çöke ile cümle
çöke kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Onun ölümü esnasında hizmetçilerin hepsi dizleri üzerine çökerler.Ve chvíli jeho smrti všechny stvůry padly mrtvé k zemi.
"Ergenekon Nasıl Çökertilir?"Co dělat, když vás zlobí slinivka?
Oluşan çökelti, gümüş aynasıdır.Opět buď z čistého stříbra nebo stříbrem pokryté.
Peynir ya da çökelek eklenerek hizmete sunulur.Podávají se se sýrem nebo jako příloha k salátům.
Birçok çeteyi çökertmiştir.Zkomponoval řadu sborů.
Kumlar, jeolojik zamanlarda değişik dönemlerde çökelmişlerdir.Je to způsobeno tím, že i horniny jsou s časem ničeny některými geologickými procesy.
Yaşar Ayaşlı ve etrafındakiler 1985 yılında yakalanınca örgüt çökertildi.Při výstavbě sídliště a přestavbě křižovatky v roce 1985 byla budova zbořena.
Deniz seviyesindeki değişmeler de kıta çökelleri üzerinde son derece etkili olmuştur.Dopad na hladinu oceánu by byl opět svým přetížením smrtící.
Guns N 'Roses'ın istikrarı çökerken, Rose gözlerden uzaklaştı.Deoarece stabilitate formației Guns N’ Roses s-a năruit, Rose s-a retras din atenția publică.
Kumlar, jeolojik zamanlarda değişik dönemlerde çökelmişlerdir.Nisipurile au fost depuse în diferite perioade din trecutul geologic.
Peynir ya da çökelek eklenerek hizmete sunulur.Formele sau bacteriile se adaugă la unele brânzeturi.
Daha sonra "Ateş Hırsızı" ve "Çökertme" albümlerini piyasaya sürdü.El a ascuns pe undeva titlurile de valoare "furate".
Eğer birlikte olursa, birbirlerini tutarak katılaşır ve çökelirler.De fapt, ele ori se depărtează unul de celălalt, ori se lovesc.
Pazartesi, Perşembe ve Cumartesi günleri şafak çökerken Selihot duaları okunurdu.Marți, miercuri și joi are loc procesul animație realizat cu After Effects.
Bu olasılığın gerçekleşmesi durumunda Alman Doğu Cephesi kuvvetlerinin tüm güney kanadı çökeceği açıktır.Prin acest atac, orice amenințare a flancului vestic german fusese înlăturată definitiv.
1992 yılında, Coke II ismini aldı.A terméknek a vállalat 1992-ben a „Coke II” nevet adta.
Guns N 'Roses'ın istikrarı çökerken, Rose gözlerden uzaklaştı.Miután a Guns N’ Roses stabilitása összeomlott, Rose elvonult a nyilvánosság elől.
Daha sonra yavaş yavaş çökerek dünyanın yüzeyine öldürücü toz ve yağmurlar olarak inmektedirler.Lassan leereszkedve, halálos por és eső formájában érik el a föld felszínét.
Karanlık çökerken Sally ve Franklin arkadaşlarını aramak için yola çıkar.Beesteledik, Sally és Franklin pedig a többiek keresésére indulnak.
Ekip genelde organize suç örgüt ve çetelerine sızarak faaliyet gösteren suç organizasyonlarını çökertirler.A gyerekek mindig lelepleznek egy bűnszervezetet, vagy utcai bandákat.
Tünel çöker.Pokoli torony.
Ham çökeleğin işleniş biçimine ve eklenen malzeme veya baharatına göre çeşitli çökelek türleri vardır.Sajátos jelleggel bírnak a sin (utrum), sitt (neutrum), valamint sina (többesszám) birtokosnévmások.
Ayrıca 133.683 çöken bina ile yaklaşık 600.000 kişi evsiz kalmıştır.Az ezzel együtt 16 840 lakásból álló lakónegyednek hozzávetőlegesen 36 000 lakosa van.
Reo-Coker, İngiltere 21 yaş altı millî takımı formasıyla ilk maçına Ekim 2003'te, Türkiye karşısında çıktı.Reo-Coker először 2003 októberében szerepelt az angol U21-es labdarúgó-válogatott keretében Törökország ellen.
Zoro, dünyanın en iyi kılıç ustası olan Mihawk'ın önünde diz çökerek kendisini eğitmesini istemiştir.Tuhotyön jälkeen Zoro haastoi Mihawkin saadakseen maailman parhaimman miekkamiehen tittelin itselleen.
Kumlar, jeolojik zamanlarda değişik dönemlerde çökelmişlerdir.Hiekat ovat kerrostuneet eri geologisina aikakausina.
Jorge Andújar Moreno ya da kısaca Coke (d.Jorge Andújar Moreno eli Coke (s.
Doğada sedimanter (tortul, çökelme ile) meydana gelmiş olarak bulunur.Paikkakunta on syntynyt Qızıl-Burunin (ven.
Karanlık çökene kadar, çekilmelerine fırsat verilmeden imha edildiler.Lapset onnistuivat kuitenkin vapauttamaan heidät, kun Pimeä Torni tuhottiin.
Benim için iyi şeyler yaptın ama bir insan olarak beni çökerttin.Nyt runoksi sen kiinnitin, ja hyvän teon siten tein.
Eğer birlikte olursa, birbirlerini tutarak katılaşır ve çökelirler.Joka tapauksessa he toinen toisensa perään menevät tainnoksiin ja kaatuvat.
Sürk denilen çökelek salatası genelde kahvaltılarda çok tüketilir.Είναι ένα ελαφρύ πιάτο που τρώγεται συνήθως για πρωινό.
Reaktör çöker.Το σύστημα εκφορτώσεως.
Bu durum içi boş kil bir topağın parmakla çökertilmesine benzetilebilir.Αυτό μπορεί να το αισθανθεί κάποιος βάζοντας το δάκτυλο σε μια ώριμη fistula.
Bazı yörelerdeki görüşlere göre, hıbılık uykudayken insanların üzerine çöken kötü ruhtur.Στη λαϊκή δεισιδαιμονία, λέγεται ότι αν κάποιος δει ταραξάκον στον ύπνο του, θα έχει κακοτυχία.
Kumlar, jeolojik zamanlarda değişik dönemlerde çökelmişlerdir.Άμμοι έχουν αποτεθεί σε διάφορες χρονικές περιόδους κατά το γεωλογικό παρελθόν.
Kaya tuzu tabakaları 37-24 milyon yıl önce oluşan çökel tabakaların arasında bulunur.Υπάρχουν πλήθος από βράχια από σκληρούς ασβεστόλιθους που σχηματίστηκαν πριν από 37 ως 150 εκατομμύρια χρόνια.
Wolfram eşliğinde bulunan Elizabeth dua etmek için dizlerine çöker.Elisabeth, der ledsages af Wolfram, falder på knæ i bøn.
Reaktör çöker.Generator udskiftes.
Bu durum içi boş kil bir topağın parmakla çökertilmesine benzetilebilir.Det betyder at den nemt kan ses i en almindelig håndkikkert.
Eğer birlikte olursa, birbirlerini tutarak katılaşır ve çökelirler.Vi har ikke noget imod at de river hinanden i stykker og svækker hinanden."
1977 yılında Yüce Mahkeme'nin Coker v.En høyesterettsavgjørelse i 1977 (Coker v.
"Ergenekon Nasıl Çökertilir?"«Slik lykkes du med pitchingen».
Bu durumda bilinen hiçbir kuvvet, dengeyi sağlamaya yetmez ve söz konusu cisim tümüyle içe çöker.Enhver som ikke bevarer denne hel og uforfalsket, vil uten tvil gå evig fortapt.
Burada Fransız devrimi ile çökene kadar çalıştı.Han forble i denne stillingen frem til den franske revolusjon.
Bu tür çökeller Kafkasya'nın diğer yerlerinde de görülmektedir.Slike profiler finnes andre steder i bygget.
Robert ve Ranulf birlikleri kanatları çöken Stephen'ın ordusunun merkezini çember için alır.Robert og Ranulfs kavaleri omsirklet Stefans midte, og kongen befant seg ommgitt av fienden.
"Biz kapıya sadece tekme atacağız, o çürük yapı kendiliğinden çökecektir."Når lerretet spennes utenpå denne, blir konstruksjonen «selvbærende».
Zoro, dünyanın en iyi kılıç ustası olan Mihawk'ın önünde diz çökerek kendisini eğitmesini istemiştir.Zoro mendengar rumor kehebatan Dracule "Mata Elang" Mihawk yang dijuluki pendekar pedang terbaik di dunia.
Bazen yayla üzerine çöken pus ve soğuk günlerce kalkmaz.Dia pernah telah telanjang bulat di atas es selama berjam-jam.
Çökertme zeybeği bu hikâyelerden birini anlatmaktadır.Aku memiliki sebuah buku silsilah yang menceritakan hal itu.
"Biz kapıya sadece tekme atacağız, o çürük yapı kendiliğinden çökecektir."Ia menyatakan, "Kami hanya harus menendang pintu dan seluruh struktur yang rapuh akan runtuh."
Sürk denilen çökelek salatası genelde kahvaltılarda çok tüketilir.Biasanya katupek pitalah dimakan dengan gulai nangka untuk makan pagi.
Göz parlaklığını kaybeder, arkaya doğru çöker.Ia tidak lagi bicara, tangannya patah menelikung ke belakang.
Bu şekerler bakır(II) tuzlarının bazik çözeltilerini, kıpkırmızı bir Cu2O çökeltisini vererek, indirger.Gula ini mereduksi garam tembaga(II) dalam larutan basa, menghasilkan endapan Cu2O yang berwarna merah terang.
Her maçtan önce diz çöker, kollarımı açar ve dua ederim." demiştir.Trước mỗi trận đấu tôi quỳ xuống, tôi mở cánh tay của tôi và cầu nguyện...
Don Jose onun ölüsü önünde diz çöker.Don José quỳ xuống trong tuyệt vọng bên cạnh cô.
1594) 1563 - John Coke, İngiliz politikacı (ö.1563 - John Coke, chính khách người Anh (m.
Burada Fransız devrimi ile çökene kadar çalıştı.Điều này tồn tại cho tới cuộc Cách mạng Pháp.
"Biz kapıya sadece tekme atacağız, o çürük yapı kendiliğinden çökecektir."Vua nấp vào cánh cửa tránh được, chậu rơi trúng cánh cửa vỡ tan".