Oğlunun yanı sıra kızı da ünlüydü.
His daughter, as well as his son, were famous.
Sporun yanı sıra müziği de severim.
I love music as well as sports.
O güzel olmasının yanı sıra zekiydi.
She was intelligent as well as beautiful.
Müziğin yanı sıra o sporları da sever.
He likes sports as well as music.
Tenisin yanı sıra başka ne yapıyorsun?
Besides tennis, what else do you do?
Jane gitarın yanı sıra keman çalabilir.
Jane can play the violin, not to mention the guitar.
Bunların yanı sıra internet agi vardir.
The same thing is happening now with the internet.
Meyvenin yanı sıra, dondurma yiyeceğiz.
Besides fruit, we're going to have ice cream.
O’nun yanı sıra hiçbir tanrı da yoktur.
There is no God but He.
İngilizcenin yanı sıra iki dil bilmekte.
He speaks two languages besides English.
O, ona yiyeceğin yanı sıra para da verdi.
She gave him money as well as food.
O, bilginin yanı sıra bana tavsiye verdi.
She gave me advice as well as information.
yanı sıra ile daha fazla örnek cümle →