Ana içeriğe geç
Sözlük

âmâ ile cümle

âmâ kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Aman Tanrım, onlar çok şirinler!Oh my God, they're so cute!
Ama kimse ona inanmadı.But nobody believed him.
Ama hiç kimse ona inanmadı.But nobody believed her.
Ama kimse bana inanmadı.But nobody believed me.
Sessizlik altın değerindedir ama sen bir yabancı dil öğrenmeye çalışırken değil.Silence is worth gold, but not when you're trying to learn a foreign language.
Biz acemiyiz ama hızlı öğreniyoruz.We're beginners, but we learn quickly.
Sapık olduğumu düşünme ama onun çantasında birkaç prezervatif gördüm.Don't think I'm perverse, but I've seen several condoms in her purse.
Tom Amerikan filmlerini seviyor ama Mary Avrupa filmlerini sever.Tom likes American movies, but Mary likes European movies.
Başkaları oynadı ama Tom sadece baktı.The others played, but Tom just looked on.
Tom, Mary'nin günlüğünü buldu ama sadece son üç sayfası kalmıştı.Tom found Mary's diary, but only the last three pages remained.
Tom otobanda çok hızlı araba kullanarak Mary'yi etkilemeye çalıştı ama işe yaramadı.Tom tried to impress Mary by driving very fast on the Autobahn, but it didn't work.
Sanırım o Avustralyalı ama emin değilim.I think he's Australian but I'm not certain.
Bu tamamen imkansız değil. Ama onu riske atmazdım.It's not completely impossible. But I wouldn't risk it.
Matematiksel olarak her şey iyi. Ama benim için tamamen muhtemel görünmüyor.Mathematically, everything's good. But it seems completely improbable to me.
Nasıl bilmiyorum ama, sen bir çözüm bulmak zorundasın.I don't know how, but you have to find a solution.
Tom yeni bir kızla çıkmaya başladı ama o konuyu Mary'ye söylemedi.Tom has started dating a new girl, but he hasn't told Mary about it.
O, lisede, ama erkek arkadaşı üniversitededir.She's in high school, but her boyfriend is in college.
Tom acı içindeydi ama saklamaya çalıştı.Tom was in pain, but tried to hide it.
Ben aramak istedim ama unuttum.I meant to call, but I forgot.
Orada olacağım. Ama geç kalabilirim.I'll be there. However, I might be late.
Şu an kendimi daha iyi hissediyorum ama bu sabah kendimi kötü hissetmiştim.I'm feeling better now, but I sure felt bad this morning.
Bu her gün gördüğümüz ama temizlemediğimiz bir şey.It's something we see but don't clean every day.
Ben dargın değilim ama aynı zamanda bir şey unutmam.I'm not resentful, but I also forget nothing.
Zaman iyi bir hekim ama kötü bir güzellik uzmanıdır.Time is a good physician, but a bad cosmetician.
Mayısta evlenmiş olmaları gerekiyordu ama evlenmediler.They were supposed to have gotten married in May, but they didn't.
Olanlar için çok üzgünüm ama endişe etmeyin. Bir daha olmayacak.I'm so sorry for what's happened but don't worry. It won't happen again.
Dick bu sorunu çözmeye çalıştı ama yapamadı.Dick tried to solve that problem, but he couldn't.
O, yatağa gitti ama uyumadı.He went to bed, but he didn't sleep.
Atlar köpeklerden büyüktür ama kediler köpeklerden küçüktür.Horses are bigger than dogs, but cats are smaller than dogs.
Üzgünüm ama sana yardım edemeyeceğim.I'm sorry, but I won't be able to help you.
Tom'un arkadaşlarıyla birlikte olduğuna dair bir ihtimal var ama olduğunu sanmıyorum.There's a possibility that Tom is with his friends, but I don't think he is.
Bunu bu defa hoş göreceğim ama bunun tekrar olmasına izin verme.I'll overlook it this time, but don't let it happen again.
Ablam bana bir iPhone verdi ama onu nasıl kullanacağımı bilmiyorum.My older sister gave me an iPhone, but I don't know how to use it.
Suşi iyi görünüyor ama Tay yiyeceğini yemeyi tercih ederim.Sushi sounds good, but I'd rather eat Thai food.
Suşi iyi ama Tay yiteceğini tercih ederim.Sushi is OK, but I'd prefer Thai food.
Telefon çaldı ama kimse cevap vermedi.The telephone rang, but no one answered.
Oyunun amacı zaten söylendi.The goal of the game was already said.
Ben ayrılıyorum ama ağlamak zorunda değilsiniz.I'm leaving, but you don't have to cry.
Tom et yemez ama balık yer.Tom is a pescatarian.
Avrupa'ya gitmek çok heyecan verici ama aynı zamanda korkutucu.Going to Europe is very exciting, but also scary.
Tom! Aman Tanrım!Tom! Oh my God!
Söylemesi kolay ama yapması kolay değil.It's easy to say, but it's not easy to do.
O Tanrıya inanır ama nadiren kiliseye katılır.He believes in God, but he rarely attends Church.
Seyahat yapmayı severim ama yapamam, çünkü hiç param yok.I love travel but I can't, because I don't have any money.
Gitmek isterim ama henüz zamanım yok.I'd like to go but I just don't have the time.
Aslında bir pınar vardı, ama kurumuştu.There was a spring indeed, but it was dry.
O onu sevdi ama o onu sevmedi.He loved her, but she didn't love him.
Aman Allah'ım! O yanıyor!Oh my God! It's on fire!
Ben şiirler yazarım ama onlar gerçekten kötü.I write poems, but they're really bad.
Görünmek için tamam ama bakmak için kaba.It's okay to look, but it's rude to stare.
Tom yaptığının yanlış olduğunu biliyordu ama yine de onu yaptı.Tom knew what he was doing was wrong, but he did it anyway.
Tom onun yanlış olduğunu biliyordu ama yine de onu yaptı.Tom knew it was wrong, but he did it anyway.
Tom bir fıkra anlattı ama kimse gülmedi.Tom told a joke, but nobody laughed.
Tom bekledi ama kimse gelmedi.Tom waited, but nobody came.
Bu uygulama Tom'un telefonunda çalışıyor ama Mary'ninkinde değil.This application runs on Tom's phone, but not on Mary's.
Kutuyu açtım ama boştu.I opened the can, but it was empty.
Müşterilerimizin istek ve gereksinimlerini karşılamayı amaçlıyoruz.We aim to satisfy our customers' wants and needs.
Mary Tom'un sevgilisi olduğunu düşünüyor ama Tom için o sadece bir arkadaş.Mary thinks that she's Tom's girlfriend, but for Tom, she's just a friend.
Birçokları çağrılır ama birkaçı seçilir.For many are called, but few are chosen.
Birçok kişi aranır ama birkaç kişi seçilir.Many are called, but few are chosen.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod