çöke ile cümle

çöke kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Don Jose onun ölüsü önünde diz çöker.Тогда Дон Кинг забил до смерти своего должника.
Istar denizin dibine çöker.(Istar Kan Denizinin oluşmasıda buradan gelmektedir.)Из озера вытекает ручей, впадающий затем в реку Коваши (Коваш).
Birçok çeteyi çökertmiştir.От сбившейся толпы.
Paketi alan bilgisayar, böyle bir durumu kontrol edebilecek mekanizmaya sahip değilse, sistem çöker.Если мой коллега не в состоянии предвидеть какое устройство я использую сейчас, - это проблема.
Robert ve Ranulf birlikleri kanatları çöken Stephen'ın ordusunun merkezini çember için alır.Кавалерия Роберта и Ранульфа окружила центральную часть войска Стефана вместе с ним самим.
Oluşan çökelti, gümüş aynasıdır.Выглядит как прямоугольный продолговатый серебристый ящик.
Burada Fransız devrimi ile çökene kadar çalıştı.Там они оставались до французской революции .
Ürik asidi çökelten tetikleyiciler iyi anlaşılmamıştır.Растерявшиеся сиделки от страха не знали, что делать.
Göz parlaklığını kaybeder, arkaya doğru çöker.Она оканчивается на заднем конце слепо.
Onun ölümü esnasında hizmetçilerin hepsi dizleri üzerine çökerler.При словах, повествующих о смерти Христа, все прихожане становятся на колени.
Bir kullanıcı alanı sürücüsü çökerse, çekirdeği çökertmez.В случае если автомобиль едет без президента, штандарт не используется.
Erişim tarihi: 12 Aralık 2010. ^ "Reo-Coker subjected to hate mail".اطلع عليه بتاريخ 10 ديسمبر 2014. "Reo-Coker subjected to hate mail".
Sütun ya da höyük şeklindeki çökeltilere kama denir.هل تقصد: فوق الأكسيد أو ما يسمى بالأكسيد الفائق.
Kilittaşı kemer içindeki diğer taşlardan daha az basınç altında olsa bile, o olmadan kemer çöker.في حين أن حجر العقد تحت ضغط أقل من باقي الأحجار في كل القوس، إلا أن القوس ينهار بدونه.
Gölsel ortamda çökelen en önemli sedimanter kayaçlar çakıltaşları ve kumtaşlarıdır.أهم مظاهرالتراكيب الجيولوجية في منطقة البحر الميت هي الصدوع والإلتواءات.
Yerleşmenin bulunduğu zemin, akarsu çökellerinden oluşmuştur.الآن حلمه يعود إلى الأراضي التي أوحت بها .
Bu itibarla, yalnızca bir devrim bu yeni yapıyı çökertebilirdi.Como tal, apenas uma revolução poderia derrubar esta nova estrutura.
Abruzzi onunla alay eder ve "Ben sadece Tanrı'nın huzurunda diz çökerim, burda O'nu göremiyorum" der.Abruzzi zombou disso e diz: "Eu só me ajoelho perante a Deus.
Erişim tarihi: 1 Ekim 2011. ^ Coker, Cheo Hodari (8 Aralık 1996).Consultado em 1 de outubro de 2011 Coker, Cheo Hodari (8 de dezembro de 1996).
Bu olasılığın gerçekleşmesi durumunda Alman Doğu Cephesi kuvvetlerinin tüm güney kanadı çökeceği açıktır.Se tal sucedesse ficaria em risco toda a manobra alemã.
Rock'n Coke gibi birçok festivallerde konser vermiştir.Tocaram em vários festivais turcos, como Rock 'n Coke.
Karanlık çöker; şimdi pişman olan kadın, adamı gün yüzüne çıkarır ancak anahtarın nerede olduğunu hatırlamaz.A noite cai; agora arrependida, ela procurá-lo, mas não lembra onde a chave está.
Don Jose onun ölüsü önünde diz çöker.Tetsuo se ajoelha diante de seu mestre.
Benim için iyi şeyler yaptın ama bir insan olarak beni çökerttin.Faz muito tempo que eu fiz algo novo, mas, para mim, é como uma pessoa.
Bu çökeltiler genel olarak buz ile temas halindeki çökeltiler olarak bilinir.Este tipo de depósito é conhecido como depósito em contacto com o gelo.
İlk katıldığı reklam 2009'da Coke Zero'dur.Ele desembarcou pela primeira vez em um cobiçado comercial Coca-Cola Zero, em 2009.
Wolfram eşliğinde bulunan Elizabeth dua etmek için dizlerine çöker.No parte superior, o Alexandre está ajoelhado em oração.
Dev çocukları kovduktan sonra bahçesine ebedi bir kış çöker.Durante sua fuga, ela acaba deixando Arendelle em um inverno eterno.
Kayalar ve çökeltiler, değişik sebeplerle buzulların yapısına eklenir.As rochas e os sedimentos são incorporados às geleiras por vários processos.
Karanlık çökerken Sally ve Franklin arkadaşlarını aramak için yola çıkar.Ao anoitecer, Sally e Franklin decidem descansar.
Çete tamamen çökertilmiştir.A banda estava completa.
Çökeltiler kristalize veya amorf yapıdadır.Os sólidos são classificados em cristalinos ou amorfos.
Çökek Hamam (Azerice: Çökək hamam), Azerbaycan'ın Gence şehrinde, Cuma Camii yakınında tarihi hamam.[1]Chokak Hamam (em azeri: Çökək hamam) é um hamam histórico em Ganja, Azerbaijão, perto da Mesquita Juma.[1]
Pazartesi, Perşembe ve Cumartesi günleri şafak çökerken Selihot duaları okunurdu.Op maandag, donderdag en zaterdag, alsmede op feestdagen wordt na het ochtendgebed nog uit de Thora gelezen.
Dibe çöken bu suyun yerine soğuk sular gelir.Bij vloed komt hier koud mineraalwater naar boven.
Akadlar tarafından çökertilmesi sonrasında Sümerler bir daha eski haline gelemedi.Ook na de rust konden de Duivels geen vuist maken.
İlk yaylamız Çökercük(Sameyil yurdu)'e çıkmakla başlamıştır.Toen bracht hij de eerste slag toe.
Savaş sonrasında ekonomisi çöken İtalya’da otomotiv ve havacılık sektörünün gelişmesi çok zor görünüyordu.Na de oorlog bleef de productie van bussen, zowel voor thuis- als exportmarkten, de belangrijkste activiteit.
Diyet olanının adı Diet Coke with Lime'dır.In het Midden-Oosten heet het Diet Coca-Cola.
Rock'n Coke 2011'de ana sahnede çaldılar.Ze stonden in 2011 op Rock Werchter en het Main Square Festival.
Kasım 1918'te Alman İmparatorluğu tamamen çökertildi.W październiku 1918 roku Cesarstwo Niemieckie znalazło się w bardzo trudnej sytuacji.
Tünel çöker.Wieża skoczni.
Farelerle yaptığı deneyle Lamarck'ın evrim görüşünü çökertmiştir.Uważał, że idee ewolucyjne stworzone przez Lamarcka niszczą znaczenia gatunków.
Atın çöker ve kalkamaz.Łodyga Wzniesiona i nierozgałęziona.
Kayaçlardaki değişim, çevredeki çökellere etki eder.PiS szykuje zmiany w okręgach.
Körfez 3. ve 4. jeolojik zamanlardaki tektonik hareketler sırasında çöken alanda oluşmuştur.Zostały ostatecznie wypiętrzone w czasie trzeciorzędowych i czwartorzędowych ruchów tektonicznych.
Veya katlanmış dipol olarak isimlendirildiğinde döngü kolaylıkça çizgi içine çökebilir.Ta, jeśli jest gotowa do kopulacji, pozwala mu wślizgnąć się pod odwłok.
Vladimir Nabokov'a göre Kokain Romanı, çöken günümüzün iğrenç ürünüdür.Vladimir Nabokov har sagt att han betraktar sina romaner som schackproblem.
Ekip genelde organize suç örgüt ve çetelerine sızarak faaliyet gösteren suç organizasyonlarını çökertirler.I huvudsak riktas arbetet mot individer i nätverk av kriminella och gäng.
Anethol alkolde çözünür, ama su oranı arttıkça çökelir.Anetol är lösligt i alkohol men kristalliseras när alkoholhalten blir för låg.
1967’de Altı Gün Savaşı nda Mısır’ın yenilgisi sonrasında Nasırcılık çöker.Efter Egyptens nederlag i sexdagarskriget avgick Amir.
Serbest nötronlar 611 saniyelik bir yarı ömürle çöker.Вільні нейтрони розпадаються з періодом напіврозпаду 10 хвилин і 11 секунд.
Aynı zamanda buzul çökelleri bu bölgede ortaya çıkar.Сніг також випадає лише у цих районах.
Bu durum içi boş kil bir topağın parmakla çökertilmesine benzetilebilir.Таку камеру, наприклад, можна надягнути на зламану руку.
Alkarısı o esnada göğsüne dizleriyle çökerek soluğunu keser.Вільний його кінець вони перекидають зі спини на груди.
Kıyı açığı veya kıta sahanlığı üzerindeki çökeller genellikle kırıntı ve döküntü malzemelerinden oluşur.На палубі бака або всередині його зазвичай розташовують якірні й швартовні пристрої.
Aksi halde çökelti iyi yıkanamaz.Натомість не можна голитися.
Geceleri insaların göğüslerine çökerek soluklarını keser.Вночі вона відчуває, як щось ворушиться у неї в животі.
Karanlık çökerken Sally ve Franklin arkadaşlarını aramak için yola çıkar.Když padne tma, Sally a Franklin začínají mít vážné obavy.
Syl Cheney-Coker (1945/47– ), şair, gazeteci ve romancı.Syl Cheney-Coker (*1945) – spisovatel, básník, novinář.

İlgili Sayfalar