Ana içeriğe geç
Sözlük

çöke ile cümle

çöke kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Çökeltiler kristalize veya amorf yapıdadır.Os sólidos são classificados em cristalinos ou amorfos.
Çökek Hamam (Azerice: Çökək hamam), Azerbaycan'ın Gence şehrinde, Cuma Camii yakınında tarihi hamam.[1]Chokak Hamam (em azeri: Çökək hamam) é um hamam histórico em Ganja, Azerbaijão, perto da Mesquita Juma.[1]
Pazartesi, Perşembe ve Cumartesi günleri şafak çökerken Selihot duaları okunurdu.Op maandag, donderdag en zaterdag, alsmede op feestdagen wordt na het ochtendgebed nog uit de Thora gelezen.
Dibe çöken bu suyun yerine soğuk sular gelir.Bij vloed komt hier koud mineraalwater naar boven.
Akadlar tarafından çökertilmesi sonrasında Sümerler bir daha eski haline gelemedi.Ook na de rust konden de Duivels geen vuist maken.
İlk yaylamız Çökercük(Sameyil yurdu)'e çıkmakla başlamıştır.Toen bracht hij de eerste slag toe.
Savaş sonrasında ekonomisi çöken İtalya’da otomotiv ve havacılık sektörünün gelişmesi çok zor görünüyordu.Na de oorlog bleef de productie van bussen, zowel voor thuis- als exportmarkten, de belangrijkste activiteit.
Kasım 1918'te Alman İmparatorluğu tamamen çökertildi.W październiku 1918 roku Cesarstwo Niemieckie znalazło się w bardzo trudnej sytuacji.
Tünel çöker.Wieża skoczni.
Farelerle yaptığı deneyle Lamarck'ın evrim görüşünü çökertmiştir.Uważał, że idee ewolucyjne stworzone przez Lamarcka niszczą znaczenia gatunków.
Atın çöker ve kalkamaz.Łodyga Wzniesiona i nierozgałęziona.
Kayaçlardaki değişim, çevredeki çökellere etki eder.PiS szykuje zmiany w okręgach.
Körfez 3. ve 4. jeolojik zamanlardaki tektonik hareketler sırasında çöken alanda oluşmuştur.Zostały ostatecznie wypiętrzone w czasie trzeciorzędowych i czwartorzędowych ruchów tektonicznych.
Veya katlanmış dipol olarak isimlendirildiğinde döngü kolaylıkça çizgi içine çökebilir.Ta, jeśli jest gotowa do kopulacji, pozwala mu wślizgnąć się pod odwłok.
Vladimir Nabokov'a göre Kokain Romanı, çöken günümüzün iğrenç ürünüdür.Vladimir Nabokov har sagt att han betraktar sina romaner som schackproblem.
Ekip genelde organize suç örgüt ve çetelerine sızarak faaliyet gösteren suç organizasyonlarını çökertirler.I huvudsak riktas arbetet mot individer i nätverk av kriminella och gäng.
Anethol alkolde çözünür, ama su oranı arttıkça çökelir.Anetol är lösligt i alkohol men kristalliseras när alkoholhalten blir för låg.
1967’de Altı Gün Savaşı nda Mısır’ın yenilgisi sonrasında Nasırcılık çöker.Efter Egyptens nederlag i sexdagarskriget avgick Amir.
Serbest nötronlar 611 saniyelik bir yarı ömürle çöker.Вільні нейтрони розпадаються з періодом напіврозпаду 10 хвилин і 11 секунд.
Aynı zamanda buzul çökelleri bu bölgede ortaya çıkar.Сніг також випадає лише у цих районах.
Bu durum içi boş kil bir topağın parmakla çökertilmesine benzetilebilir.Таку камеру, наприклад, можна надягнути на зламану руку.
Alkarısı o esnada göğsüne dizleriyle çökerek soluğunu keser.Вільний його кінець вони перекидають зі спини на груди.
Kıyı açığı veya kıta sahanlığı üzerindeki çökeller genellikle kırıntı ve döküntü malzemelerinden oluşur.На палубі бака або всередині його зазвичай розташовують якірні й швартовні пристрої.
Aksi halde çökelti iyi yıkanamaz.Натомість не можна голитися.
Geceleri insaların göğüslerine çökerek soluklarını keser.Вночі вона відчуває, як щось ворушиться у неї в животі.
Karanlık çökerken Sally ve Franklin arkadaşlarını aramak için yola çıkar.Když padne tma, Sally a Franklin začínají mít vážné obavy.
Onun ölümü esnasında hizmetçilerin hepsi dizleri üzerine çökerler.Ve chvíli jeho smrti všechny stvůry padly mrtvé k zemi.
"Ergenekon Nasıl Çökertilir?"Co dělat, když vás zlobí slinivka?
Oluşan çökelti, gümüş aynasıdır.Opět buď z čistého stříbra nebo stříbrem pokryté.
Peynir ya da çökelek eklenerek hizmete sunulur.Podávají se se sýrem nebo jako příloha k salátům.
Birçok çeteyi çökertmiştir.Zkomponoval řadu sborů.
Kumlar, jeolojik zamanlarda değişik dönemlerde çökelmişlerdir.Je to způsobeno tím, že i horniny jsou s časem ničeny některými geologickými procesy.
Yaşar Ayaşlı ve etrafındakiler 1985 yılında yakalanınca örgüt çökertildi.Při výstavbě sídliště a přestavbě křižovatky v roce 1985 byla budova zbořena.
Deniz seviyesindeki değişmeler de kıta çökelleri üzerinde son derece etkili olmuştur.Dopad na hladinu oceánu by byl opět svým přetížením smrtící.
Guns N 'Roses'ın istikrarı çökerken, Rose gözlerden uzaklaştı.Deoarece stabilitate formației Guns N’ Roses s-a năruit, Rose s-a retras din atenția publică.
Kumlar, jeolojik zamanlarda değişik dönemlerde çökelmişlerdir.Nisipurile au fost depuse în diferite perioade din trecutul geologic.
Peynir ya da çökelek eklenerek hizmete sunulur.Formele sau bacteriile se adaugă la unele brânzeturi.
Eğer birlikte olursa, birbirlerini tutarak katılaşır ve çökelirler.De fapt, ele ori se depărtează unul de celălalt, ori se lovesc.
Pazartesi, Perşembe ve Cumartesi günleri şafak çökerken Selihot duaları okunurdu.Marți, miercuri și joi are loc procesul animație realizat cu After Effects.
Bu olasılığın gerçekleşmesi durumunda Alman Doğu Cephesi kuvvetlerinin tüm güney kanadı çökeceği açıktır.Prin acest atac, orice amenințare a flancului vestic german fusese înlăturată definitiv.
Guns N 'Roses'ın istikrarı çökerken, Rose gözlerden uzaklaştı.Miután a Guns N’ Roses stabilitása összeomlott, Rose elvonult a nyilvánosság elől.
Daha sonra yavaş yavaş çökerek dünyanın yüzeyine öldürücü toz ve yağmurlar olarak inmektedirler.Lassan leereszkedve, halálos por és eső formájában érik el a föld felszínét.
Karanlık çökerken Sally ve Franklin arkadaşlarını aramak için yola çıkar.Beesteledik, Sally és Franklin pedig a többiek keresésére indulnak.
Ekip genelde organize suç örgüt ve çetelerine sızarak faaliyet gösteren suç organizasyonlarını çökertirler.A gyerekek mindig lelepleznek egy bűnszervezetet, vagy utcai bandákat.
Tünel çöker.Pokoli torony.
Ham çökeleğin işleniş biçimine ve eklenen malzeme veya baharatına göre çeşitli çökelek türleri vardır.Sajátos jelleggel bírnak a sin (utrum), sitt (neutrum), valamint sina (többesszám) birtokosnévmások.
Ayrıca 133.683 çöken bina ile yaklaşık 600.000 kişi evsiz kalmıştır.Az ezzel együtt 16 840 lakásból álló lakónegyednek hozzávetőlegesen 36 000 lakosa van.
Zoro, dünyanın en iyi kılıç ustası olan Mihawk'ın önünde diz çökerek kendisini eğitmesini istemiştir.Tuhotyön jälkeen Zoro haastoi Mihawkin saadakseen maailman parhaimman miekkamiehen tittelin itselleen.
Kumlar, jeolojik zamanlarda değişik dönemlerde çökelmişlerdir.Hiekat ovat kerrostuneet eri geologisina aikakausina.
Doğada sedimanter (tortul, çökelme ile) meydana gelmiş olarak bulunur.Paikkakunta on syntynyt Qızıl-Burunin (ven.
Karanlık çökene kadar, çekilmelerine fırsat verilmeden imha edildiler.Lapset onnistuivat kuitenkin vapauttamaan heidät, kun Pimeä Torni tuhottiin.
Benim için iyi şeyler yaptın ama bir insan olarak beni çökerttin.Nyt runoksi sen kiinnitin, ja hyvän teon siten tein.
Eğer birlikte olursa, birbirlerini tutarak katılaşır ve çökelirler.Joka tapauksessa he toinen toisensa perään menevät tainnoksiin ja kaatuvat.
Sürk denilen çökelek salatası genelde kahvaltılarda çok tüketilir.Είναι ένα ελαφρύ πιάτο που τρώγεται συνήθως για πρωινό.
Reaktör çöker.Το σύστημα εκφορτώσεως.
Bu durum içi boş kil bir topağın parmakla çökertilmesine benzetilebilir.Αυτό μπορεί να το αισθανθεί κάποιος βάζοντας το δάκτυλο σε μια ώριμη fistula.
Bazı yörelerdeki görüşlere göre, hıbılık uykudayken insanların üzerine çöken kötü ruhtur.Στη λαϊκή δεισιδαιμονία, λέγεται ότι αν κάποιος δει ταραξάκον στον ύπνο του, θα έχει κακοτυχία.
Kumlar, jeolojik zamanlarda değişik dönemlerde çökelmişlerdir.Άμμοι έχουν αποτεθεί σε διάφορες χρονικές περιόδους κατά το γεωλογικό παρελθόν.
Kaya tuzu tabakaları 37-24 milyon yıl önce oluşan çökel tabakaların arasında bulunur.Υπάρχουν πλήθος από βράχια από σκληρούς ασβεστόλιθους που σχηματίστηκαν πριν από 37 ως 150 εκατομμύρια χρόνια.
Wolfram eşliğinde bulunan Elizabeth dua etmek için dizlerine çöker.Elisabeth, der ledsages af Wolfram, falder på knæ i bøn.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod