση αποδείχθηκαν τρομερά.
Eski duvarların bir bölümü çöktü, ama ölüm döşeğinde bile aşılmaları zordu.Но даже в таком состоянии стена оказалась непреодолимой.
Eski duvarların bir bölümü çöktü, ama ölüm döşeğinde bile aşılmaları zordu.חלק מהחומה הישנה קרס, אבל אפילו במותן הן התגלו ראויות.
Eski duvarların bir bölümü çöktü, ama ölüm döşeğinde bile aşılmaları zordu.فانهار جزء من الأسوار القديمة ورغم سقوطها فقد أثبتت الأسوار جسارة كبيرة.
Eşyalar o kadar çoktu ki, Süleyman hepsini tartmadı. Kullanılan tuncun hesabı tutulmadı.A Šalamún nechal všetko to náradie nevážené pre množstvo kovu, náramne veľké; nevyhľadávala sa váha medi.
Eşyalar o kadar çoktu ki, Süleyman hepsini tartmadı. Kullanılan tuncun hesabı tutulmadı.E Salomão deixou de pesar esses objetos devido ao seu excessivo número; não se averiguou o peso do bronze.
Eşyalar o kadar çoktu ki, Süleyman hepsini tartmadı. Kullanılan tuncun hesabı tutulmadı.És mindezeket az edényeket Salamon méretlen hagyá, a réznek felettébb való sokasága miatt.
Eşyalar o kadar çoktu ki, Süleyman hepsini tartmadı. Kullanılan tuncun hesabı tutulmadı.In Salomon je pustil vse te posode nepretehtane, zaradi prevelike množine niso mogli dognati teže bronovini.
Eşyalar o kadar çoktu ki, Süleyman hepsini tartmadı. Kullanılan tuncun hesabı tutulmadı.Ja Salomo jätti kaikki kalut punnitsematta, koska niitä oli ylen paljon; vasken painoa ei määrätty.
Eşyalar o kadar çoktu ki, Süleyman hepsini tartmadı. Kullanılan tuncun hesabı tutulmadı.기구가 심히 많으므로 솔로몬이 다 달지 아니하고 두었으니 그 놋 중수를 능히 측량할 수 없었더라
Eşyalar o kadar çoktu ki, Süleyman hepsini tartmadı. Kullanılan tuncun hesabı tutulmadı.Salomo lod alle Tingene uvejet på Grund af deres såre store Mængde, Kobberet blev ikke vejet.
Eşyalar o kadar çoktu ki, Süleyman hepsini tartmadı. Kullanılan tuncun hesabı tutulmadı.Salomo lot alle disse ting være uveid, fordi de var så overvettes mange; kobberets vekt blev ikke undersøkt.
Eşyalar o kadar çoktu ki, Süleyman hepsini tartmadı. Kullanılan tuncun hesabı tutulmadı.Salomón dejó de pesar todos estos utensilios por su gran cantidad; no se averiguó el peso del bronce
Eşyalar o kadar çoktu ki, Süleyman hepsini tartmadı. Kullanılan tuncun hesabı tutulmadı.Salomone installò tutti gli arredi in quantità molto grande: non si poteva calcolare il peso del bronzo
Eşyalar o kadar çoktu ki, Süleyman hepsini tartmadı. Kullanılan tuncun hesabı tutulmadı.Sa-lô-môn không cân một món nào trong các khí dụng ấy , bởi_vì nhiều quá ; người không xét sự nặng của đồng .
Eşyalar o kadar çoktu ki, Süleyman hepsini tartmadı. Kullanılan tuncun hesabı tutulmadı.Sa-lô-môn không cân một món nào trong các khí dụng ấy, bởi vì nhiều quá; người không xét sự nặng của đồng.
Eşyalar o kadar çoktu ki, Süleyman hepsini tartmadı. Kullanılan tuncun hesabı tutulmadı.Und Salomo ließ alle Gefäße ungewogen vor der sehr großen Menge des Erzes.
Eşyalar o kadar çoktu ki, Süleyman hepsini tartmadı. Kullanılan tuncun hesabı tutulmadı.Zanechal pak Šalomoun vážení všeho nádobí, pro množství veliké není vyhledáváno váhy mědi.
Eşyalar o kadar çoktu ki, Süleyman hepsini tartmadı. Kullanılan tuncun hesabı tutulmadı.И поставил Соломон все сии вещи на место . По причине чрезвычайного их множества, вес меди не определен.
Eşyalar o kadar çoktu ki, Süleyman hepsini tartmadı. Kullanılan tuncun hesabı tutulmadı.וינח שלמה את כל הכלים מרב מאד מאד לא נחקר משקל הנחשת׃
Eşyalar o kadar çoktu ki, Süleyman hepsini tartmadı. Kullanılan tuncun hesabı tutulmadı.وترك سليمان وزن جميع الآنية لانها كثيرة جدا جدا. لم يتحقق وزن النحاس.
Eşyalar o kadar çoktu ki, Süleyman hepsini tartmadı. Kullanılan tuncun hesabı tutulmadı.這 一 切 、 所 羅 門 都 沒 有 過 秤 因 為 甚 多 . 銅 的 輕 重 也 無 法 可 查
Eşyalar o kadar çoktu ki, Süleyman hepsini tartmadı. Kullanılan tuncun hesabı tutulmadı.這一切 、 所羅門 都 沒有過秤 因 為甚多 . 銅 的 輕重 也 無法 可查
Finlandiya’da işsizlik çoktu, devletin parası azdı ve birçok şirket iflas etti.苏联解体和80年代贷款造成的经济泡沫让芬兰在90年代陷入了经济萧条。90年代初时经济最萧条的时期,芬兰失业率剧增,企业纷纷倒闭,国库日渐亏空。
Gece çöktüğünde-- "Cuando la noche cae, cuando..."
Gece çöktüğünde-- ""När dagen flyr..."
"Gece çöktüğünde, onu hala bulamamıştım.""Cuando la noche cae, y aún no le he encontrado a Él."
"Gece çöktüğünde, onu hala bulamamıştım.""När dagen flyr jag än ej honom finner." "Fast hjärtat brinner."
"Gece çöktüğünde, onu hala bulamamıştım.""Quand le jour s'achève, je ne l'ai pas trouvé encore."
"Gece çöktüğünde, onu hala bulamamıştım.""Se lasã noaptea, ªi tot nu L-am aflat."
"Gece çöktüğünde, onu hala bulamamıştım."Wird es dann dunkel allerorts Noch keine Spur von ihm so spät
"Gece çöktüğünde, onu hala bulamamıştım."Wird es dann dunkel allerorts Noch keine Spur von ihm so spät
Gece çöktüğünde-- ""Quand le jour s'achève..."
Gece çöktüğünde-- "Se lasã noaptea, se lasã..."
Gece çöktüğünde-- "Wird es dann dunkel allerorts...
Gece çöktüğünde-- "Wird es dann dunkel allerorts...
Geriye kalan herşey tamamen çöktü.O.K.? Alle anderen Dinge sind komplett zusammengebrochen.
Geriye kalan herşey tamamen çöktü.OK? semuanya hancur berantakan
Geriye kalan herşey tamamen çöktü.Tutto il resto è interamente crollato.
Geriye kalan herşey tamamen çöktü.Vse ostalo je v popolnem razsulu.
Geriye kalan herşey tamamen çöktü.Všetko ostatné sa úplne rozpadlo.
Geriye kalan herşey tamamen çöktü.Все прочее полностью разваливается
Geriye kalan herşey tamamen çöktü.בסדר? כל שאר הדברים .התמוטטו לחלוטין
Gümüş kazanmaktansa onu kazanmak daha iyidir. Onun yararı altından daha çoktur.Bo lepiej nią kupczyć, niżeli kupczyć srebrem: owszem pożyteczniejszy nad złoto dochód jej.
Gümüş kazanmaktansa onu kazanmak daha iyidir. Onun yararı altından daha çoktur.Boljša je namreč nje pridobitev od pridobljenega srebra in dobiček pri njej dražji od zlata.
Gümüş kazanmaktansa onu kazanmak daha iyidir. Onun yararı altından daha çoktur.Denn es ist besser, sie zu erwerben, als Silber; denn ihr Ertrag ist besser als Gold.
Gümüş kazanmaktansa onu kazanmak daha iyidir. Onun yararı altından daha çoktur.for det er bedre å vinne den enn å vinne sølv, og det utbytte den gir, er bedre enn gull.
Gümüş kazanmaktansa onu kazanmak daha iyidir. Onun yararı altından daha çoktur.Keuntungannya lebih besar daripada yang diperoleh dari perak, dan lebih berharga dari emas

İlgili Sayfalar