yetiştirmeye ile cümle
yetiştirmeye kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
ÖRNEK CÜMLE
12
HARF
5
HECE
9
ORT. KELİME
O, besi sığırı yetiştirmeye başladı.He began to raise beef cattle.
Gittikçe daha fazla insan sığır yetiştirmeye başladı.More and more people began raising cattle.
Tom'u tek başıma yetiştirmeye çalıştım.I tried to raise Tom alone.
Bu raporu zamanında yetiştirmeye çalışırken epey zorlandım.I had a hard time trying to get this report finished on time.
Tom bu yıl mısır yetiştirmeye karar verdi.Tom decided to grow corn this year.
Kendi yiyeceğini yetiştirmeye çalışmalısın.You should try growing your own food.
Tom çok korunaklı bir yetiştirmeye sahipti.Tom had a very sheltered upbringing.
Pamuğun da bölgede 6-7 bin yıl önce yetiştirmeye başladığına ilişkin kanıtlar bulunmuştur.These sites indicate that farming was widespread in the area 6,000 to 7,000 years ago.
Buranın mikrokliması son derece lezzetli, kaliteli meyve ve sebze yetiştirmeye olanak sağlamaktadır.An example of this might be the subjective quality of fine food and wine.
Bizim, çocuklarını yetiştirmeye yardım eden anne ve babalara ihtiyacımız var.We need moms and dads, helping to raise kids.
Bu 725 milyon domates fidesi yetiştirmeye yetecek alan demek.That's enough space to plant 725 million tomato plants.
O alanda daha önce gösterdiğim akasya ağaçlarından yetiştirmeye başladık.And in that area we started growing some acacia trees that you just saw before.
Düsün ki simdi sen Iskoçya'nın dondurucu soguk arazilerinde çilek yetistirmeye çalısan bir adamsın.Just imagine you're a Limey Brit trying to grow strawberries in the frozen wastes of Scotland Land.
Zagreb'deki bir laboratuvar sentetik cilt yetiştirmeye başladı.A laboratory in Zagreb began cultivating synthetic skin.
İspanyollar geldiğinde, yerliler bitkiyi yetiştirmeye başlamışlardı.By the time the Spanish arrived, the natives had begun to cultivate the plant.
Su boldu ve pirinç ve patates yetiştirmeye başladılar.Water was plentiful, and they began farming rice and potatoes.
Her türlü bitki yetiştirmeye uygundur.Alle Pflanzenteile sind zur Herstellung von Lebensmitteln geeignet.
Sonraki yıllarda kendi kendini yetiştirmeye çalıştı ve karikatüre yöneldi.In seinen späteren Jahren wandte sich verstärkt der Grafik zu und betätigte sich als Karikaturist.
Bu olaydan sonra kendini bir maratoncu olarak yetiştirmeye başladı.Danach begann er eine Karriere als Marathonläufer.
Her türlü bitki yetiştirmeye uygundur.Toutes les céréales sont cultivées avec succès.
Her türlü bitki yetiştirmeye uygundur.Son buenos para todo tipo de cultivo.
Burada, genç ressamlar yetiştirmeye devam etti.Los tres niños actores continuaron actuando de adultos.
Çocuğu olmayan Hüsrev Paşa, yanına aldığı çocukları çok iyi yetiştirmeye gayret etmiştir.Il ragazzo desidera dunque (prendere in moglie) quella che tu possiedi (proponi).
Shao Kahn Kitana'yı usta bir suikastçi ve koruması olarak yetiştirmeye karar verdi.Shao Kahn adotta Kitana come sua figlia addestrandola all'arte dell'assassinio.
Her türlü bitki yetiştirmeye uygundur.Он подходит для выращивания большого числа видов растений.
Aynı yıllarda kurduğu atölyesinde öğrenci yetiştirmeye başladı.В студии мы неделями ожидали, пока он разродится.
Aynı yıl, Hadassah ayrıca bir hemşirelik okulu kurdu ve yerel personel yetiştirmeye başladı.В этом же году Хадасса основала курсы медсестёр для подготовки медперсонала в Палестине.
Aynı yıl, Hadassah ayrıca bir hemşirelik okulu kurdu ve yerel personel yetiştirmeye başladı.وفي هذا العام، قام مركز هداسا كذلك بتأسيس مدرسة للتمريض من أجل تعليم الأفراد المحليين وعمل كادر من الممرضات.
Bu olaydan sonra kendini bir maratoncu olarak yetiştirmeye başladı.Levantou-se como se estivesse indo à maratona.
Arazinin dağlık ve engebeli oluşundan sığır ve koyun yetiştirmeye uygun değildir.De Aarde is geen zuivere bol, ook niet als er geen bergen of zeeën zouden zijn.
Henüz çocukken anne ve babası öldü, amcası onu yetiştirmeye başladı.Bardzo wcześnie zmarł jej ojciec, od tego czasu zajmował się nią wujek.
Sabrı tükenen General kızına Oscar adını koyar ve onu oğlan gibi yetiştirmeye karar verir.Lady Oscar, córka generała, wychowywana była przez niego tak, jakby była chłopcem.
MÖ 4000 yıllarında tarla kurmaya ve hayvan yetiştirmeye başlarlar.Redan för 4000 till 5000 år sedan började människan att tämja och avla dessa kameler.
Her türlü bitki yetiştirmeye uygundur.Je vhodná do všech pěstitelských poloh.
Bu olaydan sonra kendini bir maratoncu olarak yetiştirmeye başladı.Později se začal specializovat na maraton.
Feller ise kızı Hristiyan yapıp ona göre yetiştirmeye çalışmıştır.Gustav Jenže potom jsi její myšlenky rozvinul a vychoval jsi ty ji, ne?
Şehzadeliğinden beri ünlü bilginleri etrafına topladı ve kendini yetiştirmeye çalıştı.Od počátku si byli vědomi své reputace a pokoušeli se odlišit od davu.
Ubıhlar günümüzde de kendi soylarına yakışır kaliteli insanlar yetiştirmeye devam etmektedirler.Manapság fogságban nevelt példányokkal próbálják növelni az állományát.
MÖ 4000 yıllarında tarla kurmaya ve hayvan yetiştirmeye başlarlar.4000 körültől tenyésztik a lovat, és Kr. e.
Özel dersler aldı ve kendi kendini yetiştirmeye çalıştı.Hän innostui niin, että halusi oppia itse.
Ubıhlar günümüzde de kendi soylarına yakışır kaliteli insanlar yetiştirmeye devam etmektedirler.Nykyisin on keksitty laatikoita, jotka puhdistavat itse itsensä.
Her türlü bitki yetiştirmeye uygundur.Hydroviljely ei sovi kaikille kasveille.
Her türlü bitki yetiştirmeye uygundur.Alle plantedele er egnet til fremstilling af levnedsmidler.
Köyün ekonomisi fındık yetiştirmeye dayalıdır.Wild boar population to be culled.
Her türlü bitki yetiştirmeye uygundur.Tất cả các loài đều dễ dàng trồng từ hạt.
Pamuğun da bölgede 6-7 bin yıl önce yetiştirmeye başladığına ilişkin kanıtlar bulunmuştur.Các di chỉ này cho thấy hoạt động nông nghiệp trở nên phổ biến tại khu vực từ 6.000 đến 7.000 năm trước.
Aynı yıl, Hadassah ayrıca bir hemşirelik okulu kurdu ve yerel personel yetiştirmeye başladı.Cùng năm đó, Hoắc Khứ Bệnh đưa Hoắc Quang về kinh đô Trường An và tiến cử lên Hán Vũ Đế.
1635'ten itibaren Rembrandt, atölyesinde öğrenci yetiştirmeye başladı.1635年からレンブラントは自らの工房で弟子を教え始めた。
Her türlü bitki yetiştirmeye uygundur.各種キノコの栽培にも適している。
Aynı yıl, Hadassah ayrıca bir hemşirelik okulu kurdu ve yerel personel yetiştirmeye başladı.同年、大桑村が開龍舎から離脱し、涵養義校を開校。
Aynı zamanda kendisini yetiştirmeye ve dersler almaya devam etti.עם זאת, הוא המשיך ליצור ולהלחין.
Yörenin iklimi, narenciye dışında her çeşit bitkiyi yetiştirmeye uygundur.Идеален климат за отглеждане на всякакви култури освен памук.
Daha sonraki serilerde Usta olarak padawan yetiştirmeye başlar.Nakon nekog vremena Madonna počne plesati.
Her türlü bitki yetiştirmeye uygundur.Pravilno ravnanje po obiranju koristi vsem vrstam zelenjave.
Her türlü bitki yetiştirmeye uygundur.Tinka visiems žemės ūkio augalams.
Bizim, çocuklarını yetiştirmeye yardım eden anne ve babalara ihtiyacımız var.Wir brauchen Mütter und Väter, die helfen, um Kinder zu erhöhen.
Bu 20 tane Central Park demek. Bu 725 milyon domates fidesi yetiştirmeye yetecek alan demek.Tương đương với 20 lần Công viên trung tâm, đủ để trồng 725 triệu cây cà chua.
Bu 725 milyon domates fidesi yetiştirmeye yetecek alan demek.토마토를 7억2천5백만 그루 심을 수 있는 크기이기도 합니다.
Bu 725 milyon domates fidesi yetiştirmeye yetecek alan demek.C'è abbastanza terreno per piantare 725 milioni di piante di pomodoro.
Bu 725 milyon domates fidesi yetiştirmeye yetecek alan demek.C'est assez d'espace pour faire pousser 725 millions de plants de tomates !