Ama çalışmaları adeta kenara itildi.Та їхні ідеї було відкинуто.
Ama çalışmaları adeta kenara itildi.אבל בעצם, העבודה שלהם די נידחתה.
Ama çalışmaları adeta kenara itildi.لكن في الواقع، تم تهميش عملهم بصورة ما
Ama çalışmaları adeta kenara itildi.それどころか翌週には
Ancak burada tahtta oturmuyor, adeta doğa onun için taht görevini üstlenmiş.la Madonna (La Virgen) no se encuentra en un trono.
Ancak burada tahtta oturmuyor, adeta doğa onun için taht görevini üstlenmiş.Madonna nie siedzi na tronie.
Babam bundan çok etkilendi. O kadar suskunlaştı ki. Adeta konuşmaz oldu.Otce to vzalo, stal se velmi mlčenlivým.
Babam bundan çok etkilendi. O kadar suskunlaştı ki. Adeta konuşmaz oldu.To silnie wpłynęło na ojca, stał się bardzo cichy.
Babam bundan çok etkilendi. O kadar suskunlaştı ki. Adeta konuşmaz oldu.Μετά απ'αυτό ο πατέρας έγινε παράξενος, σιωπηλός...
Basitlik, anlaşılması biraz güç nedenlerden dolayı, adeta aranmıyor, en azından akademik dünyada.어딘지모르게 약간은 불분명해보이는 단순성에 대해서는 거의 관심이 없었습니다.
Basitlik, anlaşılması biraz güç nedenlerden dolayı, adeta aranmıyor, en azından akademik dünyada.La semplicità per ragioni un pò oscure non è quasi mai oggetto di studio, perlomeno non nel mondo accademico.
Basitlik, anlaşılması biraz güç nedenlerden dolayı, adeta aranmıyor, en azından akademik dünyada.La simplicidad, por razones no del todo claras, casi nunca se estudia, al menos no en el mundo académico.
Basitlik, anlaşılması biraz güç nedenlerden dolayı, adeta aranmıyor, en azından akademik dünyada.Naar eenvoud wordt om nogal duistere redenen weinig gezocht, tenminste niet in de academische wereld.
Basitlik, anlaşılması biraz güç nedenlerden dolayı, adeta aranmıyor, en azından akademik dünyada.Sederhana, dengan berbagai alasan yang sedikit tak jelas, hampir tak dikejar. setidaknya di dunia akademis.
Basitlik, anlaşılması biraz güç nedenlerden dolayı, adeta aranmıyor, en azından akademik dünyada.Z pewnych powodów prawie w ogóle nie pracuje się nad prostotą, przynajmniej nie naukowo.
Basitlik, anlaşılması biraz güç nedenlerden dolayı, adeta aranmıyor, en azından akademik dünyada.По несколько непонятным причинам простота практически никому не интересна, по крайней мере, в мире науки.
Basitlik, anlaşılması biraz güç nedenlerden dolayı, adeta aranmıyor, en azından akademik dünyada.Простотата, по причини, които са малко неясни, почти не се преследва, поне в академичния свят.
Basitlik, anlaşılması biraz güç nedenlerden dolayı, adeta aranmıyor, en azından akademik dünyada.פשטות, בגלל סיבות שאינן ברורות די הצורך, כמעט ולא שואפים אליה,
Basitlik, anlaşılması biraz güç nedenlerden dolayı, adeta aranmıyor, en azından akademik dünyada.أما البساطة، فلأسبابٍ غامضةٍ بطريقة ما، فهي لا تكاد تُنتَهج،
Basitlik, anlaşılması biraz güç nedenlerden dolayı, adeta aranmıyor, en azından akademik dünyada.よく分からない理由で ほとんど研究されていません 少なくとも学問の世界では
Başka bir alternatif düşünmeye korkuyordum adeta.Am fost doar prea speriată pentru a le lua în considerare.
Başka bir alternatif düşünmeye korkuyordum adeta.J'ai eu simplement trop peur pour considérer les autres alternatives.
Bazen de adeta çökmüş şekilde dersliğe giren insanlar vardır.Andere in ihrer Gegenwart fallen buchstäblich in sich zusammen, wenn sie den Raum betreten.
Bazen de adeta çökmüş şekilde dersliğe giren insanlar vardır.Andere mensen zie je ineenkrimpen bij het binnenkomen.
Bazen de adeta çökmüş şekilde dersliğe giren insanlar vardır.Aztán vannak a többiek, akik szinte össze vannak roppanva, már akkor, amikor belépnek.
Bazen de adeta çökmüş şekilde dersliğe giren insanlar vardır.Ci sono altre persone che si ripiegano virtualmente quando entrano.
Bazen de adeta çökmüş şekilde dersliğe giren insanlar vardır.Et il existe d'autres gens qui s'effondrent presque. quand ils entrent.
Bazen de adeta çökmüş şekilde dersliğe giren insanlar vardır. Geldikleri an bunu anlarsınız.Det finns andra som nästan faller ihop när de kommer in, man ser det.
Bazen de adeta çökmüş şekilde dersliğe giren insanlar vardır. Geldikleri an bunu anlarsınız.Yang lainnya ada yang kelihatan menciut ketika mereka memasuki ruangan.
Bazen de adeta çökmüş şekilde dersliğe giren insanlar vardır.어떤 사람들은 들어올 때부터 거의 웅크리 듯 합니다.
Bazen de adeta çökmüş şekilde dersliğe giren insanlar vardır.Man har andre personer, som næsten falder sammen, når de kommer ind.
Bazen de adeta çökmüş şekilde dersliğe giren insanlar vardır.Mặt khác chúng ta có những người như sắp sửa ngã gục khi họ đi vào.
Bazen de adeta çökmüş şekilde dersliğe giren insanlar vardır.Na drugi strani imate ljudi, ki se bodo malodane zrušili na tla, ko vstopijo v učilnico.
Bazen de adeta çökmüş şekilde dersliğe giren insanlar vardır.Potom máte iných ľudí, ktorí sa prakticky rúcajú, keď vojdú.
Bazen de adeta çökmüş şekilde dersliğe giren insanlar vardır.Są też inni, którzy niemal zapadają się w sobie po wejściu do sali.
Bazen de adeta çökmüş şekilde dersliğe giren insanlar vardır.Şi sunt ceilalţi care realmente se prăbuşesc când intră.
Bazen de adeta çökmüş şekilde dersliğe giren insanlar vardır.Temos outras pessoas que, praticamente, colapsam quando entram.
Bazen de adeta çökmüş şekilde dersliğe giren insanlar vardır.Toiset ihmiset suorastaan lyyhistyvät tullessaan luokkaan.
Bazen de adeta çökmüş şekilde dersliğe giren insanlar vardır.Y hay otros que virtualmente empequeñecen al llegar.
Bazen de adeta çökmüş şekilde dersliğe giren insanlar vardır.Έχεις άλλους ανθρώπους που καταρρέουν στην κυριολεξία όταν έρχονται μέσα.
Bazen de adeta çökmüş şekilde dersliğe giren insanlar vardır.Другие же студенты чуть ли не увядают при появлении первых.
Bazen de adeta çökmüş şekilde dersliğe giren insanlar vardır.Има други хора, които се свиват, когато влязат.
Bazen de adeta çökmüş şekilde dersliğe giren insanlar vardır.Інші студенти, навпаки, практично розчиняються в просторі, як тільки входять.
Bazen de adeta çökmüş şekilde dersliğe giren insanlar vardır.לעומתם אחרים כאילו קורסים כאשר הם נכנסים.
Bazen de adeta çökmüş şekilde dersliğe giren insanlar vardır.ولديك أشخاص اخرين ينهارون فعليا
Bazen de adeta çökmüş şekilde dersliğe giren insanlar vardır.萎縮しているように 見える人もいます
Bence en ilginci ise, adeta bütün araştırmaların, insanların daha mutlu olduğunu göstermesiydi.Elas diziam estar mais satisfeitas, e ter maior qualidade de vida.
Bence en ilginci ise, adeta bütün araştırmaların, insanların daha mutlu olduğunu göstermesiydi.거의 모든 연구가 사람들이 그냥 더 행복해졌다는 걸 보였다는 거죠.
Bence en ilginci ise, adeta bütün araştırmaların, insanların daha mutlu olduğunu göstermesiydi.Praktisch jede Studie wies nach, dass Menschen einfach glücklicher werden.
Bence en ilginci ise, adeta bütün araştırmaların, insanların daha mutlu olduğunu göstermesiydi.Świetne badania dowodzą, że joga poprawia skupienie i badacze są zgodni, że czyni ludzi szczęśliwszymi.
Bence en ilginci ise, adeta bütün araştırmaların, insanların daha mutlu olduğunu göstermesiydi.כמעט כל מחקר הראה שאנשים פשוט שמחים יותר.
Bence en ilginci ise, adeta bütün araştırmaların, insanların daha mutlu olduğunu göstermesiydi.والأعجب أنها تجعل الشخص أكثر سعادة.
Bence en ilginci ise, adeta bütün araştırmaların, insanların daha mutlu olduğunu göstermesiydi.人生に対する満足感が高まり 生活の質が向上したと言うのです
Bir gece çadırımda yatıyordum... ...başım bu halde... ...korkunç bir düşünce adeta yılan gibi zihnime süzüldü.Ei, ei, ei. Ei urheilua lainkaan. No, olosuhteet ovat huonoja kaikkialla näinä päivinä.
Bir gece çadırımda yatıyordum... ...başım bu halde... ...korkunç bir düşünce adeta yılan gibi zihnime süzüldü.Eines Nachts, als ich wach in meinem Zelt lag... ...schoss mir ein schrecklicher Gedanke durch den Kopf.
Bir gece çadırımda yatıyordum... ...başım bu halde... ...korkunç bir düşünce adeta yılan gibi zihnime süzüldü.Nej, nej, nej. Ingen sport alls. Tja, villkor är dåliga överallt dessa dagar.
Bir gece çadırımda yatıyordum... ...başım bu halde... ...korkunç bir düşünce adeta yılan gibi zihnime süzüldü.Nej, nej, nej. Ingen sport overhovedet. Nå, betingelser er dårlige overalt i disse dage.
Bir gece çadırımda yatıyordum... ...başım bu halde... ...korkunç bir düşünce adeta yılan gibi zihnime süzüldü.Nie, nie, nie. Brak sportu w ogóle. Cóż, warunki są złe wszędzie w tych dniach.
Bir gece çadırımda yatıyordum... ...başım bu halde... ...korkunç bir düşünce adeta yılan gibi zihnime süzüldü.Nie, nie, nie. Žiadne šport vôbec. No, podmienky sú zlé všade v týchto dňoch.
Bir gece çadırımda yatıyordum... ...başım bu halde... ...korkunç bir düşünce adeta yılan gibi zihnime süzüldü.No, no, no. Nessun sport a tutti. Ebbene, le condizioni sono cattive dappertutto in questi giorni.