yakasını

C2 seviye
TR → EN

Tanım

•yaka (ad) sözcüğünün belirtilmemiş çekimi

Etimoloji

yaka + -sını

Örnek Cümleler

Tom yakasını gevşetti.
Tom loosened his collar.
Tom'un yakasını kurtarmasına izin ver.
You let Tom get away.
Arkasından biri ceketinin yakasını tuttu.
He kept one hand in his jacket.
İki yakasını bir araya getirmeye çalışıyordu.
He tried to make both ends meet.
Ancak aksaklıklar kafilenin yakasını bırakmaz.
But Steinheil herself would not let the affair rest.
O, iki yakasını bir araya getirmeye çalışıyordu.
She tried to make both ends meet.
Şanssızlık hayatı boyunca onun yakasını hiç bırakmadı.
Misfortune dogged him all his life.
Michael iki yakasını bir araya getirmekte zorlanıyordu.
Michael had a hard time making ends meet.
Okulu bir sene dondurdum... ...ve doğu yakasını bisikletle gezdim.
I took a year off school and Went biking along the east coast.
Tartar nehrinin sol yakasının 30 kilometre kuzey-batısında yer almaktadır.
It is located 30 kilometers north-west of the left bank of the river Tartar.
Bayrami, hurda metal toplayıp satarak iki yakasını zor bir araya getirdiğini söylüyor.
Bajrami says he is barely able to make ends meet by collecting and selling scrap metal.
Şing Mun Nehri'nin iki yakasını birleştirmek için üzerine çeşitli köprüler yapılmıştır.
Several bridges were built to connect the two sides of the Shing Mun River.
yakasını ile daha fazla örnek cümle →