Denizlerde, denizin sularında, deniz tabanındaki çökeltilerde ve kayalarda anlatılan bir öykü var.יש סיפור בים, במים של הים, במשקעים ובסלעים של קרקעית הים.
Denizlerde, denizin sularında, deniz tabanındaki çökeltilerde ve kayalarda anlatılan bir öykü var.هناك قصة في البحر ، في مياه البحر ، في الرسوبيات والصخور في قاع البحر.
Denizlerde, denizin sularında, deniz tabanındaki çökeltilerde ve kayalarda anlatılan bir öykü var.物語が眠っています 驚愕の物語です
Geçmişe dönüp bakınca, bu çökeltilerde ve kayalarda Dünya tarihinin kaydını görüyoruz.Ceea ce vedem când privim înapoi în timp în acele sedimente şi pietre există o arhivă a istoriei Pământului.
Geçmişe dönüp bakınca, bu çökeltilerde ve kayalarda Dünya tarihinin kaydını görüyoruz.Co vidíme, pokud se vrátíme zpátky v čase? V těchto usazeninách a skalách je zapsána historie Země.
Geçmişe dönüp bakınca, bu çökeltilerde ve kayalarda Dünya tarihinin kaydını görüyoruz.이 퇴적층과 바위 안을 들여다보니 지구의 역사가 기록되어 있었습니다.
Geçmişe dönüp bakınca, bu çökeltilerde ve kayalarda Dünya tarihinin kaydını görüyoruz.To, čo vidíme, keď sa pozrieme späť v čase, v týchto sedimentoch a horninách je záznam histórie Zeme.
Geçmişe dönüp bakınca, bu çökeltilerde ve kayalarda Dünya tarihinin kaydını görüyoruz.Z tych osadów i skał odczytujemy historię Ziemi.
Geçmişe dönüp bakınca, bu çökeltilerde ve kayalarda Dünya tarihinin kaydını görüyoruz.Если мы попытаемся заглянуть в прошлое, то увидим историю Земли в осадках и горах.
Geçmişe dönüp bakınca, bu çökeltilerde ve kayalarda Dünya tarihinin kaydını görüyoruz.מה שאנחנו רואים כאשר אנחנו מסתכלים אחורה בזמן המשקעים האלה והסלעים האלה הם התיעוד של היסטורית כדור הארץ.
Geçmişe dönüp bakınca, bu çökeltilerde ve kayalarda Dünya tarihinin kaydını görüyoruz.ما نراه عندما نلقي نظرة للزمن الفائت في تلك الرواسب والصخور هي سجل لتاريخ الأرض.
Geçmişe dönüp bakınca, bu çökeltilerde ve kayalarda Dünya tarihinin kaydını görüyoruz.さかのぼると見えるものは地球の歴史なのです 地球上のありとあらゆるものは周期とリズムに従って働いています
Gelin, tapınalım, eğilelim, Bizi yaratan RABbin önünde diz çökelim.(94:6) Приидите, поклонимся и припадем, преклоним колени пред лицем Господа, Творца нашего;
Gelin, tapınalım, eğilelim, Bizi yaratan RABbin önünde diz çökelim.Hãy đến , cúi xuống mà thờ lạy ; Khá quì gối xuống trước mặt Ðức_Giê - hô-va , là Ðấng_Tạo hóa chúng_tôi !
Gelin, tapınalım, eğilelim, Bizi yaratan RABbin önünde diz çökelim.Hãy đến, cúi xuống mà thờ lạy; Khá quì gối xuống trước mặt Ðức Giê-hô-va, là Ðấng Tạo hóa chúng tôi!
Gelin, tapınalım, eğilelim, Bizi yaratan RABbin önünde diz çökelim.Jõjjetek, hajoljunk meg, boruljunk le; essünk térdre az Úr elõtt, a mi alkotónk elõtt!
Gelin, tapınalım, eğilelim, Bizi yaratan RABbin önünde diz çökelim.오라 우리가 굽혀 경배하며 우리를 지으신 여호와 앞에 무릎을 꿇자
Gelin, tapınalım, eğilelim, Bizi yaratan RABbin önünde diz çökelim.Kom, lad os bøje os, kaste os ned, knæle for HERREN, vor Skaber!
Gelin, tapınalım, eğilelim, Bizi yaratan RABbin önünde diz çökelim.Kom, la oss kaste oss ned og bøie kne, la oss knele for Herrens, vår skapers åsyn!
Gelin, tapınalım, eğilelim, Bizi yaratan RABbin önünde diz çökelim.Kom, laten wij op de grond neervallen, ons buigen en knielen voor de HERE, Die ons heeft gemaakt.
Gelin, tapınalım, eğilelim, Bizi yaratan RABbin önünde diz çökelim.Kommen, låtom oss tillbedja och nedfalla, låtom oss knäböja för HERREN, vår skapare.
Gelin, tapınalım, eğilelim, Bizi yaratan RABbin önünde diz çökelim.Kommt, laßt uns anbeten und knieen und niederfallen vor dem HERRN, der uns gemacht hat.
Gelin, tapınalım, eğilelim, Bizi yaratan RABbin önünde diz çökelim.Marilah kita sujud menyembah Dia, berlutut di hadapan TUHAN, pencipta kita
Gelin, tapınalım, eğilelim, Bizi yaratan RABbin önünde diz çökelim.Oh, vinde, adoremos e prostremo-nos; ajoelhemos diante do Senhor, que nos criou.
Gelin, tapınalım, eğilelim, Bizi yaratan RABbin önünde diz çökelim.Poďte, klaňajme sa a padnime na kolená, kľakajme pred Hospodinom, svojím učiniteľom.
Gelin, tapınalım, eğilelim, Bizi yaratan RABbin önünde diz çökelim.Poďte, sklánějme se, a padněme před ním, klekejme před Hospodinem stvořitelem naším.
Gelin, tapınalım, eğilelim, Bizi yaratan RABbin önünde diz çökelim.Pójdźcie, kłaniajmy się, a upadajmy przed nim; klękajmy przed Panem, stworzycielem naszym.
Gelin, tapınalım, eğilelim, Bizi yaratan RABbin önünde diz çökelim.Pridite, priklonimo se in padimo na tla, pripognimo kolena pred GOSPODOM, ki nas je ustvaril!
Gelin, tapınalım, eğilelim, Bizi yaratan RABbin önünde diz çökelim.Tulkaa, kumartukaamme ja polvistukaamme, polvillemme langetkaamme Herran, meidän Luojamme, eteen.
Gelin, tapınalım, eğilelim, Bizi yaratan RABbin önünde diz çökelim.Venez, prosternons-nous et humilions-nous, Fléchissons le genou devant l`Éternel, notre créateur!
Gelin, tapınalım, eğilelim, Bizi yaratan RABbin önünde diz çökelim.¡Venid, adoremos y postrémonos! Arrodillémonos delante de Jehovah, nuestro Hacedor
Gelin, tapınalım, eğilelim, Bizi yaratan RABbin önünde diz çökelim.Venite, prostràti adoriamo, in ginocchio davanti al Signore che ci ha creati
Gelin, tapınalım, eğilelim, Bizi yaratan RABbin önünde diz çökelim.veniţi să ne închinăm şi să ne smerim, să ne plecăm genunchiul înaintea Domnului, Făcătorului nostru!
Gelin, tapınalım, eğilelim, Bizi yaratan RABbin önünde diz çökelim.Δευτε, ας προσκυνησωμεν και ας προσπεσωμεν ας γονατισωμεν ενωπιον του Κυριου, του Ποιητου ημων.
Gelin, tapınalım, eğilelim, Bizi yaratan RABbin önünde diz çökelim.Дойдете да се поклоним и да припаднем, Да коленичим пред Господа нашия Създател;
Gelin, tapınalım, eğilelim, Bizi yaratan RABbin önünde diz çökelim.באו נשתחוה ונכרעה נברכה לפני יהוה עשנו׃
Gelin, tapınalım, eğilelim, Bizi yaratan RABbin önünde diz çökelim.هلم نسجد ونركع ونجثو امام الرب خالقنا.
Gelin, tapınalım, eğilelim, Bizi yaratan RABbin önünde diz çökelim.來 阿 、 我 們 要 屈 身 敬 拜 、 在 造 我 們 的 耶 和 華 面 前 跪 下
Gelin, tapınalım, eğilelim, Bizi yaratan RABbin önünde diz çökelim.來阿 、 我們 要 屈身 敬拜 、 在 造 我 們 的 耶和華 面前 跪下
İnşaat çökeltilerinin koya akışını durdurdular, kimyasalların koya akışını durdurdular, ve koy kendine geldi.Estettiin sedimenttien ja kemikaalien virtaaminen lahteen. Lahti toipui.
İnşaat çökeltilerinin koya akışını durdurdular, kimyasalların koya akışını durdurdular, ve koy kendine geldi.침전물과 화학물질이 만으로 흘러들어가는 것을 막았습니다 그리고 만은 회복되었어요
İnşaat çökeltilerinin koya akışını durdurdular, kimyasalların koya akışını durdurdular, ve koy kendine geldi.Zastavili prítok sedimentov do zálivu, zastavili chemikálie pritekajúce do zálivu, a záliv ožil.
İnşaat çökeltilerinin koya akışını durdurdular, kimyasalların koya akışını durdurdular, ve koy kendine geldi.Zatrzymali odpływ osadów do zatoki, zatrzymali odpływ chemikaliów i zatoka odzyskała świetność.
İnşaat çökeltilerinin koya akışını durdurdular, kimyasalların koya akışını durdurdular, ve koy kendine geldi.Мусор перестал течь в бухту, химикаты перестали течь в бухту, и бухта ожила!
İnşaat çökeltilerinin koya akışını durdurdular, kimyasalların koya akışını durdurdular, ve koy kendine geldi.ועצרו את הסחף מלזרום לתוך המפרץ, ועצרו את הכימיקלים מלזרום לתוך המפרץ, והמפרץ השתקם.
İnşaat çökeltilerinin koya akışını durdurdular, kimyasalların koya akışını durdurdular, ve koy kendine geldi.وتوقفت الرواسب من التدفق إلى الخليج، وتوقفوا عن رمي المواد الكيميائية في الخليج، وقد تعافى الخليج.
İnşaat çökeltilerinin koya akışını durdurdular, kimyasalların koya akışını durdurdular, ve koy kendine geldi.湾に流れこむのを阻止したのです 湾はよみがえりました 海はすばらしい回復能力を持っています
Ön tortu filtresi pas ve tortu gibi çökeltileri temizler.El prefiltro de sedimentos elimina los sólidos en suspensión, como el óxido y los sedimentos.
Ön tortu filtresi pas ve tortu gibi çökeltileri temizler.O pré-filtro de sedimentos remove sólidos em suspensão, tais como ferrugem e sedimentos.
Ön tortu filtresi pas ve tortu gibi çökeltileri temizler.Pra-filter sedimen menghilangkan zat padat tersuspensi seperti karat dan sedimen.
Ön tortu filtresi pas ve tortu gibi çökeltileri temizler.Первичный фильтр удаляет твёрдые частицы, такие как ржавчина и осадок.
Ön tortu filtresi pas ve tortu gibi çökeltileri temizler.المرشح المسبق للرواسب والذي يزيل الأجسام الصلبة العالقة مثل الصدأ والرواسب.
Ve bunun arkasından gelen çökelti bu resimdeki gibi olur.Dat wordt afgewisseld met een sediment dat er zo uitziet.
Ve bunun arkasından gelen çökelti bu resimdeki gibi olur.E che si alterna con un sedimento come questo.
Ve bunun arkasından gelen çökelti bu resimdeki gibi olur.Et cela alterne avec un sédiment qui ressemble à ceci.
Ve bunun arkasından gelen çökelti bu resimdeki gibi olur.Ez a fajta üledék váltakozik ezzel a másik üledékkel.
Ve bunun arkasından gelen çökelti bu resimdeki gibi olur.그리고 그것이 여기 보이는 것처럼 침전물과 함께 주기적으로 변화했습니다.
Ve bunun arkasından gelen çökelti bu resimdeki gibi olur.lalu berganti dengan endapan yang terlihat seperti ini.
Ve bunun arkasından gelen çökelti bu resimdeki gibi olur.Przechodzi on w osad, który wygląda tak.
Ve bunun arkasından gelen çökelti bu resimdeki gibi olur.Și asta alternează cu un tip de sediment ce arată așa.