Giyim kuşam kişiliğe ölçü olamaz.
Gereksinimler vaktinden önce ve ucuz olduğu zaman karşılanmalıdır.
Bir şeyin gerçek değeri, ancak ona çok ihtiyaç duyulduğu zaman iyi anlaşılır.
Görmemiş kişi, rastlantı sonucu layık olmadığı bir duruma kavuşursa bu durum kendisinin hakkıymış gibi aptalca böbürlenir.
Bir kimse sevdiği işi sürekli olarak yapmaktan bıkmaz.
Herkes kendisine yakışan ve uğraştığı işle ilgili olan yerdedir.
Varlıklılar için sıkıntı olabilecek bir durum, yoksullar için söz konusu bile olmaz.
Bir şeyin olacağını önceden sezen kimseler için söylenen bir söz.
Çıkarı dolayısıyla yakınlık gösteren kimse, işini yürütecek başkalarını bulduğunda sizinle ilgisini keser.
Çıkarına düşkün kimselerin arkadaşlığı işi bitinceye kadardır.
Kurallara, koşullara uyulmadıktan sonra bir sürü iş yapılabilir.
Aç hiçbir mazeretle susturulamaz, çocuk da istediği şeyi hemen elde etmek ister.
Soysuz olup para kazanan, soylu olup da para kazanmayandan üstündür.
İş gördürdüğünüz kimselerin haklarını tam olarak vermezseniz kendilerinden yararlanamazsınız.
Kendisinden iş beklenilen kimseden emeğinin karşılığı esirgenmemelidir.
Kötü yaradılışlı aç olan kimse kime, neye zarar verdiğini düşünmeden sadece karnını doyurmaya bakar.
Aç insan elde ettiğinden çoğunu ister, varlıklı insan ise daha fazlasını ister.
Aç insan, geçimini sağlamak için kendisini her türlü tehlikeye atar.
Herkes içinde bulunduğu koşula göre davranır.
Yoksulluk ölümden de beterdir.
Yaptığın işlerde uyanık davranmazsan çok kötü durumlarla karşılaşır, gözünü dört açmak zorunda kalırsın.
Yakınlık kurduğumuz kimsenin sağlama olanağı bulunmayan şeyi, ondan beklemeden kendimiz elde etmeye çalışmalıyız.
Açın gözü hiçbir şeyi görmez, karnını doyurabilmek için kendisine güçlük çıkaran bir kimseyi öldürebilir.
Aç kimse karnını doyurmak için önüne çıkan engellerin tamamını aşar ve isteğini elde eder.
Sözünün eri olana, borcunu ödeyememek aç kalmaktan daha ağır gelir.
Aç kimse karnını doyurmak için gerekirse ölümü göze alır.
Yoksul kimse eline geçen şeyin iyisine kötüsüne bakmaz, varlıklı kişi ise en güzel şeylerde bile kusur bulur.
Yoksulluk insanı öldürmez ama türlü türlü üzüntü ve sıkıntı içinde yıpratır.
İnsanlar, yokluğunu, yoksulluğunu çektikleri şeyler için olmayacak hayaller, düşler kurar.
Yoksul insanla ilgilenmek ancak ona yardım etmekle olur.
Bir kimsenin yanında, onun çok duyarlı olduğu konuya değinmemek gerekir.
Aç insan tehlikelidir.
İnsanın yüreği ne denli acıyla dolu olsa da yemek yemeyi ister.
1) Aç olan kimse, kendisine ne kadar rahatlık sağlanırsa sağlansın, dinlendirilemez. 2) Bir şeye ihtiyaç duyan kimse, ancak onun giderilmesiyle rahata kavuşturulabilir.
Acele etmekle daha çabuk sonuç alınır sanılmamalıdır.
İş yaparken acele eden şaşırır, işini bitiremez.
Düşünüp taşınmadan ivedi olarak yapılan işten iyi sonuç alınamaz.
Acele ederek yaptığımız işten istediğimiz sonucu alamayabiliriz
Beceriksiz ve anlayışsız kişi kendisine yaptırılan işi en önemli yerinde bırakır.
Mesleğinde ustalığa erişmemiş kimse, ilk denemelerini gözden çıkarılabilecek malzeme üzerinde yapar.
Gönül alıcı, okşayıcı sözlerle karşımızdakinin inadı yenilebilir.
Bir güçlüğü yenmek için başka bir güç yola başvurulmalıdır.
Herhangi bir duruma alışkın olan kimseyi benzer kötü durumlar etkilemez.
İsteklerini uygun bir biçimde söylemesini bilen kimse, onları önünde sonunda elde eder.
Acısı henüz taze olan bir kimsenin üzüntüsü, birtakım söz ve davranışlarla artırılmamalıdır.
Bir şeyi uzun süre elde edemeyen kimse, daha sonra o şeyden ne kadar çok edinirse edinsin yine kendisine yetmeyeceği kanısında bulunur.
Geçim sıkıntısı içinde bulunan kişi geçinebilmek için her yolu dener, her işi yapar, canı yanan kişi de sonunu düşünmeden ağzına geleni söyler.
Bir insanın ne durumda olduğu yüzünden anlaşılır.
Büyük sıkıntılar içinde bulunanlar mantık dışı işler yapabilirler.
Uzun süre bir nesnenin yokluğunu çeken kimse, onu gördüğünde büyük bir istekle ona saldırır.
Hiçbir durum olduğu gibi kalmaz, gün gelir tersine döner.
Kişinin tek düşüncesi, yaşaması için gerekli olan şeyi elde etmektir.
Aç olan kimseden her türlü kötülük beklenebilir.
Tutkulu olduğu konuda insan doyumsuzdur, yetinmek bilmez.
Yoksulluk içinde bulunan kimsenin bir eksiği giderilse başka bir eksiği kendini gösterir.
Kişi yoksul olabilir, işsiz ve parasız kalabilir ama aç kalmaz, mutlaka bir geçim yolu bulur.
Koruduğunuz kimsenin sürekli acınmasına izin verirseniz arsız olur, emeğinin karşılığını tam olarak vermediğiniz kişi de hırsız olur.
İnsan sıkıntıya katlanır da açlığa katlanamaz.
Yoksul olan buna üzülmemelidir, küçücük bir şey bile en büyük ihtiyacı gidermeye yeter.
Öfkelenerek veya kızarak ağır sözler söyledi.
Kendin hakkındaki kötü düşüncelerimi veya bildiklerimi bana söyletme.
Sen bir kimse için fedakârlıkta bulunursan o da senin için fedakârlıkta bulunur.
İnsanların birbirlerine her zaman gereksinimleri olur.
Konuğumuzdan veya yanımıza bir iş için gelen kimseden yüksünmemeliyiz çünkü onlar yanımızda sürekli olarak kalmazlar.
İnsanları ahlaklı davranmaya iten korku değil, küçük görülme duygusudur.
İnsanın değeri zengin olmakla artmaz, asıl olan insanlığıdır.
Bir kimse başka bir kimseyi ancak bir kez aldatabilir, diğeri bir daha aldatmasına izin vermez.
Anlayışlı olan kimse için bir şeyin bir kez söylenmesi yeterli olur.
Söz vermek kolaydır ancak o sözü yerine getirmek zordur.
Yardım sözle değil, gerçekten fedakârlık yapılarak gerçekleştirilir.
İnsanın haklı veya haksız yere adı bir defalık kötüye çıktı mı ondan sonra yaptıkları hep o gözle değerlendirilir.
Bir kişinin iyi ve becerikli olduğu yaptığı işlerden anlaşılır.
Duygu ve düşüncelerini açığa vurmayan sessiz insan yavaş akan derin su gibi tehlikelidir.
Ağa para sıkıntısı içinde olup borç etse de uşak, bunu anlamaz ve bol harcamayı sürdürür.
Bir düzen, ayrıntıların değişmesiyle değil temelin bozulmasıyla yıkılır.
İnsan ne kadar yükselirse yükselsin bir yerde durur.
Güzel insanlar her yerde ilgi çekerler, her zaman onların sözü kabul edilir.
İnsan önemli işleri akrabası, yakınları, yandaşlarından güç alarak daha kolay yapar.
İnsanlar küçük yaşta kolay eğitilir.
Erkek evlat meyve veren ağaç gibidir, günü gelince evin geçim yükünü hafifletir.
İnsana en yakını bile kötülük edebilir.
Çocuklar ana ve babalarından öğrendiklerini yapmaya özenirler.
Davranışlarına engel olacak hiçbir takıntısı yok.
İnsan yapacağı işte başkalarına değil, kendine güvenmelidir.
Kurt ağacı nasıl içten içe kemirirse dert de insanı içten içe yer bitirir.
Bir topluluğu çökertecek olan şey yine kendi içinden çıkar.
Yararlı eserler veren, bilgi ve erdemle donanmış kimse alçak gönüllü olur.
Yeteneksiz, beceriksiz kimse önemli işlerde kullanılamaz.
Sözü geçer bir adam olmak istersen herkese yardımda bulunacaksın, yiğit adam olmak için de savaşta da barışta da vurucu, kırıcı olacaksın.
İşveren işçisi ile birlikte çalışmazsa işçi işe var gücüyle sarılmaz.
Zengin olarak düşünülen kişiden anılmaya değer bir bağış beklenir.
İş sahipleri denetimlerini sürekli yaparlarsa işler yolunda gider.
Ana babalar çocuklarına, mal sahipleri de mallarına iyi bakarlarsa iyi sonuçlar alınır.
Çalışanlarını gereği gibi yöneten ve çalıştıran kişi iyi bir yöneticidir, sözünün eri olan kimse de yiğittir.
Bir afeti önlemek için işveren malını, işçi de canını feda eder.
Belirtileri meydanda olan yaşlılık ve izleri ortada duran üzüntü ne yapılsa gizlenemez.
Dişli birine dayanan, güvenen kişi herkese kafa tutar, kabadayıca davranır.
Kuvvetli kimselerin suçları yanındakilere yüklenir.
Tanrı her yarattığının rızkını verir.
Yemeği çabuk yemelisin, dediğinin anlaşılabilmesi için de sözleri tane tane ve yavaş yavaş söylemelisin.
Ağırbaşlı olan, herkesten saygı görür, ağırbaşlı olmayana ise kimse değer vermez.
Bir işte başarılı olmak isteyen kimse, ağır ağır ama güvenilir adımlarla yürümelidir.
1) Kalın kafalı insan bir konuyu zor anlar. 2) Tembel olan işi geç yapar.
Ağırbaşlı davranan itibarlı olur.
Ağırbaşlı ol ki büyüğümüz diye sana saygı göstersinler.
Ağırbaşlı insan kimsenin oyuncağı olmaz, onu yıpratmaya kimsenin gücü yetmez.
Ağırbaşlı kimseye ufak tefek olaylar etki edemez, zarar veremez.
Armağan alan, armağanı verenin isteğini yerine getirmemeye çekinir ve mutlaka yapmaya çalışır.
İnsanın kendi yararı her şeyden önemlidir.
Yakınlarından biri ölenin acısı zamanla küllenir ancak bir yakını deli olanın acısı hiçbir zaman dinmez.
Üzülmenin yararı olmaz.
Kişi çok sevdiği şeye yalnızca özlemini çekmekle kavuşamaz, onu elde etmenin yollarını bulmalıdır.
Hakkını aramasını bilmeyen kimsenin işi görülmez.
Kendini acındıranlardan kork.
İnsanın sıkıntısını yürekten paylaşan yalnızca annesidir, diğerlerinin üzülmesi yüzeyseldir.
Başkalarına zulmeden kimsenin kötülüğü yerde kalmaz, kendisine döner, o da ağlar.
Birinden haksız olarak alınan mal, alana yarar sağlamaz.
Meseleyi büyütüp sıkıntıya girmek gereksiz.
Herkesi en çok ilgilendiren kendi derdidir.
Herkesin bir sıkıntısı vardır, bu sıkıntılar ancak ölümle biter.
Elinde fırsat varken geleceğini sağlamaya gayret göstermeyip eğlenceye, keyfe dalan kimse sonunda aç kalır ve perişan olur.
Ağustos ayının ortalarında yaz sıcakları azalır, serinlik başlar.
Yumuşak huylu kimseye her istenilen kolaylıkla yaptırılabilir.
Lehte konuşmuyorsun, hiç olmazsa aleyhte de konuşma.
Kötülük ettiği için beddua alan iflah olmaz.
Kötülük cezasız kalmaz.
Dostların ufak tefek kusurlarına bakmamak gerekir.
Ahmağa gereğinden çok ilgi gösterir, abdala gereğinden çok söz hakkı verirseniz sizi çok uğraştırır.
Ahmak kimse kendisini koruyup gözeten kişiye hizmetine verilmiş biri gözüyle bakar ve saygısız davranışlarıyla onun gönlünü kırarak hizmetinden yoksun kalır.
Başkalarının görev ve yetkilerine karışmak ahmaklıktır.
Çalışarak kazandığımız para, dar zamanımızda bizi sıkıntıdan kurtarır.
Mutlu bir yaşayış kişiyi dinç kılar, mutsuz bir yaşam ise yıpratır.
Kötü şey, görünüşte iyi şeye benziyorsa iyi şeyin değeri azalır.
Bir şeyin dış görünüşüne bakarak içinin de öyle olduğunu sananlar yanılırlar.
İyi bir ailenin çocuğu kötü de olabilir.
Kişi, alın yazısında olanla kesinlikle karşılaşır.
İyi, kötü deme; mal ve para biriktir.
Bir insan ne kadar çok çalışırsa o kadar kötü düşünceden ve kötülük yapmaktan uzak olur.
Akışı ne kadar yavaş olursa olsun akarsuya girmek tehlikelidir, eloğluna güvenmek de doğru değildir, insanı zarara sokabilir.
İmkânların fazlalığı insanların iyi işler yapmasını kolaylaştırır.
Bir iddiadaki doğruluk ancak deney veya sınav sonucunda belli olur.
1) Herhangi bir şey bilgiye ve mantığa dayalı olarak yapılmalıdır. 2) Her şey ortadadır.
Bir sorunun nasıl çözümleneceğini düşünememe durumunda söylenen bir söz.
Bir kimsenin aklına gelmeyen bir çare, başka birinin aklına gelebilir.
Doğruyu bulmak için aklın izleyeceği bir tek yol vardır, bu yoldan gidenlerin hepsi aynı sonuca varır.
Bir kimsenin giriştiği işlerde en büyük yardımcısı aklıdır.
Kişi yaşlandığında olgunlaşmayıp akılsız kalmışsa çocukça işler yapar.
Delice iş yapan zenginler bulunduğu gibi akıllıca iş yapan fakirler de vardır.
Akıllı olmanın yaşla ilgisi yoktur, bazı küçükler büyüklerden daha akıllı olabilir.
İnsan kendi aklını, düşüncesini başkasınınkinden üstün görür.
Kendilerini akıllı sananlar çok kez akılsız diye tanınanlardan daha az başarı gösterir.
Atak kişi tehlikeyi göze alarak işe girişir ve çabuk sonuç alır.
Başkası adına konuşmak, insanın başını derde sokar.
Bir işte düşüncesizce davranan kişi her türlü olumsuz sonuca katlanır.
İyice düşünülmeden, tasarlanmadan yapılmaya çalışılan iş sırasında birçok sorun ortaya çıkar ve kolay bir iş bile zorlaşır.
İnsan ummadığı, düşünmediği şeylerle karşılaşabilir.
Deneyim, yıllar içerisinde elde edilir.
İyi düşünüldüğünde ayrı ayrı kimselerce varılacak sonuç hep aynıdır.
Sonunu düşünmeksizin aklına eseni yapan, herkese sataşan kimse bu davranışının büyük zararlarını görür.
Aklını iyi kullanan saygı görür, kullanmayan kendini küçük düşürür.
Çok değilse bile az çok bir gelir veya kazanç sağlar.
Eksik aletle sağlıklı iş yapılmaz.
Yolculuğa gece değil sabah erken çıkılmalıdır.
İşinizi akşamüzeri veya gece yapmayın, sabaha bırakın çünkü gece iş yapmanın kötü yönleri daha çoktur.
Bugün yapılması gereken bir işi ertesi güne bırakma.
Değerli kimselere sataşan çok olur.
1) Göz alıcı giysi giyen güzele hemen istekli çıkar. 2) Bir işin yapılışıyla uzaktan bile olsa ilgisi bulunan kimse, o iş üzerindeki eleştirileri üzerine alır.
Bazı kötü şeylerin gizlenmesi mümkün değildir.
Bir yolsuzluğun suçluları aranırken o işte kusuru olan kişi telaşlanır.
Malın iyisini alan, onu tasasız kullanır.
Değerli bir şeyden her zaman istenilen verim alınmaz.
Borçlu olmaktansa alacaklı olmak iyi bir şeydir.
Bir yerden alacağınız parayla başka bir yere olan borcunuzu kapatamazsınız.
Borçlu olmaktansa alacaklı olmak iyi bir şeydir.
Güçsüz ve koruyucusuz bir kimseyi buyruk altına almak ve ezmek kolaydır.
Nasıl ki boyu kısa olan eşeğe binmek kolaysa öksüz çocuğa kötü davranmak da onu koruyan kimse olmadığı için kolay olur.
Alçak gönüllü olan toplum içinde saygı görür ve yücelir, kendisini herkesten üstün gören sevilmez ve toplum içinde iyi bir yer edinemez.
Basit bir çevrede yaşayan, önemsiz bir görevde çalışan her yönden değerli olan kişi önemsiz bir görevde çalışıyorsa yeteneklerini tam olarak gösteremez, bundan dolayı değeri anlaşılmaz.
Bilgili kimselerin bulunmadığı yerde cahil kişi bilgiçlik taslar.
İnsan kendi durumuna göre bir yaşam tarzı benimsemeli, arkadaşlarını da ona göre seçmelidir.
Bir kimse ne kadar usta olursa olsun gerekli araçları olmadan kusursuz iş yapamaz.
Başkalarına saldırmayı alışkanlık edinen kimsenin düşmanı çok olur, bu düşmanlar onun canına kıyarlar.
Kişi, yararlanmaya alıştığı şeyden yoksun kalmak istemez.
Tanrı bol harcayana bol, az harcayana az verir.
Şimdi sana borcumu ödeyecek param yok, kazanırsam öderim.
Bir işin nasıl bir sonuç vereceğini ancak Tanrı bilir ama insan da kafasını kullanarak aşağı yukarı bir tahminde bulunabilir.
Tanrı herkese dayanabileceği ölçüde sıkıntı verir.
Alın yazısı ne ise o olur.
İşi bozulan kişi umutsuzluğa düşmemeli, Tanrı'nın onu daha iyi bir işe kavuşturacağına inanmalıdır.
Geçim konusunda kimse kimseye yük olmamalıdır.
Tanrı dar zamanlarında kulunun imdadına yetişir.
Bu dünyada herkesin dar veya geniş, bir geçim yolu vardır.
Tanrı sabırlı kulunu sevdiği için sabırlı olmaya daha çok dikkat etmeliyiz.
Tanrı kimseyi kimseye, en yakınlarına bile muhtaç etmesin.
Allah, yetenekleri kısıtlı olanlara durumlarına uygun bir yaşama düzeni verir.
Tanrı dilerse hiç tanınmayan, yoksul bir aile çocuğunu da üne, zenginliğe kavuşturur.
Tanrı bir kimseyi zengin etmek isterse ona hiç umulmadık yerden mal ve para gelir.
Kişi işlediği suçtan dolayı önce Tanrı'ya karşı sorumludur ve bu suçu da Tanrı bilir, bu nedenle onu kuldan saklamak gerekmez.
Kimseye eziyet edip ahını alma, sonra yaptığın kötülüklerin cezasını ömür boyu çekersin.
İnsan yaptığı herhangi bir şey için mutlaka karşılık bekler.
Almayacağın bir şeye alacakmışsın gibi yakın ilgi gösterme, işinde çalıştırmayacağın kimseye çalıştıracakmışsın gibi umut verme.
Kişi, kaderi ne ise onu görür.
Kaynakları eski ve bol olan kuruluşlar sağlam ve verimli olur.
Bir işi tam öğrenmeden, inceliklerini kavramadan, ustalaşmadan o işte bilgiçlik taslanmaz.
Önceden ne kadar hesap yapılırsa yapılsın, sonunda Tanrı'nın dilediği olur.
Para olduğunda her güçlük yenilebilir.
Altına benzeyen maddenin altın olup olmadığı ateşe dayanıklılık derecesi ile anlaşıldığı gibi bir kişinin değeri de sıkıntılara katlanma, zorlukları yenme ve benliğini koruma gücü ile ölçülür.
Hiç kimse zenginliğine güvenmemelidir, gün gelir yoksullaşır ve fakir kimseye muhtaç olur.
Şerefli, temiz insana hiç kimse leke süremez.
Giriştiği işlerde büyük talihsizliklere uğrayan kimsenin durumunu anlatan bir söz.
Değerli kişi veya nesneler, ne türlü uygunsuz koşullar içinde bulunurlarsa bulunsunlar değerlerini ve niteliklerini yitirmezler.
Üstün nitelikli kişinin değeri, bulunduğu yerden uzaklaştırılmasıyla azalmaz.
Bir kimsenin, bir şeyin değerini ancak bu konularda uzmanlığı bulunanlar bilir.
Herkes başının çaresine baksın, gücü yetmeyen ne olursa olsun.
Mertliğinize güvenip size teslim olan düşmanın canına kıyılmamalıdır.
Yakınlarından beklediği ilgi ve yardımı görmeyen bir kimse onlardan artık yeni bir istekte bulunamaz.
İnsanlar içinde bize anne kadar candan bağlı dost yoktur.
Anne ile kız, koz helvasının içindeki cevizle helva gibidirler, birbirlerinden kesinlikle ayrılmazlar.
Kocası iyi olmayan bir kadın, kendi ne kadar zengin olursa olsun, mutlu olamaz.
İnsan en değerli malının karşılıksız olarak elinden gideceğini bilse onu yok denecek kadar az bir paraya satar.
Hiçbir duruma güvenilmez, bizim olan şeyler elimizde sürekli olarak kalmazlar.
Bir anne nasıl bir evlilik hayatı geçirirse kızının evlilik hayatı da kendisininkine benzer.
Annenin acı sözü çocuğuna ağır gelmez.
Bir kızın karakterini öğrenmek isteyenler, anasının durumunu göz önüne alırlarsa aldanmamış olurlar.
İki veya daha çok kişi yaptıkları iş kötü de gitse birbirlerinden ayrılmamalıdırlar.
Haksız kişi, olayı kendisini haklı gibi göstererek anlatırsa dinleyen ona hak verir.
Anlayışlı kimseleri en küçük bir söz bile etkiler oysa anlayışsız kimselere ne söylense yararsızdır.
Kişi para kazanmak için namusuna dokunmadıktan sonra şu veya bu işi yapmaktan utanmamalıdır.
Birinin sıkılmayı bir yana bırakarak yalnız çıkarına baktığı anlatılırken söylenen bir söz.
İş işten geçtikten sonra verilen öğüdün değeri yoktur.
Her işte başarıya ulaşabilmek için kullanılması gereken özel yöntemler vardır.
İyiyi amaçlayanlar iyiye, kötüyü amaçlayanlar ise kötüye ulaşırlar.
Önemli kimseleri çekemeyip onlara dil uzatanlar çok olur.
Bir sözün yalan olduğu çabuk anlaşılır ve söyleyen toplum içinde utanılacak bir duruma düşer.
Halk, kendisine önderlik edecek kişinin çevresinde toplanır.
Çalışkan kişileri olan aile ve toplumlar her yerde bol kazanç elde ederler.
Kişi, sonunda öleceğini de bilse kendisini sinirlendirene saldırır.
Herkes işine yarayan şeyi benimser.
Yapılması geciken iyilikler, bekleyenleri sıkıntı içinde bırakır.
Güçsüz kişi, kimseye yardım edecek durumda değildir.
Değersiz kişiden yararlı iş, verimsiz tarladan bol ürün beklenmez.
1) Güçsüz kimseyi ezmek yiğitlik değildir. 2) Kendisinden yararlanılamayacak kişiye yararlanmak amacıyla eziyet edilmemelidir.
Kişi kendisine uygun kimselerle arkadaşlık kuracağı için arkadaşını tanıdığımızda o kişinin de kimliğini öğrenmiş oluruz.
Armut kabuğu soyularak elma da aşırı gidilmeden sayıyla yenilmelidir.
Kendilerine yakışmayan güzel bir şeyi eline geçirenler için kullanılan bir söz.
Bir kimse önce yakınlarına yararlı olur.
Kötü davranışın karşılığı iyi olmaz.
Yararlanılan nesneleri eksiklikleriyle birlikte kabullenmek gerekir.
Kötü gereçle iyi şey yapılamaz.
Bir kişinin verimli olarak iş görmesi, onun geçiminin sağlanmasına bağlıdır.
Bir nesne için kullanılan ölçü, niteliği ayrı olan başka bir nesne için kullanılamaz.
Arsız hiçbir şeyden utanmadığı için elbise diye çul da giyse salına salına gezer.
Haksızlık veya kötülük yapacağı düşünülen kişi yerine bu konuda adı ön plana çıkan kişiler asıl haksızlığı ve kötülüğü yaparlar.
Sıkışık zamanlarda önemsiz şeylerin değeri çoktur.
Bir şeyin hoşa gitmesi onun birtakım nitelikler taşımasına ve bu niteliklerin de gerektiği oranda bulunmasına bağlıdır.
Asil insanla beraber bulunmak her şartta faydalıdır, en iyi şartları önüne getirse bile kötü ve bayağı insandan kaçmak gerekir.
Bir kimse veya nesne, ne denli biçim değiştirirse değiştirsin aslını yitirmez, soyluluğunu korur.
Sağlık ve mutluluk içinde yaşamak isteyen kişi, yiyeceğine dikkat etmeli, arkadaşını iyi seçmeli ve bir iş sahibi olmalıdır.
Âşığın yüreği yaralıdır ve daima ağlar, bir derdi olan da herkese derdini anlatır.
Güçlü kimsenin korkutucu sözleri, güçsüzü kıpırdayamayacak duruma getirir.
Canlı, cansız her şeyin bir yakışığı vardır, insan onları bu durumda görmek ister.
Bir kimsenin oturduğu yerin durumu, onun kişiliğini belli eder.
Kişi yoksul, görgüsüz bir aileden gelmekle değersiz olmaz, toplum içindeki yerini kendisi kazanır.
Bir iş yapmak için gerekli olan şeyler, ölçü biraz geniş tutularak hazırlanmalıdır.
Bir işten yararlanmak isteyen gerekli araçları hazırlamalıdır.
Zayıf ve garipken kişiliklerini yitirmeyip görevlerini başarı ile yapanlar üstün niteliklerini o zaman belli etmiş olurlar.
Bir çocuğu, bir işçiyi yetiştiren her bakımdan çok yorulur, yıpranır.
Her şey, onu gereği gibi kullanmasını bilene yakışır.
İnsanlar başlarında bulunan kişinin etkisi altında kalarak onun tutumuna göre davranırlar.
İşçi, yöneticisinin işten anlayıp anlamadığını bilir ve çalışmalarını ona göre yürütür.
Bir işi başarabilmek için gerekli olan koşullar her zaman eksiksiz olarak ele geçmez.
Meraklı kimse öğrenmek istediği bilgiye ulaşabilmek için her yola başvurur, her kılığa girer.
Kişinin satın aldığı attan ve evlendiği kadından memnun kalıp kalmayacağı önceden kestirilemez, her ikisi de talihine kalmıştır.
Yaşarken iyi işler yapmalı, iyi bir ad bırakılmaya çalışılmalıdır.
Değerli kişilikler zamanla gelişir, kısa sürede beliren kişilikler gerçek değer taşımayanlardır.
Bir insanın atı daima onun yanındadır ve zor anlarında ona yardım eder.
Atın yürüyüşü binicisinin yönetimine bağlı olduğu gibi bir işin gidişi de iş başındakinin bilgisine ve çabasına bağlıdır.
Canlıların güçleri, gelişmelerine yarayan şeylerle artar.
Kişi, kullanacağı şeyin ayrıntılarına dikkat etmelidir.
Ata bindiğin zaman hayvanı hırpalama, attan indiğin zaman da onun yemini, suyunu, tımarını unutma.
Çalışanınızı iyi beslerseniz onun gücü artar ve daha verimli işler yapar.
Baba dostları, babamızdan bize kalan miras gibidirler, bizi kollarlar ve bize her türlü yardımı yaparlar.
Bir işletmeyi önce donatıp sonra da iyi bir yöneticiye teslim ederseniz istediğiniz verimi alırsınız.
Babadan kalan mal kalıcı değildir, çabuk biter; kişinin gerçek malı, kendi çalışmasıyla elde ettiği maldır.
Ana baba, çocuğuna mutlu bir yaşam sağlamaya çalışır ancak kaderde yazılı olan gerçekleşir.
Büyüklerinin sözünü tutmayıp onların gösterdikleri yoldan gitmeyenler toplum içinde ziyan olup giderler.
Bir evlat babasının sanatını onun ölümünden sonra sürdürür.
Kişi, zararlı bir eylemin sözünü etmekle kendisini zarara sokmuş olmaz.
Bir acıyı onu çekenden başkası tam anlayamaz veya aynı ölçüde üzülemez.
Küçük de olsa birtakım belirtilerin önemli olaylara işaret olduğunu anlatan bir söz.
Hasmın pek önemsenmediğini anlatan bir söz.
İyi düşünmeden yaptığımız işlerden pişman olarak geri dönmek isteriz ama artık iş işten geçmiştir.
Size çok bağlı olan kimseler bile zaman gelir sizi incitebilirler.
Değerli ama talihsiz kimseler, kişiliklerine uygun olmayan ağır ve aşağılık işlerde kullanılırlar.
Atın doru renkli olanı, kişinin ise gözünü budaktan esirgemeyeni makbuldür.
Çok sevilen bir şey yapılırken veya sevilen bir yiyecek yenilirken sonuç kötü de olsa zor veya kötü şeylere katlanılır.
Elde imkân varken gezip dolaşmak, dost edinmek gerekir.
Görevini eksiksiz yapan, aracını iyi kullanan kimse kendisini kötü duruma düşmekten kurtarmış olur.
Büyüklerin çatışmasından küçükler zarar görür.
Olan olmuş, iş işten geçmiş, artık yapacak bir şey yok.
Bir şey, onu elde etmenin yolunu bilenin; bir şeyden yararlanma, onu kullanmasını becerebilenin hakkıdır.
Bir şeyden, sahibi değil de başkası yararlanıyorsa asıl sahip yararlanan kişidir.
Kuşlar avlanmaktan kurtulamazlar, insanlar da hatıra, hayale gelmeyen çeşit çeşit felaketle karşılaşabilirler.
Çıkarını başkalarına zarar vermekte arayan kimse, o zarara kendisi uğrar.
Bir kişi başkasını alt etmek için çeşit çeşit ustalık kullanır ama karşısındaki de yenilmemek için türlü önlemler alır.
Karısı herhangi bir şey isteyince ihtiyaçları karşılayamayan kocanın içi sıkıntıyla dolar.
Anlaşılmayacak bir şey yok, hesap ortada, açık.
Bir şeyin çok üstününü, çok güzelini görmüş olan kimse, ondan daha az değerde olanını beğenmez.
Yeterli olmayan koşullarda yapılan işlerden, beklenilen verim alınamaz.
İnsan, yaşamı boyunca çeşitli engellerle ve güçlüklerle karşılaşır.
Halkın düzen içinde çalışmasını baştakiler sağlar.
Hastalıktan korunmak istiyorsak ayağımızı sıcak, başımızı serin tutmalı, olur olmaz şeyleri sıkıntı konusu yapmamalı, geniş yürekli olmalıyız.
Giderini mutlaka gelirine uydurmalısın.
Dışarıda çok soğuk var.
Bir iş gerçekleşmeden ona oldu gözüyle bakılıp sevinilmemelidir.
Hırpalamak her zaman kötülük yapmak için olmaz, sevgiden kaynaklanan hırpalamalar da vardır.
Yemek az kişiyle onun dışında kalan işler ise çok kişiyle daha çabuk yapılır.
Yaptığınız iş, edindiğiniz şey az olabilir ancak temiz ve iyi olmalıdır.
Kişinin gereksiz konuşmaktansa az konuşması ve konuşulanları dinlemesi daha iyidir.
Hırslı ve pinti insan her zaman zararlı çıkar.
Varlıklı olmayan kimsenin yardım veya armağan olarak az şey vermesi büyük fedakârlıktır, varlıklı kimsenin vereceği armağan ve yardımlar fedakârlık sayılmaz.
Kişi iyi uyuyabilmek için pek az da yememeli, pek çok da.
Büyük şeyleri elde edebilmek için önce küçük şeylerle yetinmek gerekir.
Küçük de olsa bir iyiliğin değerini bilmeyen, daha büyük iyiliklere layık değildir.
Derdim olmasın da başka bir şey istemem.
İleride gereksinim duyacağı şeyleri zamanında hazırlamayan kişi, hazırlık yapan diğer insanlardan yardım bekler.
Azrail büyük küçük demez, eceli gelenin canını alır.
Büyüklerin, kendilerine el uzatıp yardım etmelerini istemeye hak kazanabilmek için küçüklerin görevlerini iyi yapmaları gerekir.
Baba kaç çocuğu olursa olsun, hiçbir ayrım yapmadan hepsine bakar, onları büyütür; çocukları ise yoksul ve yaşlı durumdaki babalarının bakımını sen bak, o baksın gibi gerekçelerle bir türlü sağlayamazlar.
Babanın yaptığı kötü işin sıkıntısını çocuğu çeker.
Kendini bilen, yaşama sorumluluğu duyan akıllı evladın gerçek malı, kendisinin kazandığı maldır.
Babalar çocukları için büyük fedakârlıklara katlanırlar ancak çocuklar babaları için fedakârlıkta bulunmazlar.
Gücüm ancak bu kadarını yapmaya yeter.
Ortaklaşa kullanılan bir mal, kimi zaman baba ile oğlu arasında bile kavgaya neden olur.
Yaradılıştan iyi ve doğru olan kimse, ne denli elverişsiz ortam içinde bulunursa bulunsun niteliğini yitirmez.
Yaşı küçük ancak herkesten farklı alışkanlıklar, huylar edinmiş.
Her şey kendisi için en elverişli ortamda gelişir, verimli duruma gelir.
Bağ ve incir, bir kuşak geçecek kadar yaşlandıktan sonra bol ürün verir, zeytinin bol ürün verebilmesi için en azından iki kuşaklık bir zaman geçmelidir.
Kişi, karşılık beklediği işten istediğini alabilmek için gereken harcamaları yapmalıdır.
Bir işe gereken özen gösterildiğinde olumlu sonuçlar alınır.
Para verilmeden sağlanan bir şeyin ufak tefek kusurları hoş görülmelidir.
Kişi talihsiz olursa giriştiği hiçbir işten olumlu sonuç alamaz.
Talihsizin işleri ters gider, bağına yağmur yerine taş veya dolu yağar.
Herkesin gözü önündeki şeye bakılması önlenemez.
Bir şey yalnızca bakmakla elde edilemez, onu ele geçirmek için davranmak gerekir.
Bakılıp onarılan şeylerden yararlanılır, bakımsız bırakılanlardan bir yarar elde edilemez.
Tehlikeli bir durum belirmeye başlayınca ondan uzaklaşmanın çaresine bakılmalıdır.
Güzel yemeyi, güzel giymeyi, güzel eşya kullanmayı herkes ister ama bunları ancak parası bol olanlar yapabilir.
Güzel şeylerin çevresinde, ondan yararlanmak isteyen asalaklar dolaşır.
İmkânları geniş bir işin başında bulunan kimse bunlardan az da olsa yararlanır.
Her işin kendine özgü aracı vardır.
Güzel bir şey, onu isteyen ve elde edecek gibi görünenin değil kısmeti olanın eline geçer.
İnsan, tedbirsizliği yüzünden bir felakete uğradıktan ve iş işten geçtikten sonra neden şöyle yapmadım, neden böyle yapmadım diye üzülür.
Bir şeyi ele geçirebilmek için onu yönetenleri elde etmek gerekir.
Bir işte aksaklık başta olanlardan kaynaklanır.
Ana baba için en tatlı şey, çocuklarıdır.
Zarar görmeyen, başına felaket gelmeyen kimse yoktur.
Birçok kimse, kendilerine kötülüğü dokunmayan kişiye ilişmek istemez.
Kişi ağırbaşlı olmalı ve dedikoduları dinlememelidir.
Kişinin aklı, söylediği sözlerle ölçülür.
Aile içindeki, arkadaşlar arasındaki uyuşmazlıklar yabancılara duyurulmamalıdır.
Küçükler büyüklerin izinde gider, her işte onları örnek tutarlar.
En önemsiz işlerde bile baş olmak, buyruk altında bulunmaktan iyidir.
1) Bir yerde baş olan kimse taşıdığı değer dolayısıyla o yere gelmiştir. 2) İş başındaki kişinin işi daima çoktur.
En büyük zenginlik, beden sağlığıdır.
Bir kimsenin suyuna gitmekten, söylediklerine evet, peki demekten zarar gelmez.
İnsanın derdi içindedir, en yakını bile onu anlamaz.
Çaresiz durumlara düşüldüğünde insan kendini üzüntüye kaptırmayıp bu durumlara sabır göstermelidir.
Başına bir felaket gelmeyen, başkasına gelen felaketin ne denli acı olduğunu gereği gibi anlayamaz.
Toplum içinde hiç kimse başına buyruk değildir, başta bulunan her kişinin üstünde daha büyük bir baş vardır.
İşbaşına tecrübesiz yönetici getirenler, onun yaratacağı sıkıntı ve zararları çekmeye hazır olmalıdır.
Kullanılan, işe yarayan değersiz şey, saklanan ve kullanılmayan çok değerli şeyden daha iyidir.
Düşmanı gafil avlayıp saldıran taraf savaşı kazanır.
Kontrol altında bulundurulmayan veya gereği gibi korunmayan gençler kötü yollara sürüklenebilirler.
Vadesi yaklaşan bir borcu ödemek zorunda olan kimseye günler çok çabuk geçer.
Masrafsız ve emeksiz elde edilen şeyler insana hoş gelir.
Bilgi ve deneyimi olmayan bir kimsenin işi hafife alması, önemsememesi, gereğince değerlendirememesi doğaldır.
Bekâr kimse parasını gereksiz harcar, yaşayışı ise düzensizdir.
Bekâr kimse bakımsızdır, derbeder bir yaşayışı vardır ve herkesin eğlencesi olur.
Evlenmeden tek başına yaşamak daha iyidir.
Çok çalışmasına karşın belli bir düzeyden öteye gidemiyor.
Günler birbirinden çok farklı olmadığı hâlde hava yavaş yavaş ısınarak yaz, aynı biçimde yavaş yavaş soğuyarak kış olur.
Çalışan kişinin kötü özellikleriyle müşterilerine rahatsızlık vermeyeni makbuldür.
İnsan evlatlarını birbirinden ayırt etmez, hangisine zarar gelse aynı üzüntüyü duyar.
Belirli bir insan topluluğu içinde benzerlikler olabileceği gibi farklılıklar da olabilir.
Elinde büyüttüğün kişi gün gelip sana nankörlük edebilir.
Elinde büyüttüğün kişi gün gelip sana nankörlük edebilir.
Güçlü bir kişi ile yüz yüze bulunduklarında ağızlarını açamayanlar, o gittikten sonra aleyhinde atıp tutarlar.
Beyin sofrasında ağırlanan kimsenin karşılık olarak beye ziyafet vermesi kolay olmadığından bu bir borç olarak kalır; düğün aşı yiyen de günün birinde kendisinin yapacağı düğüne önceden gittiği düğün sahibini çağırır böylece borcun altından kalkmış olur.
Beylerde olmayan öyle şeyler vardır ki halkta bulunur.
Yöneticiler, uygulanması güç buyruklar vererek halkı sıkıntıya sokarlar.
Resmî işlerde dikkatli olmak gerekir.
İnsanın her şeyi bilmemesi kusur değildir ama bilmediği bir işi sorup öğrenmeden yapmaya kalkışması kusurdur.
Bir insan bir şeyi ne kadar iyi bilirse bilsin, gene de onu kendisinden daha iyi bilen bulunabilir.
Dostun ne denli çok olursa olsun onlardan zarar gelmez ama bir tek düşmanın olsa hep zarar görme tehlikesi içerisinde yaşarsın.
Her işe, baş olacak bir kimse gerekir.
Yaşanan olaylar, öğütlerden çok daha etkilidir.
Yapılacak bir işin bütün yönleri önceden çok iyi düşünülmeli, sonra işe başlanmalıdır.
Borçlu ne denli üzülürse üzülsün borç sıkıntısından kurtulamaz.
1) Uzman kişi, hangi yöntemi uygularsa uygulasın başarılı olur. 2) İşini titizlikle yürüten kişinin, çalışanlarına her zaman iyi davranması beklenemez.
Tek başına yaşayan bir kimse, sorumluluğunda başkaları olmadığı için rahat hareket eder.
Sürekli telkinlerle bir kişinin bilinç altına birtakım inançlar, duygular yerleştirilebilir.
Bir aileden iyi adam da çıkar, kötü adam da.
Ortaya atılan bir söz çok çabuk yayılır.
Bir başa bir göz ne kadar gerekli ise bir anneye bir kız da o denli gereklidir.
Altın harcanıp gider, toprak ise sürekli ürün veren, para getiren bir maldır.
Çok çocuğu olan baba, her çocuk babasına bakılmasını ötekinden beklediği için sıkıntıda kalır.
Kötü bir kişi, kötü bir davranış, kötü bir söz büyük bir topluluğun huzurunu bozmaya yeter.
Azla yetinmek gerekir.
Hırslı insanlar, hiçbir zaman ellerindekiyle yetinmez, daima daha fazlasını isterler.
Bir yerde iki kişi baş olmaz.
Bir insan bazen akla ve mantığa sığmayan bir iş yapar; yapılan iş, hiçbir kurala uymadığı için pek çok akıllı insan bunu düzeltmeye çalışır, fakat başaramaz.
Biraz kilo almak pek çok kusuru örter.
Bazı durumlarda yardımcısız iş yapılamayacağını anlatan bir söz.
Başarıya ulaşmak için birlik olmak gerek.
1) Bir davanın bir kişi tarafından savunulması etkili ve yeterli değildir. 2) Yardımlaşarak işler daha kolay başarılır.
Bir evde iki kız olursa her biri bir taraftan aileyi sıkıştırıp giyim kuşam ister, çeyiz ister. Onlar istemese bile aile kendini böyle bir sorumluluk altında bilir ve bunun sıkıntısını çekerler.
Yaşanan olaylar, öğütlerden çok daha etkilidir.
İyilik küçük de olsa unutulmaz.
Bir kez görmekle bir şey iyice anlaşılmaz, öğrenilmez.
Keder veya sıkıntı varken dostlar, akrabalar eğlenmemelidir.
Hoşa giden bir durum, kısa da sürse çekici ve güzeldir.
İnatçı kişi, her inadında istediği bir şeyi elde eder.
Bir şeyi herkes ister ancak onu bir kişi elde edebilir.
Aynı zamanda birden çok işle ilgilenmek başarı için sakıncalıdır.
Bir toplumda korkak kişi, kaygılı, heyecanlı sözleriyle kargaşa çıkarır.
Bir kötünün, yalnızca yakın çevresine değil daha geniş çevrelere de zararı dokunur.
Herhangi bir olayı, bir işi, bir ödevi küçümsememek, önemle ele almak gerekir.
Birkaç kez saklanabilen bir suç günün birinde ortaya çıkarak yapanı kötü bir duruma düşürür, suçlu cezasız kalmaz.
Dünyada hiçbir şey kaybolmaz; birinin kaybettiğini başkası kazanır, bir zengin fakirleşirken bir fakir de zenginleşebilir.
Masal gibi geçip gitmiş, artık hayal olmuş.
Olumlu bir sonuç elde etmek için, tek bir girişimle yetinmemeli, o işe devam edilmelidir.
Oturmayacağını belirten konuk yatıya kalır, yemeyeceğini söyleyen de bir türlü doyurulamaz.
Bir şeyin, bir kimsenin değeri, kendisinde aranılan özel niteliklerle artar.
Hakaret, ağır söz vb. gönül kırıcı davranışların hiçbir zaman unutulmayacağını anlatan bir söz.
Her kazancın bir sonu vardır.
Bir söz iyice düşünmeden söylenmemelidir.
Borcu ilk fırsatta ödemek gerekir.
Birden ödenemeyen bir borç azar azar verilerek ödenebilir.
Kiracı olmaktansa, borca girip ev sahibi olmak daha iyidir.
Borç zamanında ödenmezse borçluluk duygusu gevşer, hastalık uzun süreli olursa ölüme yol açar.
Borç, kişiyi daha çok çalışmaya zorlar.
Borçla alışveriş yapan, aldıklarının parasını hemen ödemese de günün birinde mutlaka ödeyecektir.
Borç kişiyi öldürmez ancak hasta edecek kadar üzer.
Borcu olan kimse, alacaklısına karşı ileri geri konuşmamalı, aşağıdan almalıdır.
Borçlunun ölmemesi ve para kazanması için en çok dua eden alacaklısıdır.
Yoksulluk ve sıkıntı içinde olup da bey adı taşımaktansa borçsuz ve sıkıntısız bir çoban olmak daha iyidir.
Borçlanmak istemeyen fazla açılmaz, giderlerini kısar, kendi durumuna uygun bir yaşama yolu tutar.
Borçlu ve dertli bir biçimde yaşanılmaz; borçtan kurtulmanın yolu onu vermek, onulmaz dertten kurtulmanın çıkar yolu ise ölmektir.
Bilgisiz olan üstün görünmek için kasılır.
1) Karnı doymayan kimse çalışamaz. 2) Bilgisiz ve yeteneksiz bir kişi, kendisine verilen görevlerde tutunamaz.
Çalışmak insanı tembellikten kurtarır.
İçinden çıkılamayan güç bir durum karşısında kalındığında söylenen bir söz.
Çenesi düşükler umulmadık anlarda densizce konuşabilirler.
Ayrıntıları belli olmayan bir iş için anlaşma yapılmamalı.
Çalıp çırpmayı alışkanlık edinen kimse yakalanıp ceza göre göre insanlıktan çıkar.
Kişi nasıl birisiyse ona uygun biçimde davranılır.
Her zaman böyle olmuş, gene de böyle olacak.
Bir tutum veya davranışın etkisi sürekli olur.
Üzerinde durulmaya değmeyecek kadar küçük bir kusurdur.
Sözleri ve davranışları birbirini tutmuyor, çelişiyor.
Aşırı harcamalarla eldeki imkânlar çok çabuk tükenir.
Gereksinim duyulan şey değer kazanır.
Görüştüğün kimseyi ağırlayacak, onun istediklerini yapacak durumda olmayabilirsin ama tatlı dille onun gönlünü hoş edebilirsin.
Bir şeyin senin olduğundan kuşkun kalmaması için gereken bütün koşullar gerçekleşmelidir.
Birikim, ancak tutmayı bilirsen olur.
Bugün birinin başına gelen kötü bir durum, daha sonra başka birinin de başına gelebilir.
Sağlanmış bir kazanç beklenen, umulan daha büyük bir kazanca feda edilemez.
Düşmanını yenemiyorsan ona hoş görünmeye çalışarak kötülüğünden kendini koru.
Kişi, başka yerlerde ne kadar rahat ve mutlu olursa olsun yine de kendi yurdunu özler.
İlerisi düşünülmeden söylenen söz insanın başına dert açabilir.
Bulduğuyla yetinmiyor da daha çoğunu istiyor.
Kişi elinde fırsat varken bundan yararlanmayı bilmez, yararlanma yollarını öğrendiği zaman da eline fırsat geçmez.
Güçlüler, güçsüzleri ezer.
Büyük işlerin başında bulunanların karşılaşacağı güçlükler de çoktur.
Başaramayacağın, sonuçlandıramayacağın bir konuda kesin sözler söyleme.
Bu işi yapacak güçte değilim, zorlamanın yararı yok.
Kişi, çağrıldığı yere gitmeli, çağrılmadığı yere gitmemelidir.
Kişi, çağrıldığı yere gitmeli, çağrılmadığı yere gitmemelidir.
Çağrılmadığın yere sakın gitme.
Ne kadar uğraşılırsa uğraşılsın deve hendekten atlatılamaz, cahile söz anlatmak bundan da zor bir şeydir.
Her ne kadar evim derme çatma, kocam kaba saba idiyse de, bir düzen kurmuş, yaşayıp gidiyordum.
Kimseye kötülük yapma yoksa onlar da sana aynı kötülüğü yaparlar.
Her şeyin bir değeri vardır; yapacağı iş, kullanılacağı yer ayrıdır.
Verilen bir armağanın sunulduğu kimseye değerine uygun olmadığını ve verenin gücünün ancak buna yettiğini özür yollu anlatmak için söylenen bir söz.
Kişi, sadece uzman olduğu alanda çalışmalıdır.
Kendisini yetiştiren kimsenin malına hıyanet eden, el uzatan kimse cezasını bulur.
İnsan yiyeceğine önem vererek güçlenebilir veya yemeden yaşamak mümkün değildir.
İnsan, canının değerini bilmeli, onu yıpratmamalıdır.
Bir kişi için kendi canı, başkasının canından daha tatlıdır.
İnsan tek başına yaşayamaz, konuşup görüşmek için arkadaş arar.
Bir işte çeşitli sıkıntı ve üzüntülerle karşılaşıp olağanüstü gayret harcamaktansa o işten vazgeçmek daha iyidir.
İnsanı alışkanlıklarından, huylarından vazgeçirmek mümkün değildir
İnsanın kendisi herkesten önce gelir.
Zarardan kurtulma olanağı yoksa, bunun cana değil, mala gelmesi yeğlenir.
Kişi, kendisi için önceden yaptığı hazırlıkların verimini ileride alır.
Malı güzel olan kimse için müşteri kaygısı yoktur, onun malına uzak yerlerden bile istekli çıkar.
Güzel yaşamak isteyen kişi, bu yaşayışın yükünü çekmeyi göze almalı ve gerekli kaynakları elinin altında bulundurmalıdır.
Zarara veya kötülüğe uğrayan kimse acısını çıkarmak için aşırı çaba harcar.
Tehlikeye veya herhangi bir sıkıntıya katlanmaya niyetim yok.
Başıboş gezmeye alışanlar, disiplinli iş yapmaya gelemezler.
Birden çok kimsenin söz sahibi olduğu iş yürümez.
Her iş, ancak ve ancak o iş için gerekli araçla yapılabilir.
Sıkıntı çekmemiş olanlar, eriştikleri rahatlığın ve mutluluğun değerini bilemezler.
Düşünceler karşılıklı tartışılmadan sağlam bir anlaşma ve uzlaşma ortaya çıkmaz.
Bir yetkili kimse, çevresindekilerin düşüncesi ne olursa olsun kendi istediğini yapmaya çalışır.
Zevk ve sefa içinde ömür sürmüş bir kimse, en sıkıntılı günlerinde bile bu alışkanlığını bırakamaz.
Satıcı elinde neyi varsa satar.
1) Bir insan hangi işle uğraşıyorsa yakınındakiler de o işi çok sever. 2) Ticaretle uğraşanlar, sattıkları şeylerden evdekilerini yoksun bırakarak onların bu eşyanın özlemini çekmelerine neden olurlar.
Çok talihsiz kimseler için söylenen bir söz.
Bakımını iyi yaparsan bağın iyi olur, bağla uğraşmak bir eğlencedir.
En zor çiftçilik, tarla sürülerek ve koyun beslenerek yapılan çiftçiliktir, diğer işler eğlence gibidir.
Çiftçinin ürünü her yıl bir afete uğrar, o da hep gelecek yıla umut bağlar.
Kullar Tanrı'dan kendilerine gerekli olan şeyleri dilerler, bu dilekleri kabul edecek olan Tanrı'dır.
Herhangi bir biçimde yararlanılabilecek bir malın olması iyidir, çifte gelmeyen öküzü satabilir, iş yapmaktan kaçınan oğlunu eğitebilirsin.
Suç işlemedim ki korkayım.
En kolay bir iş dahi emek gerektirir.
Her insan veya yaratık az çok soyuna benzer.
Çocuğun soyluluğu ve değeri daha bebekken her hâlinden anlaşılır.
Soylu kişi, acınacak kötü durumunu kimseye göstermez ve söylemez.
Kişi, karşılık beklediği işten istediğini alabilmek için gereken harcamaları yapmalıdır.
Güçlü bir şey, kendisi güçlü olan başka bir şeyle veya durumla etkisiz bırakılır.
Gönül yarası kapansa da unutulmaz.
Malını, varlığını başkaları kullandı, kendisine bir şey kalmadı.
Kişi istediğinde olmayacak gibi görünen işlere çözüm yolu bulur.
Varlıklı ama akılsız ve hesapsız kişi malını gereksiz yerlere harcar, telef eder.
Yöneticisi, koruyucusu olmayan kişiyi ve topluluğu düşman ezer.
Çocuk kendisine ısmarlanan işi yapamayacağından işi buyuran kimsenin onun arkasından gitmesi gerekir.
Küçük çocuğun bulunduğu yerde herkes çocukla uğraşmaktan dedikodu yapmaya fırsat bulamaz.
Çocuğun iyi beslenmesi için ne kadar para harcansa yerindedir ancak hor kullanacağı ve kısa zamanda da küçüleceği için pahalı giysiler giydirilmesi doğru değildir.
Çocuk yürümeye başladığı sırada sık sık düşer, anne baba bu duruma üzülmemelidir.
Bir aile sorunu veya ailece gizli tutulan bir şey, çocukların rastgele söyledikleri bir sözle açığa çıktığında söylenen bir söz.
Yapılmakta olan işin en önemli, en güç bölümü bitti, az ve önemsiz bölümü kaldı.
Hiçbir zaman aşırıya kaçılmamalıdır.
Çok bildiği için kendine güvenen kişi, bilmediği şeylere de karışır ve bunlarda yanılır.
Çok gezen, çok yer gören çok şey öğrenir; çok yaşayan, çok okuyan onun bildiklerini bilemez.
Gezip dolaştığı yerlerde kötü şeyler de bulunan kimse, kötü alışkanlıklar ve zararlı bilgiler elde ederek yerine döner.
Karşısındakini bağırıp çağırmakla korkutmaya çalışan kimse eylemli bir saldırıda bulunmaz.
Sürekli çalışabilmek ve sonuç elde edebilmek için harcanan çabanın yormayacak ölçüde olması gerekir.
Başka şeylerde olduğu gibi nazlanmada da aşırı gidilmemelidir.
Yönetimi altında bulunan kimselere sık sık müdahale edenler bekledikleri verimi alamadıkları gibi onları da arsız ederler; yiyecek ve para bakımından da sıkıntıya düşürenler onları hırsızlığa itmiş olurlar.
Bol kazancın içinde yasa dışı elde edilmiş para bulunduğu gibi çok konuşanın sözleri arasında da mutlaka yalan bulunur.
Başkalarının pohpohlamalarına kananlar mallarından ve canlarından olurlar.
1) Cömertin de cimrinin de sarıldığı kefen aynıdır. 2) Cimri, ucuz diye her şeyin kötüsünü alır, bunlar işe yaramadıklarından veya çarçabuk bozulduklarından yenilerini almak zorunda kalır ve birkaç kez para harcar; cömert ise bir kez çok para verip her şeyin iyisini alır. Sonuç olarak cimri de, cömert de aynı parayı harcamış olur.
Olağan sayılmayacak kadar kısa bir zamanda olan bir gelişmenin sürekli olamayacağını anlatan bir söz.
Yaşasın da uzakta olsun.
Yapacağın iyi bir işi, sonunu hesaplamadan yapma.
Dağ başında kışın fırtına eksik olmadığı gibi kişinin yaşamında da yıpratıcı olaylar eksik olmaz.
Büyük adamların, büyük iş yapanların her zaman üzüntüleri, sıkıntıları vardır.
Ne kadar uzak düşmüş olurlarsa olsunlar, insanlar günün birinde birbirleriyle karşılaşabilirler.
Büyük şeyler beklenen bir işten önemsiz bir sonuç alındığında söylenen bir söz.
Yenilmesi imkânsız gibi görünen zorlukların da üstesinden gelinir.
Büyüklük taslayan birinde bitecek bir işimiz varsa biz onun ayağına gidip işimizi görmeliyiz.
Ticareti besleyen, üretim kaynaklarıdır.
Bulunabileceklerin en iyisi oldu.
Az da olsa sürekli gelir, ne denli çok da olsa, giderek tükenen hazırı yemekten daha iyidir.
Yersiz ve saçma sözler karşısında söylenen bir söz.
İyi bir durumdayken kötü duruma düşen kimse, başına aynı durum gelen kimsenin derdini iyi anlar.
Azar azar olagelen şeyler birikerek önemli bir niceliğe ulaşacağı için küçümsenmemelidir.
Bilmediği şeyi bir bilene soran, en zor işlerin bile üstesinden gelir; sormayan ise güçlükler içinde yuvarlanır gider.
Kötü gereçle iyi iş görülemez.
Seni yargılayacak kişi, senden davacı olan kişi ise elbette kendisini haklı çıkaracak ve sana ağır ceza verecektir.
Çağrılmadan bir yere giden kimse iyi bir ağırlanma beklememelidir.
Bir yere çağrılmadan gitmek, kişiyi aşağılatan bir davranıştır.
Sorumluluk birinde olmasına karşın bir başkasının sözü geçiyor.
Evlenecek kimselerin birbirlerine denk olması gerekir.
Biz çalıştık, uğraştık, başkası yararlandı.
İşin içinde olmayanlar o işi kolay veya kârlı sanırlar.
Dayağın yola getirici bir etkisi vardır.
Evleneceği kişiyi seçmekte çok titizlik gösteren kimse, çoğu kez istemediği, beğenmediği bir kişiye düşer.
Eskilerin yaptığı yanlış işlerden daha sonrakiler de zarar görür.
En ağır şartlarda bütün güçlükleri yener.
Başka bir yerden gelen kimseden, geldiği yerle ilgili, küçük de olsa bir armağan beklenir.
Bir şeyden birçok kimse yararlanacaksa herkes geliş sırasıyla işini görmek üzere beklemelidir.
Bu işin masrafını karşılayacak para nasıl kazanılıyor?
Kendi aklını beğenip başkasını dinlemeyen kimseyi gittiği yanlış yoldan döndürmeye kalkmayın, bırakın cezasını çeksin.
Densizce, delice iş yapanlar yaptıklarından utanacak durumda değillerdir ama ailesi, yakınları onların davranışlarından üzüntü duyarlar, utanırlar.
Aşırı ve ölçüsüz davrananlara karşı önleyici, sert tedbirler alınır.
Kişi, kendisine benzeyen veya yarar sağlayacağı kimseden hoşlanır.
Saldırgan kimse, kendisi gibi birine saldırmaktan çekinir.
Akılsız kimse iyi niyetli olsa dahi yaptığı işin ne gibi kötü sonuçlar doğuracağını hesap edemediğinden dostuna bilmeyerek fenalık edebilir, akıllı düşmanın yapacağı kötülükse akıl yoluyla sezilir ve gereken tedbir alınabilir.
Deli, kendisiyle arkadaşlık edenin başına çeşit çeşit dert açar.
Densiz, budala ev sahibi, konuklarından çok kendini ağırlanacak konuk yerine koyar.
Deli, sır saklamasını bilmediği için haberin doğrusu ondan alınır.
Eldeki imkânlar gerekenden çok az.
Az çok işe yarayan her şeyin isteklisi bulunur.
Kişinin istediği şeyi elde edebilmesi için bir yol gösterenin olması gerekmektedir.
Aklı kıt olan kimse, bir kez hoşuna gitmiş olan şeye benzettiği nesneyi, gerçekten ona benzemese de elde etmeye çalışır.
Her fırsattan yararlanarak bayrammış gibi davrananlara ve her şeyi eğlenceli yönden alanlara söylenen bir söz.
Davranışlarında çılgınlık bulunan kimseye dokunma yoksa sana öyle çılgınca saldırır ki yaptığına pişman olursun.
Her nesnenin, her kişinin değiştirilemeyen bir özelliği vardır.
Nem demiri nasıl paslandırıp çürütürse gam da insanı öylece yıpratır.
Her iş zamanında ve uygun durumda yapılır.
Her denizde az çok dalga bulunduğu gibi her gönülde de bir sevda vardır.
İçinde çeşitli olayların geçmesi doğal olan bir ortamda zaman zaman sert çatışmaların, fırtınaların çıkması da olasıdır.
Henüz elde olmayan bir nesnenin alımı, satımı üzerinde konuşulmaz.
Güç bir duruma düşenlerin bundan kurtulmak için her türlü çareye başvurmaları olağandır.
Her sıkıntının, üzüntünün bir çaresi vardır.
Derdi olmayan kimse önemsiz şeyleri kendisine dert edinerek söylenir, borcu olmayan kimse de evlenirken birçok şey satın almak zorunda kaldığı için borçlanır.
İnsan sıkıntısını başkasına açıklayarak giderebilir.
Elden çıkarmak istemediğimiz şeyleri tehlikeye açık durumlardan uzak tutmalıyız.
Bir yöntemden başka bir yönteme geçiş tehlikeli bir durum veya zamanda yapılmamalıdır.
İnsan bir dertten kurtulduğunda onun yerine başka bir dert geleceğini iyi bilmelidir.
İnsan bir dertten kurtulduğunda onun yerine başka bir dert geleceğini iyi bilmelidir.
Derdi olmayan kimse yoktur, az çok herkesin derdi vardır.
Bir kişi ancak öldükten sonra dertten kurtulabilir.
Bir derdi yokken gereksiz yere üzüntü veren bir işe girişmek.
Bir şeyi elde etmek için aşırı istekli olan kimseye, bu uğurda katlanacağı fedakârlıklar güç gelmez.
İnsan, önem verip düşündüğü şeyi konuşmaktan kendini alamaz.
Bir yere izinsiz girmek veya bir işe izinsiz el atmak kötü karşılanır.
Çok ucuza alınmayan bir şey gerekli olduğunda çok pahalıya alınabilir.
Elindekiyle yetinmeyip daha çoğunu arayan, elindekinden de olur.
İnsan görünüşte büyük olmakla akıl büyük olmaz, bir akıllı birçok az akıllıyı arkasından sürükler.
Yitirilen değerli kimsenin, elden çıkan değerli şeyin yeri boş kalmaz.
Gerekli niteliklerden yoksun olan kişi, biçimsel işler yapmakla kişiliğine değer kazandıramaz.
Herhangi bir konuda söz sahibi olanlardan daha büyük, daha yetkili biri mutlaka vardır.
Zengin ne kadar fakir düşse de yoksula göre yine varlıklıdır.
Herkesin gözü önündeki bir olayı şöyle böyle yorumlarla gizlemeye çalışmak boşunadır.
Kişi kendisine gerek olan şeyi elde etmek için yorgunluğa katlanmalıdır.
Zenginlik ve talih kişiyi kendiliğinden gelip bulmaz, çalışıp çabalamakla elde edilir.
En büyük mutluluk ve zenginlik, çocuk sahibi olmak; en gerekli mal, tahıl; en değerli mülk, değirmendir.
Devlete hıyanet etmeyi sanat hâline getirenlere göre devletin bitmez tükenmez malı vardır. Yolunu bulup ondan aşırmayan budaladır.
Yüksek rütbeliler, deliler, kimsenin sözünü dinlemez, akıllarına geleni yaparlar.
Bir işe girişirken her yönünü iyice araştır.
Üzerinde önemle durarak çağırmadım.
Zarar hangi yönden geldiyse ancak o yönden giderilir.
Kişi her söylediğini yapamaz, her dilediğini elde edemez.
İnsanlar yapacakları işler hakkında önce konuşurlar, sonra da o işi gerçekleştirirler.
Yardım bekleyen bir tane olsa umduğundan aşırı şeyler verilerek sevindirilir ancak bunların sayısı çok olduğundan hepsine aynı cömertlik gösterilemez.
Şundan bundan yardım dileyerek geçinmeye çalışanların istekleri bitmez.
Çıkarından başka bir şey düşünmeyen kimse ile ilişki kurma, seni nerede rahatsız edeceği belli olmaz.
Hem gereksinim duyduğu konuda yardım istiyor hem de yapılan yardımı küçümsüyor.
Cansız nesneler konuşabilseler bazı olaylara tanıklık da edebilirler.
Kişinin başına ne gelirse dilini tutmamasından gelir.
Dil küçük bir nesnedir ama söylediği kötü sözlerle kişinin başını belaya sokarak büyük suç işler.
İnsan doğru veya yanlış her şeyi söyleyebilir.
Hoşa gitmeyen bir şey konuşan kimseye söylenen bir ilenme sözü.
Verdiği sözü yerine getirmeyen kişi, sebebi sorulduğu zaman kendini savunmakta zorlanır.
Başkalarının kolay kolay anlayamadıkları şeyi, her gün onunla uğraşan kimse çok kolay anlar.
Acımasız olan kişiyi, kendisinden daha acımasız biri yola getirir.
Para, mal tutmayanın durumunu veya bir iş için boş yere uğraşıldığını anlatan bir söz.
Yiyecek giderlerini kısarak para biriktirmek.
Görünüşe aldanmamalı.
Bir çocuk, annesinin değerini ancak kendisi de çocuk sahibi olduktan sonra anlar.
Ele geçeceği, ortaya çıkacağı daha belli olmayan şey için önceden hazırlık yapmak doğru değildir.
Doğru ile yanlışı, iyiyle kötüyü birbirinden ayırmak için her ikisini de bilmek, tanımak gerekir.
Doğru olmakla birlikte başkalarının işine gelmeyen sözleri söyleyenlerin sevilmediğini anlatan bir söz.
Doğru sözlü olan kişi sevilmeyen, istenmeyen kişi olacağı için bulunduğu yerden ayrılmaya hazır olmalıdır.
Sözüm bir kimseye dokunur mu diye düşünmeyerek doğruyu söyleyen kişi çok düşman kazanır.
Eksikleri, yanlışları, yolsuzlukları bütün çıplaklığıyla ortaya koyan ve eleştiren söz, bu işi yapanlara acı gelir.
Sözün doğruluğunda kuşku yoksa yemine gerek yoktur.
Doğru görünen nice kişiler vardır ki içyüzlerini bilenlerden nasıl düzenbaz oldukları öğrenilir.
İşlerinde doğruluktan ayrılmayan kişiye Tanrı her zaman yardım eder.
Bir işin başına, tanınmış kişiliği bulunan birçok kimse birden getirilmemelidir, bunlar anlaşamaz ve birbirlerine düşerler.
Birçok nedenin birbirini izlemesiyle sürüp gelmiş olan eski düşmanlık, dostluğa dönüştürülemez.
Kötü huylu kimsenin çocuğu melek huylu olmaz.
Yaradılıştan kötü olan kişinin şu, bu yönünü düzeltseniz de mayasındaki bozukluğu gideremezsiniz.
Bir şeyden yoksun olan kişinin gönlünden hep o şeyden bol bol edinmek geçer.
Anne ve babanın bütün emek ve didinmesi evlat içindir.
Alışverişte iki taraf da kendi çıkarını düşündüğünden iki dost arasındaki alışveriş dostluğu bozabilir, bu nedenle de dostluklarını sürdürmek isteyenler birbirleriyle alışverişte bulunmamalıdırlar.
Gerçek dost üzüntülü, sıkıntılı günlerde insanı yalnız bırakmaz.
Yakınlarımız, eksikliklerimizi çekinmeden söylerler.
Dost olan kimsenin söylediği söz, acı da olsa insanın iyiliği içindir.
İyi bir görüntü verebilmek için her zaman temiz giyinip kuşanmak gereklidir.
Dostlarını olabildiğince çoğalt, düşmanlarını olabildiğince azalt.
Gerçek dost uyarmak, kusurun düzeltilmesini sağlamak amacıyla ayıbı yüze karşı söyler.
Gerçek dost, arkadaşının sıkışık zamanında yardımına koşmaya hazır durumdadır.
İki kişi arasındaki dostluk, alışverişte birinin ötekine özverili davranmasını gerektirmez.
İş ilişkilerine dostluk karıştırılmamalıdır.
Dostluğun tartısı olmaz, alışveriş ise ölçüye göre olur.
Dostun acı sözü veya sert davranışı insana ağır gelmez.
Ağırlamanın değeri, özel olarak hazırlanmasında, bir fedakârlık yapılmasındadır.
Akılsız kişi, başkalarının eğlence programlarında bir aksama olmasın diye çabalar.
Dumanı olmayan baca olamayacağı gibi karısına sıkıntı vermeyen koca da olmaz.
İşinde ustalaşmadan hile yollarına başvuruyor.
Bir üzüntü sürdürülmemeli, unutulmaya çalışılmalıdır.
Bu dünyada insanın hatır ve hayaline gelmeyen türlü türlü durumlar ortaya çıkar.
İnsan öldüğü zaman malını öbür dünyaya götüremez, bu nedenle gerek kendisi için gerekse hayırlı işler için para harcamaktan kaçınmamalıdır.
Hiçbir durum sürekli değildir, her iyi durumun bir sonu vardır.
İnsan ne kadar zengin olursa olsun bu dünyadan göçüp gidecektir, bu nedenle dünyaya bel bağlamamalıdır.
Dünyada çok sayıda yalancı vardır, bunları huylarından vazgeçirmek de imkânsızdır.
Hiçbir şeyle ilgilenmez, sorumsuz, kaygısızdır.
Bu dünyada tasasız olan insan yoktur.
İnsanın yaşadıkça türlü durumlarla, çeşitli olaylarla karşılaşabileceğini anlatan bir söz.
Birçok kimse için felakete yol açan bir olay, bazı insanları ilgilendirmez.
Uzun süre bekledi ancak sonunda isteğini elde etti.
Bir işin temeli gerçekleşmedikçe ayrıntılarına sıra gelmez.
Varlıklı kişi yoksullaşınca çevresindeki dostlarından kimse kalmaz.
Düşmandan ancak kötülük beklenir.
Düşmanın hakkından gelebilmek için silah gerekir eğer silahınız yoksa düşmandan uzak durunuz.
Düşmanın ne kadar güçsüz olursa olsun dikkat et, uyanık ol.
İnsanların talihsizliklere uğraması olağandır.
Bir işin gerçekleştirilebilmesi, gerekli koşulların, araçların bulunmasına bağlıdır.
Ancak büyük fedakârlıklarla elde edilebilecek güzel bir şey, fedakârlık yapılmadan elde edilemez.
Dut ağacı yapraklanınca soğuklar biter, dut ağacı yaprağını döktüğü zaman soğuklar başlar; ona göre giyinmek lazımdır.
Nem demiri nasıl paslandırıp çürütürse gam da insanı öylece yıpratır.
Herkesin ölümü için bir sebep vardır.
Ölüm dışında, çaresiz gibi görünen her güç işin bir çıkar yolu vardır.
Edepsizin yaptığı işlerin yapılmaması gereken işler olduğunu düşünmekle doğru yolu bulmuş, böylece edebi edepsizden öğrenmiş olursun.
Nasıl davranırsan öyle karşılık görürsün
Kusurunu anlayıp özür dileyen kişi bağışlanmalıdır.
Ödünç alınmış araçlarla girişilen işler çok kez yürütülemez.
Temeli olmayan işlere güvenilmez.
Hiçbir şeyi beğenmeyenlerin de kusurları vardır.
Birisine karşı tutumumuz ne olursa olsun doğruyu söylemeliyiz.
Gerçek neyse aynen belirtilmelidir.
Bir girişimden iyi sonuç almak isteyen, o işin temelini sağlam kurmalıdır.
Her davranış doğal sonucuna varır; emek verip ekin eken ürün alır, gezerken bir yerde konaklayan oradan kalkarak başka bir yere gider.
Emek vermeden beklenen bir sonuca erişilmez.
Verilecek ücret ne kadar çok olursa olsun, her iş uzmanına yaptırılmalıdır.
Verimin bol olması, kullanılan malzemenin bol olmasına bağlıdır.
Geçim sağlayacak bir iş bulmak ve para kazanmak kolay değildir.
Hiçbir masrafı yoktur.
İnsanların kazançlarına, rızıklarına engel olanlara bir gün aynı şeyler yapılır.
İstemeden iyilik yapan kişi karşısındakini de hoşnut edemez.
Kişi, özel hayatı ile ilgili ciddi konularda başkasının düşüncesiyle değil kendi düşünceleriyle karar vermelidir.
Çocuğun öldüğünde iyi anılması, yaşarken de beğenilir bir kişi olması için anne baba çocuklarının eğitimine çok önem vermelidir.
İnsanlar bir araya gelmeden yaşayamazlar, birbirlerine yardım etmeden başarıya ulaşamazlar; değirmenin çalışabilmesi için rüzgâr gereklidir.
Her şey birbirinin üstüne konulamaz, birbiriyle birleştirilemez.
Bir kişi başkasına vurursa o da ona vurur, başkasına kötü söz söylerse diğeri de kendisine kötü söz söyler.
Bir kimse, kendisinden üstün bir başkasının da olabileceğini bilmelidir.
Bir kişi başka bir kişiye yardım ederse o da bu iyiliğin altında kalmaz, güçlenmiş olarak yardımlara koşar.
Kişi kendi özelliklerini zaman zaman yabancıdan öğrenir.
İnsanın kendi sıkıntı ve sorunlarına başkaları gereken önemi vermez, gerektiği kadar ilgilenmez.
Bir kimsenin acısı, başkalarının umurunda değildir.
Kişi kendi işini kendisi yapmalıdır.
Başkası için yapılacak fedakârlığın bir sınırı vardır.
Başkasına tuzak hazırlayan kimse, bu tuzağa ondan önce kendisi düşer.
Başkalarının derdini kendine sorun yapıp da kendi rahatını ve düzenini bozma.
Herkese birden gelen sıkıntı ve felakete katlanmak, yalnızca bir kişiye gelene katlanmaktan daha kolaydır.
Önemli bir iş, başkalarının yardımıyla başarılamaz, iş her an yarıda kalabilir.
Baştaki ne kadar güçlü görünürse görünsün, asıl güç halktadır.
Eğreti olarak alınan şey, dikkatle korunur; bir süre sonra olduğu gibi geri verilir.
Bize bir şey verene, armağan edene karşı gönlümüzde sevgi uyanır.
Başkasının gücü karşısında boyun eğmek zorunda kalacağını anlayamamış kimse, kendi gücünün herkese boyun eğdireceğini sanır.
Çok önemli bir iş için bir kimseye ricada bulunmak hatta yalvarmak gerekirse, yapılır.
Bir kimseden başka bir kimseye herhangi bir haber ulaştıran, bu aracılığından dolayı sorumlu tutulmaz
Beylerde olmayan öyle şeyler vardır ki halkta bulunur.
Kişi yalnızca kendi kazancına güvenmeli, başkasının yardımını beklememelidir.
Zehirden şifa beklenilmeyeceği gibi yabancılardan da yardım ve iyilik beklenmez.
Kendisinin inanmadığı ve tutmadığı öğütleri başkalarına kolayca verir.
Kolay ve düzgün başlayan bir iş hep öyle sürüp gitmez, güçlüklerle ve aksaklıklarla da karşılaşılabilinir.
Başkalarının söyleyeceklerine engel olamazsınız.
Ödünç aldığı şeyi geri vermeyi geciktiren veya vermeyenler için söylenen bir söz.
Şartlara göre uygun davranırız.
Eltiler birbirlerinden uzak dururlar, görümceler gelinlerle kavga ederler.
Bir kimseye emanet edilen şeyin o kimse tarafından iyi korunmadığı her zaman görülen olaylardandır.
Emanet olarak bırakılan şeyi titizlikle korumak gereklidir.
Yaşayabilmek, harcayabilmek için çalışıp kazanmak gerekir.
Kadın, kocasının kazancını rahatça yer.
İşine sabahleyin erken başlayan kimse başarı elde eder.
Kişi ihtiyarlar ama gönlü taze kalır, sevgisi eksilmez.
İnsan, gördüğü iyiliği karşılıksız bırakmaz.
Azimli kimse geçim yolunu bulmak için en güç işlerle bile uğraşmaktan yılmaz.
Birinci ve ikinci denemede başarılamayan iş için son kez üçüncü deneme yapılmalıdır.
Kadının kocasının fakir olması önemli değildir, yeter ki aile sorumluluklarını yerine getirsin.
Güçlülük ve yüreklilik yalnızca erkeklerde değil kadınlarda da vardır.
Erkek, parayı bilinçsizce harcama eğiliminde olsa bile kadın buna meydan vermemeli, tutumlu olmalıdır.
İşine sabahleyin erken başlayan kimse başarı elde eder.
İnsanlık değerinden yoksun kişi, kılık kıyafetle, makam ve mevkiyle değer kazanmaz.
Yanlış yapan kimse, yanlışı yine kendisi düzeltir.
Bir işi yapmamak için bahane bulmayı anlatan bir söz.
Kötü bir sonuç meydana geldiğinde sorumlu olmamak için işi, sahibinin isteğine uygun olarak yap.
Çocuklarının düzensiz davranışı, anne babayı rahatsız eder.
Kimseyi ilgilendirmeyen işleri kendi kendine karar verip yapmalısın.
Soysuz kişi soylu olmaz, bayağı şey üstün nitelik kazanmaz.
Aptal kişi bile başına gelen felaketten ders alır, o felakete yol açan şeylerden kendisini korur.
Çıkarcı, başkasına yardım ederken ileride onun da kendisine yardım edeceğini düşünür.
Bilgisiz, görgüsüz kimse ince, güzel şeylerin zevkine varamaz, değerini ölçemez.
Anlayışsız kişi ne kadar yaşlanırsa yaşlansın baş olacak bir olgunluğa ulaşamaz.
Aslında niteliksiz olan bir şeye ne yapılsa değişmez.
Üzerine çok düşülen şeyler genellikle kazaya veya zarara uğrar.
Aralarında ufak tefek dargınlıklar olsa bile eski dostlar birbirlerine düşman olmazlar, yeni kazanılan dostlarla arada henüz sıkı bir bağ oluşmadığı için bu durum söz konusu değildir.
Aralarında ufak tefek dargınlıklar olsa bile eski dostlar birbirlerine düşman olmazlar, yeni kazanılan dostlarla arada henüz sıkı bir bağ oluşmadığı için bu durum söz konusu değildir.
Birçok nedenin birbirini izlemesiyle sürüp gelmiş olan eski düşmanlık, dostluğa dönüştürülemez.
Yeni bir şey edinildiğinde eskisi hemen elden çıkarılmamalıdır.
Her şeyin yenisi sevilir.
Daha önce iyi bir durumda olan kişi bu konumunu kaybettiğinde uygun olmayan, yersiz davranışlarda bulunur.
Kebap çok pişirilmemeli, genç de hareketli ve canlı olmalıdır.
Bozulan şeyi düzeltecek etken vardır ancak bu etken bozulmuşsa artık düzeltmeden umudu kesmek gerekir.
Bilgili ve görgülü kişi, iş başında ve zengin olmasa da bilgisiz ve görgüsüz kişilerin üstünde yer alır.
Yakın hısımlar arasındaki bağ kolay kolay kopmaz.
Nasıl davranırsan öyle karşılık görürsün.
Evlenene ve ev yapana herkesin kolaylık göstermesi, onlara Allah'ın yardımının dolaylı olarak ulaşıyor olması demektir.
Komşuluk ilişkileri, iyi bir komşuya sahip olma çok çok önemlidir.
Kişi malını mülkünü kaybederim korkusuyla kendini üzüntüye kaptırmamalı, malı mülkü ile övünmemelidir, zira mal mülk dünyaya ait bir şeydir.
Önceden tasarlanan bir iş umulduğu gibi sonuçlanmaz, düşünüldüğü gibi olmaz.
Kendisi yardıma muhtaç olandan yardım beklemek boşuna umutlanmaktır.
Bir kimse evladına emredip birçok şey yaptırır ancak onun gönlüne hükmedemez.
Çocuklarının sıkıntıları, hastalıkları ana baba için sürekli derttir.
Artık dağılalım, herkes evine, işine gitsin.
Her işe yarar, her türlü işi görebilir.
Yoksulluk utanılacak bir şey değildir, çalışmamak en büyük ayıptır.
Bir kabahate, suça veya gizli işe kalkışan kişi, yakalanacağını anladığında nereye sığınacağını bilir.
Yaşayan kimse bir işe yaramalıdır, bir işe yaramayan kimsenin ölüden farkı yoktur.
Ne kadar ve ne türden mal olursa olsun malın fazlası elden çıkarılmamalıdır çünkü mutlaka bir gün gelir lazım olur.
Bu dünyada kimi insanlar mutluluk içinde yaşarlar, kimileri de talihsizdirler.
Talih, fakire hiç gülmez; aynı sermaye zengine daha çok, fakire daha az gelir getirir.
Yoksul geçimini, varlıklı keyfini düşünür.
Gaflet uykusunda olan kişiye söz kâr etmez.
Yasal olmayan yollardan gizlice çıkar sağlayan kişi, yakayı ele vereceğinden korkmasa bütün bu işleri açıktan yapar.
Yabancı yerde tek başına kalan kimseye karşı gösterilecek küçük bir ilgi, en büyük iyilik yerine geçer.
Garip ve kimsesiz kişiye Tanrı yardım eder.
Çeşitli engeller yüzünden gerçekleşemeyen işlerde avunmak için söylenen bir söz.
Geceleyin iyi iş yapılamaz.
Gece yapılan iş verimli olmaz.
Her sabah yeni olaylarla karşılaşırız.
Namerde karşı minnet altında kalmaktansa sıkıntıya katlan.
Geçmişte kalan olayların üzerinde durulmasında bir yarar yoktur.
Artık iş işten geçti.
Çağrıldığın yere gitmekten çekinme, gelme denilen yere de gitme, orada sana ilgi göstermezler.
Kötülük yapmaya kalkışacak olursa karşılığını elbette görür.
Yönetim kimde olursa olsun benim için fark etmez.
Beğenmediğimiz bir kişinin yerine öyle birisi gelir ki eskisini aratır.
Beğenmediğimiz bir kişinin yerine öyle birisi gelir ki eskisini aratır.
Kendiliğinden gelen bir konuk geri çevrilmez.
Toplum içine giren bir kimsenin kendi kullanacağı eşyasının değerli olup olmaması başkalarını ilgilendirmez.
Her eve gelin girmeyebilir ama ölüm kesinlikle girer.
Söz dinlemeyen hırçın kişi, davranışının büyük zararını görür.
Güç bir duruma düşüldüğünde ne yapıp edip kendisini veya yakın çevresindekileri kurtaranlar için söylenen bir söz.
İnsan gençliğinde yaptığı şeylerin çoğunu yaşlandığında yapamaz ve gençliğin ne denli değerli olduğunu o zaman anlar.
Kişi gençliğinde çalışıp para biriktirmelidir ki ihtiyarlığında çalışamadığı zaman onunla rahat rahat geçinsin.
Kişi gençliğinde çalışıp para biriktirmelidir ki ihtiyarlığında çalışamadığı zaman onunla rahat rahat geçinsin.
Ölen bir kimse dirilemeyeceği gibi elden çıkan bir şey de bir daha ele geçmez.
Gidemediğiniz yerinizin, kullanamadığınız malınızın size bir yararı olmaz.
Uzak bir yere giden kişi dönmeyebilir, dönebilse de ayrılırken bıraktığı yakınlarını bulmayabilir.
Hem gereksiz hem de gerçekleştirilmesi hayale bile sığmayan şeylerle uğraşılmamalıdır.
Büyüklerden gelen şeyleri küçükler geri çeviremezler.
Her iş en çürük yerinden patlak verir.
İnsan kimi zaman sevinçli, kimi zaman da üzüntülü olabilir.
Kalp kalbe karşıdır.
İsteksiz yapılan bir işten hayır gelmez.
Dengesiz kimselerden uzak durmak gerekir.
Yiyecek veya imrenilecek bir şeyi görene o şeyden vermek gerekir.
Görgüsüz kişi, günün birinde ummadığı bir şeyi elde ederse sevincinden ne yapacağını şaşırır.
Bir durumun nasıl sonuçlanacağı belli olduktan sonra bu sonuç çok geçmeden gerçekleşir.
Ne kadar gizlense de gerçekler ortadadır.
Yakınımızda bulunmayanların özlemine, acısına daha kolay dayanabiliriz.
Kişi, görmediği şeyi istemez; görüp beğendiği şeye karşı istek duyar.
Elle tartıp ağırlığı, gözle bakıp hacmi tahmin edebiliriz.
Her zaman çıkar peşinde koşan kişi, tehlikelerden uzak kalamaz.
İyi veya güzel olan her şeyin az çok sıkıntı veren bir yanı da bulunur.
Birinin başına gelen kötü bir durum senin de başına gelebilir.
İnsan sevdiği kimse veya sevdiği iş yüzünden gelecek sıkıntılara katlanır.
Eldeki şey, elde edilmesi güç olan daha değerli bir şeyden üstün tutulmalı.
Bir iş iyice belli olmadan sonucu hakkında yargı yürütülemez, yarın ne gibi durumlar veya olaylar çıkacağını kimse bilmez.
Beklenmedik bir sırada umut verici durumlarla da karşılaşma imkânı vardır.
Aradan uzun zaman geçse de bir kimsenin başkasına karşı beslediği kin sönmez.
Bir günün işleri, durumları, şartları başka bir gününkine uymaz.
Bir gün onun da zamanı gelir.
Öyle zaman olur ki bir aylık kazanç insanı bir yıl geçindirir, öyle zaman da olur ki bir yıllık kazanç bir ay geçindirmeye yetmez.
İşlerini en uygun zamanda yap.
Ben görevimi yaptım, bundan sonrası için sorumluluk kabul etmem.
Kılık kıyafetimizi zamanın koşullarına uydurmalıyız.
Herkesin bildiği gerçek inkâr edilemez.
Güneşsiz evde hastalık eksik olmaz.
Dost sandığın birtakım kimseler sana kolaylıkla kötülük edebilirler.
Varlıklarına güvenerek ölçüsüz harcamalarda bulunanlar daha sonraları sıkıntıya düşebilirler.
Güzel ne giyse yakışır.
Güzelliğin büyük bir kısmı giyimle sağlanır.
Bir işi görünüşte ve biçimsel olarak yapmakla o iş gerçekten yapılmış ve sonuç elde edilmiş olmaz
Hedefleri, amaçları aynı olanların yolları aynı noktada kesişir.
Bir anlaşmazlıkta adalet, tarafsızlık, hakkaniyet devreye girdiğinde kimsenin söyleyecek sözü kalmaz.
Eksikleri, yanlışları, yolsuzlukları bütün çıplaklığıyla ortaya koyan ve eleştiren söz, bu işi yapanlara acı gelir.
Emeğin karşılığı daima ödenir.
Doğru söz, yanlış yolda çok ilerlemiş kişiyi bile yola getirir.
Aynı durumdaki kimseler, birbirlerinin hâlini daha iyi anlarlar.
Birisinden beklenmeyen bir davranış görüldüğünde şaşma ve sitem bildirmek için kullanılan bir söz.
Sona ermeyecek hiçbir iyi durum, yıldızı sönmeyecek hiçbir ünlü yoktur.
Bir yere uzun süre uğramamışken beklenmedik bir zamanda gelenlere sitem yollu söylenen bir söz.
Kendi kusurun yüzünden zor bir duruma düştüğünde kendini suçla ve başkalarından yardım isteme.
1) Her işten anlar veya anladığı iddiasında bulunur. 2) Her işe karışır.
Başkasına kötülük yapmayı tasarlayan kimse, kötülüğünü yapmaya fırsat bulmadan cezasını görür.
Önemli işler herkese yaptırılmaz.
Her işin gerçekleşmesi birtakım koşulların bulunmasına bağlıdır.
Kişi kendisi için bir fedakârlıkta bulunan kimseye karşı sırası geldiğinde daha büyük fedakârlıkta bulunur.
İnsanlar sağlığın değerini ancak hastalıkta acı çekip iyileştikten sonra anlarlar.
İnsan sağ, esen olabildiği gibi hasta da olabilir.
Ağır bir hastaya bakmak o denli güçtür ki, kimi zaman hasta olmak bundan daha kolay görünür.
Bir kişiye, onsuz yapamayacağı belli olan bir şeyin gerekli olup olmadığı sorulmaz.
İnsan yanılmamak için ne kadar dikkat ederse etsin yine yanılır.
Yularından tutulan hayvan başka yöne sapamadığı gibi insan da söylediği sözün dışına çıkamaz.
Hayvanların işe yarayıp yaramayacakları görünüşlerinden belli olur ancak insanların kötü huylu olup olmadıkları dışarıdan anlaşılamaz.
Bir sıkıntının acısını ancak onu çeken bilir.
Sağlığın güvencesi hekim, toplumun güvencesi hâkimdir, bu iki güvencenin bulunmadığı yerde yaşamak zordur.
Sütü bozuk kişi, iki kimsenin arasını açar, anlaşmalarına engel olur; soylu kişi ise arabuluculuk yapar, anlaşmalarına yardım eder.
Bir topluluğun dayandığı temel bozulursa o topluluk bozulur.
Dıştan başarılı, üretken gibi görülen herkes gerçekte öyle olmayabilir.
Özelliği olan bir iş için sıradan birisi kullanılamaz.
Çoğu elde etmek için azları biriktirmek gerekir.
Herkesin kendi durumuna bağlı olarak sorunları vardır.
Herkesten yardım istenmez, istense de alınamaz.
Sonunu düşünmeden sana zararı dokunma olasılığı bulunan davranışlarda bulunma.
Kişi her yanlış davranışının acı sonucundan bir ders almalıdır.
İnsanı, zalimce davranan birinden kurtaracak bir kimse her zaman bulunur.
Herkesin kendine göre büyük bir emeli vardır.
Hep aynı şeyle uğraşmak insana bıkkınlık verir.
Bir günün işleri, durumları, şartları başka bir gününkine uymaz.
Her iyi şeyin hoşa gitmeyen bir yönü, her güzelin kusurlu bir tarafı vardır.
Herkes ancak kendi çevresinde bir değer taşır ve sözünü orada geçirebilir.
İnsanın yapacağı her şey vücut sağlığına bağlıdır.
Kişi, kötümserliğe kapılmamak için olup biten her işi hayra yormalıdır.
Herkesin talihi, kazancı bir değildir.
Herkes kendi davranışlarından sorumludur, herkes hatasının cezasını kendisi çeker.
Herkes zorbalığa boyun eğmez, buna karşı gelecekler de çıkar.
Her şey zamanında yapılmalıdır.
Dostluk eskidikçe güç ve değer kazanır.
İnsana gerekli olan şey küçük ve değersiz de olsa yokluğunda kendini belli eder.
Korkulan her şey tehlikeli değildir.
Herkesin kendine özgü bir çalışma yöntemi, bir iş yapma biçimi vardır.
Hayat boyunca yükselme, düşme vb. durumlar birbirinin ardından gelebilir.
Olaylar herkesin istediği biçimde meydana gelmez.
Kişi, uğradığı her zarardan bir ders alır.
Başkaları ne söylerse söylesin, herkes kendi düşünüşüne göre iş yapar.
Herkes iş yapar ama o işin gerektirdiği ustalığı gösteremez.
Herkesin kendi evinde, kendi çevresinde saygınlığı vardır.
Bir işin bilerek ters yapıldığını, yolunda yapılmadığını anlatır.
Herkes bir iş yapar ancak istenildiği kadar güzel ve kusursuz olmaz.
İnsan kendi kusurunu göremez, bilemez.
Hiç kimse başkasının acısını içinde duymaz, onun yüreğini sızlatan ancak kendi acısıdır.
Nasıl davranırsan öyle karşılık görürsün.
Severek yapılan iş, insanı mutlu eder.
Herkes aynı şeyi bilse ve yapabilseydi, geri kalan işleri yapacak kimse bulunamazdı.
Genel kurallar herkesin istek ve gereksinimine göre bozulamaz.
Herkesin kendi yaşayışı ile ilgili bir derdi vardır, bir kişinin derdi ötekininkine benzemez.
Bir kimse başkasına ne yaparsa kendisi de aynı şeyle karşılaşır.
Herkesin tuttuğu yoldan sen de git.
Bir iş için yapılacak hazırlık, gereksinim ölçüsünde olmalıdır.
Bir kimsenin durumu, içinde bulunduğu yaşayış şartları başkalarınca gereği gibi bilinemez.
Genel kurallar herkesin istek ve gereksinimine göre bozulamaz.
Doğruluktan şaşmayan, yasa dışı yollara sapmayanı kimse karalayamaz.
Kötü bir iş yapmaya kararlı olan kişiyi önlemek için alınacak tedbirler yararsızdır.
Kardeş, kardeşe zarar gelmesini istemez ama onun kendisinden üstün durumda olmasını da kıskanır.
Çok ucuza alınan mal, çürük, işe yaramaz çıkar.
Büyük bir hızla başlayan şeyler az sürer.
Gereği yokken başkasının sevincine katılanlar için söylenen bir söz.
Yaşanılmış, alışılmış, erişilmiş bir durum veya makam yitirildikten sonra, göz o durum veya makamda kalır.
İnsanı alışkanlıklarından, huylarından vazgeçirmek mümkün değildir.
İnsanı alışkanlıklarından, huylarından vazgeçirmek mümkün değildir.
Yapılan iyilikler göstermelik olmamalı, işlenen suçlar, ayıplar açığa vurulmamalıdır.
İç güveyisi misafir gibidir, evdekiler sürekli olarak onu ağırlamaya çalışır ve bu durumdan da rahatsız olurlar.
Dış görünüşü ile başkalarının hoşuna giden bir şeyin veya durumun gerçekte kötü yönleri olabilir.
Başkasına zararı dokunacak bir davranışı yapmadan önce iyi düşün, kendi kendini eleştir.
Bir ülkede iki baş egemen olamaz.
Ayrı ayrı düşünceleri ve kişilikleri bulunan iki kişi bir arada yaşayamaz, bir işi birlikte yapamazlar.
Kurnazlıkta eşit olan iki kimse birbirlerini aldatamaz.
İki yoksul kimsenin birbiriyle evlenmesi uygundur.
Birbirleriyle anlaşamayan, kavga eden iki kişinin arasını bulacak bir akıllının olması gerekir.
Ancak kendi geçimini sağlayabilenler, başkalarına yardım edecek bir durumda değildir.
Birbirinin doğruluğuna güvenerek birlikte iş yapmakta olan iki kişiden biri, hile yapmadığına arkadaşını inandırmak için yemin ediyorsa artık güven bozulmuş demektir, ayrılmaları gerekir.
Birbirini sevenler için zenginlik önemli değildir.
Bir işi iki kişi yürütemez.
İki kardeş arasındaki anlaşmazlık geçicidir, bu durumu gerçek ve sürekli sanmak saflıktır.
Bir işi iki kişi yürütemez.
İki kişi yalan yere yemin edip dinden çıkarak bir kimsenin cinayet işlediğine tanıklık ederlerse o kimse asılır.
Çok dinleyip az söylemeli.
Bir iş yaparken ayrıntıları ve sonuçları iyice düşünülmelidir.
Kavgaya tutuşan iki kişiden biri elbette yenilir ve zarara uğrar.
Atı sık sık tımar etmek, onu yemle beslemek kadar önemlidir.
Aralarındaki anlaşmazlık o kadar büyüktür ki onları uzlaştırma çaresi bulunamaz.
Amaca başkalarından önce ulaşan, işinin ehlidir ve kazançlı çıkar.
Bir şey alınması imkânı olmayan yerden, bir şeyler vermesini beklemek boştur.
Zamanın elverişli olup olmadığına bakmadan yardıma gelenleri bulunan iş sahibine ne mutlu.
Çiftçiler arasında ineğin sarı, toprağın kara renkli olanı beğenilir.
Yorucu olmayan işlerde kendisinden yararlanılamayan kişi, ağır işlere koşulur.
Birçok hastalık insana ayağını üşütmesi, ata da tırnağı yoluyla gelir.
Kişinin zaman zaman şaşırmasını, yanılmasını hoş görmek gerekir.
Toprağın her kesimi ayrı ayrı nitelikler taşıdığı gibi insanlar da birbirlerinden farklı özelliklere sahiptirler.
İnsan doğduğu yeri değil geçimini sağladığı yeri yurt edinir.
İnsanlar şaka yaparken içlerinden geçeni yansıtırlar.
İnsanlar konuşarak birbirlerini daha iyi anlarlar.
Uygunsuz arkadaş, insanı doğru yoldan saptırır, kötülüğe sürükler.
Herkes kendini beğenir; bu, kendi aklını beğenmesinin sonucudur.
Bir kimsenin ne kadar değerli olduğunu ancak o kimsenin değerini ölçebilecek nitelikteki insanlar anlar.
İnsanlar konuşarak birbirlerini daha iyi anlarlar.
Yularından tutulan hayvan başka yöne sapamadığı gibi insan da söylediği sözün dışına çıkamaz.
Kişinin çocukluğundaki huyları, özellikleri yaşlılığında da değişmez.
1) Hiç kimse başka bir kimseye yük olmamalıdır. 2) Yatalak insanı kaldırmak, yatırmak güçtür.
Hayvanın rengi dışındadır, bellidir ancak insanın ne düşündüğü, ne yapmak istediği kısacası içyüzü belli değildir.
İnsan kendisini ancak tatlı diliyle sevdirebilir.
Toplum içinde herkesin bir değeri vardır ancak züğürtlere değer verilmez.
1) Karşı taraf iyilik bilmese de sen yine iyilik et. 2) Bu işi nasıl olsa sana yaptıracaklar, bari kendiliğinden yap da onurunu koru.
İnsanlardan tam bir doğruluk beklenmez.
Bir durum, en çürük yerinden patlak verir.
1) İki kişi arasındaki kırgınlığın giderilmesi için kırgınlık sebebinin giderilmesi gerekir. 2) Bozulan bir iş nerede kalmışsa düzeltilmesine oradan başlanır.
İki kişi arasındaki kırgınlığın giderilebilmesi için kırgınlık nedeninin ortadan kaldırılması gerekir.
Kavga edenlerden biri aman dilerse çekişme sona erer.
Kızışmış bir kavgada veya herhangi bir olayda meram anlatmaya fırsat kalmadan olacak olur.
Bir kimsenin nasıl bir kişi olduğu yaptığı işlerden anlaşılır.
Bir soruna aldırmamayı, ne yapılırsa yapılsın yine aynı sonuca ulaşılacağını anlatan bir söz.
İyilik edeyim derken kimseyi memnun edemedi.
Doğruluğuna, dürüstlüğüne herkesin inandığı bir kimse, aşağılık kimselerin atmak istedikleri çamurla kirletilemez.
Kişi kiminle arkadaşlık ederse ondan kendisine birtakım huylar geçer.
İşini küçümseyen kişi istediği gibi para kazanamaz ve sonunda dilenci olur.
Başladığın bir işte her zaman güçlüklerle karşılaşacağını varsay ki sonunda hayal kırıklığına uğramayasın, iyi sonuçlar aldığında sevinesin.
Tembel tembel oturan kimse hantallaşır, iş yapma yeteneğini yitirir, çalışan kimse gittikçe açılır, daha yararlı işler yapar.
Adının anılması gerekmiyor.
Bir şey yemeyi istemeyen kimse, yiyecekten bir parça tattığında iştahının açıldığını görür.
Biriktirme, çok çalışmakla kazanıp yemekle değil, kazandıklarımızın bir kısmını bir kenara ayırmakla olur.
İstenmeyerek yapılan işlerden kötü sonuçlar ortaya çıkar.