çöküntü ile cümle
çöküntü kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Viñales Vadisi (İspanyolca: Valle de Viñales ) Küba'da yer alan karstik bir çöküntüdür.O Vale de Viñales é uma depressão cárstica em Cuba.
Hem savaşlar, hem ekonomik çöküntü, nüfusun azalmasına yol açmıştır.A evasão por questões políticas ou econômicas também contribuiu para a baixa densidade demográfica.
Paranın değerini düşürmeden sonra çöküntü 1993 yılında dibe vurdu.Toen de vrachtwagenmarkt plotseling in elkaar zakte moest DAF haar faillissement in 1993 aanvragen.
Bu çöküntüye buz yalağı ismi verilir. ^ "Buz yalağı" Güncel Türkçe Sözlük.A może już na przełomie mrozu?. „Ilustrowany Kurier Codzienny”.
Tütünün kalkmasıyla ekonomi çöküntüye uğramıştır.Tobakskompaniets ekonomi försvagades.
Viñales Vadisi (İspanyolca: Valle de Viñales ) Küba'da yer alan karstik bir çöküntüdür.Viñalesdalen (spanska: Valle de Viñales) är en karstdepression i Kuba.
Napolyon'un Kıta Ablukası sistemi Orta Avrupa'nın ekonomisini çöküntüye uğrattı.Континентальна блокада Наполеона майже зруйнувала економіки центральної Європи.
Viñales Vadisi (İspanyolca: Valle de Viñales ) Küba'da yer alan karstik bir çöküntüdür.Valle de Viñales) — карстова депресія на Кубі.
Aradan bir süre geçince yeniden, bu sefer eskilerden daha şiddetli bir moral çöküntüsüne uğradı.Як тільки почалася війна, як і раніше існують моральні обмеження на дії.
Hemen ardından küçük bir çöküntü meydana gelir.Poté došlo k nepatrnému poklesu.
Kara delik büyüklugunun kendisinin olay ufkuyla tanımlanmasından dolayı bu kapalı çöküntüye sahip olamaz.Černá díra by neměla tento se uzavírající sklon.
Napolyon'un Kıta Ablukası sistemi Orta Avrupa'nın ekonomisini çöküntüye uğrattı.Sistemul Continental al lui Napoleon a dus economia central-europeană în pragul ruinei.
Develi Havzası da denilen bu çöküntü alanında yıllık yağış toplamı 300 mm kadardır.Typpeä sitovan akasiapuun kasvamiseen riittää 300 millimetrin vuotuinen sademäärä.
Çöküntü yaşayan yazar bununla baş edebilmek için yeniden içki içmeye başladı.Καθότι μεθυσμένος αρχίζει χαίρεται που τον ξαναβρίσκει.
Çöküntüler ve sel yarıkları da dikkati çekmektedir.Halve indsigter og konturerne af et liv tegnes.
Kuzeybatısı ise çöküntü ve çamurlu arazilerden oluşmaktadır.Den yderste nordlige del er flad og er opstået ved aflejring af sedimenter.
Napolyon'un Kıta Ablukası sistemi Orta Avrupa'nın ekonomisini çöküntüye uğrattı.Napoleons kontinentalblokk ødela nærmest den sentraleuropeiske økonomi.
Çöküntü örtüleri genellikle yoğun yıldız rüzgarlarının veya mevcut yıldız oluşumunun öncesinde oluşur.Vanligvis dannes sirkumstellare kapper fra den tette stjernevinden, eller de finnes før dannelsen av stjernen.
Hem savaşlar, hem ekonomik çöküntü, nüfusun azalmasına yol açmıştır.Krig og matmangel bidro også til nedgang i folketallet.
Napolyon'un Kıta Ablukası sistemi Orta Avrupa'nın ekonomisini çöküntüye uğrattı.Sistem Kontinental Napoleon hampir menghancurkan ekonomi Eropa Tengah.
Viñales Vadisi (İspanyolca: Valle de Viñales ) Küba'da yer alan karstik bir çöküntüdür.Lembah Viñales (bahasa Spanyol: ''Valle de Viñales'') adalah sebuah susunan kars di Kuba.
Viñales Vadisi (İspanyolca: Valle de Viñales ) Küba'da yer alan karstik bir çöküntüdür.Thung lũng Viñales (tiếng Tây Ban Nha: Valle de Viñales) là một vùng trũng carxtơ ở Cuba.
Napolyon'un Kıta Ablukası sistemi Orta Avrupa'nın ekonomisini çöküntüye uğrattı.Hệ thống phong tỏa Lục địa của Napoleon hủy hoại hầu như cả nền kinh tế Trung Âu.
1633'te başlayan bir başka çatışma daha sonra çöküntüye uğradı.Tuy nhiên, khủng hoảng lại tiếp diễn vào năm 361, sau khi Tống Hỗn chết.
Dostoyevski, ruhsal çöküntüye düştü ve üzüntüden hasta oldu.Dostoevsky chìm sâu vào trầm uất và bài bạc.
Paranın değerini düşürmeden sonra çöküntü 1993 yılında dibe vurdu.平価切下げの後、景気は1993年に底を打った。
Napolyon'un Kıta Ablukası sistemi Orta Avrupa'nın ekonomisini çöküntüye uğrattı.ナポレオン戦争が街の財政を破綻させたのだった。
Viñales Vadisi (İspanyolca: Valle de Viñales ) Küba'da yer alan karstik bir çöküntüdür.ビニャーレス渓谷(スペイン語: Valle de Viñales )は、キューバにあるカルスト地形の窪地である。
Wilson etkisi, aslında güneş lekelerinin yüzeydeki çöküntü olduğunu söyler.ウィルソンは、黒点が太陽表面に対して凹んだ形状していると考えた。
Napolyon'un Kıta Ablukası sistemi Orta Avrupa'nın ekonomisini çöküntüye uğrattı.他的大陆封锁几乎摧毁了中欧的经济。
Paranın değerini düşürmeden sonra çöküntü 1993 yılında dibe vurdu.在貨幣貶值之後,景氣於1993年到了谷底。
Wilson etkisi, aslında güneş lekelerinin yüzeydeki çöküntü olduğunu söyler.威爾遜效應告訴我們太陽黑子確實是表面沉陷的地區。
Wilson etkisi, aslında güneş lekelerinin yüzeydeki çöküntü olduğunu söyler.윌슨 효과는 우리에게 흑점이 실제로는 태양 표면위의 저기압(depression)이라고 말해 준다.
Dostoyevski, ruhsal çöküntüye düştü ve üzüntüden hasta oldu.דוסטויבסקי קיבל את הביקורת באופן קשה, ושקע בדיכאון.
Yalnız kaldıktan sonra Michael duygusal bir çöküntü yaşar.מייקל - בשיא כוחו, נותר מבודד.
Wilson etkisi, aslında güneş lekelerinin yüzeydeki çöküntü olduğunu söyler.Wilsonov učinak govori nam da su Sunčeve pjege ustvari uleknuća na Sunčevoj površini.
İnce bağırsaberkülin çöküntüleri bu bezlere örnektir.Smrdljivi stršak primjer je gljiva koje pokazuju ovo obilježje.
Hem savaşlar, hem ekonomik çöküntü, nüfusun azalmasına yol açmıştır.Vojnové straty a masový exodus spôsobili, že sa počet obyvateľov značne znížil.
Napolyon'un Kıta Ablukası sistemi Orta Avrupa'nın ekonomisini çöküntüye uğrattı.Napoleono kontinentinė sistema beveik sugriovė centrinės Europos ekonomiką.
Dostoyevski, ruhsal çöküntüye düştü ve üzüntüden hasta oldu.Pats M. Stabrovskis susirgo silpnaprotyste ir mirė didelėse kančiose.
'Ahlaki Çöküntü' hakkında konuşulduğunu muhtemelen duymuşsunuzdur. .A pravděpodobně jste slyšeli slovo morální hazard.
'Ahlaki Çöküntü' hakkında konuşulduğunu muhtemelen duymuşsunuzdur. .聞いた事があるでしょう。 これは、人々のモラルハザードのいくつかを説明する、
Ahlaki Çöküntünün, bence daha önemli bir noktası daha var. .しかし、それはいくつかの方法でモラル·ハザードの、 多くの重要な要素です。 そして政府がその度に、それを行えば、
Ahlaki çöküntünün temel unsurlarından birisi bu.To je jeden element morálního hazardu.
Ahlaki çöküntünün temel unsurlarından birisi bu.他のモラルハザードの要素は、 これは更に違いがある概念ですが、
Ahlaki Çöküntü terimini açıklamanın tam zamanı.A tohle je nejlepší doba vysvětlit, co lidé myslí morálním hazardem.
Ahlaki Çöküntü terimini açıklamanın tam zamanı.良い時間です。 いくつかありますが、表面的な概念は一つしかありません、
Aşağı Doğu Yakası'na doğru- günışığının altında ağır bir duygusal çöküntü yaşadım문신 가게를 나서자마자, 밝은 대낮에 브로드웨이와 커널 거리, 길 한가운데
Aşağı Doğu Yakası'na doğru- günışığının altında ağır bir duygusal çöküntü yaşadımla doar câteva mile de aici în Lower East Side-- şi am avut o cădere emoţională masivă în plină zi
Aşağı Doğu Yakası'na doğru- günışığının altında ağır bir duygusal çöküntü yaşadımב-לואר איסט סייד -- הייתה לי התמוטטות עצבים לאור היום,
Aşağı Doğu Yakası'na doğru- günışığının altında ağır bir duygusal çöküntü yaşadımفي منطقة الجنوب الشرقي حتى حدث لي إنهيار عصبي تام في وضح النهار
Aşağı Doğu Yakası'na doğru- günışığının altında ağır bir duygusal çöküntü yaşadım真っ昼間なのに感情の糸が切れてしまったのは イースト・ブロードウェイとカナル・ストリートの交差点でした。
Beş genç duygusal çöküntü yaşadı.5명의 청년은 신경쇠약에 빠졌습니다
Beş genç duygusal çöküntü yaşadı.Cinci copii au avut căderi psihice.
Beş genç duygusal çöküntü yaşadı.Cinco chicos tuvieron crisis emocionales.
Beş genç duygusal çöküntü yaşadı.Cinco jovens tiveram esgotamentos emocionais.
Beş genç duygusal çöküntü yaşadı.Cinq jeunes ont fait des dépressions.
Beş genç duygusal çöküntü yaşadı.Cinque ragazzi ebbero crisi di nervi.
Beş genç duygusal çöküntü yaşadı.Fem børn havde følelsesmæssige sammenbrud.
Beş genç duygusal çöküntü yaşadı.Fünf Kids hatten seelische Zusammenbrüche.