Ana içeriğe geç
Sözlük

âlimler ile cümle

âlimler kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Bunun üzerine vatanlarını terk eden alimler ve Kuşeyri tekrar memleketlerine döndüler.かれらの率いる部落が隋に帰順し、嶺南は平定された。
Bu ziyadenin, yani fazlalığın hükmü konusunda hadis âlimleri ihtilaf edmişlerdir.全真教はこの「道仏論争」に敗れて勢力を一時的に後退させた。
Yüksek öğrenimi sırasında zamanının âlimlerinden dersler aldı.読み合わせと立ち稽古の中間的段階の稽古。
Âdil bir hükümdar olan Cihangir, alimleri sever, onlara izzet ve ikramda bulunurdu.BL愛好者であり、「棗(恭介)×直枝」などと勝手に妄想している。
Gerek İslam alimleri, gerekse Kur'an'ın kendisi böyle bir iddiaya şiddetle karşı çıkmaktadır.太字の鑑(前述の通り「鑒」とも書く)の字を含む人物は義鑑から偏諱を賜った人物である。
Bâzı İslâm âlimlerine göre Ali, Osman'a hiçbir zaman biat etmemiştir.オスカーを邪道だと言い、オスカーには決して足を向けない。
Abdülbâkî Efendi bundan sonra devrin tanınmış âlimlerinden dersler alarak kendini yetiştirir.師から弟子への悟りの伝達(法嗣、はっす)を重んじる。
Bunun üzerine vatanlarını terk eden alimler ve Kuşeyri tekrar memleketlerine döndüler.賽後若林同隊友們一道歸鄉,與翼一同追憶往昔。
Bu ziyadenin, yani fazlalığın hükmü konusunda hadis âlimleri ihtilaf edmişlerdir.牠們的歸類仍在爭論中,曾被歸類入對齒獸目(Symmetrodonta)。
Burada bulunan âlimler, İmam-ı Şafii'den ders almışlardır.』 修唯識者於忍法中,萬念歸於一念,與真如起一念生萬法同。
Ancak, İslâm'da kadın genital uzvunun kesilmesinin yeri hakkında âlimler arasında bir görüş birliği yoktur.我從來沒有見過一個健康女性會擁有一條陰莖,以至一條處於雛形狀態的陰莖」。
Bu medresede, Şehit Ragıb Harb gibi ünlü alimler yetişmiştir.在古典时期该地曾以盛产高品质的椰枣而知名。
Yüksek öğrenimi sırasında zamanının âlimlerinden dersler aldı.因某日變故,他必須回到大陸就讀高中,準備高考。
Helenistik dönemden itibaren, Yunanca, Mısırlı alimlerinin yazılı dil olarak Arapça ile değiştirildi.在希腊化时期之后,希腊文取代了埃及文成为埃及学者使用的语言。
Her ay başında, Semerkand âlimlerini çağırarak onlarla sohbet ederdi.后“越”俗成为“月”,故称为“月黄”。
Girdiği hiçbir ülkede de alimlerin incitilmesine müsaade etmemiştir.其國未入幕中,不逞之罪彌天。
Daha sonra Şam'a giderek dönemin meşhur alimlerinden dersler aldı.後赛德鲁定传教远出各方,不知所终。
Babam Ulaştırma Bakanlığı’nda görevli, dedem ise âlimlerdendi.曾祖父張充;祖父張統元;父親張集信。
Âdil bir hükümdar olan Cihangir, alimleri sever, onlara izzet ve ikramda bulunurdu.海桐技法精湛,人尊為「海桐師」,與積穗陳應彬齊名,並時常與其拚對場。
Bu ziyadenin, yani fazlalığın hükmü konusunda hadis âlimleri ihtilaf edmişlerdir.이러한 기록이 있는 숙종대의 족보를 근거로 그 시조를 이윤장으로 하는 족보가 간행되기도 하여 논란이 있었다.
Bu kitaplarda, "kendisinin geleceğine dair" alametleri alimlere bildirdi.그는 이 책에서 오해(영어: Mismeasure)라는 단어가 척도(영어: Measurement)와 혼동되기 쉽다는 점에 착안하여 제목을 정했다고 밝히고 있다.
Babası Şafiî mezhebi fıkıh âlimlerinden Kemâleddîn Ebû Bekr'dir.그의 아버지는 사과(司果)라는 관직을 지낸 국응담(國應談)이다.
Bu medresede, Şehit Ragıb Harb gibi ünlü alimler yetişmiştir.라고 주장하였으며 초 국제주의적인 이러한 발언을 기반으로 하여 시작된 사상운동이다.
Daha çok küçük yaşlarda dönemin büyük alimlerinin yanına girmiş, onların himayesinde yetişmiştir.조만식은 김일성의 나이가 의외로 젊은 것을 들어 의심하였으나 이내 받아들였다.
Âdil bir hükümdar olan Cihangir, alimleri sever, onlara izzet ve ikramda bulunurdu.진수는 ‘용맹하고 강인하여 외로이 밑바닥에서부터 올라와 명성을 떨쳤으며 충장지렬(忠壯之烈)이 있었다.
Bazı âlimler, bir kısım uzun cümleleri iki-üç ayet saymışken, bazısı tek ayet kabul etmiştir.그러나 자전(慈殿)께서 완전히 쾌차하지 못하시니, 아직 2∼3일을 기다렸다가 경연(經筵)에 나아가겠다.”하였다.
Bunun üzerine vatanlarını terk eden alimler ve Kuşeyri tekrar memleketlerine döndüler.여포는 남은 부하들과 백문루(白門樓)에 올랐다가 이내 저항을 포기하였다.
