çökme ile cümle

çökme kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Romalılar, imparatorluklarının çökmesini istemediler; ama yaptılar.Romans did not want their empire to decline; but it did.
Ev çökmek üzereydi.The house was on the verge of collapse.
Ev her an çökmek üzere gibi görünüyordu.The house seemed about to collapse at any moment.
Bu kulübe çökme tehlikesinde.This hut is in danger of falling down.
Ülkenin ekonomisi çökmek üzeredir.The country's economy is about to collapse.
Bu bina çökmek üzere.This building is about to collapse.
Bu bina çökmenin eşiğinde.This building is on the verge of collapsing.
Burada kalamayız. Çatı çökmek üzere.We can't stay here. The roof is about to collapse!
Onun sağlığı çökmeye başladı.His health has begun to decline.
Şehrin 1940'larda yapılmış çok katlı yapıları çökme tehlikesindeler.The city's multi-story buildings built in the 1940's are in danger of collapse.
Yanan bina çökmek üzereydi.The burning building was about to collapse.
Tom'un bilgisayarı çökmeye devam ediyor.Tom's computer keeps crashing.
Yeni beton platformun çökmesi, dört işçiyi öldürdü.The collapse of the new concrete platform killed four workers.
Bu tünelin çökmeyeceğinden emin olmak mühendislere kalmış.It's up to the engineers to make sure that this tunnel doesn't collapse.
Zayıf temeller evin çökmesine yol açtı.Weak foundations caused the house to subside.
Yunanistan mali sisteminin çökmesini önlemek için radikal tedbirler alıyor.Greece is taking radical measures to prevent a collapse of its financial system.
Binalar eski ve çökmek üzereler.The buildings are old and about to collapse.
Çatı çökmek üzere.The roof is about to collapse.
Moğol hakimiyeti Dmitri'nin otuz yıllık hükümdarlığı sırasında Rusya'da çökmeye başladı.Mongol domination of Rus began to crumble during Dmitry's thirty-year reign.
Einstein, 1927 Solvay Konferansında bu çökmenin canlandırmasını yapmıştır.Einstein characterized this imagined collapse in the 1927 Solvay Conference.
Dolar çökmeden önce pek çok turne satışa çıktı.A lot of tours went on sale before the dollar crashed.
Sonuç olarak, kaçınılmaz olarak Rus Ordusu çökmeye başladı.As a result, the Russian Army began to collapse.
Çatışma, Koruyucu Güvenlik Kuvvetleri'nin karargahının çökmesiyle sonuçlandı.The confrontation led to the collapse of the Preventive Security Forces headquarters.
1862'de muhafazakar kabinenin çökmesi Thorbecke'yi iktidara getirdi.The collapse of the conservative cabinet in 1862 brought Thorbecke back in power.
Maden 1996 yılında düşük tuz fiyatları ve madendeki bir çökme nedeni ile kapatılmıştır.Commercial salt mining was discontinued in 1996 owing to falling salt prices and mine flooding.
Bu veriler ayrıca havza çökme oranları modellemek için kullanılır.As mentioned, ROUVs are used to sample deeper reefs.
Büyük bir yıldızın kalbinin doğrudan kara delik halinde içe çökmesiyle oluşabilir.Hence the star may have instead collapsed directly into a black hole.
İlk çökme yaklaşık 100,000 yıl sürer.The initial collapse takes about 100,000 years.
Batı Roma çökmesi ile önemini kaybetmiştir.The sport faded in importance in the West after the fall of Rome.
British Leyland firması çökmeye başlamakla beraber kentin büyümesi devam etti.British Leyland now had to catch up with the market.
Sonra Dean ve Sam'e işaret edip onların da diz çökmesini söyledi.Eve reveals this to Sam and Dean when they try to hunt her down.
Ekonomi çökmek üzereydi.The economy was in steep decline.
Bu uğraşta başarılı olmasının baş nedeni Büyük Selçuklu Devletinin çökmesiydi.The spur for this was undoubtedly the success of the Front National.
"Güney Utah Parkında İkonik Kaya Kemerinin Çökmesi"."Iconic Stone Arch Collapses in Southern Utah Park".
Heykel yerin derinliğine çökmeye baslar ve Don Giovanni\de yerin dibine birlikte götürür.The statue suddenly arrives and drags Don Giovanni to his death.
Şiddetli yağmurlara bağlı olarak da topraktan tonozlar da yer yer çökmeler baş gösterdi.Additionally, torrential rain made the ground heavy.
Çokmerkezli bir dil birkaç standart çeşidi olan bir dildir, İngilizce, Almanca veya Çince gibi.They typically only cover one variety of English, either British or American.
Fakat Haçlı savunma hatları 7 saat süren bu çarpışmadan sonra bile çökmedi.They didn’t throw a caution until seven seconds after I wrecked.
Bu çökmenin oluşturduğu şok dalgaları yıldızın geri kalanının bir üstnova olarak patlar.The shockwave formed by this sudden collapse causes the rest of the star to explode in a supernova.
1989 yılında bu federasyon çökme krizine girmiştir.During 1989, the confederation collapsed.
22 Ocak 2006'da çatının çökmesiyle ana ibadethane büyük ölçüde hasar gördü.In the major floods of June 20, 2012, the swinging bridge was severely damaged.
Ve nesne, sonsuz küçük olana dek çökmek zorunda kalır.And the object is forced to continue to collapse to an infinitely small object.
Yıldız oluşumu için, büyük bir gaz ve toz bulutunun çökmesi gerekir.To get a star to form, you need a big ball of gas and dust to collapse.
İşte burada, bu yıldızın daha da içe çökmesinin önüne... ...geçen şey, elektron bozunum basıncı.And here the pressure that is keeping this from collapsing further is electron degeneracy pressure.
Ve farkına vardım ki bütün şirketler topluluğu çökmek üzereydi para koymadığım sürece.And I realized that the whole empire was likely to come crashing down unless I chipped in a chip.
Çökmek üzere olan morina balığı stokları hakkında bir sürü şey duyuyoruz.We hear a lot about the collapse of cod.
Kominist sistem çökmeden önce uzayda veAnd before the kind of collapse of the communist system,
Çöküşte olan bir ülkede yaşıyorduk, yavaş yavaş çökmekte olan.We were sitting over there with a country in a downfall, in a slow-motion downfall.
İş hakkında çok endişeleniyor, böyle çökmesinin nedeni de bu.He's been dead worried about work, that is why he collapsed like that.
Tower Records'un çökmesi üzerine ürpererek kendimize soruyoruz: " Sırada biz mi varız?"Many of us shudder in the wake of the collapse of Tower Records and ask ourselves, "Are we next?"
Göğsüm çökmeye başladı.I guess my chest has gotten kind of droopy. Aish.
BU da ekosistemin çökmesine neden olmaktadır.And it's pushing the ecosystem close to collapse.
Aşağıya doğru pek çoğunun çökmesine neden olan çeşitli aşamalar boyunca ayıklamalar yaparsınız.You weed down through various steps that cause many of these to fail.
Sen buna hediye mi diyorsun... Kırık camların üzerinde diz çökmek bile bundan iyidirlf you call that a gift it's worse... then asking him to kneel on glass as a penalty
[ Çöküş ] Parasal sistemin çökmesi muhtemel görünüyor.They will help you with certain things, but
Örneğin, kadının erkek önünde diz çökmesi gerekiyor. Adam:For example, a woman is supposed to kneel down for a man. man:
Tavanın çöküp çökmeyeceğinden emin değilsiniz, hiçbir konuşmacıyı dinlemeyeceksinizdir.If you're not sure the ceiling will hold up, you won't listen to any speaker.
Dua etmek üzere yere çökmesi, bir haftasını aldı.It took a week before he could force himself to bow in prayer.
Örneğin, depremler insanları öldürmüyor; ama binaların çökmesi öldürüyor.For example, earthquakes never kill people, but collapse of the buildings kill people.
"Çökmek, delikanlım," dedim."Subside, laddie," I said.

İlgili Sayfalar