Ana içeriğe geç
Sözlük

âmâ ile cümle

âmâ kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Dünyada tek bir kötü kadın vardır ama herkes ona sahip olduğunu düşünür.There is only one evil woman in the world, but everyone thinks he has her.
O benim oğlum kadar uzun boylu değil ama Tom'dan daha uzun boyludur.He's not as tall as my son, but he's taller than Tom.
Aynı yatakta yattık ama maalesef aramızda bir şey yoktu.We slept on the same bed, but between us there was nothing... unfortunately.
Evet, Tom'un kız kardeşiyim ama onun gibi değilim!Yes, I'm Tom's sister, but I'm not like him!
Sana bunu söylemekten nefret ediyorum ama Tom gerçekten senden hoşlanmaz.I hate to tell you this, but Tom doesn't really like you.
Ama arkadaşlarım bana gülecek!But my friends will laugh at me!
Dün gece dışarı çıkmadık. Sinemaya gidebilirdik ama evde kalmaya karar verdik.We didn't go out last night. We could have gone to the cinema but decided to stay at home.
Üzgünüm ama bunun bir sır olduğunu bilmiyordum.I'm sorry, but I didn't know it was a secret.
Ama ya yakalanırsak?But what if we get caught?
Ülkemiz için öldüğümüzü düşünürüz ama şirketler için ölürüz.We think that we die for our country, but we die for corporations.
Herkes bunu biliyordu ama umursamadım.Everybody knew it, but I didn't care.
Herkes biliyordu ama umurumda değildi.Everybody knew, but I didn't care.
Herkes biliyor, ama umurumda değil.Everybody knows, but I don't care.
Biz evlenecektik ama bunun aleyhinde karar verdik.We were going to get married, but decided against it.
Güzel bir galibiyet ama daha bitmedi.It's a nice victory, but it's not over yet.
Tom öfkeden çıldırmıştı ama dilini tuttu çünkü çocuklar vardı.Tom was furious, but he tempered his language because there were children present.
Odası küçük ama temizdi ve yemek de iyiydi.His room was small but clean, and the food was good.
O akıllı ama küstah.He's smart, but arrogant.
O akıllı ama kibirli.She's smart, but arrogant.
Tom'u severim ama o gariptir.I like Tom, but he's weird.
Partinde olacağım ama Tom hakkında emin değilim.I'll be at your party, but I'm not sure about Tom.
Evet demek için başladım ama olmadı.I started to say yes, but didn't.
Bunu yapmak istemedim ama Tom ısrar etti.I didn't want to do this, but Tom insisted.
Tom hiç durumla mutlu değil, ama onu kabul etmeye hazır.Tom's not at all happy with the situation, but is prepared to accept it.
Beni etkileyebilirsin ama Tom'u asla etkilemeyeceksin.You may impress me, but you'll never impress Tom.
Porto Rikolular ABD vatandaşıdırlar ama federal seçimlerde oy kullanamazlar.Puerto Ricans are U.S. citizens but cannot vote in federal elections.
Mary hemen bebek sahibi olmak istedi ama Tom beklemek istediğini söyledi.Mary wanted to have babies right away, but Tom said that he wanted to wait.
Beni hatırlamayabilirsin ama biz geçen yaz tanıştık.You may not remember me, but we met last summer.
Yalan söylemem gerekirdi, ama ben ona gerçeği söyledim.I should have lied, but I told him the truth.
Ben birine aşık olmak istedim ama olmadı.I wanted to fall in love with someone, but it didn't happen.
"Sen hiç futbol oynadın mı?" "Evet, ama bir süredir oynamadım."Have you ever played football?" "Yes, but I haven't played in a while."
Kalbim Fransız ama popom uluslararasıdır!My heart is French, but my ass is international!
Sen beni hatırlamayabilirsin, ama ben seni hatırlıyorum.You may not remember me, but I remember you.
Tom'un amacına müsaade edilmedi.Tom's goal was disallowed.
Ölüm kesindir, ama onun zamanı kesin değildir.Death is certain, but its time is not.
Tarihi değiştiremeyiz ama ondan öğrenebiliriz.We can't change history, but we can learn from it.
Ben yaşlıyım ama o kadar yaşlı değilim.I'm old, but I'm not that old.
Ben gencim ama o kadar genç değilim.I'm young, but I'm not that young.
Benim senin yardımına ihtiyacım yok, ama senin benimkine var.I don't need your help, but you need mine.
Tom'u tanımıyorum ama kız kardeşini tanıyorum.I don't know Tom, but I know his sister.
Yaşam adil değil ama hala güzel.Life isn't fair, but it's still good.
Hayat bir yayla bağlı değildir ama o hâlâ bir hediyedir.Life isn't tied with a bow, but it's still a gift.
Beni yeneceğinize inanmıyorum ama cesur bir girişim yapacağınızı inkar etmiyorum.I don't believe you'll defeat me, but I don't deny you'll make a brave attempt.
Bunu sevmeyebilirsin ama onu en azından bir kere denemelisin.You may not like it, but you should at least try it.
Tom için çalıştığımı düşünüyorsun ama çalışmıyorum.You think I work for Tom, but I don't.
Bir dikiş makinem var ama onu çok nadir kullanıyorum.I have a sewing machine, but I rarely use it.
Bir dikiş makinem var ama onu nadiren kullanırım.I have a sewing machine, but I rarely use it.
Biz asla çıkmadık ama bir kez öpüştük.We never dated, but we kissed once.
Onun kalbini kıracağımı biliyordum ama hiç şansım yoktu.I knew that I'd break her heart, but I had no choice.
Mary onu öptü ama Tom onu ​öpmedi.Mary kissed him, but Tom didn't kiss her back.
O çok tutumlu ama cimri değil.He is very frugal, but not stingy.
Tom ılımlı içicidir ama babası bir balık gibi içer.Tom's a moderate drinker, but his father drinks like a fish.
O Japon bir işadamı ama Finlandiya'da yaşıyor.He is a Japanese businessman, but he lives in Finland.
Küçük ama sesli bir azınlık, toplantının kesilmesine yol açtı.A small, but vocal minority, disrupted the meeting.
Aman Tanrım! Birisi kapıyı çalıyor!Oh my God! Someone is knocking at the door!
Kabul ediyorum, cesur değilim ama batıl inançlı değilim.I'm not brave, I admit; but I'm not superstitious.
Kızımı seviyorsun; ama onun seni sevdiğinden emin misin?You love my daughter; but are you sure that she loves you?
"Eşyalarını kaybettiysen bu benim suçum değil." "Ama onları benden sen çaldın!""It's not my fault if you lose things." "But you stole them from me!"
Mary hiçbir şey söylemedi ama kaşları ile reddetti.Mary didn't say anything, but she disapproved with her eyebrows.
Aman Tanrım, Mary bunu başardı!Oh my God, Mary has done it!
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
âmâ ile cümle - Sayfa 47 - âmâ kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App