Ana içeriğe geç
Sözlük

çökel ile cümle

çökel kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
12
ORT. KELİME
Biliyorsunuz, derindeki numuden yukarı çıktıkça, çökeltiler arasında bu değişimleri gördük.Widzieliśmy to w wyciąganych z rdzenia próbkach.
Biliyorsunuz, derindeki numuden yukarı çıktıkça, çökeltiler arasında bu değişimleri gördük.Wir sahen das in den Bohrproben, die wir hochholten.
Biliyorsunuz, derindeki numuden yukarı çıktıkça, çökeltiler arasında bu değişimleri gördük.Видяхме това в пробите от вътрешността, докато се появяваха.
Biliyorsunuz, derindeki numuden yukarı çıktıkça, çökeltiler arasında bu değişimleri gördük.Вот это мы увидели, когда подняли на поверхность образцы грунта.
Biliyorsunuz, derindeki numuden yukarı çıktıkça, çökeltiler arasında bu değişimleri gördük.אתם יודעים, אנחנו ראינו את זה בדגימות הליבה כשהן עלו למעלה. ראינו את החילופים האלה בין משקעים שנראים ככה -
Biliyorsunuz, derindeki numuden yukarı çıktıkça, çökeltiler arasında bu değişimleri gördük.تعلمون، رأينا هذه في العينات كما خرجت. لقد رأينا هذه التناوبات بين الرواسب التي تبدو مثل هذا --
Biliyorsunuz, derindeki numuden yukarı çıktıkça, çökeltiler arasında bu değişimleri gördük.このように堆積物が 交互になっているとわかりました まず砂利ともう少し大きい石
Burada bize genin aktive olduğunu gösteren şey, hücrenin içindeki koyu mor çökeltidir.Acest precipitat violet din interiorul celulei ne spune că o genă e activată acolo.
Burada bize genin aktive olduğunu gösteren şey, hücrenin içindeki koyu mor çökeltidir.C'est ce précipité violet foncé dans la cellule qui nous dit qu'un gène est activé ici.
Burada bize genin aktive olduğunu gösteren şey, hücrenin içindeki koyu mor çökeltidir.Det är detta mörkt lila inom cellen som säger oss att en gen är aktiverad där.
Burada bize genin aktive olduğunu gösteren şey, hücrenin içindeki koyu mor çökeltidir.Det er dette mørke lilla bundfald inden i cellen der fortæller os at et gen er tændt.
Burada bize genin aktive olduğunu gösteren şey, hücrenin içindeki koyu mor çökeltidir.Deze donkerpaarse neerslag in de cel zegt ons dat daar een gen is geactiveerd.
Burada bize genin aktive olduğunu gösteren şey, hücrenin içindeki koyu mor çökeltidir.É este precipitado púrpura escuro dentro da célula que nos está a dizer que ali um gene está activado.
Burada bize genin aktive olduğunu gösteren şey, hücrenin içindeki koyu mor çökeltidir.È questo precipitato viola scuro all'interno della cellula che ci dice che lì c'è un gene attivo.
Burada bize genin aktive olduğunu gösteren şey, hücrenin içindeki koyu mor çökeltidir.Es ist diese dunkelviolette Ablagerung in den Zellen, die uns sagt, dass ein Gen hier aktiviert ist.
Burada bize genin aktive olduğunu gösteren şey, hücrenin içindeki koyu mor çökeltidir.Este precipitado de color púrpura oscuro dentro de la célula nos dice que allí hay un gen activo.
Burada bize genin aktive olduğunu gösteren şey, hücrenin içindeki koyu mor çökeltidir.Ez a sötétlila üledék a sejten belül mutatja, hogy egy gén ott be van kapcsolva.
Burada bize genin aktive olduğunu gösteren şey, hücrenin içindeki koyu mor çökeltidir.지금 보이는 조직내의 어두운 보랏빛 침전물이 유전자가 그 곳에서 반응하고 있다고 말해 줍니다.
Burada bize genin aktive olduğunu gösteren şey, hücrenin içindeki koyu mor çökeltidir.Những đốm tím bên trong tế bào cho phép chúng ta biết chúng được bật lên ở đâu
Burada bize genin aktive olduğunu gösteren şey, hücrenin içindeki koyu mor çökeltidir.To nám prozrazují ty temně fialové sraženiny.
Burada bize genin aktive olduğunu gösteren şey, hücrenin içindeki koyu mor çökeltidir.To ten ciemnofioletowy osad w komórce, który świadczy o tym, że gen jest tu włączony.