Nihâyet Horasan diyârı âlimlerine takdîm ettim.초식성으로 과실 등을 주식으로 했다.
Eğitimini zamanın büyük hadis alimlerinden birisi olan dayısından aldı.את מקומו תפס עמוס בן-דוד שהיה אחד המ"פים.
Girdiği hiçbir ülkede de alimlerin incitilmesine müsaade etmemiştir.מין זה אינו בסכנת הכחדה באף מדינה בה הוא שוכן.
Bazı âlimler, bir kısım uzun cümleleri iki-üç ayet saymışken, bazısı tek ayet kabul etmiştir.Njihov plod, kad se ubere, mora se potrošiti u dva-tri dana, pa je zbog toga gotovo nepoznat.
Melikşah avlanmayı sever ve alimleri korurdu.Človek ich lovil pre mäso a aby ochránili svoju úrodu.
Girdiği hiçbir ülkede de alimlerin incitilmesine müsaade etmemiştir.Tačiau grįžti į gimtasiąs žemes jam neleido.
Kitapta yazar insanları 4 sınıfa ayırır: askerler, alimler, çiftçiler, sanatçılar ve tüccarlar.Kogu ühiskond jagunes nelja klassi: samuraid, põllumehed, käsitöölised ja kaupmehed.
Ama burada, zamanımızın en ünlü edebiyat alimlerindenAbbiamo uno dei più famosi studiosi Inglesi di letteratura del nostro tempo,
Ama burada, zamanımızın en ünlü edebiyat alimlerinden Berkeley profesörü,Ale tu -- jedna z najznámejších literárnych anglických vzdelancov našej doby je profesorka z Berkeley,
Ama burada, zamanımızın en ünlü edebiyat alimlerinden Berkeley profesörü,Itt van korunk egyik leghíresebb angol irodalomtudósa, a Berkeley professzora,
Ama burada, zamanımızın en ünlü edebiyat alimlerinden Berkeley profesörü,Um dos académicos literários mais famosos do nosso tempo é a professora de Berkeley,
Ama burada, zamanımızın en ünlü edebiyat alimlerinden Berkeley profesörü,Una de las más famosas estudiosas de la literatura inglesa de nuestro tiempo es la catedrática de Berkeley
Ama burada, zamanımızın en ünlü edebiyat alimlerinden Berkeley profesörü,Но тук, там... един от най-прочутите английски литератори на нашето време е преподавателката от Бъркли
Ama burada, zamanımızın en ünlü edebiyat alimlerindenDenn hier, dort -- eine der anerkanntesten englischen
Ama burada, zamanımızın en ünlü edebiyat alimlerindenEén van de bekendste Engelse
Ama burada, zamanımızın en ünlü edebiyat alimlerindenJednym z nasłynniejszych badaczy angielskiej
Ama burada, zamanımızın en ünlü edebiyat alimlerinden여기에 역사상 제일 유명한 영문학 학자 중의 한 분인,
Ama burada, zamanımızın en ünlü edebiyat alimlerindenNhưng ở đây, có - một trong những học giả văn chương người Anh nổi tiếng của thời đại chúng ta
Ama burada, zamanımızın en ünlü edebiyat alimlerindenΜία από τις πιο διάσημες λογοτεχνικές
Ama burada, zamanımızın en ünlü edebiyat alimlerindenאחת החוקרות המפורסמות כיום בתחום הספרות האנגלית
Ama burada, zamanımızın en ünlü edebiyat alimlerindenلكن هنا , هناك -- واحد من أشهر واسعي الاطلاع من الأساتذة الإنجليز في عصرنا
Ama burada, zamanımızın en ünlü edebiyat alimlerinden英語の文学の専門家の一人 バークリー大学の教授の
Ayıp alimlere, onları orada mahzun, mahrum, kırgın bir şekilde terk edenlere!Malulah atas diri kamu (cendekiawan)!
Ayıp alimlere, onları orada mahzun, mahrum, kırgın bir şekilde terk edenlere!¡Que vergüenza sobre los eruditos! Ellos los dejaron sólos, oprimidos, heridos y necesitados.
Ayıp alimlere, onları orada mahzun, mahrum, kırgın bir şekilde terk edenlere!Schande auf die Gelehrten, die sie allein ließen, unterdrückt, gebrochen und beraubt.
Ayıp alimlere, onları orada mahzun, mahrum, kırgın bir şekilde terk edenlere!Vergogna sui sapienti! Chi li ha lasciati soli, oppressi, distrutti e deprivati?
Ayıp alimlere, onları orada mahzun, mahrum, kırgın bir şekilde terk edenlere!Те, кто оставил их самих, притесненных, разбитых, лишённых.
Bir avuç insan, nasıl razı geldiniz ey Hint alimleri?Eine Handvoll Leute! Wie konntet ihr das anerkennen, ihr Gelehrten Indiens?
Bir avuç insan, nasıl razı geldiniz ey Hint alimleri?Hanya segelintir mereka, mengapa kamu bersetuju wahai cendekiawan di India?
Bir avuç insan, nasıl razı geldiniz ey Hint alimleri?Una manciata di persone, come mai avete accettato questo, oh sapienti dell'India?
Bir avuç insan, nasıl razı geldiniz ey Hint alimleri?Unas cuantas personas, ¿por qué lo aceptaron, Oh eruditos de la India?
Bir avuç insan, nasıl razı geldiniz ey Hint alimleri?Горсть людей, как вы приняли это, о учёные Индии?
E alimlerimiz çıkar, yok budur; yok şudur. Hepsinin hitabı uşşo sınıfına.لكن علمائنا يخرجون لقول " هذا وذاك ..." كل خطاباتهم هي
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod