yakasını ile cümle
yakasını kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
ÖRNEK CÜMLE
8
HARF
4
HECE
10
ORT. KELİME
Michael iki yakasını bir araya getirmekte zorlanıyordu.Michael had a hard time making ends meet.
İki yakasını bir araya getirmeye çalışıyordu.He tried to make both ends meet.
O, iki yakasını bir araya getirmeye çalışıyordu.She tried to make both ends meet.
Tom yakasını gevşetti.Tom loosened his collar.
Tom'un yakasını kurtarmasına izin ver.You let Tom get away.
Şanssızlık hayatı boyunca onun yakasını hiç bırakmadı.Misfortune dogged him all his life.
Şing Mun Nehri'nin iki yakasını birleştirmek için üzerine çeşitli köprüler yapılmıştır.Several bridges were built to connect the two sides of the Shing Mun River.
Ancak aksaklıklar kafilenin yakasını bırakmaz.But Steinheil herself would not let the affair rest.
Arkasından biri ceketinin yakasını tuttu.He kept one hand in his jacket.
Bizde küçük bir kamyonet kiraladık ve tüm doğu yakasını dolaşıp onları satmaya çalıştık.So what we did was we rented a little van and we drove all over the east coast trying to sell it.
Okulu bir sene dondurdum... ...ve doğu yakasını bisikletle gezdim.I took a year off school and Went biking along the east coast.
Doktorunun yakasını bırakmadı ta ki doktoru "Tamam, sana Krebiozen vereceğim." diyene dek.But Mr. Wright was tenacious and he didn't give up.
Bayrami, hurda metal toplayıp satarak iki yakasını zor bir araya getirdiğini söylüyor.Bajrami says he is barely able to make ends meet by collecting and selling scrap metal.
Artan fiyatlara karşı cebindeki parası azalan halk, iki yakasını bir araya getirmeye çabalıyor.With less in their pocketbooks and prices on the rise, the public struggles to make ends meet.
Ekonomi umutsuz durumunu sürdürüyor ve sıradan vatandaş iki yakasını zor bir araya getiriyor.The economy remains in dismal shape and ordinary people have trouble making ends meet.
Toplumsal ve siyasi felaketten yakasını kurtaramaz." felsefesine dayalı şekilde yerini almıştır.It cannot avoid social and political disaster." -- based on his philosophy.
Tartar nehrinin sol yakasının 30 kilometre kuzey-batısında yer almaktadır.It is located 30 kilometers north-west of the left bank of the river Tartar.
Maria ve Kardeşi Tony, isimlerini Leonard Bernstein ın Batı Yakasının Hikâyesi (film)'nden almışlardır.Maria und ihr jüngerer Bruder Tony wurden nach Figuren aus Leonard Bernsteins West Side Story benannt.
Batı Yakasının Hikayesi (1961 film), Robert Wise ve Jerome Robbins uyarlaması.West Side Story ist ein US-amerikanischer Tanzfilm von Robert Wise und Jerome Robbins aus dem Jahr 1961.
Ancak aksaklıklar kafilenin yakasını bırakmaz.Die Schwangere rührt das Backwerk nicht an.
Maria ve Kardeşi Tony, isimlerini Leonard Bernstein ın Batı Yakasının Hikâyesi (film)'nden almışlardır.Maria et son frère, Tony, sont nommés d'après des personnages de West Side Story de Leonard Bernstein.
Tuna'nın iki yakasını birleştiren Pančevo Köprüsü 1935 yılında açıldı.Le pont de Pančevo, qui franchissait le Danube, fut ouvert à la circulation en 1935.
AVM'nin yanına ayrıca Anadolu yakasının en büyük oteli de inşa edilmektedir.À côté de la gare se trouve également le grand hôtel Balmoral.
Maria ve Kardeşi Tony, isimlerini Leonard Bernstein ın Batı Yakasının Hikâyesi (film)'nden almışlardır.Mena y su hermano Tony deben sus nombres a West Side Story de Leonard Bernstein.
Şing Mun Nehri'nin iki yakasını birleştirmek için üzerine çeşitli köprüler yapılmıştır.Se construyeron algunos puentes para conectar las dos orillas del río.
Köprü, geçilmesi güç bir engelin iki yakasını bağlayan yapı.Para acceder a ella es necesario cruzar un puente con dos arcos.
Şing Mun Nehri'nin iki yakasını birleştirmek için üzerine çeşitli köprüler yapılmıştır.Sono stati inoltre costruiti parecchi ponti per collegare le due sponde del fiume Shing Mun.
Ne var ki, kendisini seçtiren çevreler onun yakasını bırakmamaya kararlıdır.Они будут бесконечными, если не выбрать вращение определённым образом.
Maria ve Kardeşi Tony, isimlerini Leonard Bernstein ın Batı Yakasının Hikâyesi (film)'nden almışlardır.Tanto Maria quanto Tony, seu irmão, têm nomes de personagens de West Side Story, de Leonard Bernstein.
Asi üzerinde, şehrin iki yakasını bağlayan bir dizi köprü vardır.Entre elas uma ponte que liga as partes da cidade.
ABD'nin güney yakasını kapsayan bir rap müzik türüdür.Este é um dos gêneros musicais característicos do sul dos Estados Unidos.
Tarih boyunca Haliç'in iki yakasını birleştiren birçok köprü yapılmıştır.Ao longo da história houve várias pontes entre as duas ilhas.
AŞŞAKÖY-(Aşağıköy) : Doğu yakasının dereye yakın bölümü.Plein met (op de achtergrond) het oostelijk straatdeel.
Batı Yakasının Hikayesi (1961 film), Robert Wise ve Jerome Robbins uyarlaması.West Side Story – musical w reżyserii Roberta Wise’a i Jerome’a Robbinsa z 1961 roku.
Bazıları kuzey yakasını işçi sınıfı ve güney yakasını da orta ve yüksek sınıf olarak görmektedir.Nordsidan kan ses som en arbetarklassida och sydsidan klassas som medel- och övre medelklassida.
Ancak aksaklıklar kafilenin yakasını bırakmaz.Nepříjemné skutečnosti Zajíce neopouštějí.
Tuna'nın iki yakasını birleştiren Pančevo Köprüsü 1935 yılında açıldı.Podul de la Panciova, care traversa Dunărea, a fost deschis în 1935.
Ancak aksaklıklar kafilenin yakasını bırakmaz.Dar ei nu sunt singurii care părăsesc Agriontul.
Arkasından biri ceketinin yakasını tuttu.1. ↑ På bagsiden af trøjen.
Ancak aksaklıklar kafilenin yakasını bırakmaz.Krybbebiderremmen fjerner imidlertig ikke årsagen til problemet.
Maria ve Kardeşi Tony, isimlerini Leonard Bernstein ın Batı Yakasının Hikâyesi (film)'nden almışlardır.Både Maria og hennes yngre bror Tony er oppkalt etter figurer i Leonard Bernsteins West Side Story.
Batı Yakasının Hikayesi (1961 film), Robert Wise ve Jerome Robbins uyarlaması.West Side Story er en amerikansk filmmusikal fra 1961 regissert av Robert Wise og Jerome Robbins.
Bu köprülerden biri, Kavtareti’nin iki yakasını birleştiren köprüydü.Jembatan Gantung merupakan akses yang menyatukan kedua wilayah tersebut.
Batı Yakasının Hikayesi (1961 film), Robert Wise ve Jerome Robbins uyarlaması.『ウエスト・サイド物語』(West Side Story)は、ロバート・ワイズとジェローム・ロビンズ監督の1961年のアメリカ映画。
Tuna'nın iki yakasını birleştiren Pančevo Köprüsü 1935 yılında açıldı.ドナウ川を渡るパンチェヴォ橋(Pančevo Bridge)は1935年に開通した。
Batı Yakasının Hikâyesi, 1961 yapımı, müzikal ABD filmi.ウエスト・サイド物語 - 1961年の米ミュージカル映画。
Maria ve Kardeşi Tony, isimlerini Leonard Bernstein ın Batı Yakasının Hikâyesi (film)'nden almışlardır.她與她的兄弟東尼是以倫納德·伯恩斯坦的西城故事中的角色命名的。
Beldede iki yakasını ayıran bir çay bulunmaktadır.把兩邊茶包同時拋到帽子上。
Doğu yakasının eski adı "çotuk" olarak bilinmektedir.בתי הספר של זרם המזרחי נקראו בשם "תחכמוני".
Tuna Nehri üzerinde bulunan köprü Tuna'nın iki yakasını birleştirmektedir.בנוסף, שני גשרים על שמו עוברים מעל לנהר האדום.
Asi üzerinde, şehrin iki yakasını bağlayan bir dizi köprü vardır.През острова е построен мост, който да свързва двете части на града.
Ancak aksaklıklar kafilenin yakasını bırakmaz.Proleteri nemaju što izgubiti osim okova.
Maria ve Kardeşi Tony, isimlerini Leonard Bernstein ın Batı Yakasının Hikâyesi (film)'nden almışlardır.Maria ja ta vend Tony said nime Leonard Bernsteini muusikalist "West Side Story".
Bazıları kuzey yakasını işçi sınıfı ve güney yakasını da orta ve yüksek sınıf olarak görmektedir.Põhja peetakse pigem töölisklassi ja lõunat kesk- ja kõrgema keskklassi koduks.
Bizde küçük bir kamyonet kiraladık ve tüm doğu yakasını dolaşıp onları satmaya çalıştık.Allora abbiamo noleggiato un furgoncino e abbiamo viaggiato per la East Coast, provando a venderli.
Bizde küçük bir kamyonet kiraladık ve tüm doğu yakasını dolaşıp onları satmaya çalıştık.Así que lo que hicimos fue alquilar una van y condujimos por toda la costa este tratando de venderlos.
Bizde küçük bir kamyonet kiraladık ve tüm doğu yakasını dolaşıp onları satmaya çalıştık.Donc on a loué un petit van et on a fait toute la côte Est pour les vendre.
Bizde küçük bir kamyonet kiraladık ve tüm doğu yakasını dolaşıp onları satmaya çalıştık.그래서 저희가 뭘 했느냐면 작은 밴을 빌려서 미국 동부 지방을 돌아다니며 팔려고 했습니다.
Bizde küçük bir kamyonet kiraladık ve tüm doğu yakasını dolaşıp onları satmaya çalıştık.Toen huurden we een kleine bestelwagen en reden langs de oostkust in een poging om ze te verkopen.
Bizde küçük bir kamyonet kiraladık ve tüm doğu yakasını dolaşıp onları satmaya çalıştık.Νοικιάσαμε λοιπόν ένα μικρό φορτηγάκι και οδηγήσαμε σε όλη την ανατολική ακτή προσπαθώντας να τους πουλήσουμε.