Burada bize genin aktive olduğunu gösteren şey, hücrenin içindeki koyu mor çökeltidir.Warna ungu gelap ini mengendap di dalam sel yang memberi tahu bahwa gen ini diaktifkan.
Burada bize genin aktive olduğunu gösteren şey, hücrenin içindeki koyu mor çökeltidir.Είναι το σκούρο μωβ ίζημα μέσα στο κύτταρο το οποίο μας λέει ότι ένα κύτταρο είναι ενεργοποιημένο εδώ.
Burada bize genin aktive olduğunu gösteren şey, hücrenin içindeki koyu mor çökeltidir.Ось цей темно -фіолетовий осад у клітині говорить про те, що там ген активований.
Burada bize genin aktive olduğunu gösteren şey, hücrenin içindeki koyu mor çökeltidir.Това е тъмно лилавото отлагане в клетката, което ни показва, че генът е включен.
Burada bize genin aktive olduğunu gösteren şey, hücrenin içindeki koyu mor çökeltidir.Это вот этот темно фиолетовый осадок в клетках, который показывает нам, что ген включен.
Burada bize genin aktive olduğunu gösteren şey, hücrenin içindeki koyu mor çökeltidir.אלה הכתמים הכהים הסגולים בתוך התא האומרים לנו שגן הופעל שם.
Burada bize genin aktive olduğunu gösteren şey, hücrenin içindeki koyu mor çökeltidir.إنها تلك البقع البنفسجية الغامقة من الخلية والتي تخبرنا بأن جيناً ما نشطٌ هناك.
Burada bize genin aktive olduğunu gösteren şey, hücrenin içindeki koyu mor çökeltidir.そこで遺伝子が活性化されていることを示しています この現象が個人の遺伝子的背景のせいか
Buzultaşı genellikle dağ tipi buzulların açtıkları vadilerin yan kısımlarında oluşan tortul çökeltilerdir.Até há autocarros que se deslocam pela morena lateral e deixam os passageiros na superfície do glaciar.
Buzultaşı genellikle dağ tipi buzulların açtıkları vadilerin yan kısımlarında oluşan tortul çökeltilerdir.Chiar au nişte autobuze care merg şi trec peste morena laterală şi îi lasă pe oameni pe suprafaţa gheţarilor.
Buzultaşı genellikle dağ tipi buzulların açtıkları vadilerin yan kısımlarında oluşan tortul çökeltilerdir.Có những chuyến xe buýt đã chạy qua bờ băng tích và thả hành khách xuống mặt băng.
Buzultaşı genellikle dağ tipi buzulların açtıkları vadilerin yan kısımlarında oluşan tortul çökeltilerdir.Det finns till och med bussar som kör upp över sodomoränen och släpper av människor ovanpå glaciären.
Buzultaşı genellikle dağ tipi buzulların açtıkları vadilerin yan kısımlarında oluşan tortul çökeltilerdir.Di sana bus-bus naik turun melewati gundukan salju dan menurunkan orang-orang di permukaan glasier itu.
Buzultaşı genellikle dağ tipi buzulların açtıkları vadilerin yan kısımlarında oluşan tortul çökeltilerdir.Il y a ces bus qui roulent le long de la moraine latérale et déposent les gens sur la surface du glacier.
Buzultaşı genellikle dağ tipi buzulların açtıkları vadilerin yan kısımlarında oluşan tortul çökeltilerdir.이곳 담당자들은 여기 측면의 빙퇴석 넘어서까지 와서 빙하 표면에 사람들을 내려주는 버스도 운행하고 있어요
Buzultaşı genellikle dağ tipi buzulların açtıkları vadilerin yan kısımlarında oluşan tortul çökeltilerdir.Nawet mają tam autobusy, które podjeżdżają pod boczną morenę i zostawiają ludzi na powierzchni lodowca.
Buzultaşı genellikle dağ tipi buzulların açtıkları vadilerin yan kısımlarında oluşan tortul çökeltilerdir.Normálne tam majú také autobusy, ktoré jazdia po bočnej moréne a vyvážajú ľudí na povrch ľadovca.
Buzultaşı genellikle dağ tipi buzulların açtıkları vadilerin yan kısımlarında oluşan tortul çökeltilerdir.Ze rijden met bussen op en over de stuwwal en zetten mensen af op het oppervlak van de gletsjer.
Buzultaşı genellikle dağ tipi buzulların açtıkları vadilerin yan kısımlarında oluşan tortul çökeltilerdir.Вони просто заїжджають туди на автобусах по бічній морені і висаджують людей на поверхню льодовика.
Buzultaşı genellikle dağ tipi buzulların açtıkları vadilerin yan kısımlarında oluşan tortul çökeltilerdir.Люди просто заезжают туда на автобусах по боковой морене и выходят на поверхность ледника.
Buzultaşı genellikle dağ tipi buzulların açtıkları vadilerin yan kısımlarında oluşan tortul çökeltilerdir.Много автобуси карат нагоре и по страничните морени и разтоварват хората на повърхността на ледника.
Buzultaşı genellikle dağ tipi buzulların açtıkları vadilerin yan kısımlarında oluşan tortul çökeltilerdir.יש להם למעשה את האוטובוסים האלה שנוסעים מעל ומעבר למורנה המידית הזו ומורידים אנשים על פני הקרחון.
Buzultaşı genellikle dağ tipi buzulların açtıkları vadilerin yan kısımlarında oluşan tortul çökeltilerdir.بحافلاتهم التي تسير على وفوق الركام الجانبي لإيصال الزائرين إلى سطح النهر المتجمد.
Buzultaşı genellikle dağ tipi buzulların açtıkları vadilerin yan kısımlarında oluşan tortul çökeltilerdir.氷河の表面上に客を降ろしてくれます 私は氷河との最初の出会いを
Denizlerde, denizin sularında, deniz tabanındaki çökeltilerde ve kayalarda anlatılan bir öykü var.C'è una storia nel mare, nelle acque del mare, nei sedimenti e nelle rocce sul fondo.
Denizlerde, denizin sularında, deniz tabanındaki çökeltilerde ve kayalarda anlatılan bir öykü var.Có 1 câu chuyển dưới biển, trong những dòng nước của đại dương trong những trầm tích và đá của đáy biển
Denizlerde, denizin sularında, deniz tabanındaki çökeltilerde ve kayalarda anlatılan bir öykü var.Er zit een verhaal in het water van de zee, in de sedimenten en de rotsen op de zeebodem.
Denizlerde, denizin sularında, deniz tabanındaki çökeltilerde ve kayalarda anlatılan bir öykü var.Es gibt eine Geschichte im Meer, im Meerwasser, in den Sedimenten und Felsen des Meeresbodens.
Denizlerde, denizin sularında, deniz tabanındaki çökeltilerde ve kayalarda anlatılan bir öykü var.Este o poveste în mări, în apele mărilor, în sedimentele şi pietrele de pe fundul mării.
Denizlerde, denizin sularında, deniz tabanındaki çökeltilerde ve kayalarda anlatılan bir öykü var.Hay una historia en el mar, en las aguas del mar, en los sedimentos y en las rocas del suelo marino.
Denizlerde, denizin sularında, deniz tabanındaki çökeltilerde ve kayalarda anlatılan bir öykü var.Hihetetlen mi zajlik a tengerben, a tenger vizében, az üledékekben, a tengerfenék szikláin.
Denizlerde, denizin sularında, deniz tabanındaki çökeltilerde ve kayalarda anlatılan bir öykü var.Historia w wodach oceanu, osadach i skałach na dnie.
Denizlerde, denizin sularında, deniz tabanındaki çökeltilerde ve kayalarda anlatılan bir öykü var.Il y a une histoire dans la mer, dans les eaux de la mer, dans les sédiments et les roches du sol marin.
Denizlerde, denizin sularında, deniz tabanındaki çökeltilerde ve kayalarda anlatılan bir öykü var.Je to príbeh v mori, vo vodách mora, v sedimentoch a v skalách morského dna.
Denizlerde, denizin sularında, deniz tabanındaki çökeltilerde ve kayalarda anlatılan bir öykü var.바다의 물과 퇴적층과 해저면 바위들에 관한 이야기입니다.
Denizlerde, denizin sularında, deniz tabanındaki çökeltilerde ve kayalarda anlatılan bir öykü var.Máme tu příběh z moře, z mořských vod, v usazeninách a ve skalách mořského dna.
Denizlerde, denizin sularında, deniz tabanındaki çökeltilerde ve kayalarda anlatılan bir öykü var.Είναι μια ιστορία στη θάλασσα, στα νερά της θάλασσας, στα ιζήματα και στους βράχους του βυθού.
Denizlerde, denizin sularında, deniz tabanındaki çökeltilerde ve kayalarda anlatılan bir öykü var.В глубинах морей и океанов скрыто много тайн. Их можно найти в расщелинах скал и в донных отложениях.
Denizlerde, denizin sularında, deniz tabanındaki çökeltilerde ve kayalarda anlatılan bir öykü var.Има една история в морето, в морските води, в утайките и скалите по морското дъно.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod