Ana içeriğe geç
Sözlük

çöke ile cümle

çöke kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Tünel çöker.Lavoir tunnel.
İlk evre MÖ 509'da tekerkliği çökerten devrimle başladı.Le mécontentement monte rapidement au sein de la plèbe à la veille de la révolution de 509.
David'i tekrar diriltirler ve David Mavi Peri heykeline yürür ve ona dokunduğunda çatlayıp çöker.Hodon et O-aa retournent chez eux par voie de terre et parviennent à rattraper David.
Pekmezi ve kuru çökeleği ünlüdür.Les pigeons et les glaces le réjouissent.
Ayrıca 133.683 çöken bina ile yaklaşık 600.000 kişi evsiz kalmıştır.Seules 300 des quelque 6 000 maisons demeurent debout.
Benim için iyi şeyler yaptın ama bir insan olarak beni çökerttin.Tu m'as loupée comme un chef.
Bu itibarla, yalnızca bir devrim bu yeni yapıyı çökertebilirdi.Seul un chemin de fer peut suppléer à cette carence.
Aynı zamanda buzul çökelleri bu bölgede ortaya çıkar.Des panthères des neiges vivent également dans la zone.
Valentino Rossi, Xavi'nin ayaklarının üzerinde diz çöker!¡Valentino Rossi se arrodilla a los pies de Xavi!
Bu çökeltiler genel olarak buz ile temas halindeki çökeltiler olarak bilinir.A este tipo de depósitos se los conoce como depósitos en contacto con el hielo.
Bu itibarla, yalnızca bir devrim bu yeni yapıyı çökertebilirdi.Pero esa revolución sólo llevará a una nueva dictadura.
Abruzzi onunla alay eder ve "Ben sadece Tanrı'nın huzurunda diz çökerim, burda O'nu göremiyorum" der.Abruzzi responde que sólo se arrodilla ante Dios y que no lo ve ahí.
Aslında bir sahil kalesi olan yapı, alüvyal çökellerden dolayı artık iç kısımda yer almaktadır.De hecho, el castillo ya está minado desde dentro por la subversión.
Hayatını kurulmasına adadığı kurumların çökertilmesine karşı tepkilidir.Desean que desaparezca la discapacidad con la que viven.
Karanlık çökerken Sally ve Franklin arkadaşlarını aramak için yola çıkar.Al anochecer, Sally y Franklin deciden ir en busca del resto.
"Biz kapıya sadece tekme atacağız, o çürük yapı kendiliğinden çökecektir."Sólo tenemos que dar una patada en la puerta y toda la estructura podrida se vendrá abajo.
Burada Fransız devrimi ile çökene kadar çalıştı.De esta forma, sobrevivieron hasta la Revolución Francesa.
Farelerle yaptığı deneyle Lamarck'ın evrim görüşünü çökertmiştir.Un buen día, Grant expuso las ideas sobre evolución de Lamarck.
Akadlar tarafından çökertilmesi sonrasında Sümerler bir daha eski haline gelemedi.Luego de ser arrestada, la pandilla no aparece otra vez.
Yom Kippur, tam bir oruçtur yani gün batımından ertesi gün karanlık çökene kadar tutulur.Yom Kippur è un digiuno completo, dal tramonto, prima del crepuscolo, alla notte seguente.
Wolfram eşliğinde bulunan Elizabeth dua etmek için dizlerine çöker.Elisabeth, accompagnata da Wolfram, s'inginocchia in preghiera.
Sürk denilen çökelek salatası genelde kahvaltılarda çok tüketilir.Tagliata a fette, la ciambella è spesso consumata a colazione.
Çökek köylüsünün ürettiği üzümü yok pahasına satmaktadır.Non è per te che ho preparato la pasta al forno. ...
Paraya karşı olan Mustafa Ali, Çökertme Köyünde şehir hayatından uzak yaşamaktadır.Adam Malkovich sacrifica la propria vita autodistruggendo dall'interno il settore Zero.
Çökeltinin tanecik boyutuna göre farklı gözenek büyüklüğüne sahip süzgeç kağıdı kullanılır.A seconda del peso del lanciatore viene utilizzata una corda diversa.
Göl, yüksek oranda bakır çökeltisi içermesi sebebiyle yeşil renktedir.Il lago ha un colore verde a causa delle alghe che vi abbondano.
2003'te Hint Mafyasının çökertilmesi adına şahitlik yaptı.Dal 1996 è stato accusato di associazione di stampo mafioso.
Reaktör çöker.I reattori sono in collasso.
Çete tamamen çökertilmiştir.La banda viene sgominata.
Ekip genelde organize suç örgüt ve çetelerine sızarak faaliyet gösteren suç organizasyonlarını çökertirler.Riceve regolarmente uno stipendio extra dai gruppi criminali che controllano la città.
Veya katlanmış dipol olarak isimlendirildiğinde döngü kolaylıkça çizgi içine çökebilir.Attraverso la cosiddetta dinamica retributiva potrà spostarsi all'interno della fascia.
Eğer baraj çökerse binlerce insan hayatını kaybedebilir.Если дамба обрушится, тысячи людей могут погибнуть.
Yakıt ekonomisinin er ya da geç çökeceğine inanmaktadır.Почти все атомные электростанции рано или поздно обрушатся.
Don Jose onun ölüsü önünde diz çöker.Тогда Дон Кинг забил до смерти своего должника.
Istar denizin dibine çöker.(Istar Kan Denizinin oluşmasıda buradan gelmektedir.)Из озера вытекает ручей, впадающий затем в реку Коваши (Коваш).
Birçok çeteyi çökertmiştir.От сбившейся толпы.
Paketi alan bilgisayar, böyle bir durumu kontrol edebilecek mekanizmaya sahip değilse, sistem çöker.Если мой коллега не в состоянии предвидеть какое устройство я использую сейчас, - это проблема.
Robert ve Ranulf birlikleri kanatları çöken Stephen'ın ordusunun merkezini çember için alır.Кавалерия Роберта и Ранульфа окружила центральную часть войска Стефана вместе с ним самим.
Oluşan çökelti, gümüş aynasıdır.Выглядит как прямоугольный продолговатый серебристый ящик.
Burada Fransız devrimi ile çökene kadar çalıştı.Там они оставались до французской революции .
Ürik asidi çökelten tetikleyiciler iyi anlaşılmamıştır.Растерявшиеся сиделки от страха не знали, что делать.
Göz parlaklığını kaybeder, arkaya doğru çöker.Она оканчивается на заднем конце слепо.
Onun ölümü esnasında hizmetçilerin hepsi dizleri üzerine çökerler.При словах, повествующих о смерти Христа, все прихожане становятся на колени.
Bir kullanıcı alanı sürücüsü çökerse, çekirdeği çökertmez.В случае если автомобиль едет без президента, штандарт не используется.
Sütun ya da höyük şeklindeki çökeltilere kama denir.هل تقصد: فوق الأكسيد أو ما يسمى بالأكسيد الفائق.
Kilittaşı kemer içindeki diğer taşlardan daha az basınç altında olsa bile, o olmadan kemer çöker.في حين أن حجر العقد تحت ضغط أقل من باقي الأحجار في كل القوس، إلا أن القوس ينهار بدونه.
Gölsel ortamda çökelen en önemli sedimanter kayaçlar çakıltaşları ve kumtaşlarıdır.أهم مظاهرالتراكيب الجيولوجية في منطقة البحر الميت هي الصدوع والإلتواءات.
Yerleşmenin bulunduğu zemin, akarsu çökellerinden oluşmuştur.الآن حلمه يعود إلى الأراضي التي أوحت بها .
Bu itibarla, yalnızca bir devrim bu yeni yapıyı çökertebilirdi.Como tal, apenas uma revolução poderia derrubar esta nova estrutura.
Abruzzi onunla alay eder ve "Ben sadece Tanrı'nın huzurunda diz çökerim, burda O'nu göremiyorum" der.Abruzzi zombou disso e diz: "Eu só me ajoelho perante a Deus.
Bu olasılığın gerçekleşmesi durumunda Alman Doğu Cephesi kuvvetlerinin tüm güney kanadı çökeceği açıktır.Se tal sucedesse ficaria em risco toda a manobra alemã.
Karanlık çöker; şimdi pişman olan kadın, adamı gün yüzüne çıkarır ancak anahtarın nerede olduğunu hatırlamaz.A noite cai; agora arrependida, ela procurá-lo, mas não lembra onde a chave está.
Don Jose onun ölüsü önünde diz çöker.Tetsuo se ajoelha diante de seu mestre.
Benim için iyi şeyler yaptın ama bir insan olarak beni çökerttin.Faz muito tempo que eu fiz algo novo, mas, para mim, é como uma pessoa.
Bu çökeltiler genel olarak buz ile temas halindeki çökeltiler olarak bilinir.Este tipo de depósito é conhecido como depósito em contacto com o gelo.
Wolfram eşliğinde bulunan Elizabeth dua etmek için dizlerine çöker.No parte superior, o Alexandre está ajoelhado em oração.
Dev çocukları kovduktan sonra bahçesine ebedi bir kış çöker.Durante sua fuga, ela acaba deixando Arendelle em um inverno eterno.
Kayalar ve çökeltiler, değişik sebeplerle buzulların yapısına eklenir.As rochas e os sedimentos são incorporados às geleiras por vários processos.
Karanlık çökerken Sally ve Franklin arkadaşlarını aramak için yola çıkar.Ao anoitecer, Sally e Franklin decidem descansar.
Çete tamamen çökertilmiştir.A banda estava completa.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod