Ana içeriğe geç
Sözlük

âlimler ile cümle

âlimler kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
"Danesırtı"-Alimler Yatağı anlamına gelmektedir.دوشك: كلمة فارسية وتعني السرير.
Hadîslere ve muhaddislere (hadîs âlimlerine) çok önem verirler.وأما الميغرون على القافلة والذين أرادوا الاستيلاء عليها، فهم قوم من "سبأ" و"خولان على رأي الباحثين.
Diğer âlimlerin aksine Aristoteles'in yanılabileceğine ihtimal verdi.في حالات أخرى، قد تكون الأخطاء قد نُسبت خطأً إلى أرسطو.
Dolayısıyla bu haberleri kabul etmeyen veya onları tevil ederek mecâzî mânâlar veren âlimler bulunmaktadır.والتأويل (يودّ أحدُهم التعميرَ). - قوله تعالى: «إنّ الذين كفروا سواءٌ عليهم أأنذرتهم أم لم تنذرهم لايؤمنون».
Bu ziyadenin, yani fazlalığın hükmü konusunda hadis âlimleri ihtilaf edmişlerdir.ويزعم هؤلاء الذين يفرضون حججهم ضد عزرا أن عزرا مثال للزعيم والمُشرع الذي يشبه موسى.
Fakat hadisin gerçekliğinin İslam alimleri arasında tartışmalı olduğunu da belirtmek gerek.كما أشيع أنه كان على خلاف مع سيف الإسلام.
Bu kitaplarda, "kendisinin geleceğine dair" alametleri alimlere bildirdi.Ele os cita em seu livro Gogmagog: The Buried Gods (Gogue Magogue: Os Deuses Enterrados).
Devrin meşhur âlimlerinden dersler aldı, İslami ilimlerin pek çoğunu öğrendi.O seu apelido, Tiradentes, virou sobrenome para muitos deles.
Zeyd bin Sabit, devrinin en büyük hadis, kıraat ve miras hukuku âlimlerinden birisiydi.Seus nomes, Garai, o mais poderoso; Zuu, a única fêmea entre eles e Agito, o mais velho e sábio.
Girdiği hiçbir ülkede de alimlerin incitilmesine müsaade etmemiştir.Sua família não pôde comparecer por não ter permitido a entrada no país.
Hatta İncil üzerine çalışan Hıristiyan alimler Talmudik hahamlara danışmaktaydı.Os conselhos da Bíblia sobre como lidar com eles são claros.
Yazarlar ve âlimler, ressamlar ve sanatkârların cömert bir koruyucusuydu.Foi um grande benfeitor e protetor de intelectuais e artistas.
Bunun üzerine vatanlarını terk eden alimler ve Kuşeyri tekrar memleketlerine döndüler.Die bewoners keren na hun bevrijding weer terug naar een nog diepere magmawereld (het land Bisme).
Bu ziyadenin, yani fazlalığın hükmü konusunda hadis âlimleri ihtilaf edmişlerdir.Zij waren een bron van eindeloze twisten tussen de vorsten die daarop aanspraak maakten.
Yine de çeşitli olumlu özelliklerinden bahseden alimler de olmuştur.Ook liet ze haar niet onaanzienlijke eigen vermogen na aan verschillende goede doelen.
Medhes: Bozuk arzulara saptırmak için alimlerle uğraşır.Toezang: men zal pogen de ontevredenen te sussen.
Bu kitaplarda, "kendisinin geleceğine dair" alametleri alimlere bildirdi.In zijn boek Nalezingen (Retractationes) gaf hij aan wat hij liever anders gezegd zou hebben.
Eskiden "efendiler" denince "alimler" kastedilirdi.Noten Vroeger zei men ook wel 'hie heet'.
Yüksek öğrenimi sırasında zamanının âlimlerinden dersler aldı.Zapytał, gdzie studenci się tego (byli) nauczyli.
Bu kitaplarda, "kendisinin geleceğine dair" alametleri alimlere bildirdi.W księdze znajdowały się wyjątkowo trudne i zaawansowane zaklęcia, lecz były one zakodowane.
Savundukları akılcı görüş, imanı akıldan üstün sayan, İslâm âlimlerinin tepkisiyle karşılaşmıştır.Świątynia otrzymała wezwanie Najświętszej Maryi Panny Wspomożenia Wiernych.
Bu âlimlere bir örnek İbn Teymiye'dir.Iittala: This is Iittala (ang.). .
Said Nursi iki ayrı hoca ve iki ayrı alimler silsilesinden iki icazetname almıştır.Du Bois napisał dwa artykuły o czarnym separatyzmie i jego ekonomicznych zaletach.
Geçmiş yüzyıllarda yaşamış âlimlerin pek çoğu hezârfendi.Przez lata jego rodzina utraciła większość majątku.
Her ay başında, Semerkand âlimlerini çağırarak onlarla sohbet ederdi.Miesiąc ten nie mógł zostać błędnie przepisany gdyż był on przedstawiony w formie słownej.
Hınıs'ın yetiştirdiği büyük âlimlerden birisi Şeyh Said’in büyük oğlu Şeyh Ali Rıza Efendi’dir.Najsilniejszy i najmężniejszy spośród istot stworzonych przez Eru, mąż Nessy.
Bu kitaplarda, "kendisinin geleceğine dair" alametleri alimlere bildirdi.Han ville låta uppenbarelsen gälla endast så till vida som den överensstämde med förnuftet.
Çağdaşı alimler tarafından sevilmemiştir.Hon blir genast illa omtyckt av familjemedlemmarna.
Köy ismini ise çevre dağlarda sık bulunan türbelerde yatan alimlerden almıştır.Назва селища походить від шишкуватих (куполоподібних) пагорбів, на яких воно частково розташоване.
Bazı alimlere göre ise amcasıdır.Один видає себе за їхнього дядечка.
Fıkıh ilmini Cemaleddin Esnevi ve Şemseddin bin Leban gibi dönemin önde gelen alimlerden öğrendi.Зійшла твоя зоря в дніпровському краю: Між тисячами сіл тебе я впізнаю.
Yazarlar ve âlimler, ressamlar ve sanatkârların cömert bir koruyucusuydu.Була улюбленим місцем літераторів та художників.
Melikşah avlanmayı sever ve alimleri korurdu.Полюбляв збирати гриби та сам їх консервував.
Girdiği hiçbir ülkede de alimlerin incitilmesine müsaade etmemiştir.В окупованих Нідерландах він не виступав.
Trigonometri batı dünyasına Arap alimlerinden geçmiştir.Evropa se s trigonometrií seznámila díky západním Arabům.
Bazı alimlerin görüşlerine göre Şeyh Tabersi şehit edilmiştir.Podle restaurátorů je ale název kaple sv. Huberta vážně zpochybněn.
Hadîslere ve muhaddislere (hadîs âlimlerine) çok önem verirler.Dem. (kteří ji odmítli), i lidovcům (taktéž odmítli).
Alimlere, fakir ve muhtaçlara maaşlar bağlattı.Všechny desátky dával chudým a potřebným.
Bâzı İslâm âlimlerine göre Ali, Osman'a hiçbir zaman biat etmemiştir.S tím, co se stalo Sáře, se nikdy nesmířil.
Claudius her ikisini de ele alan ender âlimlerdendi.Goethem, což mělo pro oba životní význam.
Bu nedenle alimlere hürmet göstermek ve ilimlerinden yararlanmaya çalışmak gerekir.Trebuia să lămurească lucrurile, trebuia să își folosească cunoștințele.
Orta Çağlarda üniversitelerde alimler defneden taç giydirlirdi.Középkori gyökerekre nyúlik vissza, amikor az egyetemeken még kerengők voltak.
O Şii âlimlerin olduğu bir aileden geliyor.Az ősi Šubić-családból származott.
Kitapta yazar insanları 4 sınıfa ayırır: askerler, alimler, çiftçiler, sanatçılar ve tüccarlar.Szétválasztotta a japán társadalmat négy fő osztályra: szamurájok, földművesek, kézművesek, kereskedők.
"Danesırtı"-Alimler Yatağı anlamına gelmektedir.A loszárt úgy is nevezik, hogy bal gyal lo.
Yine de çeşitli olumlu özelliklerinden bahseden alimler de olmuştur.Samalla luetellaan erilaisia huonoina pidettäviä ominaisuuksia.
Hatta İncil üzerine çalışan Hıristiyan alimler Talmudik hahamlara danışmaktaydı.Mutta suuri enemmistö raamatuntutkijoista pysyi uskollisena."
Diğer âlimlerle tartışmaktan büyük haz duyan Mercator dindardı ve ölümüne kadar çalışkandı.Merwin, ο οποίος θαύμασε τη δουλειά τους και παρέμεινε δια βίου φίλος.
Eğitimini zamanın büyük hadis alimlerinden birisi olan dayısından aldı.Τις σπουδές του ανέλαβε ένας ευκατάστατος θείος του.
Nihâyet Horasan diyârı âlimlerine takdîm ettim.I did my due diligence.
Bu ziyadenin, yani fazlalığın hükmü konusunda hadis âlimleri ihtilaf edmişlerdir.Den fikk blandet kritikk, og anmelderne var blant annet uenige om slutten.
Kitapta yazar insanları 4 sınıfa ayırır: askerler, alimler, çiftçiler, sanatçılar ve tüccarlar.Han delte samfunnet inn i fire klasser: Prester, krigere, bønder og håndverkere.
Her ay başında, Semerkand âlimlerini çağırarak onlarla sohbet ederdi.Bulan kabisat diberi nama dengan menambah aksara 闰 (rùn) di depan nama bulan sebelumnya.
Bu ziyadenin, yani fazlalığın hükmü konusunda hadis âlimleri ihtilaf edmişlerdir.Al-Muqaddasi mengacu pada perselisihan di antara orang-orang Susa dan orang-orang dari Tustar.
Bu medresede, Şehit Ragıb Harb gibi ünlü alimler yetişmiştir.Dia memulai geraknya sebagai seorang tokoh (lokal) Betawi.
Yüksek öğrenimi sırasında zamanının âlimlerinden dersler aldı.Maka jika ia lulus, ia dapat naik ke pelajaran tingkat lebih tinggi setelah itu.
Abdülbâkî Efendi bundan sonra devrin tanınmış âlimlerinden dersler alarak kendini yetiştirir.Dari sinilah, pengetahuan terus dikembangkan hingga terciptalah alat yang dinamakan kincir angin (eg.
Âdil bir hükümdar olan Cihangir, alimleri sever, onlara izzet ve ikramda bulunurdu.Lã Thích Chi (吕释之), anh thứ của Lã hậu, được phong làm Kiến Thành hầu (建成侯).
Bazı alimlere göre ise amcasıdır.Một số bàn là cổ.
Her ay başında, Semerkand âlimlerini çağırarak onlarla sohbet ederdi.また毎月(一月一日を除く)の旬祭に御親拝の節もこの御服を召される。
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod