yetiştirmeye

C2 seviye
TR → EN

Tanım

•yetiştirme sözcüğünün yönelme tekil çekimi

Örnek Cümleler

O, besi sığırı yetiştirmeye başladı.
He began to raise beef cattle.
Tom'u tek başıma yetiştirmeye çalıştım.
I tried to raise Tom alone.
Tom bu yıl mısır yetiştirmeye karar verdi.
Tom decided to grow corn this year.
Kendi yiyeceğini yetiştirmeye çalışmalısın.
You should try growing your own food.
Tom çok korunaklı bir yetiştirmeye sahipti.
Tom had a very sheltered upbringing.
Gittikçe daha fazla insan sığır yetiştirmeye başladı.
More and more people began raising cattle.
Su boldu ve pirinç ve patates yetiştirmeye başladılar.
Water was plentiful, and they began farming rice and potatoes.
Bu raporu zamanında yetiştirmeye çalışırken epey zorlandım.
I had a hard time trying to get this report finished on time.
Bu 725 milyon domates fidesi yetiştirmeye yetecek alan demek.
That's enough space to plant 725 million tomato plants.
Zagreb'deki bir laboratuvar sentetik cilt yetiştirmeye başladı.
A laboratory in Zagreb began cultivating synthetic skin.
İspanyollar geldiğinde, yerliler bitkiyi yetiştirmeye başlamışlardı.
By the time the Spanish arrived, the natives had begun to cultivate the plant.
O alanda daha önce gösterdiğim akasya ağaçlarından yetiştirmeye başladık.
And in that area we started growing some acacia trees that you just saw before.
yetiştirmeye ile daha fazla örnek cümle →