Ana içeriğe geç
Sözlük

âmâ ile cümle

âmâ kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Affedersiniz ama bu sipariş ettiğim şey değil.Sorry, but that's not what I ordered.
O Amerika'da büyütüldü ama onun ana dili Japonca.He was raised in the United States, but his native language is Japanese.
O hâlâ içer ama sadece arada bir.He still drinks, but only once in a while.
Dikkatini dağıtmaya çalıştım, ama boşuna oldu.I tried to distract him, but it was in vain.
Hava bulutlu ama yağmur yağmıyor.It's cloudy, but not raining.
Tom bana ağır biçimde hakaret etti ama ben ona aynen karşılık verdim.Tom insulted me severely, but I gave him tit for tat.
Neden bilmiyorum ama burayı sevdim.I don't know why but I like this place.
Onun amacı para kazanmak değil.His goal is not to earn money.
Amacım saygısızlık etmek değil.I mean no disrespect.
Ne adam ama!What a man!
İngilizce çalışmam gerekiyordu ama bu filmi izlemeyi tercih ederim.I was supposed to study English, but I prefer watching this movie.
Gerçekten zenginsin ama senin mutlu olduğundan şüpheliyim.You are rich indeed, but I doubt that you are happy.
Bir anne on çocuğu besleyebilir, ama on çocuk bir anneyi besleyemez.A mother can feed ten children, but ten children can't feed a mother.
Üzgünüm ama yatma vaktiniz geçti.I'm sorry, but it's past your bedtime.
Kararsızdım ama şimdi o kadar emin değilim.I used to be indecisive, but now I'm not so sure.
Üzgünüm ama asla özür dilemem.‎I am sorry, but I never apologize.
Aman Tanrım! Ne yapıyorsun sen?Oh my God! What are you doing!?
Seni affedeceğim ama unutmayacağım.I'll forgive, but I won't forget.
Durum zordu ama Liisa, Markku'nun sıkıntıdan kurtulmasına yardımcı oldu.The situation was difficult, but Liisa helped Markku out of a jam.
Amerikalılar için "seni seviyorum" demek çok kolay ama Çince'de bunu yapmak olanaksızdır.It's so easy for Americans to say "I love you" but it's impossible to do this in Chinese.
Onun yaşam amacı zengin bir adamla evlenmektir.Her life goal is to marry a rich man.
Sanırım çok yoğun olacağım ama testten sonra daha çok vaktim olacak.I think I'll be very busy, but after the test I will have more time.
Bir serçeye nişan aldım ama bir kaz vurdum.I aimed at a sparrow, but shot down a goose.
Ağzımı bozacağım ama.Pardon my French.
O, canımı yaktı ama ağlamadım.It hurt, but I didn't cry.
Tom gitmeye çalıştı ama Mary onu durdurdu.Tom tried to leave, but Mary stopped him.
O bir cerrah değil, ama bir kasapHe's not a surgeon, but a butcher.
Beni sevmişti, ama artık beni sevmiyor.He loved me, but he doesn't love me anymore.
Sinemaya gittim ama filmden çok hoşlanmadım.I went to the cinema, but I didn't enjoy the film much.
Bu ev küçük ama bizim için yeterince büyük.That house is small, but it's big enough for us.
Otel pahalıydı ama günlük fiyata kahvaltı dahildi.The hotel was expensive, but the daily rate included breakfast.
Deniz yoluyla geldi ama havayoluyla gitti.He arrived by sea but left by air.
Kovuldun! Orwell'i hiç okumayan amatörlere ihtiyacımız yok.You’re fired! Because we don't need any amateurs who've never read Orwell.
İlk başta az dikkat ettim ama yavaş yavaş ilgim uyandı.At first I paid little attention, but slowly my interest awoke.
Ona iyi niyetlerle sordum, ama yanıt vermedi.I asked him with good intentions, but he did not answer.
Bilim birçok şeyi açıklar ama din asla açıklayamazdı.Science explains many things that religion never could explain.
O etrafına baktı, ama hiçbir şey görmedi.She looked around, but saw nothing.
Onu aradım ama bir kız telefona cevap verdi.I called him, but a girl answered the phone.
O az paraya sahip,ama geçiniyor.He has little money, but he gets by.
Onun neredeyse hiç parası yok ama geçiniyor.He has hardly any money, but he gets by.
Onun neredeyse hiç parası yok ama o geçinir.He has almost no money, but he gets by.
Ben çekingen olabilirim ama bu, insanlarla konuşmadığım anlamına gelmez.I may be unsociable, but it doesn't mean I don't talk to people.
Üzümleri çok severim ama onlardan çok fazla yiyemem.I like grapes, but I can't eat too many of them.
Soğuk havaya katlanabilirim ama sıcak havaya değil.I can tolerate cold weather but not hot weather.
Tom'um amacı nedir?What's Tom's point?
Amacın nedir?What's your goal?
Üzgünüm ama benim zaten bir erkek arkadaşım var.I'm sorry, but I already have a boyfriend.
Üzgünüm ama benim zaten bir kız arkadaşım var.I'm sorry, but I already have a girlfriend.
Ben deli olabilirim, ama aptal değilim.I may be crazy, but I'm not stupid.
Üzgünüm ama ben zaten biriyle çıkıyorum.I'm sorry, but I'm already dating someone.
Oraya gidebilirsin ama sürekli dikkatli olman gerekecek.You can go there, but you'll need to be careful the whole time.
Onlar amatörler.They're amateurs.
Almancam şimdiye kadar korkunçtu ama iyi Almanca öğrenmeyi deneyeceğim.So far my German is terrible, but I'll try to learn German well.
Bu benim amacım.That's my point.
Biz iyi bir mücadele sergiledik ama biz kaybettik.We put up a good fight but we lost.
Ben tenis oynarım ama formum çok kötü.I play tennis, but my form is terrible.
Kumar oynamayı sever ama genelde kaybeder.He loves to gamble but generally loses.
Çok denedim ama vazgeçmek zorunda kaldım.I tried hard, but I had to give up.
Ne kavram ama!What a concept!
Ne ülke ama!What a country!
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod