Ana içeriğe geç
Sözlük

âdeta ile cümle

âdeta kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
3
HECE
6
ORT. KELİME
Adeta bir şarkı gibi söylenmek istiyor ki müziği kulakta ve dilde duyulabilsin.Het wil luidop gereciteerd worden, zijn muziek in het oor en op de tong laten klinken.
Adeta bir şarkı gibi söylenmek istiyor ki müziği kulakta ve dilde duyulabilsin.Il désire être chanté à haute voix, pour faire sonner sa musique à l'oreille et sur la langue.
Adeta bir şarkı gibi söylenmek istiyor ki müziği kulakta ve dilde duyulabilsin.꾸란은 그 음악의 소리가 귀와 입에 걸리도록 큰 소리로 찬송되길 원합니다.
Adeta bir şarkı gibi söylenmek istiyor ki müziği kulakta ve dilde duyulabilsin.Musi być głośno wyśpiewany by zabrzmieć muzyką w uszach i ustach.
Adeta bir şarkı gibi söylenmek istiyor ki müziği kulakta ve dilde duyulabilsin.Quer ser cantada em voz alta, para soar a sua música ao ouvido e na língua.
Adeta bir şarkı gibi söylenmek istiyor ki müziği kulakta ve dilde duyulabilsin.Quiere ser cantado en voz alta, para hacer sentir su música en los oídos y en los labios.
Adeta bir şarkı gibi söylenmek istiyor ki müziği kulakta ve dilde duyulabilsin.Se haluaa tulla lauletuksi, soida musiikkina korvissa ja kielellä.
Adeta bir şarkı gibi söylenmek istiyor ki müziği kulakta ve dilde duyulabilsin.Vrea să fie cântată cu voce tare, să-i fie rostită muzicalitatea în ureche şi pe limbă.
Adeta bir şarkı gibi söylenmek istiyor ki müziği kulakta ve dilde duyulabilsin.Vuole essere cantata a voce alta, per far risuonare la sua musica nell'orecchio e sulla lingua.
Adeta bir şarkı gibi söylenmek istiyor ki müziği kulakta ve dilde duyulabilsin.Θέλει να τραγουδιστεί δυνατά, να ηχήσει τη μουσική της μέσα στο αυτί και πάνω στη γλώσσα.
Adeta bir şarkı gibi söylenmek istiyor ki müziği kulakta ve dilde duyulabilsin.Вона повинна лунати голосно, так, щоб її музика звучала і у вухах, й на язиці.
Adeta bir şarkı gibi söylenmek istiyor ki müziği kulakta ve dilde duyulabilsin.Он должен звучать громко, чтобы ощущать его музыку в ушах и на языке.
Adeta bir şarkı gibi söylenmek istiyor ki müziği kulakta ve dilde duyulabilsin.Той иска да бъде скандиран на глас, да излее музиката си в ушите и върху езика.
Adeta bir şarkı gibi söylenmek istiyor ki müziği kulakta ve dilde duyulabilsin.היא רוצה להישמע בקול שירה, להשמיע את המוסיקה שלה באוזן ומהלשון.
Adeta bir şarkı gibi söylenmek istiyor ki müziği kulakta ve dilde duyulabilsin.أنها تريد أن تُهتف بصوتٍ عال، لتُسمع موسيقاها بالأذن وباللسان.
Adeta bir şarkı gibi söylenmek istiyor ki müziği kulakta ve dilde duyulabilsin.耳の中へ 舌の上で奏でられる音楽なのです つまり英語版のコーランは
Adeta bir sözlü tarih programı değil.Ce n'était pas un programme d'histoire orale.
Adeta bir sözlü tarih programı değil.Das war nicht ein mündliches Geschichtsprogramm.
Adeta bir sözlü tarih programı değil.Đây không phải 1 chương trình lịch sử vấn đáp.
Adeta bir sözlü tarih programı değil.Dit was geen mondeling geschiedenisprogramma.
Adeta bir sözlü tarih programı değil.Esto no era un programa de historia oral.
Adeta bir sözlü tarih programı değil.말로 떠드는 역사 시간이 아니었습니다.
Adeta bir sözlü tarih programı değil.Nešlo o projekt orální historie.
Adeta bir sözlü tarih programı değil.Nie był to program historii mówionej.
Adeta bir sözlü tarih programı değil.Non era un programma di storia orale.
Adeta bir sözlü tarih programı değil.Nu este vorba de un program de historie orală.
Adeta bir sözlü tarih programı değil.Δεν ήταν ένα προφορικό πρόγραμμα ιστορίας.
Adeta bir sözlü tarih programı değil.Не беше програма за устна история.
Adeta bir sözlü tarih programı değil.Это не было передачей из серии "устная история".
Adeta bir sözlü tarih programı değil.זו לא הייתה תוכנית היסטוריה שבעל פה.
Adeta bir sözlü tarih programı değil.لم يكن برنامج وثائقي تاريخي.
Adeta bir sözlü tarih programı değil.一人の人間が 300 人の聴衆を前にして
Adeta büyülenmişti.Bà ấy cứ như bị thôi miên vậy.
Adeta büyülenmişti.Bila je očarana.
Adeta büyülenmişti.Bola tým fascinovaná.
Adeta büyülenmişti.Była zachwycona.
Adeta büyülenmişti.Byla zhypnotizovaná.
Adeta büyülenmişti.Dan dia terpesona.
Adeta büyülenmişti.Elle été ébahie.
Adeta büyülenmişti.Era fermecată.
Adeta büyülenmişti.Era incantata.
Adeta büyülenmişti.Estaba embelesada.
Adeta büyülenmişti.Estava hipnotizada.
Adeta büyülenmişti.Hon var hypnotiserad.
Adeta büyülenmişti.Hun var tryllebundet.
Adeta büyülenmişti.할머니는 푹 빠져들었습니다.
Adeta büyülenmişti.Lenyűgözte.
Adeta büyülenmişti.Sie war wie hypnotisiert.
Adeta büyülenmişti.Ze was gefascineerd.
Adeta büyülenmişti.Ήταν καταγοητευμένη.
Adeta büyülenmişti.Вона була немов зачарована.
Adeta büyülenmişti.Она была загипнотизирована.
Adeta büyülenmişti.Тя беше хипнотизирана.
Adeta büyülenmişti.היא היתה מהופנטת.
Adeta büyülenmişti.لقد فتنت حينها بهذه الآلة ..
Adeta büyülenmişti.祖母にとっては
Adeta çıkmaza girilmiştir.A situação como um todo é um beco sem saída.
Adeta çıkmaza girilmiştir.Toda la situación está en un punto muerto.
Adeta çılgın bir evanjelist gibiyim.A lelkesedésem már-már vallásos.
Adeta çılgın bir evanjelist gibiyim.Ich bin fast wie eine verrückte Protestantin.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod